1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Iş güvenliği uzmanı denetçi değil danışman!

Konusu 'Serbest Kürsü' forumundadır ve Selman Doğan tarafından 7 Mart 2017 başlatılmıştır.

  1. Selman Doğan Serbest Kürsü

    • Bölüm Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    28982
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Bireysel Uzman-Bilirkişi-Eğitmen
    Erdem Kahveci
    Türkiye

    50
    destekçi

    20.06.2012 yılında Resmi Gazetede yayınlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanunu ile Türkiye’de yeni bir dönem başlamış, iş güvenliği konusunda en kapsamlı çalışma yapılmış, bu kanuna bağlı çıkarılan yönetmeliklerle uygulama esasları belirlenmiş ve pek çok noktadaki eksiklikler kanuni boyutta tamamlanmıştır.”Amacı işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek” olan bu kanun işverene, kanun ve yönetmeliklerdeki şartların uygulanmasında kendi bünyesinde veya dışarıdan hizmet alımı yoluyla İş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi rehberliğinde bu çalışmaların yürütülmesini de şart koşmuştur. Fakat uygulamanın yeni olması, kanun ve yönetmeliklerin uygulanması sırasında ortaya çıkan uygulama ve yorum farklılıkları, kanunun üç sac ayağından devlet dışındaki ikisi olan işveren ve çalışanlarda bilinç ve farkındalık seviyesinin istenen düzeye gelememiş olması çeşitli tartışma ve görüş ayrılıklarını da beraberinde getirmiştir.

    Bu tartışmaların en çok ortaya çıktığı durum uzuv kayıplı ağır yaralanmalar ve ölümlü iş kazaları olarak görülmektedir. İşveren tarafından normal seyrinde devam ederken önemsiz gözüken uygulamalar, iş kazaları oluşunca önem kazanmakta, sorumluk kimin tartışmaları kazanın neden olduğu ve nasıl bir daha olmaz sorusunun önüne geçmektedir. Böylesi vakalarda İş güvenliği uzmanları, işveren tarafından çoğu zaman, kazayı araştıran kolluk kuvvetleri ve adli merci tarafından da bazı zamanlarda rehber ve danışman kimliğinden çıkartılarak denetçi ve uygulayıcı olarak görülmektedir. Böylesi yetki ve sorumluluk eksenli tartışmaların olmaması için kanun ve yönetmelikler duruma açıklık getirmişlerdir.

    6331 sayılı İş kanunu ve ona bağlı yönetmelikler çerçevesinde, işveren, iş güvenliği uzmanı ve çalışanları görev ve sorumlulukları tanımlanmış ve yasa koyucu devlet tarafından herkesin üzerine düşen görevi yapması doğal olarak istenmiş ve istenmektedir. 6331 sayılı kanunun 4. Maddesinin 2. Fıkrasında “ İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. “ ifadesi ile iş yerinde oluşabilecek bütün iş kazalarında, işverenin ana sorumlu olduğu vurgulanmaktadır.

    Bu kanuna bağlı 29.12.2012 tarihinde yayınlanan İş Güvenliği Uzmanlarının Görev Yetki, Sorumluluk ve eğitimleri Hakkında Yönetmeliğin 9. Maddesinin “a” fıkrasında İş güvenliği uzmanının ana görevlerinden olan rehberlik;

    “1) İşyerinde yapılan çalışmalar ve yapılacak değişikliklerle ilgili olarak tasarım, makine ve diğer teçhizatın durumu, bakımı, seçimi ve kullanılan maddeler de dâhil olmak üzere işin planlanması, organizasyonu ve uygulanması, kişisel koruyucu donanımların seçimi, temini, kullanımı, bakımı, muhafazası ve test edilmesi konularının, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına ve genel iş güvenliği kurallarına uygun olarak sürdürülmesini sağlamak için işverene önerilerde bulunmak.

    2) İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirleri işverene yazılı olarak bildirmek.

    3) İşyerinde meydana gelen iş kazası ve meslek hastalıklarının nedenlerinin araştırılması ve tekrarlanmaması için alınacak önlemler konusunda çalışmalar yaparak işverene önerilerde bulunmak.

    4) İşyerinde meydana gelen ancak ölüm ya da yaralanmaya neden olmayan, ancak çalışana, ekipmana veya işyerine zarar verme potansiyeli olan olayların nedenlerinin araştırılması konusunda çalışma yapmak ve işverene önerilerde bulunmak.” olarak tanımlanmıştır.



    İş güvenliği uzmanının denetçi olduğu algısına karşı dönemin İş Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer 19.05.2014 tarihinde Star gazetesinde Fadime Özkan’a verdiği röportajda ilgili sorusuna;



    “Bu çok yaygın bir yanlış. İş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi denetçi değildir. Ortaya çıkışı da dünyadaki uygulaması da böyle değildir. İş güvenliği uzmanı teknik bir danışman, bir yardımcıdır. İşverenin bilmediği teknik konularda ona danışması içindir. Mali müşavir gibi, hukuk müşaviri gibi. İş güvenliği uzmanı diyor ki işverene, “Burada aydınlatma yetersiz, şöyle bir aydınlatma gerekir”. Ya da mesela boya yapılan bir yer, “Burada havalandırma uygun değil havalandırmayı tabandan yapmamız lazım”. İş güvenliği uzmanının bütün görevi budur.” şeklinde cevap vermiş ve bu konuya özellikle dikkat çekmiştir.

    İş güvenliği uzmanları da elbette kanun ve yönetmeliklerde tanımlanan görev yetki ve sorumlukları çerçevesinde iş kazaları ve denetlemelerde ihmalleri varsa cezalandırılmalıdır fakat bunlar yapılırken, denetçi ve uygulayan taraf değil, rehber ve yönlendiren taraf olduğu dikkate alınmalı ve bu bilinç, tüm çalışan, iş veren, müfettiş, kolluk kuvvetleri ve adli makamlarda oluşturulmalıdır.

    Siz de bu bilincin oluşmasını istiyorsanız, lütfen bu kampanyaya destek verin….!!!

    Bu kampanyanın teslim edileceği kurum:
    • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
    • Adalet Bakanligi
    • tusiad
    1 muhatap daha fazla …
    Kampanya mektubunu oku
    Alıntı: Erdem Kahveci bu kampanyayı bir imzayla başlattı, şimdi 50 destekçisi var. Görmek istediğin değişimi yaratmak için bugün sen de bir kampanya başlat.

    https://www.change.org/p/çalışma-ve...utm_source=share_petition&utm_medium=copylink
  2. İsmail Tamer KÖSE İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    120224
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Kampanya imzalanmıştır.
    Forumdaki tüm arkadaşlarımız lütfen 2 dk zamanınızı ayırıp bizlerin en büyük sorunlarını çözecek bir sinerjiyi birlikte yaratalım.
  3. Nilay Akkan İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    108955
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Açıklamanıza sonuna kadar katılıyorum ancak ucu açık ve yorumlanabilir bir madde daha var .

    c) Çalışma ortamı gözetimi;
    1) Çalışma ortamının gözetiminin yapılması, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı gereği yapılması gereken periyodik bakım, kontrol ve ölçümleri planlamak ve uygulamalarını kontrol etmek.

    Benim bildiğim denetçi, bilgisi doğrultusunda işinde ehli kişiler ortamı kontrol eder herhangi bir uygunsuzluk gördüğünde bunu raporlar ve bu uygunsuzluğa DÖF açar, termin süresi verir, öneride bulunur vs...
    Şimdi yönetmelikte geçen ibare kontrol etmek=denetçi anlamına geliyorsa eğer biz denetçi değiliz danışmanız demek biraz tuhaf olabilir. Yada işveren derse sen kontrol ediyorsun uygunsuz buluyorsun ve öneri sunuyorsun, bu denetim değil midir derse biz ne diyeceğiz.
    Eğer devlet bizi atasaydı evet ozaman sonuna kadar denetçiydik ve işimizi süper süper eksiksiz yapabilirdik.
    Ancak işveren bünyesinde çalışırken RAPORLAMALARA ...... DENETİM RAPORU yazmamız ile ya da denetim yapmak ile denetçi tanımını tam ortaya çıkaramıyoruz çünkü mecbur olarak çoğu meslektaşım taraflı bakıyor olaya.

    KESİN SONUÇ İÇİN,
    DENETÇİ tanımını daha açmaları ve yoruma kapalı net cevap veren bir tanım yazmalılar.
    BİZİ DEVLET BÜNYESİNDE kabul edip esas denetçi yapabilirler.
    İSG UZMANI DENETÇİ DEĞİLDİR derlerse işverene bir de isg uzmanının yanında bir de denetçi bulundurma zorunluluğu çıkarmalılar.

    DENETÇİ MİYİZ DEĞİL MİYİZ net karar veremiyorum ama denetçiysek eğer niye olaylara taraflı bakıyoruz, değilsek eğer niye bukadar fazla çalışıyoruz kendimizi üzüyoruz ve tehlikeye atıyoruz?