1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Şirket aracının kaza yapmasında işverenin sorumluluğu nedir?

Konusu 'İş Hukuku ve SGK Uygulamaları' forumundadır ve Nevzat Erdağ tarafından 25 Mart 2015 başlatılmıştır.

  1. Nevzat Erdağ İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    Diğer Belge
    [​IMG]Şirket adına kayıtlı araç ile saha personelinin kaza yapması halinde araç şirkete ait olduğu için; şirket işleten sıfatıyla bu durumdan sorumludur. Bu sorumluluk ancak şirkete ait aracın sürücüsünün kusursuz olması halinde ortadan kalkar. Bunun dışında kalkması mümkün değildir. Öte yandan şirket 6098 sayılı B.K 66. maddesinde belirtilen adam çalıştıranın sorumluluğu nedeniyle sorumludur. İş kanunumuz açısından olay biraz farklıdır. 4857 sayılı İş Kanununun 2.maddesinde bu konu şöyle açıklanmıştır. Önemli olması bakımından yasa maddesinin ilgili bölümünü aşağıda aktarıyorum:

    Madde–1: Bir hizmet akdine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kişiye işçi, işçi çalıştıran tüzel veya gerçek kişiye işveren, işin yapıldığı yere iş yeri denir. İşin niteliği ve yürütümü bakımından iş yerine bağlı bulunan yerlerle, dinlenme, çocuk emzirme, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya mesleki eğitim yerleri ve avlu gibi sair eklentiler ve araçlar da iş yerinden sayılır. İş yerinde işveren adına hareket eden işin ve iş yerinin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı muamele ve yüklemlerinden doğrudan doğruya işveren sorumludur. Denmektedir yani iş kanunumuz işletme adına kayıtlı aracı işletme iş yeri olarak tanımlamıştır.

    Kanunda, işçinin herhangi bir kazaya maruz kalmaması için, işverenin gerekli önlemleri alması gerektiği ve işçiye önlem amaçlı gerekli talimatları da vermesi gerektiği belirtilmektedir. Bu açıklama noktasında önerimiz çalışanlara verilen araçlar için mutlaka araç zimmet ve sorumluluk talimatı içeren bir sözleşme imzalatmanız yönündedir. İşverenin bu önleyici sorumluluğu bayağı geniş bir kapsamı teşkil etmektedir . Trafik kazalarında işverenin bu önleyici sorumluluğu yerine getirip getirmediği pratikte çoğu kez zor tespit edilen bir konudur. Olayın durumu ve oluşu bu tür durumlarda çoğu kez belirleyici nitelik taşımaktadır.

    İşverenin kullandırdığı aracın teknik bakımları yapılmamış veya yapılsa bile olay bir teknik arıza sonucu meydana gelmiş ise, işveren “tehlike sorumluluğu” gereği sorumludur. Örneğin, aracın freninin patlaması, rotunun çıkması ve benzeri nedeniyle kaza meydana gelmiş ise, tehlike sorumluluğu nedeniyle işveren tam olarak sorumludur. Ancak, bir trafik-iş kazasında işçi durumunda olan sürücü, işverenin tüm eğitimleri yaptırmasına karşın % 100 kusuru ile olayı geçekleştirmiş ise, işveren sorumlu tutulmamaktadır.

    Bu konudaki baktığım yargı ve içtihat kararlarında , işverenlerin, işçilerin iş esnasında işledikleri trafik kazalarından, daha önceki yıllara nazaran daha fazla bir şekilde sorumlu tutuldukları; dolayısıyla oluşan hasarları ödedikleri söz konusudur.

    İşverenin aracı kullananı görevlendirip görevlendir memesinin bir kaza halinde bir etkisi yoktur. Ancak iş kazası halinde işçinin talimatsız olarak bir iş yaparken kendisinin kazaya uğraması nedeniyle ortaya çıkan durumlarda ileri sürülebilir. Fakat 2918 sayılı Kanun kapsamında "şekli ölçüye göre işleten, satışa esas olan tescil belgesinde ( m.19 ), aracın teknik muayene ve trafiğe çıkmasının temelini oluşturan trafik belgesinde ( m.21 ), sigorta poliçesi ( m.91 ) ve vergi kaydında adı yazılı olan kişidir" tanımlaması ile işverenin personele verdiği aracın yukarıda saydığımız işlemlerini yapması ile bir nebze kusurdan korunmasını sağlar. Nitekim bu konuda (.HGK 26.03.2008 tarihli Esas No:2008/10-273 Karar No:2008/275 sayılı içtihadı)

    İş kazası sonucunda işçini ölümü halinde varislerin ceza davasından ayrı olarak; iş mahkemesi nezdinde maddi ve manevi tazminat davası açma hakları vardır. Görevli mahkeme konusunda; 5521 sayılı İş Mahkemeleri kanununun 5 inci maddesi İş mahkemelerinde açılacak her davaya açıldığı tarihte dava olunan Türk Medeni kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi işçinin işini yaptığı iş yeri için yetkili mahkemede de bakılabilir.

    İşverenlere verilmesi gereken en önemli tavsiyenin, eğer işçiniz gerek motorlu gerekse motorsuz taşıtla trafiğe çıkması söz konusuysa çok iyi bir sigorta yaptırmanızda yarar görülmektedir. Standart Sorumluluk Sigortası motorlu taşıtlarla işlenmiş olan kazaları, genel olarak, karşılamamakta olduğunu da bilmekte yarar görülmektedir. Sigortanızın bu tür durumlarla oluşabilecek hasarları karşılayıp karşılamadığını ve yeterli derecede sigorta yapılıp yapılmadığını sigorta acentenize sormanızda yarar olduğunu söyleyebilirim. İşçinin maruz kalabileceği hasar, ömür boyu gelirden yoksun kalma, ömür boyu sakat kalma durumu ve tazminat olabilmektedir. Bu tür durumlarda ödenecek olan meblağlarda büyük bir miktar teşkil etmektedir.