1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .
  2. ISGForum Geliştiricileri - Haberler
    Paylaştığınız güncel haberlerin ana sayfa (portal) slideshow'da çıkmasını istiyorsanız, yüklediğiniz resmin ismi haber olmalı, uzantısı ise jpg olmalıdır. Örnek için ana sayfada ki haberleri inceleyebilirsiniz. Bunu uyguladığınız zaman haberleriniz ana sayfamızda otomatik olarak gösterilecektir.

Ermenek bilirkişi raporu açıklandı; facia geliyorum demiş!

Konusu 'İş Sağlığı ve Güvenliği Haberleri' forumundadır ve Mehmet MAKAR tarafından 23 Şubat 2015 başlatılmıştır.

  1. Mehmet MAKAR Haber Grubu Lideri

    • Bölüm Yöneticisi
    • Haber Grubu
    Sertifika Numarası:
    120329
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    [​IMG]

    Ermenek'teki kömür ocağında 18 işçinin hayatını kaybetmesiyle ilgili bilirkişi raporunda, çalışanların acil çıkış yollarını bildiği fakat yeterli tatbikat yapılmadığından felaket karşısında paniğe kapıldıkları belirtildi.

    KONYA - Metin Bolat

    Ermenek ilçesindeki kömür ocağında su baskını sonrası 18 işçinin hayatını kaybettiği olayla ilgili hazırlanan bilirkişi raporunda, çalışanların acil çıkış yollarını bildiği fakat yeterli tatbikat yapılmadığından felaket karşısında paniğe kapıldıkları belirtildi.

    Karaman'ın Ermenek ilçesindeki kömür ocağında meydana gelen su baskını sonrası 18 işçinin hayatını kaybetmesiyle ilgili hazırlanan bilirkişi raporunda, çalışanların acil çıkış yollarını bildiği fakat yeterli tatbikat yapılmamasından dolayı felaket karşısında paniğe kapıldıkları bildirildi.

    Bilirkişi raporunda, yeraltı kömür üretimi çalışmaları sırasında ani su patlaması olduğu, galerileri kısa zamanda dolduran su ve beraberindeki kömür, çamur, tahkimat malzemelerinin ocakta çalışanların çoğunluğunun kaçmasına fırsat vermediği belirtildi.

    Kazaya sebep olan suyun eski göçükte depolanan, uzun süre bekleyerek kömürle reaksiyona giren ve kükürt oranı yükselen yeraltı rezervuar suyu olduğu ifade edilen raporda, çalışma yapılan kısımla eski imalat arasında güvenli mesafe bırakılmadığı için eski imalatlardan gelen şiddetli suyun toplu ölümlere neden olduğu dile getirildi.

    Çalışmalar plan üzerine zamanında işlenmemiş

    Ruhsat sahibi ve rodövansçı firma sahiplerinin imalat haritalarıyla bunların aplikasyonunu yapmadığı ve yaptırmadığı için yönetmelik hükümlerine aykırı davrandığı vurgulanarak, "Plan üzerine yapılan çalışmalar zamanında işlenmemiştir. Özellikle eski imalat bölgelerine yaklaşıldığında yapılan çalışmalar plan üzerine daha sıklıkla konulmalıdır. Plan üzerinde ölçüm tarihleri konulmamıştır. Vinç motorunun acil durumlarda durdurulmasını sağlayacak 'acil durdurma butonu' erişim alanının dışındadır" ifadelerine yer verildi.

    Basamakların yer yer bozularak kaygan hale geldiği, desandre içi tahkimatın yer yer bozulduğu, madendireklerinin dokunma sonucu düşecek hale geldiği anlatılan raporda, olabilecek yeraltı suları ve eski imalat birikme sularının öngörülmeden üretim ve hazırlık çalışmalarının yapıldığına işaret edildi.

    Sondajlar yeterli yapılsaydı büyük felaket yaşanmayacaktı"

    Alınan ifadelerin tamamında uzun metrajlı sondajların yapılmadığı, sadece burgu ile en fazla 3 metrelik delikler delindiğinin belirtildiği açıklanan raporda, "25 metre ve üzeri sondajlar yapılsaydı, bu denli büyük felaket yaşanmayacaktı. Su gelirinin belirlenmesiyle önlemler de beraberinde alınacaktı" denildi.

    Eski imalatlardan gelebilecek suların boşaltılması için gereken tahliye borularının uygun şekilde olmadığının görüldüğü aktarılan raporda, olası tehlikelere karşı önceden önlem alınmadığı, barajların kalınlığının olabilecek zararlara karşı kolayca açılabilecek özellikte olduğunu vurgulandı.

    İşçiler, tatbikat yetersizliğinden paniğe kapıldı

    Raporda, "Yılda en az bir defa düzenli tatbikatlar yapıldığına dair bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. Eğer bu tatbikatlar yapılmış olsaydı, çalışanlar acil durumda daha bilinçli hareket edebilirlerdi ve bu felaket meydana gelmezdi" görüşüne yer verilerek, şöyle devam edildi:

    "Kaza sonrası hayatını kaybedenlerin bulunduğu konum, onların çıkışa veya daha güvenli bölgelere doğru hareket ettiğini göstermektedir. Dolayısıyla çalışanlar acil çıkış yollarını bilmelerine rağmen yeterli tatbikat yapılmamış olmasından dolayı felaket karşısında paniğe kapılmışlardır. Yapılan keşiflerde çalışanların acil durumlarda kullanması için uygun ekipmanların olmadığı görülmüştür. Jeneratörün gücü trafo gücüyle uyumlu seçilmediğinden su baskını sonrası gereken enerji ihtiyacını karşılayamadığı anlaşılmıştır. Su baskını meydana gelme ihtimaline karşı çalışır halde büyük güçlü motor pompa sistemlerinin de bulundurulmadığı anlaşılmıştır. Makine parkı bu haliyle maden ocağının ihtiyacını karşılamayacak haldedir. Keşif sırasında yapılan tespitlerde kabloların yürüme yolu üzerinde dağınık şekilde yer yer birikmiş su ve çamur içinden geçtikleri görülmüştür. Buna ek olarak yürürken denge sağlamak için kablolara tutunmak zorunda kalınmıştır."

    Su patlamaları "rutin hadiseler" olarak değerlendirildi

    Maden ocağının mevcut elektrik motorlarının elektrik panoları, tesisat kabloları ve makine parkının yetersiz, yedeksiz ve acil durumlara müdahale edemeyecek şekilde olduğuna dikkat çekilerek, "Has Şekerler Firması'nın 2014 yılı imalat haritası ile daha önceki imalat haritalarının çakıştırılmadığı görülmüştür. Geçmiş yıllarda iki defa eski imalatla ilişkilendirilebilecek küçük su patlamalarıyla karşılaşılmış, ciddi bir tehlike olmadığı için bunlar kendi imkanlarıyla çözülmüştür. Bu karşılaşılan durum, üretim esnasında olabilecek 'rutin' hadiseler olarak değerlendirildiği için daimi nezaretçi defterine de yazılmamıştır" ifadelerine yer verildi.

    Ermenek'te meydana gelen olayın faciaya dönüşmesinin temel teknik nedenlerinin başında detaylı, jeoloji, jeofizik ve hidrojeolojik yapılarının ortaya konmasını sağlayacak çalışmaların yeterli yetkinlikle yapılmaması olarak açıklandı.

    Kazaya sebep olan su baskını kesinlikle "doğal afet" değil

    Ermenek ilçesindeki kömür ocağında meydana gelen su baskınıyla ilgili, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda, kazaya sebep olan su baskınının kesinlikle "doğal afet" olmadığı vurgulandı.

    Raporda, kazanın 1997'de yapılan üretim çalışmalarından sonra göçertilen, fakat boşluklar bulunan kısımlarda suyun toplanarak burada büyük bir hidrostatik basınç oluşturduğunun anlaşıldığı ifade edildi.

    Eski imalat galerisine paralel olacak şekilde 2014 yılında 3. başyukarı galerisinin açıldığı, artı 815 koduna gelindiğinde sağa dönerek ilerlendiği, yeni galerinin 4. başyukarı ile birleştirilmesinin amaçlandığı bildirildi.

    Bu amaçla artı 815 kodunda yeni açılan galerinin sol tarafında basıncın arttığı, yumuşak ve çamurlu malzemelerin galerinin içine doğru akması sonucu yavaş ilerleme olduğu aktarılan raporda, bu nedenle bozulan galeri kesiti nedeniyle yer yer tahkimat ile ahşap bağ yapılamadan ilerlendiğinin anlaşıldığına dikkat çekildi.

    "Baraj duvarının yıkılması" gibi su patlamış

    2010'dan beri üretimin yapıldığı maden ocağında artı 962 kotundan, kazanın olduğu artı 815 kotuna kadar kontrol sondajı yapılmadan ilerlendiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:

    "Mühendislerin ellerinde eski imalat haritaları ve kontrol sondaj imkanları olmadığı için eski galeriye tehlikeli şekilde fazla yaklaşılmıştır. Zaman içinde basınç eşik değerini aşarak zayıflayan topuk galerinin sol tarafından yıkılmış ve tıpkı 'baraj duvarının yıkılması gibi' suyun patlayarak, maden galerisinin içine dolması sonucu kaza meydana gelmiştir. Kömür üretilen yerler göçertilirken, taş içinde sürülen galeriler göçertilmeden galerilerin gidişleri kapatılarak terk edilmiştir. Bu göçertilmeyen galeriler ileriki yıllarda yeraltı sularının birikmesiyle 'yer altında bir havuz oluşmasına' sebep olmuş ve su patlamasına sebep olan rezervuar bu şekilde oluşmuştur."

    "Çalışanlar boğularak vefat etmiştir"

    Kendisine daha geniş alan bulan eski imalat bölgelerindeki büyük hacme sahip biriken su ve çamur karışımının, aniden çalışma alanını kapladığı aktarılarak, aniden çalışma alanına dolan suyun aynı zamanda kapalı göçük kısımlarındaki zehirli gaz ve pasa molozlarını da beraberinde getirdiği anlatıldı.

    "Çok hızlı gelen bu su ve çamur karışımı baskınından kaçamayan çalışanlar boğularak vefat etmiştir. Eğer üretime veya hazırlık çalışmalarına başlanmadan önce kontrol sondajları gerekli sıklıkta ve metrajlarda yapılmış olsaydı, eski galerilerde biriken sular drenajla boşaltılabilirdi" görüşüne yer verilen raporda, şunlar kaydedildi:

    "Maden İşleri Genel Müdürlüğünce (MİGEM) ve teknik elemanlarca yazılı olarak belirtilmesine rağmen, kontrol sondajları konusu işveren tarafından gözardı edilmiştir. MİGEM'den gelen heyetin, 'havalandırmanın uygun olmadığı, gaz kontrol sondajlarının yapılmadığı ve diğer eksikliklerin tamamlanmaması' gerekçesiyle geçen yıl 25 Temmuz'da kapattığı maden, 5 Eylül'de gelen ikinci heyet tarafından eksikliklerin giderildiği gerekçesiyle yeniden işletmeye açılmıştır. Aradan geçen 45 gün içinde hiçbir şeyin değişmediği, sondajlı çalışma yapılmadığı, imalat haritalarına yapılan çalışmaların işlenmediği ortadadır. MİGEM kadar, denetleyici idarenin ve kendi teknik personelin uyarılarına, raporlarına itibar etmediği, gerekli önlemleri almadığı için işverenler de aynı şekilde sorumludur. Kazaya sebep olan su baskını kesinlikle 'doğal afet' değildir. Su baskınına yol açan ana sebep, eski imalat bölgesinde yıllar içerisinde birikmiş olan suların çok büyük havuz görevi görmesi ve büyük bir hidrostatik basınç oluşmasına neden olmasıdır. Firmanın kontrol sondajı yapılması için teknik koşulları sağlaması şart. Kazanın meydana gelmesinde en büyük etken sondaj makinesiz çalışılmasıdır."

    Ermenek ilçesindeki kömür ocağında meydana gelen su baskınıyla ilgili bilirkişi raporunda, ErmenekCenne Linyit Kömür İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Mesul Müdürü Abdullah Özbey, Has Şekerler Madencilik Şirketinin sahibi ve Mesul Müdürü Saffet Uyar ile Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) denetmenler nezdinde "asli kusurlu" görüldü.

    Raporda, "asli" ve "tali" kusurlular da ayrıntılı şekilde belirtildi. Eski imalat haritalarını firmanın arşivinde muhafaza etmeyen, yeni anlaşmayı Has Şekerler Madencilik ile yaparken eski haritaları vermeyen Ermenek Cenne Linyit Kömür İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Mesul Müdürü Abdullah Özbey, yasal olarak sondaj makinesi satın alması veya kiralaması gerektiği halde yapmadığı, ruhsat sahibi firma olarak arşivinden kaybolmuş olsa bile MİGEM'den eski haritaları isteyip ilgili şirkete teslim etmediği için "asli kusurlu" sayıldı.

    Anlaşmayı yaparken eski haritaları ilgili yerlerden istemeyen Has Şekerler Madencilik şirketinin sahibi ve Mesul Müdürü Saffet Uyar da kontrol sondaj makinesi bulundurmadığı için "asli kusurlu" görüldü.

    Denetmenler nezdinde "asli kusurlu"

    MİGEM'in kusur durumu ise şöyle açıklandı:

    "2009 yılından kazanın olduğu ana kadar gelen bütün heyetler, şantiye duvarında asılı imalat haritasında eski imalatların olmadığını görmedikleri, ilgilenmedikleri veya eski imalat haritalarının temini konusunda hiçbir tasarrufta bulunmadıkları için, kapatılan madenin 05.09.2014'te yeniden açılmasına izin veren MİGEM heyetinin, firmanın sondaj makinesi temin etmemiş olmasına rağmen 'eksiklikler giderildi' diyerek olumlu 21.08.2014'te raporu verdikleri için denetmenlerin nezdinde MİGEM asli kusurlu görüldü."

    Rödovans anlaşması imzalandığı tarihte Ermenek Cenne Linyit Kömür İşletmeleri Mesul Müdürü olan Hüseyin Hüsnü Özbey, teknik nezaretçi maden mühendisi Ali Kurt ise "tali kusurlu" sayıldı.

    Vardiya mühendisi Nuray Yetiş, daimi nezaretçiler Yavuz Özsoy ve Cemile Karaca, iş güvenliği uzmanı Engin Yetim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerinin teftişleri yaptığı günlerde, kazanın meydana geldiği yerde herhangi bir madencilik çalışması olmadığından, şirkete şube müdürü olarak atanan Mehmet Zeybek, ocakta su baskınına maruz kalan ve yaşamını yitiren 18 işçi ile hayatta kalan başçavuş ve çavuşların "kusursuz" olduğu raporda yer aldı.

    İşçilerin tamamına 38 gün sonra ulaşılmıştı

    Ermenek'te kömür ocağında geçen yıl 28 Ekim'de meydana gelen su baskını nedeniyle 18 işçi mahsur kalmış, arama kurtarma çalışmaları kapsamında 38 gün sonra işçilerin tamamının cansız bedenine ulaşılmıştı.

    Olayla ilgili Uyar, Özbey, maden sahasının ruhsat sahibi şirketin şube müdürü Mehmet Zeybek ve madenmühendisleri Ali Kurt ile Yavuz Özsoy tutuklanmıştı. Özsoy ile Zeybek'in, bilirkişi raporuna istinaden 5 Şubat'ta tutuksuz yargılanmalarına karar verilmişti.

    Kaynak: Anadolu Ajansı

    Ekli Dosyalar:

    • haber.jpg
      haber.jpg
      Dosya Boyutu:
      107,5 KB
      Görüntüleme:
      5.665
  2. Erdem Baskın Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    OSGB
    Ermenek Maden Faciası Davası
    Karaman’ın Ermenek ilçesinde 28 Ekim 2014 tarihinde meydana gelen ve 18 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasıyla ilgili açılan davanın ilk duruşmasına ara verildi, avukatlar açıklamalarda bulundu.
    1 gün önce
    [​IMG]

    Karaman'ın Ermenek ilçesinde 28 Ekim 2014 tarihinde meydana gelen ve 18 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasıyla ilgili açılan davanın ilk duruşmasına ara verildi, avukatlar açıklamalarda bulundu. Adliye önünde açıklamalarda bulunan Has Şekerler Madencilik Şirketi'nin sahibi Saffet Uyar'ın avukatı Şeref Han, "Maden ocağının, sahanın sahibi ve fenni teknik nezaretçi, bunun dışında birkaç sanık daha var yargılanıyor. Onun dışında da acısı olan evlatlarını yitirmiş şehitlerimizin aileleri var ama içeride bir tek taraf var. Ekmeğini toprağın altından kazarak çıkaran insanlar. Kader birliği yapmış insanlar var. Madencilik sektörü başka sektörlere benzemez. Madenciler de kendilerini sanayici filan diye de tanıtmaz. Birlikte işçisi, mühendisi, birlikte toprağı kazarak, toprağın altından ekmek parasını kazanırlar. En azından böyleydi Türkiye'de bu. Bu kaza aynı tarafın, hepsi buradaysa bu olayın sorumlusu, 18 evladımızın ölümünün sorumlusu nerede. İşte içerideki bugün içeride sanık olarak yargılanan ve katılan olarak orada bulunan herkesin ortak feryadı bu. Evlatlarımızın ölümünün sebebi nedir? Ölüme sebebiyet veren insanlar nerdedir, kimdir. Bu soru mahkemede başladı ama Türkiye Cumhuriyeti asla bu soru cevap buldu diye düşünmesin, cevap bulmadı. Dosya terfik edildi ikiye bölündü, yani ben bir şey demiştim, maden işletmeleri her sene nerede ne şekilde imalat yapacaklarını Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne bildirirler ve bunun mutlaka uyarılması gerekiyordu. Buradaki insanlar işçisiyle, çavuşuyla bakın tekrar söylüyorum, içeride yüreğim dayanmadı, insanlar tepki veriyorlar, kendi insanlarına da tepki veriyorlar. Çünkü acıları var. Bu insanların acılarının dinmesi için gerçek sorumluların mutlaka bulunması lazım. Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü hakkında yani bu kazanın asıl sorumlusu olduğu, bilirkişi raporuyla tespit edilmiş kişiler hakkında bir soruşturma devam ediyor. Ancak idarenin onların soruşturulmasına izin vermesi gerekiyor ve buraya bu toprağın insanlarının birbirine kırdırılmak için karşı karşıya getirilmesi değil. Bir daha bu toprağın çocukları ölmesin diye bu işin asıl sorumlularının mutlaka getirilmesi gerekiyor. Şu anda içeride acısı nedeniyle yüksek sesle bağıran anneler var. Eşini kaybetmiş insanlar var. Bu taraftan geldiğiniz andan itibarense benim oğullarım öldü ama benim acımı anlatacağım kimse yok, muhatabım yok diyen, bir işveren var. Bakın gazetecisiniz lütfen gidin Ermenek Cezaevi ziyaretçi defterine bir bakın, Allah rızası için sizden bunu talep ediyorum. Ziyaretçi defterinde Saffet Uyar'ın neredeyse bütün maden şehit aileleri tarafından ziyaret edildiğini göreceksiniz. Biz de ölen taraftayız, öldürülen taraftayız, acı çeken taraftayız. Müvekkilim yargılanıyor, yargılanmalı mı, evet yargılanmalıdır. Onula birlikte asıl sorumlu olan kim varsa onlar da yargılanmalıdır" dedi. "BİZ BU DAVANIN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ" Müşteki avukatlarından Gülşen Uzuner de, "Herkes acılarımızı paylaştığını söylüyor. 2010 yılından beri bir dolu su basması defterlere bile işlenmemiş. İmalat haritaları kimsede yok. Hepsi yalan söylüyorlar. Hepsi biliyor. Ruhsat sahibi firma da biliyor. Redevansçı firma da biliyor. Zaten 3 tane aile var Ermenek'te ve bunlar 67 yılından beri madencilik yapıyorlar. Bunları özellikle saklamak var, özellikle defterleri işlememişler. Su basmış 5 günde çıkarmışlar 24 bin ton suyu. Şimdi hepsi birilerine sorumluluk atacaklar ve biz de izleyeceğiz. Maden katliamlarında, buna iş kazası demiyoruz. Bilerek isteyerek yapılmış işler. Niye daha fazla para kazanalım. Hepsinin üretimi durdurmaya yetkisi var. Biz bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız" şeklinde konuştu. Müşteki avukatlarından Caner Durak ise, "İşin özeti şu; birçok hukuka aykırılık var ama özünde redevansçı şirket ve ruhsat sahibi şirket 20 bin dolarlık sondaj makinesini almayı 18 işçinin canına tercih etmişler. Bizim gördüğümüz açık gerçek budur" diye konuştu. - KARAMAN
    http://www.sondakika.com/haber/haber-ermenek-maden-faciasi-davasi-7418697/
  3. Erdem Baskın Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    OSGB
    Maden İşçilerinin Avukatı: Madenleri Müfettiş Denetiminden Kaçırdılar
    Ermenek'te Hasşekerler Madencilik'teki kazada hayatını kaybeden madencilerin avukatlarından Gülşen Uzuner, maden sahiplerinin, müfettiş denetiminden kurtulmak için daha önce yaşanan su baskınlarını gizlediğini ileri sürdü.
    1 gün önce
    [​IMG]

    Ermenek'te Hasşekerler Madencilik'teki kazada hayatını kaybeden madencilerin avukatlarından Gülşen Uzuner, maden sahiplerinin, müfettiş denetiminden kurtulmak için daha önce yaşanan su baskınlarını gizlediğini ileri sürdü. Uzuner "Daha önce madeni su başmış, 5 günde 24 bin ton su çıkarmışlar. 'Kayıt var mı?' diye sorduğumuzda 'Müfettişler geldiğinde barajlama yaptık.' diyorlar. Bu ne demek? 'İmalat yaptıkları, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı yerde hukuksuzluğu görmesinler' deyip kapatmaktır. Bu şekilde ocakları müfettiş denetiminden kaçırdılar." dedi.

    Ermenek'teki Hasşekerler Maden İşletmesi'nde geçen yıl 28 Ekim'de 18 kişinin ölümüyle sonuçlanan maden kazasının davası başladı. Ermenek Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada 3 tutuklu olmak üzere 16 kişi yargılanıyor. Ermenek Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mustafa Başer'in duruşmaya ara vermesinin ardından sanık ve müşteki avukatları karşılıklı açıklamalarda bulundu.

    'MADENLERİ MÜFETTİŞ DENETİMİNDEN KAÇIRMIŞLAR'

    Hayatını kaybeden 18 madencinin avukatlarından Gülşen Uzuner, maden sahiplerinin, maden ocaklarını müfettiş denetiminden kaçırdığını ileri sürdü. Avukat Uzuner, Hasşekerler Madencilik'te daha önce yaşanan su baskınlarının kayıtlara geçirilmediğini iddia etti. Burada amacın ise maden ocağını müfettiş denetiminden kaçırmak olduğunu aktardı. Avukat Uzuner Şunları söyledi: "2010'dan beri su basması defterlere bile işlenmemiş. İmalat haritaları kimsede yok. Yalan söylüyorlar. Hepsi biliyor, ruhsat sahibi firma da biliyor, rödövansçı da biliyor. Ermenek'te zaten 3 tane madenci aile var ve bunlar 1967'den beri madencilik yapıyorlar. Rödövansçı olarak da birinin oğlu geliyor, yeğeni geliyor vesaire. Soyadları aynı, bilmemek gibi bir şey söz konusu değil, saklamak var. Özellikle defterlere işlememişler. Su başmış, 5 günde 24 bin ton su çıkarmışlar. Bakıyoruz kayıt var mı? 'Daha önce müfettişler geldiğinde barajlama yaptık' diyorlar. Bu ne demek? 'Hukuksuzluğu görmesinler, biz burada imalat yapıyoruz. Bu imalat hukuka aykırı, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı, kapatıyoruz.' Müfettişin denetiminden kaçırdılar. Şimdi hepsi birbirine sorumluluk atacak, bunu izleyeceğiz. Biz maden katliamlarında -Buna iş kazası demiyoruz- bilerek, isteyerek yapılmış işler. Çünkü daha fazla kazanalım, üretim durmasın."

    'SUÇU BİRBİRLERİNE ATIYORLAR'

    Avukat Uzuner, madende yetkili olanların suçları birbirlerine attığını aktararak, "Şimdi diyorlar ki 'Ben bilmiyorum harita bende değildi. O bana bunu söylemedi. Benim bilgisayarımdan çıktı ama ben okumadım.' Hepsinin üretimi durdurmaya yetkisi var, hepsi görüyor. Üretimi durduracaklar. Bu kadar işçi hayatını kaybetmeyecek, bu kadar işçi öldürülmeyecek. Bu iş bu kadar basit." şeklinde konuştu.

    '20 BİN DOLARLIK MAKİNEYİ 18 İŞÇİNİN CANINA TERCİH ETMİŞLER'

    Madencilerin avukatlarından Caner Durak ise maden sahiplerinin 20 bin dolarlık sondaj makinesi almayı 18 işçinin canına tercih ettiğini iddia etti. Avukat Durak şunları söyledi: "Özünde rödövansçı şirket ve ruhsat sahibi şirket 20 bin dolarlık sondaj makinesini almayı 18 işçinin canına tercih etmişler. Dosyada bizim gördüğümüz apaçık gerçek bu. Biz bunu sindiremeyiz, bunu aileler sindiremez. Dolayısıyla bu dosyada tartışılması gereken ihmal, tahsir yönünden irdelenmiş ve hazırlanmış. Biz bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. Burada belirli kişiler tarafından kastın çok açık olduğunu, olası kastın söz konusu olduğunu düşünüyoruz ve bu yönde dosyaya müdahale edeceğiz. Mağdur ailelerin Soma'da da burada da yanındayız. 20 bin dolarlık makineyi tercih edenlerin karşısına adaleti çıkarmak için buradayız."

    'MİGEM BİLİRKİŞİ RAPORUNDA ASLİ KUSURLU'

    Hasşekerler Madencilik'in sahibi Saffet Uyar'ın avukatlığını yapan Şeref Han ise dosyanın tefrik edilerek ikiye ayrıldığını, bu yüzden bilirkişi raporuna göre asıl kusurlu olan Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü personelinin yargılanmadığına dikkat çekti. Avukat Şeref Han, şöyle konuştu: "İçeride şu anda maden ocağının sahibi, sahanın işletmecisi, ve teknik nezaretçi ile birlikte bir kaç sanık yargılanıyor. Onun dışında da evlatlarını yitirmiş maden şehitlerimizin aileleri var. Ama içeride bir tek taraf var. İçeride hala tek taraf var. Ekmeğini toprağın altından kazarak çıkaran insanlar. Kader birliği yapmış insanlar var. Madencilik sektörü diğer sektörlere benzemez. Birlikte, işçisi, çavuşu herneyse toprağın altından ekmek paralarını kazanırlar. Peki, bu kaza, aynı tarafın hepsi buradaysa bu olayın sorumlusu, 18 evladımızın ölümünden sorumlular nerede? Bugün burada sanık olarak yargılanan herkesin ortak feryadı bu: 'Evlatlarımızın ölümüne sebebiyet veren nedir, ölümlerine sebebiyet verenler nerededir? Kimdir?' Hiç kimse, mahkeme başladı, bu soruya cevap bulundu diye düşünmesin. Cevap bulmadı. Dosya tefrik edildi, ikiye bölündü. Daha önce söylediğim gibi maden işletmeleri her sene, nerede, ne şekilde imalat yapacaklarını Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne bildirir. Bunun mutlaka uyarılması gerekiyordu: 'Yapmayın, burada çalıştığınız alanda eski bir imalat var. İşte haritalarını da gönderiyorum.' şeklinde bildirirler. Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün 'Bu eski haritaları dikkate alarak imalat yapın' şeklinde bilgilendirme yapması görevi ve yükümlülüğü var. Bu insanların acılarının dinmesi için gerçek sorumluların mutlaka bulunması lazım. Dosya tefrik edildi. Kazanın asıl sorumlusu, bilirkişi raporunda Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü personeli olduğu tespit edilmesine rağmen soruşturma devam ediyor. Ancak idarenin onların soruşturmasına izin vermesi gerekiyor. Bu toprağın insanlarının birbirine kırdırılması değil, bir daha bu toprağın çocukları ölmesin diye bu işin asıl sorumlularının buraya mutlaka getirilmesi gerekiyor."

    VATANDAŞ, AÇIKLAMA YAPAN AVUKATI KAMERALAR ÖNÜNDE YALANLADI

    Hasşekerler Madencilik'in sahibi Saffet Uyar'ın avukatı Şeref Han, gazetecilere açıklama yaparken bir vatandaş sözünü kesip avukatı yalanladı. Avukat Şeref Han'ın "Ermenek Cezaevini ziyaret edin ve ziyaretçi defterini bir kontrol edin. Allah rızası için talep ediyorum bunu sizden. Zirayetçi defterinde Saffet Uyar'ı neredeyse bütün maden şehitleri aileleri tarafından ziyaret edildiğini göreceksiniz." sözleri üzerine bir vatandaş "Yalan söylüyor" diyerek araya girdi. Avukat Han, bunun üzerine "Aynen böyle, gidin bakın arkadaşım. Siz, çocuğunun ölümünden sorumlu hissettiğiniz kişiyi ziyaret eder misiniz? Biz de aynı taraftayız, öldürülen taraftayız." ifadesini kullandı.
    http://www.sondakika.com/haber/haber-maden-iscilerinin-avukati-madenleri-mufettis-7418640/