1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .
  2. ISGForum Geliştiricileri - Haberler
    Paylaştığınız güncel haberlerin ana sayfa (portal) slideshow'da çıkmasını istiyorsanız, yüklediğiniz resmin ismi haber olmalı, uzantısı ise jpg olmalıdır. Örnek için ana sayfada ki haberleri inceleyebilirsiniz. Bunu uyguladığınız zaman haberleriniz ana sayfamızda otomatik olarak gösterilecektir.

Işverenler, sahte iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarına kanmayın

Konusu 'Güncel Haberler' forumundadır ve Erkan Dündar tarafından 8 Şubat 2014 başlatılmıştır.

  1. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    haber.jpg
    Bilindiği üzere;

    • 30 Aralık 2012 tarihinde 50 ve üzeri işçi çalıştıran bütün işyerlerinde,

    • 1 Ocak 2014 tarihinden itibaren de tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan bütün işyerlerinde (bir işçi çalıştırsa dahi),

    iş sağlığı ve güvenliği uzmanı – işyeri hekimi – diğer sağlık personeli çalıştırma / görevlendirme yükümlülüğü başladı (Bkz. Uzman ve Hekim Çalıştırması / Görevlendirmesi Gereken İşyerleri ve Yapılacak İşlemler başlıklı yazı).

    Öte yandan 6331 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi uyarınca 2014 yılında;

    • İşverenin; belirlenen nitelikte iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirmemesi/çalıştırmaması halinde, görevlendirilmeyen/çalıştırılmayan her bir kişi için 5.601 TL / aykırılığın devam ettiği her ay için ayrıca 5.601 TL,

    • İşverenin; diğer sağlık personeli görevlendirmemesi/çalıştırmaması halinde, görevlendirilmeyen/çalıştırılmayan her bir kişi için 2.800 TL / aykırılığın devam ettiği her ay için 2.800 TL,

    idari para cezası uygulanacak.

    İşverenlerin bu zorunluluğunu fırsata çevirmek isteyen bazı kişilerin ortaya çıkması üzerine, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken “sahte iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarına kanmayın” uyarısında bulundu.

    Konuyla ilgili olarak TESK’ten yapılan açıklama aynen aşağıda yer almaktadır.

    ANKARA - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 1 Ocak 2014 tarihinde uygulamaya konulması ile sahte iş sağlığı ve güvenliği uzmanları da ortaya çıktı. Konuyla ilgili bir açıklama yapan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, ‘İşyerinize kadar gelerek kendini iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak tanıtıp sözleşme yapıp sizden ücret talep eden sahte güvenlik uzmanı kişilere inanmayın. Çünkü İş Güvenliği uzmanları ile iş yeri sahipleri İSG-KATİP sistemi üzerinden anlaşma yapmak zorundadırlar’ dedi.

    -’İSG-KATİP SİSTEMİNDEN GÜVENLE HİZMET ALINABİLİR’

    İş Güvenliği Uzmanlarının istedikleri gibi işyerleri ile kendi kafalarına göre anlaşma yapamayacaklarını kaydeden Bendevi Palandöken, ‘İşverenler, sadece risk değerlendirmesi yapılırken ihtiyaç duyulduğunda destek için işyeri dışındaki kişi ve kuruluşlardan hizmet alabilirler. 50′den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için İş Sağlığı ve Güvenliği uygulaması 01.07.2016 tarihinde başlayacak. 50′den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri içinse 01.01.2014 tarihinde başladı. Yani 1 Ocak 2014 tarihi itibariyle 50′den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için iş güvenliği uzmanı, iş yeri hekimi ve diğer sağlık personelinden hizmet alma başlamış bulunmaktadır. İşte bu noktada devreye giren sahte iş sağlığı güvenliği uzmanları işyerlerini gezerek, iş güvenliği konusunda rehberlik yapmak amacıyla işverenlerden ücret talep ediyorlar. Halbuki işverenlerin İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan İSG-KATİP sistemine giriş yapması ve İş Sağlığı ve Güvenliği profesyonellerini bu sistem üzerinden seçmesi gerekmektedir. İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri, Bakanlıkça yetkilendirilmiş Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri (OSGB) ile Toplum Sağlığı Merkezleri’nden (TSM) alınabilmektedir’ diye konuştu.

    -’SİSTEM SAHTECİLİĞİ ORTADAN KALDIRIYOR’

    Tüm işverenlerin İSG-KATİP sistemini kullanması gerektiğini belirten Palandöken, ‘İşveren anlaşacağı iş güvenliği uzmanlarını, işyeri hekimlerini ve diğer sağlık personelini İSG-Katip üzerinden T.C. Kimlik Numaraları aracılığı ile online olarak Bakanlık’a bildirecektir. Seçilen iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimleri yine İSG-Katip üzerinden E-Devlet şifreleri ile sisteme giriş yaparak sözleşmelerini online ortamda onaylayacaktır. Önceden onayı alınmış ve geçerliliği devam eden sözleşmeler de aynı şekilde İSG-Katip üzerinden yenilenecektir. Tehlike Sınıfları Tebliğine uygun bir sınıf seçilmemesi veya seçilen sınıfa uygun sertifikası olmayan bir iş güvenliği uzmanının seçilmesi hâlinde sistem onay vermeyecektir. İSG-Katip üzerinden Bakanlık’a bildirilmeyen iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimlerinin işyeri ile olan anlaşmaları geçerli kabul edilmeyecektir. Verilecek olan devlet desteklerinden de yararlanamayacaklardır. Tüm bu kurallar düşünülerek işyerinize gelip ben İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanıyım diyen herkese inanmayın ve onlarla anlaşma yapmayın’ dedi.

    Konuyla İlgili Yazılar:

    - Uzman ve Hekim Çalıştırması / Görevlendirmesi Gereken İşyerleri ve Yapılacak İşlemler

    - Kimler İş Güvenliği Uzmanı Olabilir – Nasıl Belge Alınır?

    KAYNAK
  2. Bülent SEZER Çeviri Grubu

    • Çeviri Grubu
    Sertifika Numarası:
    80758
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest
    Dün tam bu hususla ilgili bir fikir paylaşmıştım. Bu konunun ciddiyetle Bakanlık tarafından takibi gerekir.

    Sayın Kürşat Olcay Kilim'in "Neden SMMMO derseniz, işverenler muhasebeci ve mali müşavirlerine güvenir. SMMM Odaları üyelerini bilinçlendirirse belki reaksiyon alabiliriz. Bir kaybımız olmaz." yorumu üzerine;

    "Bu konuda haklı olmakla birlikte, zaten var olan uygulamadan bahsediyorsunuz sanıyorum. Bu işlerde piyasa yapıcılar maalesef muhasebecilerdir. Muhtemelen söz konusu RD onlar tarafından yapılmış (copy/paste) uygulamalardan biridir. Bu çalışmaların altındaki isimlerin bile çoğunun fake olduğunu düşünüyorum. Bunları ifade etmekten üzgünüm ama ben de bu tip uygulamaya şahit oldum. Bir oto galerisine RD yapılmış 500tl bedel karşılığında, ama içerik palavra. "İlaveten bir o kadar da defter ıvır zıvır kırtasiyesi tutacakmış" diye feveran eden esnaftan dolayı haberdar oldum. Tam tersine aradan bu "muameleci"leri çıkarmak daha faydalı olur sanıyorum. Geçenlerde bu arkadaşların "ağababası" Ali TEZEL" sayesinde kamuoyu nasıl oluşturulurun/manipüle edilirin daniskasını hep birlikte izledik. Bu işi yetki ve sorumluluğu eline alan kurum önderliğinde ikna ve eğitim (ceza ile hizaya getirme devri tamamlanmıştır.) sayesinde bilinç arttırılmalıdır.

    Bir de size şunu sormak istiyorum; Münferit olarak bir iş yerine gittiniz ve "Ben .... uzmanı, sarı çizmeli ...ağa". Hani ispatı? Bir Bakanın vatandaşa dediği gibi "yemin et! bir de ters takla at!" Daha işin başında ciddiyetten uzak (bu tarzda karaktere sahip işverenleri kastediyorum elbette, diğerleri müstesna) bir karşılaşma ve sonrada işin içeriğine geçiş. Buna çözüm olarak, Bakanlık; uzmanlarına fil kulağı gibi bir sertifika yanında, basit-pratik, her zaman yanda taşınabilecek (Hatta zorunlu olacak) bir standart kimlik verse daha doğru olmaz mı? Serbest meslek erbaplarından avukat ve gazetecelerin olduğu gibi. Bu şekilde piyasada yapılan bir takım suistimallerin önüne de geçilmiş olur ve ciddiyeti de arttırır kanaatindeyim." demiştim.
  3. Bülent SEZER Çeviri Grubu

    • Çeviri Grubu
    Sertifika Numarası:
    80758
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest
    Palandöken'in "... Tüm bu kurallar düşünülerek işyerinize gelip ben İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanıyım diyen herkese inanmayın ve onlarla anlaşma yapmayın’ dedi." diyerek sorumluluktan kurtuluş var mı acaba? Bakanlıktan randevu alınarak mı bir işverenle görüşülüyor ki muhteremler? Çat kapı gidilen bir işyerine giren İGU na ayak üstü test mi yapmak gerekir? Yada İşverenlere kısa bir "sahtekar İGU" nasıl anlaşılır oryantasyon eğitimi verilmesi mi sorunu ortadan kaldırır?
  4. Bülent SEZER Çeviri Grubu

    • Çeviri Grubu
    Sertifika Numarası:
    80758
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest
    Saçmalıklar ülkesindeyiz vesselam. Üzerine vazife olmayan herkes konuşuyor ama asıl konuşması gerekenler duruma sadece seyirci. "Ne zaman adam oluruz" cu arkadaştan sonra, Ne zaman inandırıcı ve ciddi bir İSG ci olunur bu memlekette.
    Bugün öğrendiğim son 3 kağıtçılık uygulaması: standart matbu bir RD kitapcığı çıkmış piyasaya, boşlukları doldur ve güle güle kullan. Ederi 160tl. Sahtekarlar dışarıda değil asıl içimizde, kimse kusura bakmasın lütfen.
  5. Murat ERDEM Bölüm Yöneticisi

    • Bölüm Yöneticisi
    • Etkinlik Grubu
    İl Temsilciliği:
    Eskişehir
    Sertifika Numarası:
    45030
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Forum Madencilik Müşavirlik Mühendislik san. ve tic. ltd.şti.
    Bana göre Haberin manşeti her kim tarafından oluşturulmuşsa hiç hoş olmamış..manşette iş güvenliği uzmanları kelimesi ile sahtecilik yan yana getirilerek bilinçli veya bilinçsiz olarak iş güvenliği uzmanlarında öncelikle sahte olup olmadığı konusunda önyargı oluşturulmak istenmiş... haberin içeriğine bakıldığında 1.1.2014 itibariyle kimlerin İSG konusunda yükümlü olduğu ve yapmadıklarında muhatap olabilecekleri para cezaları var.. o zaman haberin manşetinde de bu olmalıydı, yani, daha işverenlerin büyük bir çoğunluğu , hala isg konusuna uzak duruyor, mümkün olduğunca ertelemeye, geciktirmeye çalışıyor.. veya ,müfettiş bi gelsin, eksiklik bulsun, ondan sonra bi hal çaresine bakarız , şeklinde düşünenler de hiç az değil... kafası zaten karışmış, ne yapacağına karar vermeyen birinin kafasını sahtecilik vs. kelimesiyle daha da karıştırıyorsun... önce işvereni isg konusunda hiç beklemeden, ertelemeden, hemen harekete geçmeye ikna edecek bir başlık atman gerekmiyor mu... sonra algı bilinçaltında daha ileriye gidiyor, iş güvenliği varsa sahtekarlık mutlaka vardır boyutuna kadar ulaşabiliyor...

    sahtekarlık yok mu, tabii ki var, kapı kapı dolaşıp tencere tava satar gibi pazarlamacılık yapan insanlar yok mu, hem de sürüsüyle var... ama bu ülke insanının genlerinde mi var , nesin de varsa artık, sadece isg değil, her konuda sahtekarlık, üçkağıtçılık, kolaycılık, bilinçsizlik, eğitimsizlik... var da var...
    zaten ağır aksak, kör topal gitmeye çalışan isg olgusunun günah keçisi, kesinlikle iş güvenliği uzmanları olmamalıdır...
  6. Kürşat Olcay Kilim İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    37748
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Sayın Murat ERDEM, batı dünyası bizden her alanda ileridir. Dolayısıyla onların sahtekarları da bizden çok ileridir. Bizdeki sahtekarlıklar ile onlar 80-100 yıl önce karşılaşıp, önleyici mevzuatı da oluşturmuşlardır. Batıdaki sahtekarlıklar yine de son bulmamış, son derece ileri formlar almıştır.

    Eğer sadece genetik nitelikler nedeniyle sahtekarlıkta başarılı insanlar çıkarabiliyor olsaydık, dünyanın diğer ülkelerini söğüşleyen pek çok vatandaşımız olurdu. Halbuki bu sahtekar vatandaşlarımız olsa olsa diğer ülkelerdeki sahtekarlarla aynı veya belki daha da az sahtekarlık yapabilme kapasitesine sahip oldukları halde, devletin boş bıraktığı bu ortam onlara manevra alanı bırakmaktadır. Sorun devlettedir.

    Devlet ise hükümet ile yönetilmektedir. Hükümetin durumu ise ortadadır. Ben sahtekar uzman, cahil mühendis, geri kalmış, bilgisiz, çapsız gibi söylemleri üzerime alınmam. Kendimi biliyorum.
  7. Bianegro İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    79595
    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    Firma / Kurum:
    Orkun Grup nakliye& lojistik
    İnsanoğlu kendisine yönelik çalışmalı..ben daha kaçak akım rölesinin şekli nedir nereye takılır fonksiyonu nasıl işler, elektirk devreleri hangi bölgelere kurulu hatları nerelerden geçiyor vb..bunları henüz öğreniyorum 1 haftadır tanıdık bir elektrikçi var rica ettim günün 3-4 saati orada çalışan kişilerle dolaşıyorum çalışma yapacakları binalara birlikte gidiyoruz..çünkü öğrenmem lazım ki işyerinde inceleme yaptığım zaman farkedebilmiş olduğum tehlikelerin kontrol önlemlerini kafamda tasarlayabileyim ve o tehlikenin konumuna göre alınması gereken önlemleri yazıp işverene iletebileyim..eğer bunları öğrenmesem fotoğraflayacağım kareleri bile tutturamam..bunun için uygulama çok önemli, elektrik akımı nedir, potansiyel nasıl oluşur, yüklerin özellikleri nelerdir, noktasal cisimlerin etkileşimleri vb..bunlar sadece bilgi ve uygulama olmayınca zihinde yontulmamış bilim olarak duruyor.." xx için risk değerlendirme örneği var mı arkadaşlar?" gibi istemler bana mantıksız geliyor...işyerine gidersin, bilgin dahilinde genel tehlike durumlarını ve o işyerine özgü tehlikeleri tespit edersin, bunları kontrol formunda kodlarsın yahut karalama defterine notlarsın sonra güzel bir kinney hazırlarsın ve kontrol önlemlerine de kendi yorumlarımıza has öneriler yaparız..
  8. Murat ERDEM Bölüm Yöneticisi

    • Bölüm Yöneticisi
    • Etkinlik Grubu
    İl Temsilciliği:
    Eskişehir
    Sertifika Numarası:
    45030
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Forum Madencilik Müşavirlik Mühendislik san. ve tic. ltd.şti.
    :cool: Eyvallah... sizin, benim, onun, diğerinin bu söylemleri üzerine almamış olması hiç önemli değil... önemli olan bu insanlarla aynı ülkede, aynı şehirde, aynı işyerinde, aynı sektörde bulunuyoruz. sorunu, devlete, hükümete yüklemekse, topu taca atmak, işin kolayına kaçmak olduğu gibi, Nasrettin hocanın ünlü " hırsızın hiç mi suçu yok " deyimini de akla getiriyor... her sektörde, üçkağıt ve sahtecilikle ilgili yüzlerce örnek verebilirim size...
    en basitinden hemen aklıma geliveren hem güncel, hem mesleğimizle ilgili bir örnek... emniyet kemeri tokası denen o Allahın belası nesne, Avrupada veya diğer gelişmiş ülkelerde araçlarda böyle bir şeyin kullanıldığını hiç duymadım... Oysa ülkemizde bugüne kadar binlerce kişi emniyet kemeri takmayıp, yerine bu tokayı taktığı için kazalarda hayatını kaybetti , sakat kaldı veya yaralandı...yazık değil mi bu insanlara.. bu tokayı takmak ben intihar ediyorum demek değil de nedir... hala da satışları devam ediyor.. insanlarımızın bir kısmında emniyet kemeri kullanma konusunda bilinçsizlik, cahillik ve eğitimsizlik devam ettikçe, devlet veya hükümet , bu konuda ne yapabilir.. ne kadar etkin olabilir...
  9. Bülent SEZER Çeviri Grubu

    • Çeviri Grubu
    Sertifika Numarası:
    80758
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest
    Tam mevzu ile alakalı ve aynı zamanda çok yönlü ders alınması gereken bir yaşanmış olay:

    İş güvenliği uzmanı 'eğitimsiz' çıktı
    10/07/2012 02:00
    ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

    Yalnızca taşeron şirket sahibinin yargılandığı dava 2008’de bitti. Şirket sahibi, ”10 taksitte ödemesi kaydıyla” 18 bin TL para cezasına çarptırıldı. Mahkeme kararda, taşeron şirketin yanı sıra tersane yetkilileri için de suç duyurusunda bulundu. Fakat bu suç duyurusu savcılıkça dört yıl boyunca işleme konmadı. Arslan Ailesi’nin avukatı savcılığa başvurunca, geçen nisanda altı kişiye dava açıldı. İlk duruşmada, Arslan’ın nasıl ölüme gönderildiği, sanıkgüvenlikuzmanı Tan Yalçın’ın ifadesiyde ortaya çıktı. İşçi Yılmaz Arslan’aeğitimverdiği belgelenen Yalçın, “Lise mezunu olduğum için iş sağlığı ve iş güvenliğiyle ilgili eğitime sahip değildim. Uzman da değildim” dedi.

    Yılmaz Arslan, 26 Temmuz 2007’de eşi Derya ve beş yaşındaki kızı Nisa Nur’la vedalaşıp çalıştığı Tuzla’daki Çelik Tekne Tersanesi’ne gitti. Arslan, Ergin Gemi adlı taşeron firmada kaynakçıydı. Saat , 15.40’a gelmişti. Davlumbat güvertesinde arızalı seyyar aydınlatma fişini onarırken bağırıp yere yığıldı. Elekrik çarpmıştı. Arkadaşı Kadir Aslan’a göre, yüzünde kaynak maskesi, elinde eldiven yoktu.

    Bir can: 18 bin TL
    Bilirkişilere göre kaza, ‘24 voltluk seyyar aydınlatma lambasına ait fişin 24 volt priz yerine 220 volt prize takılmasından ve 24 volt seyyar aydınlatma için ayrı priz sistemi kullanılmamasından’ meydana gelmişti. En büyük kusur, taşeronundu. İkinci kusurlu Çelik Tekne’ydi. Raporda şöyle deniliyordu: “Yetkili ve sorumlu işveren her kim ise çalışmalar sırasında sürekli denetim ve gözetim yaptırsa, taşeronun çalışmaları sırasında iş disiplini ve eşgüdümü sağlasa, 24 volt seyyar aydınlatma lambasına ait fişin sadece 24 volt prize takılmasını, 220 voltluk prize hiçbir şekilde takılmamasını sağlayacak şekilde fiş-priz sistemi temin ederek kullanılmasını sağlasa, elektrik işlerinin sorumlusundan başkası tarafından yapılmamasını iş uygulamasına dönüştürse, bu kaza olmazdı.”

    Taşeron şirket sahibi Muhammet Bakan’ın yargılandığı dava, 10 Eylül 2008’de bitti. Tuzla Asliye Ceza Mahkemesi Bakan hakkında 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Daha sonra 18 bin 200 TL’ye çevrilen cezanın 10 taksitte ödenmesi kararlaştırıldı. Mahkeme, bilirkişi raporu uyarınca “Çelik Tekne Tersanesi yetkili ve sorumlu iş vereni kim ise ikinci derece kusurlu olduğu belirtilmiş olmakla gereğini takdir ve ifası için” Tuzla Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Fakat savcılık dört yıl boyunca harekete geçmedi.

    ‘Eğitim verdim ama ben eğitimsizim’
    Arslan Ailesi’nin avukatı Sezin Uçar’ın ikaz etmesi üzerine 4 Nisan 2012’de altı sanık hakkında ‘taksirle ölüme sebebiyet verme’ iddiasıyla altı yetkiliye Tuzla 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İlk duruşma 26 Haziran’da görüldü. Tersanede İş Güvenliği ve İş Sağlığı Eğitim Sorumlusu olarak çalışan ve ölen işçiye eğitim verdiği ortaya çıkan Tan Yalçın’ın ifadesi skandalı ele verdi. Yalçın, “Ben lise mezunu olduğum için iş sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili yeterli eğitime sahip değildim. Uzman olarak da çalışmıyordum. Kendisine eğitim verdiğime dair belgeler dosyada mevcuttur” dedi. İcra Heyeti Üyesi Ahmet Çakır da “Yetkililer tarafından kendisine işle ilgili eğitim verilmiştir. Benim bir sorumluluğum yoktur” diye konuştu. Proje Yöneticisi Cem Tekin, denetim ve eğitimden sorumlu olmadığını, İşletme Müdürü Atilla Mehmet Meşe de işçiler üzerinde yalnızca teknik yönden sorumluluğunun bulunduğunu söyledi.
  10. isg uzmanlığı hakkında bilgisi olmayan işveren fiyatı ucuz bulunca balıklama atlıyor....ne ekersen onu biçersin