1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

BU YASAYLA İŞ KAZALARI ÖNLENEMEZ

Konusu 'Köşe Yazıları' forumundadır ve isgforum tarafından 3 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. isgforum İSGforum Üyesi

    6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 30 Haziran 2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. AB sürecinde, ulusal mevzuatın uyumlaştırılması kapsamında gündeme gelen 381 sayılı direktifin ulusal mevzuatımız kapsamına alınmasıyla başlayan ve yılan hikayesine dönen çalışmalar en sonunda yasa haline getirilmiştir. Yasa, çok tehlikeli işlerde 1 yıl, az tehlikeli işlerde 2 yıl sonra yürürlüğe girecektir. Yasanın çıkması süreçlerinde yapılan toplantılara katılarak önerilerimizi tüm yetkililere iletmemize karşın kabul görmemiştir.
    İş kazalarının nedeninin, kanunun olmamasına bağlanmasının ve kanunun çıkarılmasının tek başına kazaları önleyeceği yönündeki tespitlerin bilimsel gerçeklik ile uyuşmadığı bir gerçektir. Çünkü; iş kazalarının asıl nedeni neoliberal politikaların alt başlıkları olan özelleştirme, taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma, kuralsızlaştırma ve denetimsizleştirmedir.

    Yasa dikkatli bir gözle incelendiğinde soruna "çözüm sunan" değil, "yasak savan" bir anlayışla kaleme alındığı apaçık bir biçimde görülmektedir. Bu yasanın uygulanma olanağı yoktur. Çünkü bu yasa derli toplu, bütüncül bir ulusal politikaya dayanmamaktadır ve uygulanabilmesi için kurumsal destek ve sistemden yoksundur. Hatta yasa, şu anda uygulanmakta olan mevzuat ve yargı içtihatlarının gerisindedir. Yasadaki kavramlar, Bakanlığın keyfiyeti ile çıkarılacak yönetmeliklere havale edilmiştir.
    Çıkarılan yasa ile Bakanlık anayasal denetim görevinden feragat etmiştir. Oysa bugüne kadar hukuksal metinlerde, söz konusu yasadan daha yeterli düzeyde koruyucu hüküm bulunmasına karşın iş cinayetlerinin artarak devam etmesinin nedeni Bakanlığın denetim ve gözetim sorumluluğunu fiili olarak yerine getirmemesiydi. Bugün ise bu sorumluluktan Bakanlık yasal olarak da arındırılmıştır. Bakanlık denetim görevinden feragat ederken, sorumluluğu iş güvenliği uzmanlarına ve işçiye yüklemiştir. Yasaya göre, iş güvenliği uzmanları "ortak iş sağlığı ve güvenliği birimi"nin işçisi olup, işyerlerine bu birimlerce kiralanacaklardır. Yasada hiçbir güvence ve yetki verilmeyen iş güvenliği uzmanları, tıpkı işyerinde çalışan diğer işçiler gibi iş güvencesinden yoksundur. Bu yasada iş güvenliği uzmanları, hem "ortak iş sağlığı ve güvenliği birimi"ne hem de görevlendirildiği işyerinin işverenine karşı sorumludur. Kendi iradesi ve işyerinde çalışanların onayı olmaksızın işyerlerinde görevlendirileceklerdir. Güvencesiz çalışan ve adına iş güvenliği uzmanı denilen ama aslında kiralık bir işçinin, işyerinde koruyucu önlemler alınması için işveren üzerinde kendiliğinden etkili bir güce sahip olması düşünülemez. Bu yasa, çalışanların tehlikeden korunması için önlemlerin alınmasında etkili bir araca sahip değildir. İş güvenliği uzmanları, sorumluluk yönünden bir araç haline getirilmiş ve "ihmal" kavramı ile işçiye verilen zarardan sorumlu tutulmuşlardır. Bu yasa ile iş kazasından doğan tazminat yükümlülüğü ve ceza sorumluluğu hak ve yetkiden yoksun mühendislere yüklenmiştir. Gelecek dönem, pek çok iş güvenliği uzmanı ceza sorumluluğuyla karşı karşıya kalacaktır.
    İş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesinde çözüm olacakmış gibi sunulan yasa, işveren sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırarak, tüm sorumluluğu neredeyse kazayı yaşayan işçiye ve bu gibi durumların olmaması için kısıtlı imkânlarla, yetkisiz güvencesiz çalışan mühendislerin sırtına yıkmaktadır.
    Önümüzdeki dönem, korkarız ki çok daha ciddi acıların yaşanacağı ve kayıpların devam edeceği bir dönem olacaktır. Yaşanacak iş kazalarının ve cezaevlerine girecek olan mühendislerin sorumluluğu, işverenler ve gerçek sorunu görmemezlikten gelerek yasanın bu haliyle çıkmasını sağlayan hükümet yetkilileri ve yasayı hazırlayan bürokratları olacaktır.

    Sonuç olarak; bu yasa çalışanların iş güvenliğinin sağlanması ve sağlığının korunup geliştirilmesi için uygulamayı biçimlendiren bir metin olma niteliğine sahip değildir. İşçi sağlığının korunup geliştirilebilmesi için iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ile işyeri sağlık ve güvenlik biriminde görevlendirilecek diğer personelin hak yetki ve sorumluluğunun özellikle işverenden bağımsızlıklarını sağlayacak; bu suretle etkin görev yapmalarının önünü açacak olan iş güvencesi sistemlerinden hiçbirinin yasada yer bulmamış olması önemli bir sorundur. Piyasacı bir anlayışla çıkarılan bu yasanın, ülkemizde yaşanan iş cinayetlerini önlemekle uzaktan yakından bir ilgisi bulunmamaktadır.
    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
    TMMOB
    MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI
    YÖNETİM KURULU
    3 Temmuz 2012, Ankara


    E-Liste ile ilgili olarak maden@maden.org.tr adresine e-posta gönderebilir ve fikir ve yorumlarınızı bildirebilirsiniz.
  2. Mehmet Aydın_ İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    Firma / Kurum:
    Uludağ Bilişim Medya Hizmetleri
    Her zaman savunduğum gibi her şey online olarak kontrol edilmesi lazım. Birde ISGB lerin devlet kontrolunde olması lazım. Bu şekilde işverene karşı karar veremezler. OSGB lerinde bir şekilde devlet tarafından denetlenmesi iş güvenliğinin paraya dönüşmesinin engellenmesi lazım.
  3. onuroztur2635 İSGforum Üyesi

    arkadaşlar ,
    bundan önce ki dönemlerde sermaye sahipleri kendilerini dolaylı dahi olsa ilgilendiren kanunlar,yönetmelikler ,tebliğler yayınlandığıda şayet alehlerinde ise dakika kaybetmeden çarşaf çarşaf demeçler verirken ilgili bakanlığı hatta kanun koyucuyu acımasızca eleştirirken (!) 6331 sayılı iş güvenliği kanunu hakkında kimseden (patronlar klübü,girişimci genç yada ihtiyar iş adamları dern...ek ve yapılanmalarından) ses çıkmıyor sizcede bu biraz ürkütücü değil mi?
    bütün patron yapılanmaları bu kanunla ilgili kulaklarının üzerine yatmış durumdalar.
    sebebine gelince ; şu anda yöneticileri dahil olmak üzere (ki kanunun tanımlar kısmında iş veren vekilin tanımlanmasında ,''kanunun uygulanmasında işveren vekilleri iş veren sayılır'' ibaresi ekmeklerine yağ sürdü) mevcut durumu idraktan yoksunlar.Kanun bizlere yetki vermeksizin sorumluluk yüklemekten kaçınmıyor,bir nevi günah keçisi olarak İSG uzmanları tanımlanıyor...
    İş güvenliği konusundaki önlemlerin n-1 olduğu göz önüne alınırsa ve yazılı olarak bildirmediğimiz yada öngöremediğimiz yahut öngörmemize rağmen işverenin bütçe ayırmamasından dolayı, bakanlığın ilgili mercilerine çalıştığımız firmaları GAMBAZLAMADIĞIMIZ için yaşanabilecek tüm iş kazalarından bizler sorumlu tutulacaksak. MESLEKİ ETİK VE BAĞIMSIZLIK ilkesi nedir ve nasıl uygulanır?
  4. efecan İSGforum Üyesi

    sana ve ilkelerine uymayan patron ve işletmeyle çalışmıcaksın yada baktın adam olmuyo çalışmıcaksın.sonuçta aç kalacaksın ama bırakmıcaksın mücadeliyi bir bakmışsın ilerde onların yerine sen geçmişsin.vazgeçmek yok herşey kanunla manunla çözülmüyor eğitim şart.