1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Iş güvenliği uzmanlığında rantiye dönemi- nusret ezer /taraf gazetesi

Konusu 'Köşe Yazıları' forumundadır ve Mehmet MAKAR tarafından 23 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Mehmet MAKAR Haber Grubu Lideri

    • Bölüm Yöneticisi
    • Haber Grubu
    Sertifika Numarası:
    120329
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    [​IMG]

    18.09.2013
    İş güvenliği uzmanlığında rantiye dönemi

    6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 1.1.2013 tarihinden beridir uygulanmaya başladı ama şu an için ne olup olmadığı hakkında çok fazla fikir elde edilemedi. Bir işçi çalıştırılsa da bütün işyerlerinin risk değerlendirmesi yapma zorunluluğu işverenleri telaşlandırsa da yapılacak olan risk değerlendirmesinin ne işe yarayacağını da doğru dürüst kimse anlayamadı. Sırf telaşlanmanın sebebi yenilecek olan idari para cezaları... Hatta bu hafta gazetelere yansıyan haberlerden işyerlerinde yapılan denetimlerde risk değerlendirmesi yapılmayan işyerlerine ağır cezaların yazıldığı öğrenildi. Açıkçası bu durum Kanun’un uygulamaya koymayı istediği iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili toplumda kültürün oluşması yönündeki amacına uygun gibi görünse de işverenler açısından konu tam anlaşılmamış durumda. Çünkü işveren ticari mantığı gereği konuya maliyet çerçevesinden bakıyor. Yani burada Kanun’un kendisine getirdiği yükümlülüklerin maliyet karşılığı onu daha çok ilgilendiriyor. Bu sebeple risk değerlendirmesinin ne işe yaradığından çok risk değerlendirmesinin ne kadara yapıldığı daha önemli işveren için.
    İşte burada rant ortaya çıkıyor. Aslına bakarsanız; rantın durumu risk değerlendirmesinde çok önemsenmese de esas iş güvenliği uzmanlığında daha çok ön plana çıkıyor. Her ne kadar şu an için sadece 50’den fazla çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimi çalıştırma zorunluluğu olsa da, 1.1.2014 tarihinden sonra 50’den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için de uygulanacak. Ve bilindiği üzere tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde A belgesi olan iş güvenliği uzmanları ile belli şartlarda B belgesi olan iş güvenliği uzmanları görev alabiliyorlar. İşte rant dönemi de bu sürede daha da artarak devam edecek. Zira şu an gördüğüm ve duyduğum kadarıyla yirmi, otuz, kırk bin TL’lerden A belgesi olan iş güvenliği uzmanlığı piyasası oluşmaktadır.

    RANTIN OLUŞMASI KASITLI MI?

    Rantın oluşması doğal, zira Bakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, hâlihazırda 892 (A) sınıfı, 552 (B) sınıfı ve 14.305 (C) sınıfı iş güvenliği uzmanı bulunmaktadır. Oysaki SGK’nın istatistiklerinde 1,5 milyondan fazla işyeri ve 12 milyon civarında sigortalı görünmektedir. Bu sayıya sözleşmeli ve kadroluları ile birlikte 2,5 milyonu aşan memurları da kattığımızda, mevcut iş güvenliği uzmanı sayısının, ihtiyacı karşılamaktan fersah fersah uzak olduğu görülmektedir. Dolayısıyla, bu arz-talep dengesizliği içinde A belgesi olan iş güvenliği uzmanı rantı arttıkça artıyor. Ayrıca işverenler yine bu konuya maliyet çerçevesinden baktıkları için bu kadar yetersizlik içinde kanunen çalıştırmak zorunda olduğu personel için pazarlık yönünden ezik durumda olduğu düşüncesine kapılıyor. Zira işveren iş güvenliği uzmanını çalışmak zorunda olduğu mali müşavir, avukat vs. gibi danışman vazifesinde olan çalışanlarla bir değerlendirdiği için yaptığı iş için çalıştırdığı işçiler haricinde hiç yoktan çalıştırdığı veya para ödediği kişiler gibi görüyor. Hâl böyleyken bir de eleman yetersizliğinden dolayı yüksek fiyatlarda çalıştırmak zorunda kalması ise bu isteksizliği daha da artırıyor.
    Peki, bu konuyla ilgili bir çözüm üretilemez mi diye sorulduğunda; çözüm işi tabii ki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda... Bu bağlamda bakanlığın iş güvenliği uzmanlığı yönünden piyasayı rahatlatıcı önlemler alması gerekir. Kanun değişikliği ile 50’den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1.1.2014 tarihine kadar ertelendi ama bu önlem yeterli görünmüyor. Çok hızlı bir şekilde A belgesi olan iş güvenliği uzmanlarının sayısının artırılması gerekir. Bunun için bir yandan sınavlar yapılırken bir yandan da iş güvenliği uzmanlığındaki kapasiteyi artırmak için bazı meslek grupları ile Bakanlık sosyal iş müfettişleri ve SGK müfettişlerine iş güvenliği uzmanı olma imkânı sağlandı. Örneğin son sınav 18.08.2013 tarihinde yapıldı ama tam evlere şenlik sınavlarda neredeyse ortalama onar soru neredeyse iptal edilmiş durumda. Bu ise sınavlardaki ciddiyetsizliği gösteriyor. İkinci sınav ise 23.11.2013 tarihinde ama iş güvenlik kurslarında yapılan derslere baktığınızda hâlâ 4857 sayılı İş Kanunu ve eski mevzuat kapsamında eğitim yapılıyor. 6331 sayılı Kanun’la ilgili derslerle tam bir ikilem yaşanıyor. Her iki durumda da bu konuda tam bir disiplinin sağlanmadığı görülüyor. Bir de buna ek olarak piyasadaki iş güvenliği uzmanlarının sayısının artırılması için Bakanlık sosyal iş müfettişleri ve SGK müfettişlerine tanınan iş güvenliği hakkında da sırf Bakanlık içindeki müfettişlerin çekişmesinden dolayı C belgesi iş güvenliği uzmanlığı belgesi verileceği belirtiliyor. Bu durumlar gözönünde tutulduğunda birileri nemalansın diye iş güvenliği uzmanlığındaki rantın kasıtlı olarak manipüle edildiği anlayışı doğuyor. Ya da 21.08.2013 tarihindeki “Müfettişlerin tartışması büyüyor” başlıklı yazımdaki sosyal iş müfettişinin tespitleri doğru herhalde...


    nusretezer@gmail.com

    Kaynak: http://www.taraf.com.tr