1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Asansör montoj,demontaj,bakım ve onarım çalışmalarında emniyet nasıl olmalıdır?

Konusu 'Elle ve Mekanik Yük Taşıma' forumundadır ve Erkan Dündar tarafından 22 Ekim 2014 başlatılmıştır.

  1. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    ---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
    Gönderen: Kerem GKDMN<keremgokduman@gmail.com>
    Tarih: 22 Ekim 2014 15:16
    Konu: MERHABA
    Alıcı: info@isgder.com

    Merhaba,

    Ben bir asansör firmasında İnsan Kaynakları Sorumlusu olarak çalışan bir kişiyim.

    Size danışmak ve sizden yardım istediğim bir konu var,

    Ben mavi yaka çalışanlarım için, özellikle KKD kullanımı ve diğer emniyet prosüdürle ilgili ayrıntılı iş güvenliği talimatı hazırlamaya çalıştım. Yani bareti asansörde nerede kullanır, paraşüt tipi emniyet kemerini nerede kullanır, kabin üstüne çıkarken iş ve can güvenliği açısından yapması gerekenler gibi, bunların belirtildiği personeli bilgilendirici ve öğretici bir talimat hazırlamak istedim. Bu durumla ilgili çok araştırma yaptım ama çok bir netice elde edemedim. Araştırmalarım neticesinde Asansör Yönetmeliğini gördüm ama genel şeylerden bahsetmiş ve asansörle ilgili ayrıntılı iş güvenliği çalışması yapılmamış bunu gördüm. Diğer faaliyet alanlarında, yapı işlerinde, inşaat işlerinde, elektrik işlerinde vb. bunlarla ilgili çok güzel ayrıntılı çalışmalarla karşılaştım. Sizde biliyorsunuz son zamanlarda asansör kazalarını ülkece yaşadık ve bu çalışanlarımızın sağlığı ve can güvenliğine önem veren bir kuruluş olarak bizi gerçekten üzdü. Bu yüzden çalışanımızın can güvenliği açısından ve KKD kullanımı açısından daha bilgi sahip olmasını istedik. Bununla ilgilide ayrıntılı ve çalışanı bilgilendirici iş güvenliği talimatı çalışması yapmak istedik.

    Bu konuyla ilgili yardımlarınızı rica ederim.

    Saygılarımla,
    [​IMG]
  2. S. Ahmet Bak İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    98472
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    FARBA Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti.
    Aşağıdaki linkte Elektrik Mühendisleri odasınca yayınlanan e-kitap şeklinde hazırlanmış güzel bir çalışma vardır.
    Bu konuda herkese faydalı olacaktır.
    http://www.google.com.tr/url?sa=t&s...NsznK-za8ECdueC1jx34xvg&bvm=bv.77880786,d.d2s
  3. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Asansör Kazaları Ve Güvenlik Önlemleri
    Yrd. Doç. Dr. Mahir DURSUN
    [​IMG]

    Özet - Bu sayıdaki makalemde; öncelikle asansör kazaları sınıflandırılarak, kaza nedenleri ve güvenlik önlemleri incelenerek bilgi verilmeye çalışılmıştır. Asansör iş kazalarında kaza öncesi ve kaza sonrasını kapsayan bir risk yönetimi modelleri hakkında bilgi verilmiştir. Risk analizi çalışmalarından kazaların tespit edilebilirliği değerlendirilerek, asansör kazalarında risk yönetimi modellerinin önemi, piyasa gözetimi ve yasal zorunluluklar yorumlanmıştır. Giriş Asansörler günümüzde geniş kullanım alanları ile modern ulaşım araçları olarak gelişmiş toplumların vazgeçilmez ulaşım araçlarıdır. Fakat montajı sırasında meydana gelen iş kazalarında ölümle sonuçlanma oranı tüm dünyada diğer sektörlerdeki işçilere oranla ortalama üç kat, yaralanma oranı iki kat daha fazladır. Ülkemizde inşaat sektörü iş kazası sayısı boyutunda ikinci, ölüm ve iş görmezlikle sonuçlanan iş kazaları boyutunda ise birinci sıradadır. Söz konusu kazaların büyük bir kısmı ise asansör inşaatlarında montaj ve bakım-onarım işlemleri sırasında gerçekleşmektedir. Ancak bu kötü tabloya rağmen ülkemizde diğer iş kazalarına gösterilen hassasiyet, toplumsal ve bilimsel anlamda ‘Asansör Güvenliği’ konusuna gösterilmemektedir. Bu nedenle inşaat sektöründe asansörler konusunda güvenlik riskleri, asansör kazalarının nedenleri, asansör kazası öncesi ve sonrasında gereklilikler hususlarına dikkat çekmek amacıyla bu yazıda asansör güvenliği ve iş kazaları ile alınması gereken önlemler ele alınmıştır. 2. Asansörler ve iş güvenliği A. İş Güvenliği ve Asansör iş Kazaları: İşyerinde çalışma koşullarından kaynaklanan, çalışanlara yönelik tehlikelerin araştırılması ve önlenmesi amacıyla yapılan yöntemli çalışmaların tümüne iş güvenliği denir”. Genel anlamda iş güvenliği kavramı çalışanların, işletmenin ve üretimin her türlü tehlike ve zararlardan korunmasını içermektedir. Asansör iş kazaları ise asansör işletmeye alınmadan önce asansör kuyusunda, makine dairesinde ve/veya asansör kabininde gerçekleşen kazalar iş kazası olarak değerlendirilir ve sorumluluk asansör taahhüt firmasının asansör kuyusunda çalıştığı zaman diliminde asansör taahhüt firmasında, kalan zaman diliminde ise yapı işini gerçekleştiren müteahhit firmadadır. Asansörler, insan ve yük taşıyan, belirli seviyelerde hizmet veren, esnek olmayan ve yatay düzlemle 15 dereceden fazla bir açı oluşturan sabit raylar boyunca hareket eden bir kabine sahip olan teçhizatlar olarak adlandırılır. Teknolojinin gelişimi asansörlerin daha hızlı ve daha konforlu yolculuk imkânı sağlaması yanında, güvenlik sorunlarında ki artışı da beraberinde getirmiştir. Günümüz teknolojisinde elektrik motor tahrikli ve hidrolik sistemlerin kullanımı ile hızı dakikada 90-300 metre arasında olan asansörlerin inşasını mümkün kılmaktadır. B. Asansör Montajı Sırasında Meydana Gelen İş Kazaları ve Güvenlik Önlemleri: Asansör İş Kazaları; ‘kullanıcı kazaları’ ve ‘İş kazaları’ olarak ikiye ayrılır. Bu yazının ana konusu olan montaj sırasında meydana gelen asansör kazaları meydana geliş şekli incelendiğinde; ‘Montaj sürecindeki asansör kazaları’ ve ‘Bakım ve periyodik kontrol sırasındaki asansör kazaları’ olarak ikiye ayrılabileceği görülmektedir.

    1)İnşaat ve Montaj sürecinde asansör kazaları: Müteahhit firma ile asansör montaj firması arasında sözleşmenin yapılması ile başlayan ve asansörün kullanıma açılması ile tamamlanan süreç asansör montaj süreci olarak adlandırılır. Bu süreçte asansör montaj firması ile yüklenici firma, iş güvenliği konusunda, sorumluluk paylaşımı yapmaktadır. İnşaat sahasında genel iş güvenliği önlemlerinden yüklenici firma sorumlu olduğu gibi, asansör kuyusunda ve kuyu etrafında montaj firmasının çalışma saatleri içinde sorumluluk montör firmaya aittir. Bu sorumluluk paylaşımı iş sözleşmesi yapılırken yazılı olarak kayıt altına alınmalıdır. Asansör montaj sürecinde gerçekleşen iş kazaları incelendiğinde ağırlıklı olarak kuyuya düşme, sıkışma ve ezilme, asansör düşmesi, elektrik ile ilgili kazalar, cisim düşmesi ve makine/donanım kaynaklı kazalar oldukları görülmektedir.

    2). Bakım ve periyodik kontrol sürecinde asansör kazaları: Asansörlerin, yolcuların güvenli bir şekilde taşınması işlemini devam ettirebilmeleri için periyodik olarak bakımlarının yapılması ve en az yılda bir kez genel kontrolden geçirilerek revizyon gerekliliklerinin belirlenmesi gerekir. Yetersiz bakım ve kontrol asansör kullanıcı kazalarına neden olabileceği gibi, kontrol ve bakım işlemlerine gereken özen ve önemin gösterilmemesi; bu işlemler sırasında iş kazalarına da neden olmaktadır. Asansör bakım ve periyodik kontrol sürecinde; elektrik ile ilgili kazalar, sıkışma ve ezilme kazaları, makine/ donanım kaynaklı kazalar ve kabin ile birlikte düşme kazaları daha çok sayıda görülmektedir. C. Asansör Kazalarının Maliyetleri Bütün kazalarda olduğu gibi, asansör kazalarının da maliyeti incelenmesi gereken bir husustur. Asansör kazalarının görünen maliyetleri; can kayıpları, iş gücü kayıpları, tedavi masrafları, ölüm ve iş kaybı tazminatları, yeniden servise alma maliyetleri olarak sıralanabilir. Asansör kazalarının görünmeyen maliyetleri ise; sektöre oluşan güvensizlik, psikolojik zararlar olarak sıralanabilir.

    3. İnşaat sırasında meydana gelen asansör kazalarının nedenleri Asansör iş kazaları incelendiğinde kaza nedenleri genel olarak şöyle sıralanabilir: • Eğitim eksiklikleri • Kişisel koruyucu ve güvenlik donanımlarının yetersizliği • Yetkisiz kişilerin müdahalesi • Tehlikeli hareketler ve tehlikeli durumlar • Güvensiz ve kalitesiz kompanent kullanımı • Güvenlik mesafelerine uyulmaması • Bakımsız asansörler • Denetim eksiklikleri • Kalp, tansiyon, baş dönmesi gibi gizli ve açık meslek hastalıkları.

    4. Asansör kazalarında kaza ve risk yönetimi Risk yönetimi; insan hayatı ve çevre güvenliği ile ilgili risklerin değerlendirilmesi ve kontrol edilmesine yönelik olarak politikalar, tecrübeler ve kaynakların sistematik olarak uygulanmasıdır. Yapı işlerinde asansör kazalarının önlenmesi için sistemli bir takip ve denetime ihtiyaç vardır. Firma kendi yapısına uygun bir iş güvenliği yönetim sistemi oluşturulmalı ve bu sistem yasal zorunlulukları da eksiksiz karşılamalıdır. Asansör montaj firmaları için kaza ve risk yönetimi konusunu kaza öncesi ve kaza sonrası yapılması gerekenleri kapsamalıdır. Yapı işlerinde iş kazalarına karşı kaza öncesi çalışmalar yapılması gerekliliği maddi ve manevi kayıpların önüne geçilebilmesi için gerek şarttır. Yapı işyerlerinde alınacak asgari sağlık ve güvenlik şartları yönetmelikler ile de belirlenmiş ve uygulama zorunluluğu getirilmiştir. Yüksekten düşme riskinin fazla olduğu işlerde işveren veya proje sorumlusu sağlık ve güvenlik konularında en az bir koordinatör atamakla yükümlüdür. İşveren veya proje sorumlusu, yapı işine başlamadan önce, yapı alanında yürütülen faaliyetleri dikkate alarak, uygulanacak kuralları belirleyen bir sağlık ve güvenlik planı hazırlayacak veya hazırlanmasını sağlayacaktır. Sağlık ve güvenlik koordinatörlerinin sağlık ve güvenlik projelerini uygulama aşamasındaki görevleri “Yapı İşlerinde Sağlık ve Güvenlik Yönetmeliği”nde belirtilmiştir. İşveren veya proje sorumlusu tarafından iş sağlığı ve güvenliği konusunda, bir veya birden fazla koordinatör atanması, bu kişilerin sorumluluklarını ortadan kaldırmadığına göre İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’nde ki ‘İş Verenin Sorumluluğu’ prensibi sağlık ve güvenlik koordinatörlerinin varlığından etkilenmemektedir. Asansör yapımında kazalarının önlenmesi için kaza öncesi ve organizasyonun önemi kadar kaza gerçekleştikten sonra yapılması gerekenler de kazanın etkilerinin mümkün olan en az zarara neden olması ve birbirini tetikleyen etkilerin önüne geçilmesi için önemlidir.

    a. Risk analizi: İş kazasına neden olabilecek herhangi bir ortamda, kazanın eşiğinden dönülen anları ‘kazaya ramak kaldı anı’ olarak adlandırabilir. Bu anlar karşılaşılabilecek iş kazaları ve kazanın nedeni hakkında önemli bilgiler içermektedir ve mutlaka kayıt altına alınarak değerlendirilmeleri gerekmektedir. Eğer bu anlar kayıt altına alınmaz veya alındıkları halde değerlendirilerek nedenleri bulunmaz ise er ya da geç kazaya dönüşecektir. İşveren, ramak kaldı anlarının tespit edilmesi, kayıt altına alınması ve değerlendirilmesi için bir yöntem oluşturmalıdır. Uygun doküman yapısı hazırlanmalı ve sistemin işletilmesi için çalışacak organizasyon şeması hazırlanmalı, görev ve sorumluluklar belirlenmelidir.

    b. Risk değerlendirme: Teknolojideki gelişmeler iş sisteminde insana daha fazla değer vermeyi ve daha fazla yatırımı gerekli kılmıştır. İnsanların maruz kalabilecekleri kazaları önceden tahmin ederek alınacak tedbirler ile önlemek için, Risk Değerlendirme Metotları geliştirilmiştir. Genel anlamda, işveren veya yetkili temsilcisi proje özellikleri, coğrafi koşullar, işçi ve iş makinelerinin özelliklerini de göz önünde bulundurarak gerçekleştirilecek iş ile ilgili olası riskleri uygun bir değerlendirme yöntemi ile boyutlarını belirlemeli, kabul edilemez risk derecesine sahip riskler için önleyici faaliyetler düzenlemelidir. İyi bir risk analizi, doğabilecek kazalardan korunma açısından büyük değer taşır ve görünmeyen tehlikelerin ortaya çıkarılmasını, etkili güvenlik önlemlerinin alınmasını sağlar. Analizi yapılacak olası risklerin belirlenmesinde risk analizi için inşaat sektöründe asansörler için hazırlanmış standartlar kılavuz olarak kullanılabileceği gibi kayıt altına alınan ramak kaldı anlarının incelenmesi de büyük önem arz etmektedir. Risk analizlerinde kantitatif ve kalitatif yöntemler olmak üzere iki temel yöntem mevcuttur. Risk, tehdidin olma ihtimali ile tehdidin etkisinin çarpımıdır. Risk formülü kantitatif risk analizinin temel formülüdür. Projenin risk toplamının büyüklüğü ve hassasiyet derecesine göre başka risk analizi yöntemleri de kullanılabilir. Bu çalışmada, yapı işlerinde asansör montaj firmaları için risk analizinde birinci aşamada, Birincil Risk Analizi (PRA) yapılarak, olası riskler belirlenir. PRA yöntemi ile tespit edilen risklerin boyutu Hata Modu ve Etkileri Analizi (FMEA) kullanılarak hesaplanır, gözden geçirilmesi gereken ve kabul edilemez riskler için düzeltici işlemler yapılır. Düzeltici işlemlerin tamamlanmasından sonra PRA yöntemiyle tespit edilen riskler için yeniden FMEA yöntemi kullanılarak risk boyutları hesaplanmalı ve tüm risklerin kabul edilebilir bir seviyeye getirildiği görüldükten sonra montaja başlanmalıdır. Birincil risk analizi (PRA) yönteminin amacı, sistemin veya prosesin potansiyel tehlikeli parçalarını tespit etmek ve tespit edilen her bir potansiyel tehlikenin derecesi ile az ya da çok kaza ihtimallerini belirlemektir. Bu metot ile daha çok muhtemel önemli kaza risklerinin ivedilikle kabaca tespit edilebilmektedir. Bu nedenle PRA metodu bir projeyi yerine getirme aşamasından önceki “çevresel değerlendirmeden” öteye gidemez. PRA metodu sistemin kurulması ve kullanıma geçmesi aşamasında risklerin gözlemlenmesi için kullanılabilir. PRA yapan bir analist, tehlikeli parçaları ve durumları gösteren kontrol listelerine güvenerek bu analizi yapmaktadır. PRA analizinden doğru sonuçlar alınabilmesi için hazırlanan tehlikeli parça ve durumlar listesinin deneyimli uzmanlar tarafından sağlıklı veri tabanları kullanılarak hazırlanmış olması gereklidir. İş güvenliği uzmanı, asansör montajından önce daha önce yaşanmış kazaları, kaza senaryolarını, ramak kaldı kayıtlarını ve işçilerin görüşlerini de alarak, olası tehlikeli parça ve durumları belirlemeli ve bu durumları listelemelidir. Daha sonra mevcut proje için listedeki risklerin söz konusu olup olmadığını gözden geçirerek mevcut proje için olası riskler ve risklerin boyutlarını hesaplanmak üzere iş güvenliği kurulunu toplayarak tespit eder. Hata modu ve etkileri analizi (FMEA) ise ürünlerin ve işlemlerin geliştirilmesinde öncelikli olarak hata riskinin ortadan kaldırılmasına odaklanan ve bu amaçla yapılan faaliyetleri belgelendiren bir tekniktir. Bu analiz önleyici faaliyetlerle ilgilenmektedir. Öncelikli olarak PRA yöntemini kullanarak olası riskler belirlendiği için FMEA yöntemi ile direk bu belirlenen olası riskler derecelendirilir ve risk öncelik katsayıları (RÖS) hesaplanır. Risk öncelik katsayısı yüksek olan riskten düşük olan riske doğru alınacak önlemler sırasıyla belirlenir ve risk derecesi düşürülür. RÖS = P(olasılık) x S(şiddet) x D(fark edilebilirlik)’dir. P, S ve D değerleri tablo olarak standartlaştırılmıştır ve bu tablolardan uygun olan değerler olası risk yapısına göre seçilir. Bu ölçülere göre analizler yapılır ve sonuçlar risk tablosuna kaydedilir. Sonuçta kritik sayılar ortaya çıkarılır ve kritik olayların meydana gelmeleri önlenmeye çalışılır. En büyük zararlar risk öncelik katsayısının en büyük değerlerine karşılık geldiği için risk öncelik katsayısının en büyük değerinden başlanarak önlemler alınır. Burada FMEA metodu ile gerçekleştirilen bir çalışma çok yararlıdır çünkü, sistemin içindeki aksaklıkların neler olduğu ve sistemin çalışması hakkında bilgi sağlar. Alınan önlemler sonrası, yeni RÖS değerleri hesaplanır. Bu yeni değer kabul edilebilir olmalıdır. En büyük RÖS değeri 1000 (bin), en düşük RÖS değeri ise 1 (bir) dir. Kabul edilebilir RÖS sınırı işin yapısı, çalışanların tecrübesi, bütçe, çalışılan ülkeye ait yasalar ve benzeri kriterler göz önünde bulundurularak analist tarafından belirlenir ve üst yönetim tarafından onaylanarak kabul edilir.

    c. Acil Durum Planları: İş güvenliği sorumlu koordinatörü veya bu vasıfta birisinin bulunmaması durumunda işveren veya yetkili temsilcisi olası acil durumlar için eylem planları hazırlamalı ve bu planlarda görev yapacak çalışanların görev, yetki ve sorumluluklarını yazılı olarak tanımlamalıdır. Acil durum planları konusunda eğitimler ve tatbikatlar gerçekleştirilerek acil durum müdahale prosesleri verimliliği arttırılabilir. Acil durum planları öncelikle risk analizinde konu olan tehlikeler için hazırlanmalı ve mutlaka dokümantasyon yapılmalıdır. Zarar potansiyeli yüksek olan diğer tehlikeleri ve hasarları önleyecek veya hafifletecek veya büyük bir felaket halinde işletmenin makul bir sürede yeniden eski haline dönme oluşumunu sağlayacak yönetim ve uygulamaları içermelidir.

    Risk analizinde tespit edilen tehlikeler dışında acil eylem gerektiren haller:
    • Deprem, yangın, sel, patlama • İnsan sağlığını tehdit edici bir olay • Çevre sağlığına etki edici bir olay • Büyük hasar, zarar ve ziyan yaratacak durumlar • İnsan sağlığının hemen ya da uzun vadede etkilenmesine neden olabilecek kimyasal madde/gaz ve zehirli maddelerin dökülmesine veya yayılmasına neden olan olaylardır.

    Acil durumlarda görevlendirilmek üzere her bölümde “Acil durum ekipleri” oluşturulur. Acil eylem planı yapılırken yürüme ve koşma problemi olan fiziksel özürlüler özellikle dikkate alınmalı, alt işverenler ve ziyaretçiler de plana dahil edilmelidir. Kaza meydana gelmesi durumunda, acil hal planlarında görevlendirilen personel kendi görev yerlerini almalı ve karışıklığa mahal vermeden hızlı bir şekilde uygulamaya geçmelidir. Öncelikli görev, kaza yeri şartlarının olası yeni bir kazaya neden olmasının önlenmesi olmalıdır. Birçok kazada, kaza sonrası önlemlerin yetersizliği ilk kazanın tetiklediği diğer kazalar kayıpları arttırmaktadır. Bu nedenle kesinlikle öncelikli olarak kaza yeri güvenliği sağlanmalı, hemen sonrasında kazazedelere müdahale edilmelidir. Kaza yerinin güvenliğini sağlayacak personel yükümlülüklerini yerine getirirken, itfaiye, polis, ambulans ve benzeri aktörleri haberdar etmekle görevli olan çalışanlar da zaman kaybetmeden bilgilendirme yapmalıdır. Çalışma sahasında bulunan sağlık personeli, sağlık personeli bulunmaması durumunda ilk yardım eğitimi almış personel kazazedelere ilk yardım işlemi uygulamalıdır. İş kazalarında ilk müdahaleden sonra iş kazasına maruz kalan kişi veya kişiler hemen en yakın sağlık kuruluşuna sorumlu kişi ya da kişilerce götürülür.

    D. Riskleri azaltıcı faaliyetler ve kaza raporlarının tutulması: Kaza sonrasında ilk müdahalenin yapılarak kaza alanını güvenli hale getirilmesini takiben kazazedelere ilk yardım yapıldıktan ve gerekli yardımcı aktörler haberdar edildikten sonra düzeltici faaliyetler başlatılmalıdır. Öncelikle kaza yerinin çalışılabilir duruma getirilmesi için yapılması gerekenleri gösterir, sonrasında kazanın esas nedenini bulmaya yönelik çalışmaları planlayan düzeltici faaliyet veya faaliyetler başlatılmalıdır. Kazanın esas nedeni tespit edildiğinde, tekrarlanmasını önleyecek şekilde, bir iyileştirme çalışması gerçekleştirildikten sonra düzeltici faaliyet kapatılır. Düzeltici faaliyet kayıtları da istatistiksel olarak değerlendirileceğinden düzenli olarak tutulmalı ve muhafaza edilmelidir. İşveren kaza ve kaza nedenlerini gösterir kaza tutanağını tutmalı ve ilgili mülki amir ve bakanlık kazadan haberdar edilmelidir.

    E. Risk analizi çalışmasında dikkat edilmesi gereken noktalar: Asansör montaj firması montaj işlemine başlamadan önce Asansör Tasarım Sorumlusu olası risklerle ilgili hazırladığı listeyi kullanarak inşaat alanında inceleme yapar ve Birincil Risk Değerlendirme (PRA) yöntemini kullanarak olası riskleri tespit eder. Bu riskleri tespit ederken; Asansör makine dairesi uygun mu? Makine dairesi giriş kapısı uygun mu? Makine dairesi çalışma alanı uygun mu? Makine dairesi merdivenleri güvenli mi? Makine dairesi tabanı uygun mu? Makine dairesi elektriksel tehlike var mı? Makine dairesi aydınlatması uygun mu? Makine dairesi havalandırma uygun mu? Asansör Kuyusu Kuyu duvarları uygun mu? Kuyu üst güvenlik mesafeleri uygun mu? Kuyu alt güvenlik mesafeleri uygun mu? Kuyu içinde gereksiz malzeme var mı? Kuyu içi havalandırması uygun mu? Kuyu içi aydınlatması uygun mu? Kuyu içi elektriksel tehlike var mı? Kişisel koruyucu donanımlar uygun mu? Kapı kilitleri uygun mu? Hız regülatörü uygun mu? Kontrol panosu uygun mu? Genel inşaat alanı çalışma alanında gereksiz malzeme/ alet edevat var mı? Katlarda kuyu çevresinde tuğla ve çimento torbaları elektriksel tehlike var mı? Asansör kuyusu harici yükseklikten kaynaklı tehlike var mı? (baca vb.) Diğer firmaların inşaat ile ilgili çalışmalarından kaynaklı risk paylaşımı söz konusu mu? Güvenlik kompanentleri, makine motor uygun mu? Kabin frenleri uygun mu? Kuyu dibi tamponları uygun mu? sorularına cevap aranır. Tespit edilen riskler Hata Türü ve Etkileri Analizi (FMEA) yöntemi ile değerlendirilerek derecelendirilmelidir. Risk öncelik puanı (RÖS) yüksek olandan düşük olana doğru alınacak önlemler belirlenir ve önlemler sonrası oluşan yeni risk öncelik puanı hesaplanır. Risk öncelik katsayısını kabul edilebilir seviyeye düşüreceği tespit edilen önlemler yerine getirildikten sonra işe başlanabilir. Yeni RÖS değeri istenilen seviyeye düşürülememiş ise hata risk analizi tablosuna yeniden işlenerek alınan önlemler revize edilir ve bu işlem RÖS değeri istenilen dereceye düşene kadar devam eder. Kabul edilebilir RÖS değerinin hesaplanmasında; Kabul edilebilir olasılık, şiddet ve keşfedilebilirlik değerlerinin tespit edilmesi analist tarafından gerçekleştirilir ve üst yönetim tarafından onaylanır. Kabul edilebilir (RÖS) = Kabul edilebilir (P) x Kabul edilebilir (S) x Kabul edilebilir (D) şeklinde hesaplanır. 96/16/AT Asansör Yönetmeliği kapsamında bulunan EN 81-1 standardına göre; makine-motor tahrikli asansörlerde kullanılan makine-motor fren tertibatının çift milli olması, fren balatalarının birbirinden bağımsız hareket etmesi, bir balatada sorun olsa bile diğer balatanın makineyi durdurabilecek kabiliyete sahip olması beklenmektedir. Aksi durumlarda kabinin kontrolsüz hareketi yaralanmalara sebep olabilir. Kabin üzerinde bulunan aşırı hız fren tertibatının ayarlanması sürecinde veya arızalanması durumunda, kabinin kontrol hareketi ise, kabinin düşmesi sonucu ağır yaralanma ve/veya ölümlere neden olabilir. Makine-motor ünitesi revize edildiğinde ise makine bölümünün çift milli fren tertibatı bulunduran başka bir model ile değiştirilerek risk düşürülür. EN 81-1’e göre yapılması zorunlu olan bu işlem, kazanın olma olasılığını düşürmekte ve tek balatanın hasar görmesi veya arızalanması durumunda ikinci balata işlemini sürdürürken bu hata durumunun fark edilebilirliğini yükseltmektedir. Ayrıca makine dairesinde hareketli parçalar ile elektriksel tehlike arz eden kısımlar arasında yeterli güvenli çalışma mesafeleri bulunmalıdır. Sonuç olarak yapılan bu tür ciddi değerlendirmeler sonucunda istenilen çalışma şartlarına uygun olarak hareket edildiğinde; işçilere, işverene, çevreye ve mallara zarar verecek bir tehlike oluşturmayacağı kabul edilmektedir.

    SONUÇ VE ÖNERİLER
    Asansör montajı ve bakımlarında iş kazaları maddi ve manevi kayıplara neden olmakta ve meydana gelen kazalar arasında gerek sayı olarak gerek kaza maliyeti olarak göz ardı edilemeyecek boyutlardadır. Yüksekten düşme kazaları çok sayıda görüldüğü için, meydana gelen kazaların şiddeti de etkisi de büyük ölçülerde olmaktadır. Bu yazıda kazaların önlenmesi ve risk yönetimi konusunda sıralanan hususlar ve temel prensipler özellikle dikkat edilmesi gereken literatürdeki konular incelenmiştir. Ayrıca ilgili yasal düzenlemelerin izlenip-uygulanması yetkili ve sorumlu teknik elemanlar ve ilgili diğer sorumluların görevleri vurgulanmıştır. Asansör kazaları ile ilgili kayıtların önemli önemsiz diye ayrılmadan tamamının düzenli olarak tutulması, kazaların önlenmesi için yapılan çalışmaların iyileştirilmesi için çok önemlidir. Bu konu da işverenlere düşen sorumluluğun yanında gözetim ile yükümlü kurum ve kuruluşlara da sorumluluk düşmektedir. Türkiye’deki tüm iş yerlerinin yürürlükteki mevzuat çerçevesinde ve yeterli sıklıkta denetlenmesiyle, daha yararlı sonuçların elde edileceği düşünülmektedir. Denetimlerde saptanan eksikliklerin ve mevzuata aykırı durumların giderilmemesi halinde, işin durdurulmasını ve gerektiğinde işyerinin kapatılmasını öngören yasal hükümler bulunmaktadır. Ancak müfettiş ve denetçi sayısındaki yetersizlik nedeniyle bir yılda iş yerlerinin en çok yüzde 10‘u denetlenebilmektedir. Asansör kazaları konusunda tecrübeli iş müfettişlerinin sayısının ve gözetim etkinliğinin arttırılması kazaların engellenmesi konusunda büyük fayda sağlayacaktır. A tipi muayene kuruluşlarınca yapılması gerekli olan yıllık periyodik asansör denetimlerinin aksatılmaması, denetimlerin sürekliliğinin sağlanması da kazaya neden olabilecek durumların tespit edilmesini sağlayacak ve ihmali bulunan sorumlulara uygulanacak yaptırımlar, kaza ortamını yaratacak olayların tekrarını engelleyecektir. Asansör montaj işçilerinin, sektör ile ilgili iş güvenliği konularında eğitimi kadar, işverenlerin de iş güvenliği prensipleri ve iş güvenliği ile ilgili yönetim sistemleri konularında eğitilmesi önem arz etmektedir. Asansör montaj sektöründe, çalışanların can güvenliği ve güvenli asansörlerin inşa edilmesi için CE işaretlemesi çalışmalarının önemi büyüktür. CE işaretlemesi ile ilgili sertifikalandırma sürecinin sağlıklı olarak yürümesinin sağlanması, sertifika düzenleme yetkisi olan Onaylanmış Kuruluşların yeterliliklerinin sürekli olarak takibi, yanlış ve/ veya uygunsuz işaretleme yapan üreticilerin tespitinde zaman kaybedilmemesi daha güvenli asansörlerin montajını ve kullanımını paralelinde de daha az kazayı getirecektir. İş güvenliğini sağlamaya yönelik çabaların, insan yaşamına verilen değerin bir ölçüsü olduğu, bazen çok basit ve masrafsız bir önlemin çalışan bir insanın yaşamını kurtardığı unutulmamalıdır. İş güvenliği kuralları ve standartlarının belirlenmesinde iş kazaları ve bunların neden oldukları kayıpları en aza indirmek amacıyla, bilimsel araştırmalara dayalı güvenlik önlemlerinin belirlenmesi ve uygulanmasında; kazadan önceki durum ve şartlar ile kaza anı ve kaza sonunda oluşan fiili ve psikolojik durum hakkında yapılan çalışmalar esas alınır. Dolayısı ile işveren ve teknik sorumluların kendi mantık ölçülerine göre hareket etmemesi, belirlenmiş kurallardan taviz vermemeleri gerekir.

    http://www.asansorvizyon.net/Makaleler-AsansorKazalariveGuvenlikOnlemleri-84