1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .
  2. ISGForum Geliştiricileri - Haberler
    Paylaştığınız güncel haberlerin ana sayfa (portal) slideshow'da çıkmasını istiyorsanız, yüklediğiniz resmin ismi haber olmalı, uzantısı ise jpg olmalıdır. Örnek için ana sayfada ki haberleri inceleyebilirsiniz. Bunu uyguladığınız zaman haberleriniz ana sayfamızda otomatik olarak gösterilecektir.

Iş sağlığı ve güvenliği hukukuna genel bakış" konferansı

Konusu 'İş Sağlığı ve Güvenliği Haberleri' forumundadır ve Erdem Baskın tarafından 27 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Erdem Baskın Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    OSGB
    AA Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Korkusuz: "Sizin ülkenizde evrensel standarttaki insan hakları metinleri ne kadar kabul görürse, ne kadar pratiğe geçmişse o kadar o devletin demokratik, o ülkenin insan haklarına saygılı, evrensel, kendi insanına saygılı bir nitelikte olduğu kabul edilir"
    AA Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Refik Korkusuz, "Sizin ülkenizde evrensel standarttaki insan hakları metinleri ne kadar kabul görürse, ne kadar pratiğe geçmişse o kadar o devletin demokratik, o ülkenin insan haklarına saygılı, evrensel, kendi insanına saygılı bir nitelikte olduğu kabul edilir" dedi.

    haber.jpg

    Korkusuz, AA Konferans Salonu'nda düzenlenen "İş Sağlığı ve Güvenliği Hukukuna Genel Bakış" Konferansı'nda, hukukun, belli bir zamanda belli bir kara parçası üzerinde yürürlükte bulunan ve ihlali halinde devletin yaptırımlarıyla desteklenen kurallar bütünü olduğunu belirterek, "Eğer kurallara uymamanın bir sonucu yoksa o hukuk olmaz" ifadesini kullandı.
    Türkiye'de yıllarca iş sağlığı ve güvenliğinin sadece bir tüzük ile geçiştirildiğini anımsatan Korkusuz, "Müeyyidesi de yok gibi bir şeydi. Hani bazen gazetelerde ve televizyonlarda görüyoruz; 'Öpücük gibi ceza'. Bu yıllarca eleştiri konusu oldu. Nihayet 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile çok ciddi yaptırımlar getirildi" diye konuştu.
    Hak kavramının ise hukuk düzeninin kişilere verdiği, kullanıp kullanmamanın tamamen kişinin kudretinde bulunduğunu ve kişiye menfaat sağlayan yetki veya yetkilerin bütün olduğunu kaydeden Korkusuz, "İradeniz yoksa görevdir, eğer varsa bu haktır" değerlendirmesinde bulundu.
    Bir ülkenin demokratik yapısında, ülke içindeki haklarla uluslararası insan hakları metinleri arasındaki kaynaşmanın ve birlikteliğin esas alındığını belirten Korkusuz, "Sizin ülkenizde evrensel standarttaki insan hakları metinleri ne kadar kabul görürse, ne kadar pratiğe geçmişse o kadar o devletin demokratik, o ülkenin insan haklarına saygılı, evrensel, kendi insanına saygılı bir nitelikte olduğu kabul edilir" dedi.
    Türkiye'de resmi verilere göre, iş kazalarında hergün 4 kişinin öldüğünü ve 10 kişinin yaralandığını anımsatan Korkusuz, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun, işçi, memur, çırak, stajyer, geçici işçi, ödünç işçi gibi herhangi bir standarda tabi olmaksızın bütün çalışanların maksimum düzeyde korunması ve risklerin de minimize edilmesi amacını taşıdığına dikkati çekti.
    Kanuna göre, apartman sakinlerinin dahi binada çalışan kapıcılar nedeniyle işveren olarak kabul edildiğini dile getiren Korkusuz, işverenin otoritesi altında maruz kalınan her türlü riskin iş kazası olarak görüldüğünü anlattı.
    Söz konusu kanunun, bir kişi de çalıştırsa, bin kişi de çalıştırsa herkesi kapsadığını belirten Korkusuz, "Onun için hepiniz işveren konumundasınız. Herkes, fırıncı Nuri, baklavacı Selami, turşucu Nurettin, ekmekçi Selami, onlar da kapsamda. Eğer bir kişi dahi çalıştırıyorsanız işin içindesiniz. Kimseyi çalıştırmıyorsanız girmezsiniz" dedi. Korkusuz, bu kapsama MİT mensuplarının, kolluk kuvvetlerinin, TSK ile deprem ve acil durum müdahale ekiplerinin girmediğini aktardı.
    Korkusuz, "Çalıştığınız yer sizin işyerinizdir. Haber esnasında bir durum oldu. Bu da bir iş kazasıdır. Savaşta bir arkadaşımız ayağından yaralandı. İş kazasıdır" ifadesini kullandı.
    İş kazasının aniden meydana geldiğini, meslek hastalığının ise vücudun içinden geldiğini ve uzun zamanda ortaya çıktığını belirten Korkusuz, mesleki risklerin önlenmesinin, eğitim ve bilgi verilmesinin, her türlü tedbirin alınmasının, organizasyonun yapılmasının, gerekli araç ve gereçlerin sağlanmasının, sosyal, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uydurulmasının ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapılmasının kanunun amacını oluşturduğunu anlattı.
    -"Kanun çok sert müeyyide getiriyor"
    "Hukuk olaydan önceki kuralları ihtiva eder, olay olduktan sonra değil. Maç başlayıncaya kadar kural koyabilirsiniz. Maç başladıktan sonra kural değişmez" ifadesini kullanan Korkusuz, küçük önlemlerle ve harcamalarla büyük olayların önlenebileceğine dikkati çekti.
    Korkusuz, "Sadece maddi olarak düşünmeyin. İnsanın onurunu kurtarmış oluyorsunuz. Bir insana yapabileceğiniz en büyük iyilik olan, onun kişi bütünlüğünü, vücut bütünlüğünü, mental bütünlüğünü, ruhsal bütünlüğünü, yaşam bütünlüğünü koruyorsunuz. Bunun zevkine, bunun insani meziyetine sahip olacaksınız. Bu yönüyle bakın. Bakmamakta direnenlere de kanun diyor ki (Ya bu önlemleri sen kendi rızanla al. Almazsan ben sana çok sert müeyyide getiririm)" diye konuştu.
    İşverenin, çalışanlara eğitimi, iş başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanlarının değişmesi halinde veya yeni teknoloji uygulanması halinde vermesi gerektiğini kaydeden Korkusuz, şöyle devam etti:
    "Örneğin bizim çok tehlikeli, ajansın şeyi ne olabilir? Mesela savaş muhabirliği. Eğitim almadan gönderirsek, bir, Allah korusun başına bir şey geldiği zaman biz o cinayete ortak oluruz. 'Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir', bu çok yanlış ve ayıp bir şey. Artık bu çağda terkedilmeli. Kimse ölmesin. Hiçbir çalışanımızın kılına zarar gelmesin. Onun için biz şu an ne yapıyoruz? Eğitim veriyoruz, savaş eğitimi veriyoruz. Bu eğitimi verip başarılı olduktan sonra oraya gönderiyoruz. Bunu sadece Anadolu Ajansı'nın değil, ülkenin bütün ajanslarının, tüm kuruluşlarının yapması lazım."
    Korkusuz, "Başına bir şey geldiği zaman sorumlu olduğu için değil, insan hayatının korunması, kollanması, önemi nedeniyle bu önlemler alınmalıdır" ifadesini kullandı.
    İş sağlığı ve güvenliği eğitiminin masrafının çalışanlara yansıtılamayacağını vurgulayan Korkusuz, çalışan temsilcilerine, sağlık ve güvenlikle ilgili görevi olanlara normal eğitim dışında özel eğitimin de verilmesi gerektiğini belirtti.
    Anadolu Ajansı çalışanlarına da seslenen Korkusuz, "Anadolu Ajansı'nda çalıştığınız sürece hangi tür önlemlerin daha yararlı olacağına ilişkin bir düşünceniz varsa bunu lütfen bizden esirgemeyin. Lütfen idarecilerimize, bunları bildirin. Olur ya bizim eksik bıraktığımız hususlar olabilir. Lütfen görüş ve önerilerinizi medeni cesaretle ve bu yapacağınız işin de çok insani bir şey olduğunu bilerek bize bildirin. Biz de o konuda eksiklerimiz varsa giderelim" dedi. - Ankara

    http://www.sondakika.com/haber/haber-is-sagligi-ve-guvenligi-hukukuna-genel-bakis-5586695/