1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .
  2. ISGForum Geliştiricileri - Haberler
    Paylaştığınız güncel haberlerin ana sayfa (portal) slideshow'da çıkmasını istiyorsanız, yüklediğiniz resmin ismi haber olmalı, uzantısı ise jpg olmalıdır. Örnek için ana sayfada ki haberleri inceleyebilirsiniz. Bunu uyguladığınız zaman haberleriniz ana sayfamızda otomatik olarak gösterilecektir.

Akp’li 12 yılda en az 14 bin 455 işçi, ekim ayında ise en az 160 işçi yaşamını yitirdi... - isig mec

Konusu 'İş Sağlığı ve Güvenliği Haberleri' forumundadır ve Mehmet MAKAR tarafından 3 Kasım 2014 başlatılmıştır.

  1. Mehmet MAKAR Haber Grubu Lideri

    • Bölüm Yöneticisi
    • Haber Grubu
    Sertifika Numarası:
    120329
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    İşte ‘Yeni Türkiye’: Ermenek, Isparta, Torunlar, Soma, Tuzla, Davutpaşa, Ostim, Kozlu...
    AKP’li 12 yılda en az 14 bin 455 işçi yaşamını yitirdi...

    Bugün 3 Kasım... AKP’nin hükümet olup ilerleyen yıllarda hızla devletin iktidarı haline gelişinin 12.yılı... Bu yıllarda şimdi Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Çalışma Bakanı Faruk Çelik, Enerji Bakanı Taner Yıldız ve diğer AKP’li kurmayların dilinden “ekonomik kalkınma”, “büyüme”, “İleri Türkiye” ve şimdi de “Yeni Türkiye” sözleri eksik olmadı. Ancak ülkemizde işçi sınıfı ve halkımız açısından değişen birşey yok. Aksine her geçen yıl emekçilerin aleyhine çıkarılan yasalar, giderek azalan alım gücü, hak ve özgürlük mücadelelerine karşı süreklileşen bir baskı rejimi, güvencesiz çalışma koşullarının yaşama geçirildiği bir Taşeron Cumhuriyeti... İşte 12 yılın özeti bu...
    İş cinayetleri ise işçi sağlığı alanında bu 12 yılın görüntüsünü en çıplak şekilde veriyor. Tuzla’da tersane işçileri; Çağlayan’da kot kumlama işçileri; Davutpaşa ve Ostim’de kimya işçileri; Soma, Kozlu, Karadon ve Ermenek’te maden işçileri; Esenyurt ve Torunlar’da inşaat işçileri; Isparta ve Düzce’de mevsimlik tarım işçileri... Ve daha niceleri...
    Patronlar işçi sağlığı önlemlerini almıyorlar. Bunun iki temel nedeni var: Birincisi işçi sağlığı önlemlerinin bir maliyet unsuru olması ve bunun kar oranını düşürmesi. Yani patron için para kazanmak işçilerin canının önünde tutuluyor. İkincisi ise işçi sağlığı önlemlerinin alınması işçinin üretim sürecinde söz sahibi olması ve örgütlülüğü sayesinde olabiliyor (sonucunu doğuruyor). Bu da patronun işyerlerinde keyfiliğinin önüne geçen ve iktidarını sınırlayan bir durum...
    Diğer yandan devletin de bu süreçte patronlarla işçiler arasında bir hakem olma illüzyonu oluşturuluyor. Oysa ki birçok işletme elinde olduğu için zaten devlet de işveren konumunda. Diğer yandan denetim işlevini yerine getirmemesi ve giderek artan iş cinayetleri de bu süreçte hangi tarafın bir parçası-aracı olduğunu ortaya koyuyor...
    [​IMG]
    * İşçi ölümü verilerinin ilk on yılı SGK, son üç yılı ise İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi kayıtlarıdır...
    2002 yılının son iki ayında 146 işçi,
    2003 yılında 811 işçi,
    2004 yılında 843 işçi,
    2005 yılında 1096 işçi,
    2006 yılında 1601 işçi,
    2007 yılında 1044 işçi,
    2008 yılında 866 işçi,
    2009 yılında 1171 işçi,
    2010 yılında 1454 işçi,
    2011 yılında 1710 işçi,
    2012 yılında 878 işçi,
    2013 yılında 1235 işçi
    2014 yılının ilk on ayında ise 1600 işçi can verdi...
    Yani AKP’li 12 yılda en az 14 bin 455 işçi yaşamını yitirdi...
    2014 / Ekim ayında en az 160 işçi yaşamını yitirdi...
    Ekim ayı raporunun başında iş cinayetlerinin önemli oranda azalması için güncel pratik önerilerimizi tekrar ediyoruz:
    1- İşçiler açlık ile ölüm arasında bir tercihe zorlanmaktadır... Bu yüzden işçilerin örgütlenme özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalıdır. İşçilerin sendika seçme özgürlüğü ve iş güvencesi sağlanmalıdır...
    2- Başta taşeronlaştırma olmak üzere her türlü güvencesiz çalıştırma biçimi yasaklanmalıdır...
    3- İşyerlerinde işçi sağlığı kurulu işler hale gelmeli ve kurul işçi sağlığını etkileyen üretimin her hususuna müdahale edebilmelidir. Kurulun en az yarısını işçiler oluşturmalıdır... Yine sendikalar, meslek odaları ve uzmanların oluşturduğu heyetler söz ve karar sahibi olmalıdır...
    İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi işçiler, kamu çalışanları, işçi aileleri, doktorlar, mühendisler, akademisyenler, gazeteciler... ve onların örgütlenmelerinin oluşturduğu; devletten ve sermayeden bağımsız; sağlıklı ve güvenli çalışma mücadelesini yürüten bir koordinasyon, bir emek örgütüdür... Yazılı, görsel, dijital basından takip edebildiğimiz, emek-meslek örgütlerinden gelen bilgiler ve işçiler, işçi yakınlarının bildirimleri ışığında tespit edebildiğimiz ve her gün güncellenen bilgiler ışığında Ekim ayında en az 160 işçi yaşamını yitirdi…
    [​IMG]
    * Ermenek’ten halen haber alamamakla beraber madencilik sektörü uzmanlarına danışarak arkadaşlarımızın ilk anda can verdiklerini düşünüyoruz. Bu yüzden raporumuzda yer verdik...
    Elimize ulaşan yeni bildirimler ışığında 2014 yılında iş cinayetlerinin diğer aylara göre dağılımı şöyle...
    Ocak ayında 101 işçi,
    Şubat ayında 84 işçi,
    Mart ayında 122 işçi,
    Nisan ayında 124 işçi,
    Mayıs ayında 425 işçi,
    Haziran ayında 150 işçi,
    Temmuz ayında 130 işçi,
    Ağustos ayında 158 işçi,
    Eylül ayında 146 işçi,
    Ekim ayında ise 160 işçi yaşamını yitirdi...
    Yani sadece 2014 yılının ilk on ayında en az 1600 işçi aramızdan ayrıldı...
    [​IMG]
    İnşaat, tarım, maden ve taşımacılık işkolları alarm veriyor...
    Tarım, Orman işkolunda 42 emekçi;
    İnşaat, Yol işkolunda 35 işçi;
    Madencilik işkolunda 25 işçi;
    Taşımacılık işkolunda 10 işçi;
    Belediye, Genel İşler işkolunda 9 işçi;
    Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 6 emekçi;
    Savunma, Güvenlik işkolunda 6 işçi;
    Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 5 işçi;
    Metal işkolunda 4 işçi;
    Petro-Kimya, Lastik işkolunda 3 işçi;
    Tekstil, Deri işkolunda 3 işçi;
    Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 3 işçi;
    Ağaç, Kağıt işkolunda 2 işçi;
    Basın, Gazetecilik işkolunda 2 işçi;
    Çimento, Toprak, Cam işkolunda 2 işçi;
    Enerji işkolunda 1 işçi;
    Konaklama, Eğlence işkolunda 1 işçi;
    Çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz/öğrenemediğimiz 1 işçi can verdi...
    Ekim ayında yaşamını yitiren 160 emekçinin 143’ü işçi, memur statüsünde çalışan ücretlilerden; 15’i çiftçilerden/küçük toprak sahiplerinden ve 2’si kendi hesabına çalışanlardan/esnaflardan oluşuyor...
    İşçiler en çok trafik/servis kazaları, düşme, ezilme/göçük ve zehirlenme/boğulma nedeniyle can verdi...
    Trafik, Servis Kazası nedeniyle 53 işçi;
    Düşme nedeniyle 31 işçi;
    Ezilme, Göçük nedeniyle 22 işçi;
    Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 22 işçi;
    Diğer nedenlerden dolayı (kalp krizi, KKKA, intihar, yıldırım düşmesi, saldırı vb.) 19 işçi;
    Elektrik Çarpması nedeniyle 6 işçi;
    Nesne Düşmesi, Çarpması nedeniyle 5 işçi;
    Patlama, Yanma nedeniyle 2 işçi can verdi...
    Karaman’da sorumlular Çalışma ve Enerji Bakanları ile maden patronudur...
    Karaman’ın Ermenek İlçesi’de kömür ocaklarının yoğun olduğu Güneyyurt Beldesi ile Pamuklu Köyü arasında bulunan Has Şekerler Madencilik Ltd. Şti.’ye ait linyit kömürü ocağında sabah vardiyasındaki işçiler üretim yaparken, ocağın yeraltı su seviyesinin altında bulunan 350 metrelik bölümde bir anda galeriye su dolmaya başladı. Bu bölümde çalışan 18 işçi su ile dolan bölümü geçemedi.
    1- Konya-Karaman bölgesinin kapalı havza olduğu belirtilip linyit madenlerini su basabileceği uyarısı Enerji Bakanlığı’na yapılmıştı. Hal böyleyken bu uyarı neden dinlenmiyor...
    2- Çalışma Bakanlığı geçen 19-20 Haziran tarihlerinde madeni denetlemişti. “Kapatılma gerektirmeyen eksiklikler”den dolayı şirkete 9 bin lira idari para cezası kesilmişti. Bu mudur kapatılma gerektirmeyen eksiklikler? Yine denetimler ve yeni torba yasa sonrası bölgede bulunan 12 madenin 9’u üretimi durdurmuştu. Has Şekerler’in farkı nedir?
    3- Has Şekerler Şirketi de rödovans sistemi ile çalışıyordu. 2012 Mayıs ayında devlet maden patronlarına “ne üretirseniz alacağız” uygulamasına geçti. Bu durum üretimin hızlanmasına ve buna paralel olarak işçi sayısının artmasına yol açtı. Aynı durumu Soma’da da belirtmiştik. Enerji Bakanlığı neden rödovans sisteminden vazgeçmiyor?
    4- Has Şekerler Şirketi’nin sahibi Saffet Uyar daha evvel Soma’da madenci katliamlarına sahne olan Soma Uyar Madencilik’in sahibi Azmi Uyar’ın amcaoğlu. Devlet neden bu ailenin madenlerinde gerekli tedbirleri almıyor?
    [​IMG]

    Ekim ayında iş cinayetlerinde 15’i Isparta’da olmak üzere 27 kadın işçi can verdi...
    Isparta’nın Yalvaç ilçesi yakınlarında elma toplayan mevsimlik tarım işçilerini taşıyan midibüsün yol kenarındaki su tahliye kanalına devrilmesi sonucu 15 kadın işçi yaşamını yitirdi.
    Tarım işçileri yıllardan beri uygun olmayan koşullarda tarlalara, bahçelere taşınıyor. Kapalı kasa kamyonetler, traktör römorkları vb. Şimdi de 27 kişi kapasiteli minibüse 45 işçi bindiriliyor... AKP iktidarı duble yol yapmakla övüneceğine tarım işçilerinin sağlıklı ve güvenli taşınması koşullarını gerçekleştirmesi gerekiyor...
    Tarımda toprağa can verirken emeği görünmeyen, hatta kendi canından olanların kadınlar olduğunu da Isparta’da bir kez daha görmüş olduk... Tarımda emeği görünmeyen kadınlar sadece iş cinayetlerinde görünüyor...
    [​IMG]

    Ekim ayında iş cinayetlerinde 4 çocuk işçi can verdi...
    9 yaşındaki çiftçi Harun Demir, İzmir Kiraz’da bahçeden kestane toplayanları taşıyan traktörün devrilmesi sonucu can verdi...
    14 yaşındaki mevsimlik tarım işçisi Ferhad Ş., Konya Ereğli’de tarlada eşiyle kaldıkları çadırda yaktıkları ateşin dumanından zehirlendi...
    15 yaşındaki mevsimlik elma işçisi Veli Can Çelik, okul harçlığını çıkarmak için Konya’dan Isparta’ya giderken servis minibüsü devrildi...
    15 yaşındaki çoban Reşat B., Şanlıurfa Ceylanpınar Hamik göçerlerinde koyun otlatırken yıldırım düşmesi sonucu can verdi...
    Yine vurgulamamız gereken bir konu da tarım, tekstil, ağaç, eğitim, ticaret, taşımacılık, gemi, savunma ve belediye işkollarında emekli /emeklilik çağında çalışan 27 işçinin can vermesi...
    Ekim ayında iş cinayetlerinde 3 göçmen işçi can verdi...
    Suriyeli mevsimlik tarım işçisi Ferhad Ş., Konya Ereğli’de tarlada eşiyle kaldıkları çadırda yaktıkları ateşin dumanından zehirlendi...
    İran’da yayın yapan Press Tv’nin Amerikalı muhabiri Serana Shim, Şanlıurfa Suruç’ta otomobillerine şüpheli bir beton mikseri çarptı...
    Suriyeli işçi Yusuf Hatabi, Bursa Nilüfer'de inşaatın asansör makinesinde çalışırken düştü...
    [​IMG]

    İş cinayetleri en çok Isparta, Karaman ve İstanbul’da can aldı...
    25 ölüm Isparta’da;
    18 ölüm Karaman’da;
    7 ölüm İstanbul’da;
    5’er ölüm Ankara, Bursa, Hatay ve Kocaeli’nde;
    4’er ölüm Antalya, Gaziantep, Mersin, Sivas ve Şanlıurfa’da;
    3’er ölüm Adana, Balıkesir, Denizli, Elazığ, Erzurum, Konya ve Sakarya’da;
    2’şer ölüm Aksaray, Ardahan, Aydın, İzmir, Kahramanmaraş, Kastamonu, Kütahya, Manisa, Nevşehir, Niğde, Samsun, Tekirdağ, Uşak ve Yalova’da;
    1’er ölüm ise Ağrı, Bartın, Bilecik, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Eskişehir, Giresun, Karabük, Kayseri, Kırşehir, Kilis, Malatya, Muğla, Ordu, Osmaniye, Trabzon, Van, İtalya, Kazakistan ve Liberya’da yaşandı...
    Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılsın...
    Adalet istiyoruz...
    2014 / Ekim ayında iş cinayetlerinde yaşamını yitiren
    Havva Caran, Arife Aktaş, Ceylan Aksoy, Reyhan Caran, Gülseren Yayla, Maksude Ünsal, Havva Yiğit, Ayşegül Karataş, Mihri Kale, Ayşe Kale, Şerife Aksoy, Muazzez Balık, Elmas Çelik, Emel Arslanalp, Buket Keskin, Veli Can Çelik, Metin Arslanalp, Harun Kaplan, Osman Atay, Harun Demir, Fazlı Harmancı, İsmail Doldek, Cennet Yamuç, Yılmaz Meuz, Rasık Kahraman, Yaşar Karasu, Gürbüz Akarca, Şevki Çetin, S.Ö, Mevlüt Şenler, Ersin Solak, Bayram Meral, Mevlit Bilici, Reşat B., Rahman Uğur, Mehmet Kaçar, Kenan Muslu, Burak Ceylan, Şevket Demir, Ramazan Eryiğit, Ferhad Ş., Recep Köklü, Osman Çoksöyler, Hüsnü Çolak, Ali Haznedar, Kerim Haznedar, Mehmet Tokat, Hüseyin Çolak, İsa Gözbaşı, Bahri Üzer, Kamil Yaman, Tezcan Gökçe, Uğur İlhan, Hüseyin Gültekin, İsmail Gürses, Mehmet Baha, Mehmet Özcan, Hasan Tuncer, Recep Çiloğlu, Ömer Cansu, Mustafa Bektaş, Dursun Ozan, Mehmet Özalp, Ziya Yılmaz, Musa Olgun, Muammer Keskin, Mustafa Baydemir, Ahmet Saçan, Tamer Sağlam, Ayten Doğuçam, Damla Canyoran, İnayet Yılmaz, Süleyman Candaş, Adem Çakmak, Serana Shim, Kadri Bağdu, Müfide Çağlar, Hakan Yamaç, İbrahim Yurdabakan, Şemseddin Karakurt, Kemal Yıldız Tuğran, Halit Ayaydın, İlknur Tahtalı, Selçuk Solak, Fevzi Çebi, Ali Akça, Yunus Emre Abaklı, Seçkin Bahar, Yunus Dirican, Ömer Sönmez, Umut Çiçekdağ, Telli Yaran, Mehmet Acar, Orhan Coşkun, Ramazan Demirbilek, Çetin Çelik, Sezer Karakaş, Yusuf Hatabi, Ömür Yoruç, Askeri Kaya, İsmail Sarıtaş, Veysel Teymur, Yavuz Taşdemir, Mehmet Ali ., Aytaç Demir, İhsan Payas, Tahsin Sezgin, Çağdaş Doğar, Turan Abalı, Numan Altunbaş, Mehmet Akar, Rıza Açıkgöz, Zeki Baykara, İlyas Kurtuluş, Muzaffer Alataş, Bayram Karaaslan, İsmail Hakkı Balıbey, Fuat Timurtaş, N.A., Nesil Alpak, Mustafa Yasin Gürdal, Cafer Yumuşak, Adem Algür, Mehmet Özdemir, Hacı Güleç, Mesut Gürbüz, Alparslan Keskin, Ali Osman Tufan, İzzet Sagıltıcı, Züher Sagıltıcı, İsmail Arslan, Mehmet Meti, Mehmet Eraçar, Mehmet Kuşaksız, Faruk Ölüç, Uğur Akay, Yavuz Durmuş, Aslıhan Yazıcıoğlu, Pınar Çınar Keskin, Aslı Çetin, Hatice Arslan, Atakan Karanfil, Şeyhmus Almak, Samet Çelik, Faruk Durak, Beşir Kurt, Emrah Horoz, Fatih Çevik, Serdar Gören, Bekir Çardak, Mustafa Nişancı, Mehmet Ali Akman, Alattin Yavuz, Bilal Kılavuz, Nuriye Kara, Yücel Doğan, Süleyman Göktaş, Mikail Kartal ve ismini öğrenemediğimiz iki işçiyi saygıyla anıyoruz!
    İletişim

    http://www.yanginkulesi.org
    http://www.guvenlicalisma.org
    http://www.facebook.com/guvenli.calisma
    https://www.facebook.com/yanginkulesi
    http://twitter.com/guvenlicalisma
    guvenlicalisma@gmail.com
    İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

    Kaynak: İSİG Meclis

    Ekli Dosyalar:

    • haber.jpg
      haber.jpg
      Dosya Boyutu:
      82,4 KB
      Görüntüleme:
      5.572
  2. Samet Kılıç İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    110245
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Konuyu siyasetle bağlamak istediğimizde başlık pek çok şekilde atılabilir. Eğer iş kazaları siyasi bir vakaysa iktidar kadar muhalefetinde suçlu olması lazım.

    CHP'nin 12 yıllık muhalefetinde en az 14 bin 455 işçi, ekim ayında ise en az 160 işçi yaşamını yitirdi... - isig mec

    veya

    MHP'nin 12 yıllık muhalefetinde en az 14 bin 455 işçi, ekim ayında ise en az 160 işçi yaşamını yitirdi... - isig mec
  3. Mehmet MAKAR Haber Grubu Lideri

    • Bölüm Yöneticisi
    • Haber Grubu
    Sertifika Numarası:
    120329
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Öncelikle İSİG Meclisin her ay başında yayınladığı raporu hiçbir kelimesine dokunmadan haber olarak yayınlıyorum, o yüzden önceden herhangi bir sansür/kesme işlemi uygulamayıp aynen aldığım için bundan sonra da bu şekilde haber yapmaya devam edeceğim,

    "Konuyu siyasetle bağlamak istediğimizde başlık pek çok şekilde atılabilir. Eğer iş kazaları siyasi bir vakaysa iktidar kadar muhalefetinde suçlu olması lazım."

    Karadon, Kozlu, Soma, Ermenek, Torunlar diye sayabiliriz;


    3008, 1475 ve 4857 iş kanunları,
    6331 İSG kanunu,
    3213 Maden Kanunu

    bu kanunlar hangi sınıfın çıkarları doğrultusunda düzeltiliyor?

    okuduysanız affınıza sığınarak, son yıllarda kanunların ne kadarı milletvekilleri ne kadarı üst kurulların önerileri/dayatmaları ile yapılmış biraz araştırmanızı ve özellikle alttaki linkte yer alan kitapları şiddetle okumanızı tavsiye ederim.

    http://www.notabeneyayinlari.com/tur_detay.php?id=42

    http://www.iletisim.com.tr/kitap/yonetisim-zihniyeti/7926#.VFiJifmsWwU

    dostlukla.
  4. menot İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    12 yıl boyunca ülkeyi yönetme erkine sahip olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan değil, Kemal Kılıçdaroğlu'ydu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı da Devlet Bahçeli'ydi. İş kazalarını önlemek için alınacak tedbirleri istediği gibi yasalaştırabilecek sandalye sayısına sahip olan CHP ve MHP'ydi. Yürütme görevi ve yetkisi de AKP'ye değil bu iki partiye aitti. Tabii ki CHP ve MHP'yi suçlamak gerekirdi. Haberi hazırlayanlar yanlış yapmış. :) (Ağır ironi içerir!)
  5. Samet Kılıç İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    110245
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    ironiyi yapabilmek için Devlet, hükümet, siyasi parti, muhalefet kavramlarını iyi bilmek lazım. Eleştirmek gayet normal olsa da ölümleri bir siyasi partiye bağlamak uzman olmak için aldığınız eğitim ve savunduklarınıza ters düşmüyor mu? oturduğumuz yerden hükümet eleştirmek çok kolay, evet bende isterim hükümet çok ağır kanunlar çıkarsın. uymayanların gözünün yaşına bakmasın. cezalarda taviz vermesin. Ama olmuyor. Ülkemiz 75 milyonun barındığı bir sistem. Bu sistem ha dediğinizde değişmiyor. Unutmamak lazım ki İSG ile alakalı alınan her kararın çıkarılan her kanunun ülke ekonomisini olumlu veya olumsuz etkileyen yönleri de var. Hepimiz de bu sistemin bir parçasıyız. Öncelikle bizler bireyler, daha doğrusu uzmanlar olarak üstümüze düşeni yapmalıyız. Yapıyor muyuz? Yoksa İSG bizim için rant kapısı mı?
  6. menot İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    İş kazalarının sorumluluğu elbette devleti idare eden iktidar partisinde ve onun mensuplarındadır.

    Bir tarafta yasama yetkisini kullanmada ezici üstünlüğü bulunan, tek başına yürütme yetkisini elinde tutan ve hatta yargıyı kontrol eden bir iktidar partisi varken; iyi bilinmesi gerektiğini düşündüğünüz devlet, hükümet ve muhalefet kavramları ile CHP ve MHP'nin iş kazalarında sorumluluğunu açıklayabilirsiniz. Bizler de öğrenmiş oluruz.
  7. Samet Kılıç İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    110245
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman

    En basit örnekle muhalefet partileri 6331 sayılı kanunun çıkarılması konusunda sessiz kalmak veya karşı çıkmak yerine, kanunu inceleyebilir ve eksik yönleri konusunda öneri de bulunabilirlerdi. Böylelikle kanun her kesime hitap edebilir bir hale gelebilirdi. Ama ne yazık ki ülkemizde muhalefet önüne geleni okumaktan dahi aciz.
  8. menot İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    Yani Yasa'yı çıkaranı, uygulayanı, denetleyeni değil; Yasa çıkarılırken desteklemediği ve karşı çıktığı için muhalefeti suçlayacağız. Teşekkür ederim.
  9. Samet Kılıç İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    110245
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Hayır, hepsi suçlu. tıbkı bizim olduğumuz gibi.
  10. oğuzhan Torun İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Yandaşlarını zengin, işçileri köle yaptılar. Sendikasızlığı hükümet politikası haline getirdiler. Her yeri üç kuruşa özelleştirdiler madencileri patronların insafına bıraktılar. 50 tane kodomanla boyun eğenleri , piyonları, basiretsizleri bakan yaptılar. Hiç olayı sağa sola çekip sulandırmayın bu kazaların tek sorumlusu hükümettir .
  11. Anıl Keskin Haber Grubu

    • Haber Grubu
    Sertifika Numarası:
    92297
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Samet Hocam biz suçlu değiliz biz mağduruz :)
  12. Samet Kılıç İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    110245
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Tartışılır. Daha çok para kazanmak için bu işe girişenler daha çok kazanma hırslarının mağduru oldular :)
  13. Sait Aktaş Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    41670
    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    Firma / Kurum:
    :::::::::
    Samet bey
    Eğer koalisyon hükümeti olsaydi elbette dediklerinizde sonuna kadar hakli olurdunuz.
    Ama daha soma faciasında tüm mevzuatimiz tam, eksiksiz, eksiklerimiz var, tamamlayacagiz torba yasayla denilmisken yine iktidara ait partideki bakanlık yeni yasa ile eskiyi aratmadi mi? Ermenek, eksikliklerine rrağmen yetkililerce acilmadi mi? İs kanunu ile ilgili yasalar guncellenirken bu konunun uzmani kaç tane odanin, calisanlarin ve uzmanin fikri alindi? Suç yine mi bizde?


    Peki yapilan her yanlis karar sonrasında muhalefet anayasa mahkemelerine gidince meydanlarda suçlu ilan edilmiyor muydu? Doğru kararı veren hakim ve savcilarin görev yerleri değiştirilip 1050tl ilk zam larsiliginda istenilen hakimler atanmadi mi?

    Muhalefetten CHP milletvekili soma ile ilgili önergeyi aylar öncesi verip iktidardaki çoğunluk tarafından reddedilmesi mi? MHP milletvekilleri tarafından ermenek bolgesi madenleri konusunda önerge sunulup yine çoğunluk iktidar tarafından reddedilmedi mi?
    Daha ne yapılabilir? Bellerine bomba baglayip havaya mi ucursunlar meclisi? Yasal yollarla yapilacak daha ne var sizce?
  14. Anıl Keskin Haber Grubu

    • Haber Grubu
    Sertifika Numarası:
    92297
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    İnternette gezerken ne buldum :)

    Kleptokrasi
    , bir ülkede iktidarı ele geçiren bir ailenin ya da siyasal grubun, o ülkenin kaynaklarını sistemli olarak soyması demektir ve kısaca Hırsızlar rejimi anlamına gelir. Demokrasinin bütün kurumlarıyla yerleşmediği ülkelerde görülen bu durum, o ülkelerin gelişmesinin önündeki en büyük engellerden biri olmaktadır
    Kleptokrasinin sonuçları
    Hırsızlar rejiminin egemen olduğu bir ülkede, yerli sanayi ve tarımsal üretim zayıflar ve iç pazar büyük sermaye gruplarına açılır. Siyasal alanda da insan haklarını çiğneyen, baskıcı bir yönetim kendini gösterir (düşük ücretler, rüşvetsiz iş yapmayan bir bürokrasi vb). Etnik milliyetçiliği, ırkçılığı ya da dini kullanarak geniş kitleleri yönlendirmeleri, bu tür yönetimlerin en karakteristik özellikleri arasındadır.

    bknz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Kleptokrasi :) Ben böyle yönetilen bir ülke tanıyorum o ülkede 50 tane işveren var ve hep araya giriyorlar Acaba hangi ülke :)
  15. Samet Kılıç İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    110245
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Siz kendi pencereniz bakabilirsiniz, tıpkı benim baktığım gibi. Ben hala iş kazalarının siyasi bir sonuç olduğuna katılmıyorum. ben sizin gibi, sizde benim gibi düşünmek zorunda değiliz.
  16. oğuzhan Torun İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Siyaset: Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayıştır. Sadece siyasetle ilgili olduğunu anlaman için bir örnek vereceğim. Soma katliamında yaşam odası olsaydı ölmeyeceklerdi eminimki bu cümleyi çoğu uzman kullandı. Peki yukarıda siyasetin tanımını yazdım. Kim mevzuata yaşam odasını dahil etmeliydi? Yukarıda da sıraladığım nedenlerden dolayı iş kazaları siyasidir bence.
  17. Samet Kılıç İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    110245
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman

    Devlet yasada varolan yaşam odalarını kaldırtsaydı veya ilgili kişilerin yaşam odasına dair taleplerini retetseydi bu işte siyasi bir kusur olurdu. Ancak öngörülmemiş bir şey. Ön görülebilir bir şey olsaydı o madende görev alan 40 küsür meslektaşımız ön görürdü sanırım. (hani bizim hiç kusurumuz yok ya!!)
  18. Anıl Keskin Haber Grubu

    • Haber Grubu
    Sertifika Numarası:
    92297
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Hocam aslında mevzuatta detaylı yoldan bahsediyor.
    6331 Kanun Madde 4
    Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

    Yaşam odası vb... şekilde mevzuata eklenmese bile bu 4. madde alınması gereken bütün önlemlerin alınmasını, teknolojiye uygun hale getirilmesini söylüyor. Ama
    Siyaset şunu söylüyor sen işverensin para kazanıyorsun ve yandaşlarıma da kazandırıyorsun bu yüzden ben seni her halükarda korurum sen yeter ki beni memnun et 300 kişi de ölse 1000 kişi de ölse gerekirse 1 gecede senin için yasa çıkartırım sen kafanı yorma. Buna hepimiz Soma faciasında tanık olduk.

    Bu yüzden benim düşüncem de siyaset ve çalışma hayatı birbiriyle illegal entegre olmuşlardır ve iş kazaları da dolaylı yoldan siyasetin sonucudur. Bu şu demek değildir X partisi gider Y partisi gelir her şey düzelir. Alakası yok sistem böyle çalıştığı sürece bu işler böyle devam eder.
    Şu size mantıklı geliyor mu adam belediye başkanı olabilmek ve milletine HİZMET edebilmek için mitingler yapıyor, yemekler dağıtıyor, arabalara yakıtlar konuluyor 2-3 milyon TL para harcıyor. Yani bu parayı sırf milletine hizmet etmek için mi veriyor yoksa kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mantığıyla mı veriyor. Bütün bu olanlar siyasetin sonuçlarıdır kanımca ;)
  19. oğuzhan Torun İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Soma da facia olacak diyen milletvekilini reddettiler duymadılar. Somada gaz sensörlerinin kaza günü ve kazadan 2 gün önce uyarı verdiği, 50’nin üzerinde karbonmonoksit tespitine rağmen hiçbir önlem alınmadan maden de çalışmanın sürdüğü anlaşıldı Torba yasa çıktığında işçilerin öğle yemeğini ve servis ücretlerini iptal ederek maliyetleri düşürmeyi öngürüyorlar dimi... Neyse bu konu uzar gider. Sizinde bu konuda değişeceğinizi düşünmüyorum:) değiştirmeyede çalışmayalım dediğiniz gibi