1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .
  2. ISGForum Geliştiricileri - Haberler
    Paylaştığınız güncel haberlerin ana sayfa (portal) slideshow'da çıkmasını istiyorsanız, yüklediğiniz resmin ismi haber olmalı, uzantısı ise jpg olmalıdır. Örnek için ana sayfada ki haberleri inceleyebilirsiniz. Bunu uyguladığınız zaman haberleriniz ana sayfamızda otomatik olarak gösterilecektir.

Şırnak'da ki maden kazası üzerine maden mo açıklaması-

Konusu 'Güncel Haberler' forumundadır ve Mehmet MAKAR tarafından 6 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. Mehmet MAKAR Haber Grubu Lideri

    • Bölüm Yöneticisi
    • Haber Grubu
    Sertifika Numarası:
    120329
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    "YİNE ÖZELLEŞTİRME, YİNE TAŞERON, YİNE İHMAL VE ÖLÜM
    2 Eylül 2013 Pazartesi günü Şırnak ilinde bulunan asfaltit sahasında meydana gelen iş kazası sonucunda 3 maden emekçisi yaşamını kaybetmiştir. Madencilik camiası olarak acımız çok büyüktür. Bu kazada hayatını kaybedenleri saygıyla anıyor, ailelerine, yakınlarına ve ülkemize baş sağlığı diliyoruz.
    Kazayla ilgili olarak yapılan tespitler aşağıda maddeler halinde verilmektedir.
    1-Kaza, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğünde iken, Şırnak İl Özel İdaresine devredilen ve il Özel İdaresi tarafından ihaleye çıkarılarak özel sektöre işlettirilen asfaltit sahasında meydana gelmiştir.
    2-Saha işletmeci tarafından belirli alanlara bölünerek alt işverene işlettirilmektedir. Fakat asıl işveren-alt işveren ilişkisi sözleşme ile bağıtlanmamıştır. (!)
    3-Kazanın meydana geldiği sahada açık işletme yöntemi ile üretim yapılmaktadır.
    4-Kazanın uygun basamaklar oluşturulmaması sonucu şev duraylılığının sağlanamaması nedeniyle meydana geldiği tahmin edilmektedir.
    5-Kazada iş makinası operatörü ile yardımcısı ve işyeri aşçısı olmak üzere 3 işçi yaşamını kaybetmiş olup hepsi de sigortasız olarak çalıştırılmaktadır.
    6-Ocakta çalışan işçiler genellikle çevre köylerden sağlanmakta, sendikasız ve düşük ücretlerle çalıştırılmaktadır.
    7-İlgili Kurum ve Bakanlıklar tarafından yapılması gereken denetimler yeterli değildir.
    Söz konusu ocakta bilirkişi incelemesi tamamlanmamış olup, kazanın kesin nedenleri henüz netlik kazanmamıştır.
    Madencilik sektörü, doğası gereği özellik arz eden ve bu nedenle bilgi, deneyim, uzmanlık ve sürekli denetim gerektiren dünyanın en zor ve riskli iş koludur. Maden kazaları incelendiğinde olayın; teknik, sosyal, ekonomik, eğitim, planlama ve denetim sorunları gibi pek çok nedeni olduğu görülmektedir.
    Ülkemiz, iş kazalarında dünyada üçüncü, Avrupa‘da birinci sırada yer almaktadır. Maden kazaları son yıllarda belirgin olarak artmaktadır. Odamız kayıtlarına göre, 2008 yılında 43 maden çalışanı iş kazası sonucu yaşamını yitirmişken, 2009 yılında bu sayı 92, 2010 yılında 105, 2011 yılında 77, 2012 yılında 61 olmuş ve 2013 yılında bu son kaza ile birlikte 43 kişi hayatını kaybetmiştir.
    Özellikle 80‘li yılların başından itibaren uygulamaya konulan özelleştirme, taşeronlaşma, rodövans vb gibi yanlış uygulamalar; kamu madenciliğini küçültmüş, kamu kurum ve kuruluşlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve deneyim birikimini dağıtmıştır. Yoğun birikim ve deneyime sahip olan kurum ve kuruluşlar yerine üretimin, teknik ve alt yapı olarak yetersiz, deneyim ve uzmanlaşmanın olmadığı kişi ve şirketlere bırakılması, buna ek olarak kamusal denetimin de yeterli ve etkin bir biçimde yapılamaması iş kazalarının artmasına neden olmaktadır. Yaşadığımız son olay bunu bize bir kez daha göstermiştir.
    Bugüne kadar yapılan uygulamalara bakıldığında tam bir başarısızlık yaşandığı apaçık ortaya çıkmıştır. Odamız, özünde ülkemizin ve emekçilerin yararına görmediği özelleştirme ve bunun bir uygulaması olan taşeronlaşma ile ilgili olarak defalarca uyarılarda bulunmuştur. Kurumun hazırlık ve üretim ekipleriyle iç içe yapılacak işlerde taşeron hizmeti alınmasının, iş güvenliği ve denetim açısından ciddi sorunlar yaratacağı kamuoyuyla paylaşılmış ve sonuçta bugünlere gelinmiştir.
    Bu değerlendirmeler ışığında görüş ve önerilerimiz aşağıda sunulmuştur:
    ·-Özelleştirmeler durdurulmalı, taşeronlaşma uygulamaları iptal edilmelidir.
    ·-Ucuz işgücüne dayalı ve örgütlenmeyi engelleyen çalışma anlayışı terk edilmelidir.
    ·-Ülkemizde; yüksek risk taşıyan, kuralsız ve denetimsiz çalışan, mühendislik bilim ve tekniğinden uzak, teknik elemanın gözetim ve denetimi olmaksızın, tamamen ilkel koşullarda çalışan pek çok maden işletmesi bulunmaktadır. Bu işletmelerde her an kaza olma olasılığı mevcuttur. Bu nedenlerle; Sektörün özelliği göz önüne alınarak kapsamlı bir risk haritasının ilgili Bakanlıklarca hazırlanması ve denetimlerin buna göre yapılması gerekmektedir.
    ·-Teknik nezaretçi ve iş güvenliğinden sorumlu olan mühendis ücretini, denetlemek durumunda olduğu işyeri sahibinden almakta olup bu durum mühendisin işletme ile ilgili kararlarında özgür davranmasını engellemektedir. Bu açıdan, teknik nezaretçinin ve iş güvenliğinden sorumlu mühendisin özgürce karar verebilmesi ve görevini layıkıyla yerine getirebilmesi amacıyla, ücretini oluşturulacak bir fondan alması için gerekli yasal düzenlemeler acilen yapılmalıdır.
    ·-Kazaların önlenebilmesi için bilimsel ve teknik yatırımların yanı sıra, örgütlenmenin ve sendikalaşmanın önündeki engellerin kaldırılması, çalışma yaşamı ile birlikte çalışanların sosyal ve ekonomik yaşamlarının da iyileştirilmesi zorunludur.
    ·-İşçi sağlığı ve iş güvenliği yatırımları teşvik edilerek desteklenmelidir.
    ·-İş güvenliği denetiminden birinci derecede sorumlu olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yaşanan iş kazalarının önlenebilmesi için görevlerini tam olarak yerine getirmelidir. Yasal mevzuatlarda yapılacak düzenlemelerle denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekirken, çıkarılan yönetmeliklerle denetimin özelleştirildiği ve ticarileştirildiği, iş güvenliği mühendislerinin görev, yetki ve sorumluluklarının net olarak tanımlanmadığı, meslek odalarının görüşlerinin dikkate alınmadığı görülmektedir.
    ·-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikleri, madencilik sektöründe etkin denetlemenin yapılabilmesi bakımından yetersizdir ve ciddi sakıncalar içermektedir. Söz konusu mevzuat, yeniden gözden geçirilerek madencilik sektörünün özellik arz eden sorunları da göz önüne alınarak yeniden düzenlenmelidir.
    ·-Kazaların oluşmasına neden olan etkenlerin; ilgili kurum ve kuruluşların koordinasyonu ile birlikte en kısa zamanda masaya yatırılması ve çözümlenebilmesi için acil olarak bir eylem planı hazırlanması gerekmektedir. Ulusal ölçekte oluşturulacak bu yapının; kazaların önlenmesi için gerekli risk haritalarını çıkarması, gerekli planlamaları ve eğitimleri koordine etmesi, ilgili yasa ve yönetmelikleri tekrar gözden geçirerek sahanın ihtiyaçlarına uygun olarak yeniden düzenlemesi ve iş güvenliği kültürünün geliştirilmesi için çalışmalar yapması gerekmektedir.
    ·-Tüm maden işletmelerinde maden üretimi, mutlaka yeterli sayıda maden mühendisi nezaretinde yapılmalıdır. İşyerinde her vardiyada daimi olarak maden mühendisi bulundurmayan işletmelere üretim izni verilmemelidir.
    ·-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, denetim elemanı olarak yararlanacağı maden mühendisi kadrolarını çoğaltarak denetimlerini artırmalıdır.
    ·-Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı‘nın madencilikten sorumlu birimi olan Maden İşleri Genel Müdürlüğü‘ne, yasa ile "madencilik faaliyetlerinin iş güvenliği ve işçi sağlığı ilkelerine uygun yürütülmesini takip etme" görevi de verilmiştir. Bu kuruluş, madencilik sektörünün ihtiyaçlarına yönelik olarak yeniden yapılandırılarak, iş güvenliği ile ilgili denetim birimini oluşturmalı, personel kadrosu gerek nicelik gerekse nitelik bakımından geliştirilmelidir.
    ·-Maden Mühendisleri Odası‘nın görevi ve yasal hakkı olan mesleki denetimin engellenerek üye denetimini yeterince yapamaması da sorunların çözümünü zorlaştırmaktadır. Bu çerçevede gereken yasal düzenlemeler zaman geçirilmeden yapılmalıdır.
    ·-Her işletmede risk değerlendirmesi yapılmalı, değerlendirme sonucunda çalışması uygun olmayan işletmeler kapatılmalıdır.
    Bilimsel veriler iş kazalarının % 98‘inin önlenebilir kazalar olduğunu göstermektedir Kazaların kader olmadığı, mühendislik bilim ve teknolojisinin uygulanmasıyla engellenebileceği bilinen bir gerçektir. Ülkemizde yaşanan ve siyasi iktidar tarafından yaratılan işsizlik ortamında insanların çaresizliğini kullanmak yerine, güvenli bir iş ve gelecek sağlayacak politikaların hayata geçirilmesi hükümetlerin asli görevidir.
    Bundan önce olduğu gibi "gerekenler yapılacaktır" gerekçesinin arkasına sığınılmadan gerçek sorumlular belirlenmeli, maden mühendisleri, teknik nezaretçi ve bazı çalışanlar günah keçisi olarak seçilmemeli, olayın gerçek sorumluları vicdani ve hukuki gereklilikleri yerine getirmelidir.
    Kazada yaşamını yitiren tüm maden emekçilerini bir kez daha saygıyla anıyor, yakınlarına ve ulusumuza başsağlığı diliyoruz.
    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
    TMMOB
    MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI
    YÖNETİM KURULU

    6 Eylül 2013, Ankara"

    Oda Uzun zamandır Teknik Nezaretçilik (İSG Uzmanının Madenci versiyonu) kurumu üzerine öneriler sunuyordu. en çok tartışılan konu Ocağı denetleyen Teknik nezaretçi ücretini yine denetlediği maden sahibinden alıyordu ve bu mühendisleri maddi imkansızlıklar yüzünden etik olmayan davranışlara itmekteydi. Şu an bizim İş Güvenliği Uzmanlığı olarak yaşadığımız sorun da aynısı. Yapılması gereken Çalışan sayılara ve Makina parkına göre bakanlık tarafından ücretler belirlenip, her işverenin isg uzmanı, risk analizi, işyeri hekimi vb ücretleri oluşturulacak İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği gibi bir fona yatırması ve uzmanın iş bitiminde parasını bu fondan alması günümüz uygulamasında en mantıklı ve etik olanıdır.
    Tekrar başımız sağolsun...dostlukla
  2. Koray Pehlivanoğlu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    32082
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Çalışıyor
    Özelleştirme ile işkazaları arasında hiç bir ilişki yok. Türkiyenin en büyük iş kazaları cumhuriyet tarihi boyunca en çok devlet işletmelerinde olmuştur. Madencilik sektöründe de devlet madenleri ölümlü iş kazası ve meslek hastalıklarında dünya standartlarının çok üzerindedir.

    Oda yine kendi ideolojisini savunmak için bu hazin olayı kullanmış.
  3. Samet Kılıç İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    110245
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Katılmamak elde değil. Yazık ki hakkıyla yazık...
  4. Deniz Ural İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Özelleştirme şart, devlet kontrolü ve idaresinde hiçbir iş yürümez ancak taşeronlaşma kesinlikle kazaları arttırmaktadır, bunun aksini iddia etmenin de alemi yok...

    Neden? Özellikle madenlerde götürü usül denen parça başına iş çok görülür... Ya üretilen ton başına ya da sürülen galerinin metresi başına ana firma yükleniciye para verir ki iş hem hızlı hem de verimli yürüsün... Ancak ben bu "verim ve hız" anlayışı yüzünden daimi nezaretçiliğini yaptığım yeraltı madeninde 5 ayda tam 8 defa iş kazaları yüzünden kolluk kuvvetine ifade vermişim, sebebi adam 1 metre fazla gidecek ki cebine daha fazla para girsin, bu adam bakar mı tahkimata, çatlak almaya, iş güvenliği önlemlerine vs... Hergün girdiğim galerilerde yeri geldi güzellikle söyledim, yeri geldi ceza kestim ama olmadı, sonunda ben pes ettim... Meslek odalarının ideolojik yapısı başka bir şey ama burda yazanlar MADENCİLİK için büyük oranda doğrudur. Bu fon kurulması ve denetmenlerin (mesleği ne olursa olsun) patrondan değil fondan ücretlerini almasını yıllardır söylüyoruz zaten ama fonu kuracak olan da, yasayı çıkartacak olan da hatta çıkan yasayı erteleyen de yine sermaye olduğu için yürümüyor işte... :) Bir teknik nezaretçi daimi olarak çalışıyorsa net 3500 tl alacakmış, bunun beyanını işveren yapıyor, bankaya parayı yatırıyor sonra nezaretçi parayı çekip adama geri veriyor, böyle bir düzen var bu ülkede... Burda suç herkeste, hiç kimse "biz daha ne yapalım" demesin...