1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .
  2. ISGForum Geliştiricileri - Haberler
    Paylaştığınız güncel haberlerin ana sayfa (portal) slideshow'da çıkmasını istiyorsanız, yüklediğiniz resmin ismi haber olmalı, uzantısı ise jpg olmalıdır. Örnek için ana sayfada ki haberleri inceleyebilirsiniz. Bunu uyguladığınız zaman haberleriniz ana sayfamızda otomatik olarak gösterilecektir.

Deneyim: bilişimin arka odası depo antrepo çalışma koşulları

Konusu 'Güncel Haberler' forumundadır ve Mehmet MAKAR tarafından 28 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. Mehmet MAKAR Haber Grubu Lideri

    • Bölüm Yöneticisi
    • Haber Grubu
    Sertifika Numarası:
    120329
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Merhaba, bir yılı aşkın süredir, depo antrepo iş kolunda bir teknolojik dağıtım merkezinde çalışmaktayım. Toplam 50 kişilik personelin yarısı mal kabul, yarısı sevkiyat elemanı olarak çalışıyor. RF adı verilen elektronik cihazlarla çalışıyoruz. Depoda isimlendirilmiş koridorlardan bu cihazlarla elektronik ürünlerin üzerindeki EAN adı verilen barkotları okutarak toplayıp, paketleyip faturalandırarak kargolara teslim ediyoruz. (Yurtiçi, Fillo, Aras kargo gibi) Esnek çalışmaya tabiyiz. Üç grup halinde çalışıyoruz ve genel olarak günlük çalışma saatlerimiz belli olmuyor. Bazen 12 saat bazen 15 saat bazen de daha fazla çalışabiliyoruz. Net maaşımız 900 lira. Bunun yanında aylık cironun açık miktarına göre prim alıyoruz. Örneğin 5000 dolar açık olursa, yani kayıp ürün olursa, 100 lira; 2500 dolar açık olursa 220 lira, 1000 dolar açık olursa 330 lira gibi. Ve bizden istenen bir de kota miktarı var. Her gün 200 kalem sipariş adedi toplamamız gerekiyor, yani her barkot okuttuğumuz adres bir kalem sipariş anlamında. Ayda 20 gün çalıştıysak bizden 4000 kalem kotayı doldurmamız bekleniyor. Bunun üzerine çıkıldığında prim olarak maaşımıza yansıtılıyor. Sigortamız maaşımıza yatan miktar üzerinden yatırılıyor. Ancak bu kadar yoğun iş temposunda hatalı durumlarımızda puan cezaları kesiliyor ve maaşımıza yansıtılıyor. Mesela eksik veya fazla ürün gönderildiğinde, hasarlı ürün gönderildiğinde, sorumlu olduğun koridor düzensiz ise aylık depo sayımlarında eksik ürün saydığında vb. puan hataları yazılıyor. Örneğin geçen ay personelin puan hatalarında toplam kesilen miktar 826 liraydı. Ve arka arkaya üç hata yapan ihtar, tutanak gibi sıkıntılarla da karşılaşabiliyor. Bu psikolojik baskılar doğrultusunda personel az çalışan az para alır çok çalışan çok para alır mantığıyla birlikte hareket etme cesaretine de sahip değil. Bize zaten vermesi gereken ücretleri lütuf gibi gösterip bakın herkes düzgün çalışırsa her ay priminizi alırsınız gibi konuşmalarla da personeli kandırmanın peşindeler. Zaten personelin her ay hata yapmaması imkansız, bunu onlar da biliyorlar. 1000 dolarlık açığı zaten 50 kişinin priminden keserek kar bile yapabiliyorlar. Personel çıkartırken de istifa etmeye zorlama gibi bir politikaları var. Ayrıca tazminatı verseler dahi istifa mektubu imzalatıyorlar. Borsada yer aldıklarından dolayı olduğunu düşünüyorum. Eski personelle yeni personel arasında da pek bir fark yok. Örneğin on senelik personelle bir senelik personel arasında 100 lira bile ücret farkı yok.

    Çok uzun süre yürüdüğümüz ve genelde ağır ürünlerin sevkiyatını yaptığımız için, sık görülen rahatsızlıklar arasında bel fıtığı, bacaklarda varis, testislerde varikosel, tırnak batmaları, iş ayakkabısının ucundaki çeliğin verdiği rahatsızlıklar, kasık fıtıkları ve yanıkları, ayak tabanında şişmeler geliyor. Sürekli seri olmamız gerektiği için, iş dışında herhangi bir sosyal alanda da seri hareket etme rahatsızlıkları oluyor. Mesela yemeği hızlı yeme, sigarayı hızlı içme, tuvalet ihtiyacını hızlı giderme gibi. Bütün bunlar farklı başka rahatsızlıklara da sebep oluyor diye düşünüyorum. Evli personelin ailelerine zaman ayıramamaları yada bizim sosyal aktivitelerden mahrum kalmamız da ayrı bir konu. Bu saydığım hastalıkların ilerlemesi halinde, işverenin personelini çalışma süresine de bakmaksızın kapının önüne koyduğunu gördük. Geçenlerde molada bir arkadaş, “Her ay pudra, çorap ve iç çamaşırı almaktan cebime harçlık kalmıyor.” diye yakınmıştı. hepimizde bu duruma gülmüştük.
    Kaynak: http://bilisimcalisanlari.org