1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Iş kazası incelemelerinde kaos mu yaşanacak?

Konusu 'Köşe Yazıları' forumundadır ve Erkan Dündar tarafından 5 Ağustos 2013 başlatılmıştır.

  1. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    İş kazası incelemelerinde kaos mu yaşanacak?

    315313_osaman-ozbolat.jpg
    OSMAN ÖZBOLAT
    Son günlerde SGK tarafından iş kazaları ve meslek hastalıkları ile ilgili düzenlemeler yapılmaktadır. Söz konusu düzenlemelerden bahsetmeden önce 2012 yılı verilerine göre ülkemizde 74.871 iş kazası meydana geldiğini, toplamda 744 kişi hayatını kaybettiğini, iş kazası ve meslek hastalığı sonucunda toplam 2209 kişinin sürekli iş göremez olduğunu, iş kazası ve meslek hastalığı sonucunda toplamda da 24.000.000 iş günü kaybedildiğini belirtelim.

    Buna karşılık yılda yaklaşık 1,5 milyon işyerinden sadece 8 bininin denetlenebildiğini ve 16 bin işçiye bir denetim görevlisi düştüğünü biliyor muydunuz? Birde denetimin nasıl yapıldığına bakacak olursak; 2002 ile 2012 arasında toplamda 81.943 denetim yapılmış, bu denetimlerin 30 binini İş Müfettişleri, 5 binini SGK Müfettişleri, 46 binini ise Sosyal Güvenlik Denetmenleri gerçekleştirmiş. Denetimlerde 7 bin 603 kaçak işyeri tespit ediliyor ve kaçak işyerlerinden 6 bin 785’ini denetimlerin de önemli bir bölümünü gerçekleştiren Sosyal Güvenlik Denetmenleri yakalamış. Son olarak Çalışma Bakanlığı bünyesinde yardımcılarda dahil yaklaşık 920 iş müfettişi, 600 SGK Müfettişi ve 1200 Sosyal Güvenlik Denetmeni görev yapmaktadır.

    Rakamlar her şeyi ortaya koyuyor.

    Sizleri rakamlara boğmak istemezdim ama kısaca durumu açıklamak için bu verilere ihtiyaç vardı. Gelelim konumuza; TBMM’de kabul edilen ve cuma günü Resmi Gazete’de yayımlanan “Torba Yasada” iş güvenliği uzmanlığına ilişkin bir düzenleme yapıldı. Buna göre işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak görev yapacak kişiler düzenlenmiş ve“İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişlerin” de artık iş güvenliği uzmanı olarak görev yapacağı belirtilmiştir.

    Buraya kadar her şey normal görünüyor. Çünkü işyerleri ile ilgili olarak 135,000 gibi bir iş güvenliği uzmanı ihtiyacı konuşuluyorken 300-500 kişinin bu şekilde uzman olarak sahaya kanalize edilmesi bu açığı önemli bir şekilde kapayacaktır(!). Ancak, hakkın/doğrunun yanında olacaksak birkaç hususu belirtmek boynumuzun borcudur. Bu düzenlemeyi hazırlayan Çalışma Bakanlığı bürokrasisinden TBMM yetkililerine kadar sormak gerekir; “çalışma hayatını denetlemek” ünvanı müfettiş olanlara özgü bir durum mudur? Yoksa yazımızın başında verdiğimiz rakamlardan da anlaşılacağı üzere hak edenlerin bunu hakkaniyetle paylaşarak kamu menfaatleri doğrultusunda birlikte kullanması mıdoğrudur? “Çalışma hayatını denetleme” ifadesiile düzenlemenin dışında bırakılan, hali hazırda ülkenin 81 ilinde her türlü zorluklarla mücadele ederek işçinin-işverenin “sahada” bizzat yanında olan Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin rencide edildiği açıkça ortadadır.

    Bu düzenleme Anayasanın eşitlik ilkesine açıkça aykırı olarak düzenlenmiştir. Anayasamızın eşitlik ilkesi “aynı durumda bulunan kişilerin aynı işleme tâbi tutulması” demek iken, Çalışma ve Sosyal güvenlik Bakanlığı bünyesinde görev yapan üç denetim biriminden ikisini alıp, “çalışma hayatını denetlemiyormuş gibi” Sosyal Güvenlik Denetmenlerini görmemezlikten gelmek, hiçbir vicdan ve adalet duygusuyla bağdaşmamaktadır. Her şeye mesleki prestij gözüyle bakıp devlet menfaatlerini göz ardı ederek birilerini mutlu etmek aslında bütün topluma zarar vermektedir.

    Adaletsizlik karmaşayı doğuracak.

    Tabii belirtilen bu yasal düzenlemeyle ilgili haklı bir zemin yaratmak adına, hemen bir SGK genelgesi yayımlandı. Bu zamana kadar iş kazaları incelemelerini baştan sona yürüterek işçi, işveren ve üçüncü kişilere kusur oranları da dahil tespit ederek inceleyen Sosyal Güvenlik Denetmenlerinden binlerce iş kazası incelemeleri apar topar alınarak 400-500 kişilik SGK müfettişlerine devredildi. Kamu kaybını doğuracak, işçi ve işvereni birebir etkileyecek, uzmanlık ve teknik bilgi gereksinimi gerektiren bu incelemelerin bir kısmı Sosyal Güvenlik Kurumlarında görevli Sosyal Güvenlik İl Müdür Yardımcısı yada Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, varsa Kurum Avukatı, Kısa Vadeli Sigortalar Servis Şefi yada Servis sorumlusundan oluşan bir komisyonca incelmesi sonucunda neticelendirilecek. Karar verilemezse veya sağlık merkezleri tarafından %10 ve üzerinde mesleki kazanma gücü kaybı olacaksa bu sefer incelemeler SGK müfettişlerine gönderilecek.

    Yani bu düzenlemeden sonra süreci kısaca sizlere özetleyelim. Bir iş kazası olduğunda dosya belirtilen komisyona gidecek, komisyon “masa başında” hiçbir işyeri incelemesi yapmadan (denetim yetkisi yok), kayıt ve belge incelemeden (inceleme yetkisi yok), tanık ifadeleri olmadan (ifade alma yetkisi yok) olayın belgeler üzerinden iş kazası olup olmadığına karar verecek(!). Ancak uygulama bundan öncede böyle olmasına rağmen ünitede görevli memurlar her iş kazası olayını Sosyal Güvenlik Denetmenlerine havale etmekteydiler. Çünkü kimse böylesi önemli bir konuda yük altına girmek istemiyordu. Bundan sonra da aynen SGK müfettişlerine gönderilecek.Farz edelim komisyon iş kazası kararı verdi; bu sefer dosyalar çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybının tespiti için Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’ne gönderilecek. %10 üzerinde bir kayıp varsa yine SGK müfettişlerine gönderilecek. Yani iş kazası geçirmiş, iş göremez halde bulunan ve ödenek/gelir bağlanması için evlerinde bekleyen işçilerin dosyaları üniteden üniteye gideceğinden aylarca raporları sonuçlanamayacağından paralarını alamayacaklar.

    Tüm bu anlatılanlardan sonra insanın aklına bundan sonraki sürece ilişkin birçok soru geliyor, örneğin;

    - 1000 kişilik denetim elemanlarının komik bir şekilde “çalışma hayatının denetiminden” yok sayılarak düzenleme yapılmasının asıl amacı nedir?

    - Ülkemizde maalesef yılda yaklaşık 800-900 kişininhayatını kaybettiği, bir o kadarının da malul kaldığı bir durumla ilgili yapılan bu düzenlemeler hangi bilimsel çalışmaya dayanmaktadır veya dünyadaki hangi ülke uygulamalarıörnek alınarak hazırlanmıştır?

    - Konunun uzmanlarınca daha hazırlık sürecinde iken bile eleştirilere konu olan bu düzenlemeler sonucu iş kazası inceleme süreleri kısalacak mı, yoksa geçmiş uygulamalarda olduğu gibi binlerce dosya biriktirilip tekrar Sosyal Güvenlik Denetmenlerine mi havale edilecek?

    - Mahkemelerde bile iş kazaları ve meslek hastalıkları konusunda bilirkişilik yapan Denetmenlerden bu incelemeleri alarak konunun uzmanı olmayan komisyonlara devretmek incelemelere nasıl bir nitelik katacak, işçi-işveren açısından bunun faydası ne olacaktır?

    - Birkaç ay sonra iş kazaları incelemesi ile ilgili tekrar eski uygulamaya geçilirse (ki öyle olacak gibi görünüyor) birikmiş iş yükünün ve mağdur edilmiş kazazedelerin durumunun açıklamasını kim, nasıl yapacaktır?

    Yapılan düzenleme o kadar tutarsız ki, neresinden tutarsanız tutun sorular bitmek bilmiyor. Ancak bu zamana kadar çalışanının yanında dimdik duran ve bir hak varsa bunu her zaman usulünce yerine getiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk ÇELİK’in, SGK’da görev yaptığı 5 yıl boyunca birçok reforma imza atan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Sayın Fatih ACAR’ın ve göreve başladığından bu yana Kurum personeline yönelik hep olumlu yaklaşan, örnek olan SGK Başkanı Sayın Yadigar Gökalp İLHAN’ın konuyla yakından ilgileneceğini ve bu düzenlemelerle ilgili toplumun menfaati adına kısa zamanda değişiklikler yapacaklarını umuyoruz.

    Not: Değerli okurlarımız, şimdiden ramazan bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, bayramın manevi bereketinin başta ülkemiz olmak üzere, tüm insanlık için barış, huzur ve anlayış getirmesini temenni ederim.
    Kaynak-04.08.2013

    Ekli Dosyalar:

    • haber.jpg
      haber.jpg
      Dosya Boyutu:
      154,8 KB
      Görüntüleme:
      24.935