1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .
  2. ISGForum Geliştiricileri - Haberler
    Paylaştığınız güncel haberlerin ana sayfa (portal) slideshow'da çıkmasını istiyorsanız, yüklediğiniz resmin ismi haber olmalı, uzantısı ise jpg olmalıdır. Örnek için ana sayfada ki haberleri inceleyebilirsiniz. Bunu uyguladığınız zaman haberleriniz ana sayfamızda otomatik olarak gösterilecektir.

Çsgb faruk çelik isg haftasinda konuştu

Konusu 'Güncel Haberler' forumundadır ve Ergül Çatalbaş tarafından 7 Mayıs 2013 başlatılmıştır.

  1. Ergül Çatalbaş Bölüm Yöneticisi

    • Bölüm Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    47072
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    İzmir Büyükşehir Belediyesi
    İzmir'de düzenlenen 27. İş Sağlığı ve GüvenliğiHaftası'na katılan Bakan Çelik, sendikalara taşeronişçi meselesinin çözümüne yönelik çağrıdabulundu. İş hayatıyla ilgili en önemli sıkıntılardan birinin taşeron işçiler olduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti: "İzmir'den söylüyorum, gelinbu sorunu çözelim. Bu sorunun en önemliyönü, tazminat mahrumiyeti. 12 ayçalışamayan işçiye kıdem tazminatıvermiyorsunuz. İşte sendikalarımız burada,temsilcileri burada. 'Gelin, bir ay çalışanişçiye tazminatını verelim. Fon sisteminegeçelim.' diyorum, cevap alamıyorum. Kamuda çalışan 380 bin işçinin, özel sektördeki işçileranlaşırsa onların da mevcut konumlarını devam ettirelim. Yarın sabahtan itibaren fonuygulamasına geçelim. Bu haksız uygulamayı, yüzde 90 işçinin tazminat alamadığı sürecikapatalım. Bunu tartışacak, çözüme kavuşturacak sendikacı arıyorum. Emeğin hakkınısavunacak sendikacı arıyorum. Sorunları torunlara bırakmayalım. Bu anlayış, Türkiye'ye büyükbir fatura ödetti. Çözmek, ‘biz' merkezli olacak. Tarafları davet ediyorum bir kez daha. İşSağlığı Güvenliği Haftası sebebiyle yine bir çağrıda bulunuyorum."



    Toplantının açılışında konuşan Bakan Çelik, 2002 yılında çalışma hayatında meslek hastalıkları ve iş kazaları sebebiyle 100 bin işçiden 17'sinin hayatını kaybettiğini, bugünse sayının dokuza indiğini vurguladı. Son 10 yılda hayata geçirdikleri uygulamalar sonucunda iş kazalarında hayatını kaybedenlerin oranının çok düştüğüne işaret eden Çelik, ancak bunun Avrupa ülkelerine göre yüksek olduğunun altını çizdi. Faruk Çelik, "Bu tablo hoş olsaydı İzmir'de buluşmazdık. 100 bin işçide 9 sayısı yüksek. Biz yönümüzü Avrupa'ya, batıya dönmüş bir ülkeyiz. Gelişmiş 15 Avrupa ülkesinde 100 bin işçiden ölümler 1 ile 2 arasında, 27 AB ilkesinde ise 3 ile 4 iken bizde bunun 8 ile 9 aralığında olması kabul edilebilir değildir." diye konuştu.



    ‘İŞ KAZALARININ YÜZDE 98'İ ÖNLENEBİLİR'
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu hayatını kaybedenlere de dikkat çekti. Bu olumsuz tabloyla herkesin karşı karşıya kalabileceğini dile getiren Çelik, şöyle devam etti: "Şartlar olumsuz gelişirse bu tehlikeler hepimizi bekliyor ama iş kazalarının yüzde 98'i önlenebilir. Kural hakim olursa önlenebilir, kuralsızlık olursa önlenemez. Kurallara uyum sorunu var. Geç kaldığımız bir düzenlemedir bu kanun. İkinci mevzuat dönemleri de başlıyor. İkinci mevzuatı, iki ay içinde yürürlüğe koyacağız. Bu dönem, 187 sayılı sözleşmeyi de TBMM'den geçireceğiz. Biz üçlü sac ayağıyız. Bütün çalışma hayatında çalışanlar kavramını Anayasa'ya devredersek sorunu kökten çözeriz ama hâlâ yeterli mutabakat sağlanamadı. İşveren de işçi de bu konuda sorun yapmamalı. İşveren, ‘Önce insan' diye yola çıkmalı. İşçi, işveren ve kamu, büyük bir dayanışma içinde bu olumsuz tabloları ortadan kaldırabilir."





    6331 Sayılı İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu'na da değinen Bakan Faruk Çelik, önemli avantajlar getirdiğini ifade etti. "Yasa işçi için mi, işveren için mi? Bu yasa insan için; kesimleri ayırmayı doğru bulmuyorum." diyen Çelik, "Dört dörtlük bir yasa mı? Mümkün değil. İyi ki ikinci mevzuata çok fazla atıfta bulunuldu. Bu yasayı çıkarırken sendikalar bize kök söktürdü. Diyaloğa önem veriyoruz. Sendika yasasını kaldırmamız, bunun bir örneğidir. Bu yasayla kamu kurumlarına toplu sözleşme getirdik. Masada ücret belirleniyor, kıran kırana gidiyor. Bu dönemde yine görüşmeler var. Ağustosta sırtımızdan yine terler akacak." şeklinde konuştu.



    KAYITDIŞININ MALİYETİ 700 MİLYON LİRA
    Sigortasız kaçak işçi sayısının arttığına yönelik haberlere de değinen Bakan Çelik, tam tersine sigortalı işçi sayısının arttığını söyledi. 12 bin sigortalı işçinin 18 bin 500'e çıktığını kaydederek, "Yüzde 52 olan kayıtdışılığı, yüzde 36-37 oranına gerilettik. Bir puan kayıtdışının maliyeti, 700 milyon lira. Meslek hastalıklarının olmadığı, iş kazalarının yaşanmadığı bir Türkiye için farkındalığın ve bilincin oluşması amacıyla elbirliğiyle bu mutlu tabloyu hep birlikte gerçekleştirmek istiyoruz."dedi.