1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Dünyanın en zor işi / risk değerlendirmesi yapması çok zor /tüm forumun izlemesini isterim

Konusu 'Serbest Kürsü' forumundadır ve Muhammed Ali tarafından 11 Mayıs 2014 başlatılmıştır.

  1. Muhammed Ali Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    • Eğitim Grubu
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    -Bu iş için iş başvuruları
    -11 saatten fazla çalışma
    -Dinlenme Yok...
    Ergonomi Yok...
    Fiziksel , kimyasal ,Biyolojik .....risk
    Ücret bile ödemiyorlar
    Bu işi yapanlar var.
    Emeklilik yok

    TÜM BU İŞTE ÇALIŞANLARA KALBİ TEŞEKKÜRLER
  2. Fatma Kocaer Bölüm Yöneticisi

    • Bölüm Yöneticisi
    • Etkinlik Grubu
    İl Temsilciliği:
    Konya
    Sertifika Numarası:
    13436
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Ben anne olmasaydım eğer

    Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim.

    Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım.

    O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim.

    Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç.

    Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim.

    Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz kardeşlerde olduğunu sanacaktım.

    Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip süt ısıtıp yine gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım.

    Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla girmeyecektim.

    Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti.

    Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi hayal edemeyecektim.

    Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik.

    Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım.

    Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım.

    Annesinden zorla ayırdılar diye "Uçan Fil Dumbo!" çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım.

    Geceleri kesintisiz uyuyacak hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi.

    Çantamda sürekli bisküvi ıslak mendil bir adet oyuncak düşer bir yerin kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım.

    Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım.

    38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı.

    Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak sen bir lokma daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda peçete dansı yapmayacaktım.

    Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı öğrenemeyecektim.

    Sen olmasaydın eğer ben asla "anne" olmayacaktım.

    Bir çocuk doğduğu anda bir anne doğarmış Bu lafın doğruluğuna inanmayacaktım