1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

8 can bedeli 25.333 tl

Konusu 'Kaza İnceleme ve Araştırmaları' forumundadır ve Mustafa PEKTAŞ tarafından 13 Nisan 2013 başlatılmıştır.

?

İş güvenliği uzmanları ücretlerini devlete bağlı bir fon üzerinden almalı mı?

  1. Evet

    oy sayısı 26
    96,3%
  2. Hayır

    oy sayısı 1
    3,7%
  1. Mustafa PEKTAŞ İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    AA'dan alıntı


    TTK'daki iş kazası inceleme raporu tamam


    13 Nisan 2013 12:25 (Son güncelleme 13 Nisan 2013 12:27)
    Madende metan gazı püskürmesi sonucu 8 işçinin öldüğü olayla ilgili hazırlanan raporda, alt işverene mevzuata aykırılıklar nedeniyle 25 bin 333 lira ceza verilmesi kanaatine varıldığı belirtildi.


    ZONGULDAK - Ferdi Akıllı/Erdinç Aksoy
    Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessese Müdürlüğüne bağlı ocakta galeri açan 8 madencinin metan gazı püskürmesi sonucu ölümüne ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanan inceleme raporunda, alt işverene mevzuata uymadığı gerekçesiyle 25 bin 333 lira ceza verilmesi kanaatine varıldığı belirtildi.

    İş Teftiş Kurulu Başkanlığının 33 sayfalık raporunda, mevzuata aykırılıklar şöyle sıralandı:

    "-İş yerinde iş güvenliği uzmanı bulunmamaktadır.
    -İş yerinde yapılan aylık iş sağlığı ve güvenliği kurul toplantılarında sondajlarla ilgili kararlar alınmış ancak bunların bir sonraki kurul toplantısında giderilip giderilmediği görüşülmemiştir.
    -İş sağlığı ve güvenliği denetimlerinin 1. derece gazlı ocak güvenliğine uygun yapılmadığı anlaşılmıştır.
    -Galerilerde işçileri ilerlenen metre oranında ücret vererek çalıştırmaları, fazla iş yapmak ve ücret almak adına, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyma ve daha dikkatli çalışmayı zayıflatmaktadır.
    -Kozlu Müessese Müdürlüğü ocaklarında eksi 630 katı ve üzerindeki katlarda kesilen damarların gaz içeriği uzun süredir ölçülmemiştir.
    -Alt işveren ihalesinde teknoloji ve uzmanlık kriterine uyulmamıştır.
    -Ateşleme, emniyetli mesafeden gerekli güvenlik önlemleri alınarak yapılmamıştır.
    -İşçilerin tehlike mahallinden uzaklaştırılması için seri tahliye, uyarı ve haberleşme sistemi oluşturulmamıştır."
    İşverene para cezası
    Raporda, ocağın gaz içeriğinin yüksek ve degaja müsait olmasının bilinmesine rağmen çalışmaların teknolojik, uzmanlık ve işçilik açısından önleyici düzeyde olmaması, metan drenajıyla ilgili çalışma yapılmaması, ateşleme mahalli konumu, sondajların derinlik, çap ve adetleri gibi unsurların olay öncesi iyi değerlendirilmemesi ve aynı lağımda yaşanan 3 degajın üzerinde durulmaması gibi faktörlerin kazaya yol açtığı belirtildi.

    Benzer kazaların önlenmesi amacıyla mevzuata aykırılıklarla ilgili bölümün TTK Genel Müdürlüğüne ve alt işverene tebliğ edilmesi istenen raporda, işverene 25 bin 333 lira ceza verilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı kaydedildi.

    TTK Kozlu Müessese Müdürlüğüne bağlı maden ocağında, 7 Ocak'ta özel firmanın galeri açma işini yürüttüğü eksi 630 kodunda ani metan gazı püskürmesi sonucu yaşamını yitiren 5 işçinin cesedine ulaşılmış, göçük altında kalan 3 madenciden 2'sinin cesedi 11 Ocak'ta, diğerininki ise 12 Ocak'ta çıkarılmıştı.
    Olayın ardından TMMOB Maden Mühendisleri Odasınca, ocakta yeterli degaj sondajının yapılmadığı iddia edilmişti.
    ****
    Şimdi bu raporu hazırlayan devletin bir kurumu, raporu aynı zamanda yine bir devletin kurumuna ve taşeron firmayada veriyor, benim dikkatimi çeken ilk madde
    "İş yerinde iş güvenliği uzmanı bulunmamaktadır." böyle bir zorunluluk var mı?
    İSG sorumlusu olarak maden mühendisleri daimi nezaretçi adı altında iş güvenliğinden sorumludur ve teknik nezaretçi bulundurmak ya da teknik nezaretçilik hizmeti almakfirmanın kararıdır.
    Bu raporlar güzel hoş ancak kaza olmadan önce devletin ilgli mekanizmaları denetleyememiş mi?
    Devletin kendi sorumluluğunu iş güvenliği uzmanlarına aktarması ne derece sağlıklı?

  2. Deniz Ural İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    "İş yerinde iş güvenliği uzmanı bulunmamaktadır." böyle bir zorunluluk var mı?

    tabiki var, 6331 Sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu hem işyeri hekimi hem de iş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğunu getirmiştir, bu durum 50 nin üstünde personeli olan işletmeler için yılbaşında, 50nin altında personeli olan işletmeler için temmuz ayında teftiş konusu oluyor zaten. Daimi ve teknik nezaretçiler her ne kadar madencilik faaliyetlerini teknik ve emniyet yönünden takip eder dese de kapsamı 6331 deki uzmanın görev tanımına göre daha dar kaldığından uzmanın da bulunması şart. Uzman şantiye hayatı içerisindeki her türlü unsuru (yemekhane, yatakhane, banyo, ortak yaşam alanları, şantiyeye toplu geliş ve gidişler, yerüstündeki diğer faaliyetler) sağlık ve güvenlik bakımından takip edilmek zorundadır.

    Bu zorunluluk Maden Mühendislerinin üzerindeki yükü azaltmak adına bence mühendislik açısından çok olumludur.

    Ayrıca Teknik nezaretçi veya Daimi nezaretçi bulundurmak da firmanın kararı değildir, 5995 Sayılı Maden Kanunu Teknik nezaretçiyi de, Daimi nezaretçiyi de hangi durumlarda bulundurulması gerektiğini, görev yetki ve sorumluluklarını tanımlar. Açık kanun hükmü varken firmalar "ben çalıştırmıyom kardeş mühendis filan" diyemez, derse cezai yaptırımlara boyun eğer ki zaten bu kanunda "Madencilik faaliyetleri maden mühendisi nezaretinde yapılır" hükmüne göre TN si olmayan ruhsat sahalarında zaten faaliyet yapılamaz....

    Devletin teftiş mekanizmasına gelince, zaten hangi mekanizması adam gibi çalışıyor ki? İş teftiş kuruluna bağlı hepsini toplasan 1000 tane müfettiş, 1 milyon işyeri var... Bu adamlar zaten hakkıyla bu işi yapmak için ıkınsalar bile altından kalkamazlar bu işin...
  3. Mustafa PEKTAŞ İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Deniz Bey teknik nezaretçiyi bulundurma ya da isg uzmanını bulundurmayı ben şu an var olan ve yaygın olan sistemi kast ettim nedir o ?
    Hizmet almak müşavirlik firmaları en az 15 günde bir ocaklarını denetlemesi gerekirken 3 aydan 3 aya giden ,mühendsiler var.
    Aynı şekilde isg uzmanlarıda kes kopyala yapıştır olayına dönmektedir ben bu tehlikeye dikkat çekiyorum tüm bunların denetlenmesi gerekir.Aksi halde ekmek yediğim yerin kapısına kilit vurulmasın ben de işimden olmayayım diyerek objektif değerlendirme hassasiyeti olmayacaktır.Her ne kadar günah keçisi isg uzmanları olsada bugün baktığımızda isg uzmanı çalıştıran osgb ler maaşlarını o kadar düşürmüşler ki bu yazıktır günahtır.
  4. Sait Aktaş Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    41670
    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    Firma / Kurum:
    :::::::::
    Bana kalırsa bu kaza raporunda da anlaşılacağı üzere İSG uzmanları tabir-i caiz ise ARAF'ta kalmıştır.
    Maaşlarının işverence ödendiği fakat idari konum olarak işverene yaptırım yapma zorlaması bulunan ve işveren İSG uzmanının dediğini yapmaz ise SGK'ya bildirim zorunluluğu olan bir pozisyon haline gelmiştir.
    Kim ekmeğinden olacağını bile bile patronunu şikayet eder? Ama aynı şekilde kim oluşacak kazada direk rücu davasına muhatap olmayı göze alabilir?
    Peki yasal olarak İSG uzmanını kim koruyacak?
    Anket sorusundaki gibi,
    hangi kurumların kaç tane hangi sınıf İSG uzmanı çalıştırması gerektiği zaten kanunda açıkça belirtilmiş ve kanun yürürlüğe de girmiştir. Bu durumda bu işyerlerinden SGK bir kesinti yaparak havuz oluşturup, sistemdeki en uygun İSG uzmanını kendisi oraya atasa bu sistem daha mantıklı yürümez miydi?
    Sonuçta İSG Uzmanları işi o zaman hakkı ile yapacaklardı. Çünkü maaşlarını çalıştığı kurumun kesmesi imkansız. Daha rahat olacaktı çünkü arkasında koca devlet güveni olacaktı.
    Şimdi ne olacak?