1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Adnan agir'in kendi ile bile celistigi yazilarindan biri

Konusu 'Köşe Yazıları' forumundadır ve nihat Altuntaş tarafından 10 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. nihat Altuntaş İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    82297
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    MALATYA TEKNİK KONTROL HİZMETLERİ MÜHENDİSLİK VE DANIŞMANLIK
    İş güvenliği uzmanlığı meselesi iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin en önemli halkalarından biridir. Esasen birçok faktör iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini doğrudan ilgilendiriyor ancak, bu hizmeti yapacak ekibin önemli aktörlerinden birisidir iş güvenliği uzmanları. 2004 yılında başlayan iş güvenliği uzmanlığı serüveni aradan 10 yıl geçmesine rağmen bir türlü rayına otur(tula)madı. Bunda kimin kusuru var diye soru gelebilir akla? Elbette düzenleyici kurum olan ilgili Bakanlık tabi ki. Siz işinizi hukuka uygun yapmaz, vatandaşa mahkeme yolunu çözüm gibi sunarsanız işin geleceği nokta bu olur. İş güvenliği uzmanlığı şarkısı, beste ve güfteciler bu olduğu sürece dinleyenlere işkence çektirmeye devam edecektir. Bu yazımızda 21 Aralık 2013 sınavında belge yükseltme amacını taşıyanların prim gün sayıları ile ilgili hususları hukuksal olarak irdeleyip, doğruları, yanlışları, sınava olan etkilerini ve bundan sonra başa gelecekleri masaya yatıracağız. Neden prim gün sayısına ihtiyaç duyuldu? Önce bu sorunun cevabını vererek girelim konuya.Malum iş güvenliği uzmanlığında dünyanın hiçbir yerinde olmayan A, B ve C gibi sınıflara ayırma meselesi var, bu durum hem Kanunda hem de yönetmelikte zapturapt altına alınmıştır. Bundan böyle de kısa vadede değişeceği söz konusu değildir.Tehlike sınıflarına göre tecrübenin de birleştirilip kategorilere ayrıldığını 2004 yılından beri biliyoruz. Torba Kanun imdada yetişecek mi? Ülkenin hala ne kadar iş güvenliği uzmanına ihtiyaç olduğunu resmi otoriteler açıkla(ya)madı. Hatta ÇSGB’nin resmi sunumlarında toplamda 3.500 iş güvenliği uzmanının ihtiyacı karşılayacağı vurgulanıyordu. Oysaki, memlekette 40.000 iş güvenliği uzmanı var, hala torba yasa ile çözüm aramaya kalkıyoruz. Demek ki hesapta bir hata var. Yazdığım bir makalede bu ülkenin toplam 134.000 uzmana ihtiyacının olduğunu belirttim, sonrasında çalışma sürelerinde indirime gidildi, yeni duruma göre rakamları bir kez daha revize etmek gerekir, onu da kısa sürede yapacağım. Bunun için ay sonundaki SGK verilerini alıp, ona göre hesaplama yapacağız. Torba Kanun neden çıkarıldı? İş dünyası bir de baktı ki elinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu var. Cezalar da oldukça yüksek. İrdelemeye başladı karşısına A sınıfı uzman denilen bir olgu çıktı, araştırdı, soruşturdu, sayısı az, ücreti fazla velhasıl içinden çıkamadı. Soluğu sayın Bakanın yanında aldılar, A meselesine derman olacak yasal değişiklik yapıldı. Bu değişikliğin sahaya merhem olacağından hareketle sınav takvimi açıklandı, duyurular yapıldı, başvurular alındı ve sakin bekleyiş başladı. Yasal düzenleme ne diyor?İş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğüGEÇİCİ MADDE 4 – (Ek: 12/7/2013-6495/55 md.)Bakanlık, usul ve esaslarını belirlemek kaydıyla, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olanlara, Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmiş olan prim gün sayısı ile sahip oldukları belge sınıfı gibi hususları dikkate alarak üst sınıflardaki iş güvenliği uzmanlığı belgesi alabilmeleri için fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılmak şartıyla en fazla iki sınav hakkı verilmesine dair gerekli düzenlemeyi yapmaya yetkilidir. Kanun maddesi çok net: Elinde C veya B belgesi olanların B ya da A sınıfına yükselmesi için bir düzenleme yapmaya yetki alınmıştır. Şimdi bu yetkiye dayanarak çıkarılan yönetmeliğe göz atalım.GEÇİCİ MADDE 2 – (Ek: RG-31/1/2013-28545) (Başlığıyla birlikte değişik: RG-11/10/2013-28792)(1) (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olanlardan;a) Başvurdukları tarihte adlarına 1500 gün prim ödenenler, (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belge sınavına,b) Başvurdukları tarihte adlarına 3000 gün prim ödenenler, (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belge sınavınagirmeye hak kazanırlar.(2) (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olanlardan;a) Başvurdukları tarihte adlarına 1800 gün prim ödenenler, (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belge sınavına girmeye hak kazanırlar.(3) Birinci ve ikinci fıkrada sayılanlar Kanunun Geçici 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde düzenlenecek sınavlara iki defaya mahsus girme hakkı kazanırlar. Başvuruda istenecek belgeler Bakanlıkça ilan edilir. Bu maddeden de anlaşılmayacak bir husus yok. Yani prim gün sayısı derken tecrübe baz alınmıştır. Kişinin taksicilik yapması, kuaförlük yapması ya da iş güvenliği uzmanlığı yapması çok önemli değil. Kişi eğer isterse 16 yaşında sigortalılık süresini başlatsın bir yıl önce de iş sağlığı ve güvenliği meslek yüksek okulunu bitirsin, önce C, ardından da A sınıfı uzman olabilecektir demektir. Prim gün sayılarının analizi: SGK mevzuatını incelediğimizde bir ay 30, bir yıl ise 360 gün olarak hesaba katılmaktadır.3.000 prim gün sayısının karşılığı 8 yıl 4 ay demektir.1.500 prim gün sayısının karşılığı 4 yıl 2 ay demektir.1.800 prim gün sayısının karşılığı 5 yıl demektir. SGK mevzuatı ne diyor? Burayı açmakta yarar var. 5510 sayılı Kanunun 4. maddesindeki düzenlemede “Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar” ibaresi geçmektedir. Bu düzenleme aslında eskiden yoktu. 2008 yılındaki reformla gündeme geldi. Türkçesi, bir kişi aynı anda birden fazla işverenle tam süreli sözleşme yapabilir ve her işveren de sigortasını tam yani ayda 30 gün olarak yatırabilir, bunda yasaya aykırı bir durum söz konusu değildir. 12.05.2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği”nin 100. maddesi aslında sorulan bütün soruların cevabını vermektedir. Prim ödeme gün sayısı ve günlük kazançMADDE 100 – (1) Sigortalının aynı ay içinde birden fazla işyerinde çalışması hâlinde, o aydaki toplam prim ödeme gün sayısı 30 günü geçemez.(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup bir ay içinde tam çalışan ve buna göre ücret alan sigortalının prim ödeme gün sayısı, ayın kaç gün olduğuna bakılmaksızın 30 gün üzerinden bildirilir. Ay içinde işe alınan sigortalının prim ödeme gün sayısı, işe başladığı tarih ile ayın kalan günleri kadar, işten ayrılan sigortalının prim ödeme gün sayısı ise o ayda çalıştığı gün sayısı kadar Kuruma bildirilir.(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olan sigortalıların aylık prim ödeme gün sayısı, ay içinde işe başlama veya işten ayrılmaları hâli hariç olmak üzere her ay için otuz gün olarak hesaplanır. Bu düzenleme de o kadar net ki, tartışmaya mahal verecek bir tarafı yoktur. Özetle; kişiler bir ay içinde çok sayıda işyerinden sigortalı olabilirler. Yatırılan primlerin hizmet süresine sayılmayacağı yani sadece ayda 30 gün hesaba katılacağı açıktır. Bunlara sadece emekli maaşı bağlanırken ödenen prim miktarının fazla olması nedeniyle maşlarında bir artışı söz konusudur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ne yapıyor?Vatandaşlardan gelen ve SGK’dan alınan dökümlerde ne yatırılmışsa o primlerin hepsinin toplamı gözükür. Yani bir ay içinde örneğin altı işveren prim ödesin toplam 180 gün yazar. Ama bu hizmetmiş gibi algılanamaz. Madem ki hizmet süresi baz alındı 8,5 yıllık bir tecrübe arandı o halde bunu ay ay döküp temizlemek gerekir. Aksi halde ne olur bilir misiniz? Ben bir işverenim, adıma kayıtlı 10 tane işyeri var. Bir ayda 10 x 30 = 300 gün prim eder. Bunu 10 ay devam ettirirsem al sana 3.000 prim günü oldubitti. Yani yeni mezun bir mühendis 10 yılda geleceği noktaya 10 ayda gelebilir. Esas sıkıntı ne zaman olur? Başvurular bitti, sınav listesi hazırlandı ve insanlar sınava girdi, kazananlar, kaybedenler oldu. Yukarıda anlattığım hususlar dikkate alınmaz da SGK dökümündeki toplam prim gün sayıları ayıklanmadan işleme konursa ve mağdur birisi de dava çarsa alın size yeni bir senfoni demektir. Adayları bekleyen en önemli sorun ne olabilir? Adaylar masumane bir şekilde SGK’dan alınan dökümü haklı olarak Bakanlığa sundu. Başvuru dilekçesinde ve eklerinde 3.500 prim gözüktüğünü varsayarak A listesine alındı, kişi sınava girdi ve kazandı, sonra da baktılar ki gerçek prime esas gün sayısı bu değilmiş, haydi sen devleti yanılttın belgeni iptal ediyorum derse şaşırmayınız. Buna da yetkisi var Bakanlığın. Aday 4.000 gün primim var diye A sınıfına başvurdu, tam listeler hazırlanırken Bakanlık uyandı senin hakkın A değil reddederse hiç şaşırmayın adayın B hakkı bile elden gittikten sonra derdini kime anlatacak? Bakanlık ne yapmalıydı? Madem ki prim gün sayısı ile ilgili bu kadar karışıklık, spekülasyon var, o halde SGK’dan bir link alarak vatandaşın gerçek prim gün sayılarını sistemden görse de bu kadar kişiyi, internete, kağıda, zaman kaybına, kurumlara ve SGK’ya göndermeye ne gerek vardı? Aslında bütün bunlara hiç gerek yoktu, elinizde C ve B belgeli insan sayısını biliyorsunuz, hepsini sınava girecekmiş gibi sisteme yüklersiniz, sınav ücretini yatıran da sınava girer kurtulurdu. 21. yüzyılda yurdum insanının çektiği çileyi görünce gerçekten üzülüyorum. Bana gönderilen dökümlerde 4/a, b, c gibi ayrıntılar var, prime esas kazanç net gözükmüyor o nedenle adaylar A’ya mı? B’ye mi başvuracakları konusunda tereddüt yaşıyorlar.Devlet vatandaşının işini kolaylaştıracağına tam tersi zorlaştırıyor. Bunun da sonunda çok sayıda insan mağdur olacak, birileri haksız sınav imkanı elde edecek ve birileri de soluğu mahkeme kapılarında alacaktır. Şimdi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kendisine başvuran adayların son durumu nedir? Kişilere yazı ile bildirmeli ki, aday da ne yapacağını bilsin. Sonuç ve öneriler:1- Ay içinde eğer birden fazla işyeri tarafından sigorta pirimi ödenmiş ve SGK çıktısında toplam prim gün sayısı ayıklanmamışsa ki ayıklanmamıştır yani totali gözükür işte bu adayların dikkatli olması gerekir, A sınıfı yerine B sınıfına düşebilirler. Keşke düşseler diyeceğim çünkü 3.000 gün dolmamış deyip de A talebi reddedilip adaylar taç’a çıkabilirler. 2- Devletin yaptığı hatadan bana ne deyip toplam prim gün sayılarına göre dilediği sınıfa başvuru yapabilirler ama sonucuna katlanmak gerekir diye düşünüyorum. 3- İşi şansa bırakmamak için bir ayda 30 gün olarak hesap edip başvuruyu yapmakta yarar var. 4- Uyarılarımla hem adayları hem de Bakanlığı bilgilendiriyorum daha ne yapabilirim? 5- Bu iş de mahkemeye taşınır merak etmeyiniz. ÖZET: İş sağlığı ve güvenliği meselesini bir rant aracı olarak gördüğümüz ve bazı kişi ve kurumlara özel ayrıcalık tanıdığımız sürece bu işlerin düzelmesine imkan ve ihtimal yok. Atı alan önce Üsküdar’ı geçti, şimdi Marmaray’ı geçiyor. A ve B sınıfı uzmanlar kazanmaya devam etsinler, bir süre daha devam da edeceklerdir. 21 Aralık 2013 sınavının sonuçları 12 Ocak 2014 günü açıklanacak ve bu işe derman olmadığını orda da hep birlikte göreceğiz. Pansuman tedbirlerle bir sektörü düzene sokamazsınız. Dilerim yanılırım. Tren kaçmış değil, devlet eğer isterse bu işi üç gecede çözer her bir adayın gerçek durumunu kendi bilgisayarında görür, kimse de mağdur olmaz. Daha sınava çok zaman var, yeter ki akıl ve niyetler doğruda buluşsun.