1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .
  2. ISGForum Geliştiricileri - Haberler
    Paylaştığınız güncel haberlerin ana sayfa (portal) slideshow'da çıkmasını istiyorsanız, yüklediğiniz resmin ismi haber olmalı, uzantısı ise jpg olmalıdır. Örnek için ana sayfada ki haberleri inceleyebilirsiniz. Bunu uyguladığınız zaman haberleriniz ana sayfamızda otomatik olarak gösterilecektir.

SON DAKİKA!!! Iş güvenliği uzmanlarından 'ramazan ayı' uyarısı

Konusu 'Güncel Haberler' forumundadır ve Erkan Dündar tarafından 20 Haziran 2015 başlatılmıştır.

  1. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    [​IMG]
    İş güvenliği uzmanlarından 'Ramazan ayı' uyarısı
    RAMAZAN / BİNGÖL - 20.06.2015 09:00

    Ramazan ayı içerisinde karşılaşılabilecek iş kazalarına karşı dikkatli olunması açısından, İş sağlığı ve güvenliği uzmanlarından önemli uyarılar geldi.
    İş sağlığı ve güvenliği hakkında önemli açıklamalarda bulunan uzmanlar, iş güvenliğinin sağlanması bakımından hassas bir dönem olan Ramazan ayı içerisinde çalışma hayatında karşılaşılabilecek iş kazalarına karşı dikkatli olunması uyarısını yaptı.

    Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İş Güvenliği Uzmanı Mücahit Ayan, Ramazan ayında dikkat dağılması ve konsantrasyon bozukluğu nedeniyle iş kazalarında da artışların yaşandığına dikkat çekerek işçi ve işverenlerin yaşanması muhtemel iş kazalarına karşı dikkatli olmaları gerektiğini belirtti.

    Ayan, “Ramazan'ın kişi sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin tıbbi boyutunu tamamen bilebilmemiz mümkün değil. Ama şunu doğru bir şekilde yapmak lazım. Kişi yılın 11 ayında yaptığı şeyin bir farklı versiyonunu yapmaya başlıyor. Kişi manevi olarak farklı bir havada olduğu dönem içerisinde bazı şeyleri ikinci plana atmaya başlıyor. Bu da yaptığı iş ve işte aldığı güvenlik tedbirleri noktasında çalışan iyi bir şekilde uyarılmazsa doğru bir şekilde takip edilip kontrol altında tutulmazsa ciddi iş kazalarıyla karşı karşıya kalabiliriz.” dedi.

    İş kazalarının sadece inşaat sektörüne has olmadığını ve dolayısıyla bu hususta bir sektöre odaklanmanın doğru olmayacağını belirten Ayan, “Doğrudan bir sektöre odaklanmak pek doğru olmaz. Ramazan ayı münasebetiyle inşaat sektöründe iş bırakmalar oldu ancak az da olsa çalışanlar var. Çalışma yapan inşaatlar için yüksek alanlardaki noktalarda çalışan işçilerin sağlığıyla ilgili bir baş dönmesi ya da hafif bir dalgınlık belirtisi oluştuğunu hissedenler derhal iş bırakılmalıdır. Diğer sektörler için de özellikle sürekli merdiven çıkılıp inilen ve iş sahasında dolaşmayı gerektirecek işler varsa az önce söylediğimiz durum bu arkadaşlar için de geçerlidir. Böyle bir durumla karşı karşıya kalındığı zaman kişilerin direk işi bırakarak dinlenmeye çekilmesi lazımdır.” ifadelerini kullandı.

    Her sektörde olduğu gibi iş güvenliği gerektirecek sektörlerde çalışanların da beslenmelerine dikkat etmeleri gerektiğini dile getiren Ayan, “Ramazan ayı boyunca güvenlik riski olan sektörlerde çalışan işçilerin beslenmelerine de dikkat etmeleri gerekir ki bu noktada doğru beslenme şekli de çok önemlidir. Özellikle sahur vaktinde daha tok tutan, daha az susatan gıdalar tüketilmesi gerekir. Bunlar sadece işyerlerindeki güvenliği sağlayacak tedbirler değil aynı zamanda evdeki güvenliği de sağlayan tedbirlerdir. İftarda dengesiz beslendikleri gerekçesiyle önceki gün hastaneyi dolduran insanlarımızı gördük.” uyarısında bulundu.

    Ayan, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Her sektörde kaza oranlarında bir artış bekliyoruz açıkçası. Ramazan ayında böyle bir beklenti içerisindeyiz. Umarım bu beklentilerimiz de yanılırız. Bu Ramazan ayını ve bundan sonraki tüm günleri kazasız bir şekilde geçiririz. Bizi korkutan diğer bir husus da trafik kazalarıdır. Servis araçları ve diğer ticari amaçlı kullanılan araçlar açısından bizim için son derece önemlidir. Trafiğe çıkan araçlarda oruç tutan şoförlerimizin daha kontrollü daha yavaş gitmeleri gerekmektedir. Bu sürücülerde de herhangi bir dikkat bozukluğunu gerektirecek, vücutta olumsuz reaksiyonlarla karşı karşıya kalındığında araçlarını sağa çekip beklemelerinde fayda vardır. Zira Ramazan ayı döneminde trafik kazalarında ciddi oranda artış görülmektedir. Her alanda olumsuz bir beklenti içine girmekte bu ayın güzelliklerinin üstünü örtmeye yetmiyor.”

    Ayan, “Rahatsızlığı oruç tutmasına engel olan kişilerin oruç tutmak konusunda ısrar etmemeleri daha doğru olacaktır diye düşünüyorum. Aksi şekilde sergilenecek tavırla hem kendi hem de başkalarının can güvenliğini tehlikeye atacaklardır. Bu insanların 17 saatlik oruç süresi ve yaklaşık 40 derecelik sıcaklığın altında, sağlıklı bir insanın dayanmasının zor olduğu bir süreci hastalıkla atlatacağını düşünmesi çok uçuk bir düşünce olur. Bu konuda işçi ve işverenlerin hassasiyet göstererek bu konuyu takip etmeleri gerekir.” diye konuştu.

    İşverenlerin çoğu şeyin farkında olduğunu belirten Ayan, “İnsanları sürekli uyararak deforme etmek istemeyiz ama muhakkaktır ki bazı şeyler gözünüzün önünde olur ve bunu göz ardı etmek zorunda kalırsınız. Çünkü sürekli aynı noktaya baktığınız için mesleki körlük dediğimiz durum oluşur. Bazen kimi fikirlere açık olmak ve bunlara hazır olmak lazımdır. Hiç kimse işyerinde kaza olmasını istemez. İşin enteresan tarafı da kimse kendi işyerinde böyle bir kaza olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurmaz. Bu konuda daha dikkatli olmak lazımdır.” ifadelerini kullandı.

    Hassasiyeti münasebetiyle Ramazan ayında yapacakları çalışmalara hız kazandırdıklarını belirten Ayan, “Ramazan ayı bizim için hassas olacağımız bir dönem. Çünkü karşı karşıya kalabileceğimiz şeylerin özellikle de geri dönüşümü mümkün olmayan kazaların ortaya çıkmasından endişe ediyoruz. Bu kapsamda işimizi sıkı tutup gerekli tedbirlerden taviz vermemekten başka bir şansımız yok. Gönderdiğimiz personeller şantiye alanları içerisinde sürekli surette kontrollerini sağlamaktadırlar.” şeklinde konuştu.
    (Nihat Kanat-İLKHA)


    [​IMG]
    Uzmanlardan Ramazan'da iş güvenliğine ilişkin önemli uyarılar
    İSLAM / BURSA - 18.06.2015 18:30

    İş sağlığı ve güvenliği hakkında önemli açıklamalarda bulunan uzmanlar, Ramazan ayı içerisinde çalışma hayatında karşılaşılabilecek iş kazalarına karşı dikkatli olunması uyarısında bulundu.
    Ramazan ayında iş sağlığı ve güvenliği hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, yılın en sıcak günlerinin yaşandığı bugünlerde çalışma hayatında karşılaşılabilecek iş kazalarına karşı dikkatli olunması uyarısında bulundu.

    Konuyla ilgili İLKHA'ya önemli açıklamalar da bulunan İş Güvenliği Uzmanı Makine Mühendisi Hülya Varlık, en sıcak günlerin yaşandığı ve Ramazan ayının başladığı bu günlerde, çalışma hayatında karşılaşılabilecek iş kazalarından korunmak için çok daha dikkatli olunması uyarısında bulundu.

    “Dikkat dağılması ve konsantrasyon bozukluğu nedeniyle iş kazalarında artışlar oluyor”

    Ramazan aylarında dikkat dağılması ve konsantrasyon bozukluğu nedeniyle iş kazalarında da artışların yaşandığına dikkat çeken Varlık, “Bu nedenle güvenlik önlemleri oruç tutan personelin karşılaşabileceği riskler göz önünde bulundurularak arttırılmalıdır.”dedi.

    “Sağlık ve güvenlik gözetimlerin Ramazan ayı boyunca arttırılması gerekiyor”

    Çalışma ortamındaki sağlık ve güvenlik gözetimlerinin de Ramazan ayı boyunca arttırılması gerektiğini kaydeden Varlık, “Yalnız çalışma kesinlikle yaptırılmamalıdır. Oruç tutan personel sık aralıklarla dinlendirilmeli, dinlenme yerleri rahat ve serin olmalıdır. İşletme ve personel şartları mevzuata uygun ise gündüz yerine gece çalışmaları yapılmalıdır.”diye konuştu.

    “İftar ve Sahur da hafif ama tok tutucu gıdalar yenmeli, bol su tüketilmelidir”

    Oruç tutmanın neden olduğu açlık ve susuzluğun, kişilerde dikkat dağılmasına, algıda yavaşlamaya ve konsantrasyon bozukluğuna sebebiyet verebildiğine işarete eden Varlık, “Sinirlilik hali yaratabilir. Özellikle ağır işlerde çalışan kişilerde aşırı su kaybı olacağından tansiyon düşmesi ve baş dönmesi yaşanabilir. Bu nedenle çalışanların yeme, içme ve uyku düzenine özen göstermeleri gerekir. İftar ve Sahur da hafif ama tok tutucu gıdalar yenmeli, bol su tüketilmelidir. Sadece iftar da yenilen yiyecekler ile tüm gün oruç tutulmamalı yeterli miktarda beslenilmelidir. 16 saatlik açlığın yaşandığı bu ayda sağlıklı beslenmenin vazgeçilmezi kahvaltı öğünü; yani sahur öğünü asla atlanmamalıdır. İftarda tüketilen ev yemekleri, hamur işi gıdalar, pilav, makarna ve tatlılar açlık ve susuzluk hissini artıracağından sahurda yenilmemelidir. Yeterli sürelerde uyunmalıdır.”uyarılarında bulundu.

    Sürekli ilaç kullanmak zorunda olan ya da kalp, tansiyon, şeker hastaları ve kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin doktor kontrolünde olmadan mümkünse oruç tutmamalarını öneren Varlık, “Çalışanlar oruç tutarken, sağlık sorunları yanında iş kazaları ihtimallerinin de artabileceğini unutmamalı, alınmış olan önlemlere uymalıdırlar.”ifadelerini kullandı.

    Ramazan aylarında yaşanan iş kazalarına dikkat çeken Dr. Oğuzhan Karagül ise iş kazalarının yüzde 88'inin dikkatsizlik, dalgınlık ve bilgisizlik gibi olumsuz nedenlerden kaynaklandığını, buna bağlı olarak Ramazan ayında da iş kazalarında artış yaşandığını söyledi.

    Karagül, “İşyerlerinde çalışma süreleri, zaman aralıkları, iş organizasyonu ve görev dağılımları, oruç tutan işçilerin sağlık durumları düşünülerek, gerektiğinde ramazan ayına özel programlarla değiştirilerek revize edilmelidir. 22 milyonluk bir çalışan profiline sahip olan ülkemizde Ramazan ayı ve oruç, iş hayatının da önemli bir gündem maddesini oluşturmaktadır. Ramazan ayının artık yaz mevsimine denk gelmesi, oruç ibadetinin çalışanlarımız tarafından yapılabilmesi için bir takım bilgilerin hatırlatılması ihtiyacını doğurmaktadır. İşçilerimiz, iş güvenliği ile ilgili konuları, böyle özel dönemlerde de çok önemsemeli ve olası bir iş kazasına kapı aralamamalıdırlar.” şeklinde konuştu.

    ‘İş güvenliği ve dikkat'

    İş kazalarının yüzde 88'inin dikkatsizlik, dalgınlık ve bilgisizlik gibi olumsuz nedenlerden kaynaklandığını belirten Karagül, “Türkiye' de yılda ortalama 100 bin kaza oluyorsa bunların 88 bini tehlikeli davranışlardan kaynaklanıyor diyebiliriz. Özellikle ‘iş güvenliği ile dikkat' birbirinden ayrılmaz ikililerdir. İş kazalarının üçte birlik diliminin ilk çalışma saatlerinde meydana gelmesi de, bu tespiti güçlendiren önemli bir istatistiktir” ifadelerini kullandı.

    Ne yapmalı ?

    Oruç ibadetinin, kişisel dikkati de etkileyebileceğini dile getiren Dr. Karagül, sözlerini şöyle sürdürdü;

    “Peki, oruç kişisel dikkati etkiler mi? Hiç şüphesiz. Kan şekerinin düşmesine bağlı oluşacak konsantrasyon bozuklukları, çalışanlarımızın işlerine yeteri kadar dikkat gösterememelerini beraberinde getirecektir. Ramazan ayının yaz mevsimine denk geliyor olmasının ortaya çıkardığı iki büyük tehlike mevcuttur. Birincisi gündüzlerin uzunluğuna bağlı olarak 16 saat civarı bir açlık, ikincisi de susuzluktur. Özellikle tansiyon düşüşlerine sebep olması açısından susuzluk, iş güvenliğini tehdit edebilecek bir ciddi faktördür. Bunlarla birlikte dikkat edilmesi gereken diğer bir konu da uyku düzenidir. İftar-sahur arasındaki sürenin az olmasından kaynaklanan ve vücudun rehaveti ile gece serinliğinin tadını çıkarmak isteyen kişiler, yeteri kadar dinlenmeden bir sonraki güne başlamanın problemlerini yaşamak zorunda kalacaklardır. Bu durum, yorgunluğa bağlı olarak dalgınlığı ve tehlikeli davranışlara bağlı iş kazalarını da beraberinde getirme potansiyeline sahiptir. Tüm bunlara ilave olarak; sindirim sistemi problemleri yaşayanlar, böbrek rahatsızlığı çekenler, kronik hastalıklarla mücadele edenler ve buna benzer özel durumları bulunan kişiler de bu durumlarını göz önünde tutmaları gerekecektir.

    Son olarak, bu özel dönemin kayıpsız geçmesi ve trajik bir kazanın yaşanmaması için işyerlerindeki yetkili amirler, işçiler ve işverenler arasında sağlıklı bir anlayış-iletişim ortamının tesis edilmesi gerektiğini belirten Karagül, “Her merci üzerine düşen mesuliyetin farkındalığı ile hareket ederse sağlıklı ve güvenlikli bir şekilde Ramazan ayını tamamlamış huzurlu ve mutlu bir Ramazan Bayramına, ailelerimiz ve sevdiklerimizle birlikte ulaşmış oluruz.” dedi. (Zeki Aras –İLKHA)

    Ekli Dosyalar:

    • haber.jpg
      haber.jpg
      Dosya Boyutu:
      24 KB
      Görüntüleme:
      15.854
  2. erkan_ İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    düzenlenmiş Ramazan Ayı Talimatı :)

    Ekli Dosyalar: