1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Aristokrasi ve iş güvenliği...

Konusu 'Köşe Yazıları' forumundadır ve Özkan Bozkurt tarafından 6 Mart 2015 başlatılmıştır.

  1. Özkan Bozkurt İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    92 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca görüldü ki, güzel ülkemizi yöneten siyasetçi ve bürokratların omurgasında bir problem var. Gelen yedi, yiyen doymadı…

    Her dönem, tam anlamı ile halkçı politikalar üretmeyi ve uygulamayı beceremeyen siyasileri başa taç ettik. Nede olsa demokrasi var. Seçim var, sandık var… Nede güzel söylemiş şair: “Ben melamet hırkasını kendim giydim.”

    Ezilen halklar, ezildiğinin farkında değil ise söylenecek söz bitmiş demektir.

    Bir Yunan icadı olan Devlet; iki şeyden dolayı kurulma gereksinimi doğmuştur: Birincisi Adalet, ikincisi güvenlik ihtiyacı.

    Devlet, halkından her şeyi ister. Vergi ister, yaşın yirmi olur askersin der, onu ver, bunu ver der. Halk hiç itiraz etmez. Devlet kutsalıdır. Ne isterse verir halk. Buna karşılık iki şey ister: Adaleti ve Güvenliği sağla!

    Aristokrasi, iktidarın imtiyazlı bir toplum sınıfının elinde bulunduğu siyasi hükümet şeklidir. Ekonomik, toplumsal ve siyasi gücün soylular sınıfının elinde bulunduğu yönetim biçimidir.

    Terim, Türkçeye Fransızcadan geçmiştir. Kökeni ise Yunancadır. Anlamı; “en iyi güç” demektir.

    Aristokrasi, şu terimler ile birlikte kullanılır; Otokrasi (Bir tek bireyin yönetimi), Meritokrasi (Yönetmeyi hak edenlerin yönetmesi), Plütokrasi (varlıkların yönetmesi)

    Türkiye devlet olarak her ne kadar Cumhuriyet rejimi ile yönetiliyor sanılıyorsa da, aslen aristokrasi ile yönetilmektedir.

    Şimdi yazımın bu kısmında siyasi partiler kanununda ki, çarpık ilişkilerden bahsedecektim ancak hangi kanun bu çarpık ilişkiler olmadan resmi gazetede yayınlandı diye düşündüm.

    Bütün kanunlar yazılırken ana amaç, varlıkları elinde tutan imtiyaz sahibi kimselerin korunması olmuştur.

    İşte böyle bir ülkede, sözde emekçi halkın haklarının korunması adına Avrupa Birliği zoruyla da olsa 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çıkartılmıştır.

    Kanun ne zaman bir Plütokratın damarına basmış olsa, o vakit ya torba kanunlar ile budanmış yada bürokratlar tarafından uygulanmadan kaçınılmıştır.

    İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti almayanların ödemesi gereken ceza 12.500,00 TL olmasına rağmen bu ceza hiçbir zaman uygulamaya konulamamıştır. Bu korkaklıktır. Bu cezayı yasa içerisinde kabul edilmesi de yalancılıktır.

    Varlığı elinde tutanlar korunmuş, halk ise kanunu hiçe sayan ve uygulamaktan aciz bürokratlar ve siyasiler tarafından öldürülmüştür.

    Somada, Ermenek de ve daha nice işletmelerde öldürülen çalışanlar bir iş kazası nedeniyle değil, siyasilerin aristokrat yönetimleri neticesi bürokratlar eliyle öldürülmüştür.

    Peki, bu nasıl bir midedir? Nasıl bir safradır? Ölen her çalışanın kanının içtiğini bilerek, akşam lokmasını nasıl yiyebilmektir?

    Çok sevdiğim bir söz var; “Yüreğinde vicdan olmayanların yüzünde utanmada olmaz!”

    Gerçek, yüzünde utanma olmayanlar çıkıp açıklama yapabiliyor, demeç verebiliyor. Mazeretler arkasına saklanabiliyor.

    Suçlu olma ihtimali bile bulunmayan İş güvenliği uzmanlarını suçlu ilan edebiliyor. Böyle bir bürokrasiye güvenilebilinir mi?

    Tüm çalışan sendikaları bir an önce birleşmeli ve bu bürokrasinin başında oturan kendini bilmezin görevden alınması için tüm hukuk yollarını tüketmelidir. Daha fazla çalışan, hayatını bu kötü politikalar uğruna kaybetmeden önü kesilmelidir.

    Eğer bu yollar, sendikalar aracılığı ile bile yapılamıyor ise; sendikaları da aristokratlar ele geçirmiş demektir.

    Yasayı yazan bürokratlar, yönetmeliği yayınlayan bunlar, bir çalışana on iki dakika ömür biçenler de, yasayı uygulamayanlar bunlar, denetleyen ve hiçbir şey yapmayanlar da, tepkisiz, donuk donuk, bön bön izleyen bu bürokrat kafası değil mi?

    Ölen çalışan, hapse giren iş güvenliği uzmanı; zulme uğrayan kim öyle ise, bu canların kanı kimin elinde?

    Mazlum; zulüm görmüş, haksızlığa uğramış kimse veya kimseler demektir.

    Mazlumun ahının yerde kalmayacağı günleri dilemekten başka ne kaldı geriye!
  2. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Eline Sağlık okurken keyf aldım..Mazlumun ahı yerde kalmaz,peşinden ekleriz edep ya hu deriz,sabır ya hu deriz..Eğitim Şart ya hu deriz..Önden giden atlılar arkadan gelen çelikten iradeye sahip bir nesil ümit noktamız.Ümidimiz hiç bitmicek..