1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Her güne bir film

Konusu 'Sinema ve Tiyatro' forumundadır ve Koray Pehlivanoğlu tarafından 26 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Koray Pehlivanoğlu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    32082
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Çalışıyor
    Film bir ormanda bir adam cesedinin bulunmasıyla başlar. Ölen adamın karısı da tecüvaze uğramıştır. Bu olayın şahidi olan yalnızca üç kişi vardır... Bunlardan biri bir gezgindir, diğeri bir oduncudur, sonuncusu ise bir hayduttur. Ve 3 adam bize bambaşka ve son derece inandırıcı 3 hikaye anlatır. Neyin gerçek olduğu yada bir diğer deyimle gerçeğin ne olduğu sorunu bize sordurmayı hedefler Dahi yönetmen Kurosava. Adam yalan mı söylemektedir yoksa 3 adam içinde gerçek kendi gördükleri anladıkladı şey midir. Yada bazen insan kendi yalanına gereçek gibi inanmayı mı seçer. Aynı zamanda kadın ezilmişliğinin derinliğini de yüzümüze bir tokat gibi çarpar.


    Siyah beyaz bir film olmasına rağmen dahice ışık oyunları, ton geçişler,i camera açılaranın seçimleri onu bir sinema filmi olmaktan çıkarır görsel bir şölene dönüştürür. İnsan hallerinin bir seronominisi sunar bize. 1950 lerin dünya sinemasını ve doğu simemasının anlatım tekniklerini gözönüne alarak bulursanız mutlaka izleyin.
  2. Mehmet Ali Coşkun İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Kaan Bey isterseniz amacınıza uygun başlık açın böyle karışıklıklara mahal vermezsiniz...
    Neden bu denli tepki verdiğinizi de anlamış değilim...
    Sırf müzikleri için bile izlenebilecek bir film , sanırım müzik zevkinizde ve sinemaya bakışınızda sıkıntılar var...
    Neyse sözü daha fazla uzatmadan sizi bu çok özel sayfanızla başbaşa bırakıp huzurunuzdan çekileyim...
  3. Koray Pehlivanoğlu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    32082
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Çalışıyor
    Böyle demişim ama filmin fragmanını koymayı unutmuşum. Fragman aşağıda :)

  4. Koray Pehlivanoğlu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    32082
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Çalışıyor
    Bu günkü filmimiz yine bir Akira Krusava filmi. Dersu Uzala (1975) gerçek bir sinema destanıdır.

    Dersu Uzala ( Дерсу Узала), Akira Kurosava tarafından yönetilmiş 1975 Sovyet-Japon ortak yapımı bir filmdir.

    Japon sinemacı Akira Kurosava, bir aralar ülkesinde film yapmak için para bulamaz olmuş, bu yüzden intihara bile kalkışmıştı. Dahi sanatçı bu durumdan, kendisine kapılarını açan dönemin Sovyet yönetimi sayesinde kurtuldu ve Rus parasıyla çekilen bu film, 1975 yılından gelen bu 135 dakikalık film, hem o yıl Moskova Şenliği'nde büyük ödülü, hem de yabancı film Oscar'ını kazandı.
    20. yüzyılın başlarında, bir Rus askeri haritacı ekibi, Rus Uzak Doğu'sunda Mançurya ormanlarında araştırma yaparken, atalarının yaşamından pek farklı olmayan bir hayat süren yaşlı bir avcıyla tanışır. Dersu Uzala adındaki bu bilge adamdan çok şey öğrenir.

    http://tr.wikipedia.org/wiki/Dersu_Uzala

    Bu da bu eşsiz buladildiğim fragmanı;

    --- Tekrar yazılan mesaj birleştirildi, 17 Kasım 2013 ---
    Krusava dönemin sovyet hükümetinin desteiğiyle bu filmi sibiryanın zor coğrafyasında iki senede çekmişti. İnanılmaz bir görsel şölendir. Adeta bir tablo havasında inanılmaz ışık ve camera açılarıyla bize sunulan bir sihir gibidir. Bozkırın insanlarını anlatır bize..

    Jose saramago o meşhur sözünü "gördüğüm en bilge adam okuma yazma bilmiyordu." adeta bu filmde bize doğrular.

    Çok uzun bir film olmasına rağmen gözlerinizi beyaz perdeden alamazsınız.

    Seyretiğinizde bir daha eski siz olamayacağınız türden bir filmdir. Avladığı hayvan kürtlerini saklaması için bir rusa emanet eder. Tabi rus alıp kaçar. Ama bozkırın bu naif insanı için bir başkasının malını çalmanın hiç bir anlamı yoktur. Rusun neden orada olmadığını kavrayamaz. Boş kulübelere belki birine lazım olur diye erzak bırakır. Bildiğiniz bütün ahlak, iyi insan normlarını derinden sarsar.

    Kendi mutlak ve kusursuz dünyalarımızda kendimizi insan sanmaya devam ederken aslında insana pek de benzemediğimizi yüzüme tokat gibi çarpan ve kalplerimizi çizen bir filmdir.
    Napın edin mutlaka izleyin.

    Sözümüzü filmden unutulmaz bir replikle bitirelim

    "bir şey mi arıyosun?
    - evet, bir mezarı
    - burada henüz kimsenin ölmeye vakti olmadı…."
  5. Koray Pehlivanoğlu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    32082
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Çalışıyor
    Filmin dökümünü de verelim;

    Yönetmen: Akira Kurosava
    Öykü: Vladimir Arsenyev
    Film müziğinin bestecisi: Isaac Schwartz
    Sinematografi: Fyodor Dobronravov, Yuri Gantman, Asakazu Nakai
    Oyuncular: Yury Solomin, Maksim Munzuk, Suimenkul Chokmorov,Aleksandr Pyatkov, Svetlana Danilchenko, Vladimir Kremena, Dmitri Korshikov, Sovetbek Dzhumadylov, B. Khorulev, Mikhail Bychkov