1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Inşaatta ölümlü iş kazası sonrası adli ve hukuki süreci hakkında

Konusu 'İş Hukuku ve SGK Uygulamaları' forumundadır ve metin zan tarafından 1 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. KEZBAN ÇELİK İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Sağlık Bakanlığı
    Geçmiş olsun Aynur hanım.
  2. Aynur Kayapınar İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    80755
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Kimya Mühendisi
    Sagolun eğitimleri mevcut eğitim katılım formları sınav soruları kkd Zimmet tutanakları mevcut onaylı deftere gerekenleri yazmisim pazar günü kimseden izin almadan etmeden kendi kafalarına göre temizlik yapalım diyorlarrahmetli olan çalışan koğuşta kalıyor. Girgir vinc in veya yük asansörün yerini hiç bir kkd kullanmadan kemer vs degistiriyorlar o sırada dusuyor
    --- Tekrar yazılan mesaj birleştirildi, 19 Mayıs 2016 ---
    İfade den sonra denetimli serbest bırakıldım
  3. Alper Güler İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    42722
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Akyurt Belediyesi
    Geçmiş olsun
    --- Tekrar yazılan mesaj birleştirildi, 19 Mayıs 2016 ---
    Bu aralar ölümlü kazalar artmaya başladı. 2 hafta önce bugün bir tas ocaginda ölümlü kaza meydana gelmiş bilir kişi olarak gorevlendirildim. Uzman arkadaşın durumu kötü hic bir çalışma yapmamış bir yildan fazla ayni yerde görevli evrakları olay günü tamamlama çabasına falan girmiş bakalım ne olacak soruşturma sonuclanmadi henüz
  4. Aynur Kayapınar İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    80755
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Kimya Mühendisi
    ben eğitim verdim kkd ler imzalı inşaatla ilgili talimatlar imzalı eğitim fotoğraflarım var dosyada sertifikalar var rd var acil durum planı var deftere herşeyi yazmışım bunların fotokopilerini aldılar karakolda aynı gün fakat bilirkişi henüz gitmemiş inşaata dava açılnca gidecek sanırım.
  5. Alper Güler İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    42722
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Akyurt Belediyesi
    Siz tespitleri yapmış yazılı olarak vermiş diğer çalışmaları da yapmissaniz size bir kusur çıkacağını sanmıyorum. Ama malesef canlar yitip gidiyor ...
  6. Aynur Kayapınar İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    80755
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Kimya Mühendisi
    Denetimli serbest birakildim.kamu davası olacakmış sanırım o da ne zaman açılırsa. ..
  7. drgndry İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    60389
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    merhaba;

    bir işyerimizde ölümlü iş kazası meydana geldi yaklaşık olarak iki ay oldu,olayın olduğu gün bilir kişi geldi on dakika bir inceleme yaptı ve üretim müdürü-işveren vekili-isg uzmanı ve vardiya amirinin suç oranları belirlendi isg uzmanına %15 suç buldu.İşe ilk başladığı gün eğitim verilmiş,sıanv yapılmış 90 almış,kkd ler zimmetlenmiş yanlız bu kişi iş kur çalışanı ve bir aylık bir çalışan ayrıca gece vardiyasındayken kaza oluyor,Risk analizinde ve noter onaylı defterde buna benzer olayların olabileceği belirtilmiş.İSG uzmanını bekleyen durum nedir,muhakkak bir ceza alıcak mı,%15 kusur düşer mi bilgi verirmisiniz.
  8. Aynur Kayapınar İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    80755
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Kimya Mühendisi
    Gecmis olsun önemli bir şey olmaz inşallah
  9. Selman Doğan Serbest Kürsü

    • Bölüm Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    28982
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Bireysel Uzman
    5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU'NDA TAKSİR
    5237 sayılı TCK, kusurlu sorumluluğun ikinci şekli olan taksiri 22. maddesinde hükme bağlamıştır. Bu hükme göre, "

    (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır.
    (2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.
    (3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
    (4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.
    (5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.
    (6) Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek cezadan yarıdan altıda bire kadar indirilebilir."

    5237 sayılı TCK da taksirin esasını dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlaline dayandırmaktadır. Taksir, zararlı sonucun gerçekleşmemesi için iradenin yeterli olarak kullanılmaması ve dolayısıyla dikkat ve özenin gösterilmemesi ile ortaya çıkmaktadır.

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu da öğretideki yaklaşımı dikkate alarak taksirin esası konusunda şu değerlendirmeyi yapmaktadır: " 5237 sayılı TCY'nın 22/2. maddesinde "dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi" şeklinde tanımlanan taksir, görüldüğü gibi istisnai bir kusurluluk şeklidir. Toplumsal yaşamda belli faaliyetlerde bulunan kimselerin başkalarına zarar vermemek için bir takım önlemler alması ve bazı davranış kurallarına uyma zorunlulukları bulunmaktadır. Bu kurallar toplum olarak yaşama zorunluluğundan doğabileceği gibi, Devletin müdahalesiyle de ortaya çıkabilmektedir. Taksirli suç bu kuralların ihlal edilmesi sonucu belirir, fail tedbirli ve öngörülü davranmamış olduğu için cezalandırılır. Bu bakımdan sorumluluğun nedeni, öngörebilme imkanı ve ödevinin varlığına rağmen sonuca iradi bir hareketle neden olmaktan kaynaklanmaktadır."


    Taksirin unsurları, TCK'nun hükmü, öğreti ve uygulama dikkate alındığında şu şekilde sıralanabilir:
    a. Taksirle işlenebilen bir suçun bulunması,
    b. Hareketin istenilmiş (iradi) olması, sonucun ise istenilmemesi(irade edilmemesi),
    c. Davranış kurallarının ihlal edilmesi,d. Davranış kurallarının faile isnat edilebilir olması (Sonucun öngörülebilir olması),
    e. Davranış ile sonuç arasında nedensellik bağı bulunması.


    TCK her suçun taksirli şekline yer vermemiştir. TCK'da veya özel kanunda açıkça gösterilen fiiller haricindeki taksirli fiilleri cezalandırma olanağı yoktur. Bu konuda taksirli insan öldürme (TCK m. 85) ve taksirle yaralama (TCK m. 89) suçları ilk akla gelen örnekler olmakla birlikte TCK sınırlı da olsa bazı suçların açıkça taksirli şeklinin cezalandırılmasını benimsemiştir. Bu bağlamda;
    - taksirle öldürme ( m.85),
    - taksirle yaralama ( m.89),
    - taksirli iflas (m. 162),
    - genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması (m.171),
    - atom enerjisi ile taksirle patlamaya sebebiyet verme (m.173/2),
    - trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma (m. 180),
    - çevrenin taksirle kirletilmesi (m. 182),
    - zehirli madde katma suçunun taksirle işlenmesi (m.185/2),
    - "çocuğun soy bağını değiştirme" suçunun taksirle işlenmesi (m.231/2),
    - taksirle askeri tesislerin tahribine neden olmak (m.307/3),
    - savaş zamanında yükümlülükleri taksirle yerine getirmeme ( m. 322/2),
    - devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri taksirle açıklama (m. 329/3),
    - yasaklanan bilgileri taksirle açıklama (m. 336/3) ve
    - taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi (m.338) suçlarını 22. maddenin 1. fıkrası uyarınca açıkça düzenlemiş bulunmaktadır.


    Hareketin İstenilmiş Olması, Sonucun İse İstenilmemiş Olması
    Taksirin varlığı için öncelikli olarak tipik maddi fiilin fail tarafından doğrudan ve dolaylı olarak istenmemiş olması gerekir. Zira kasttan söz edebilmek için tipik maddi fiilin bilinmesi ve istenmesi gerekir. Kast ile taksiri birbirinden ayıran en önemli unsur taksirde sonucun istenmemiş olmasıdır. Davranış iradi olmakla birlikte sonuç istenmemiş olmalıdır. Sonucun öngörülmesi isteme anlamına gelmez. Bununla birlikte TCK, taksir tanımında sonucun öngörülmemiş olmasına vurgu yapmaktadır. Bilindiği üzere kast, fiilin, bütün unsurlarının bilinmesi ve istenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu itibarla suçun varlığı için gereken unsurlardan sadece birinin dahi bilinmemesi veya istenmemesi ya da hukuka uygunluk nedenin hata sonucu var zannedilmesi durumunda artık kast söz konusu olamayacak, olsa olsa artık taksirin söz konusu olabileceği açıktır.


    Davranış Kurallarının İhlal Edilmesi
    Taksirin varlığı için aranan bir başka unsur, istenmeyen zararlı sonuçları önlemeye yönelik davranış kurallarının ihlal edilmesidir. Bu davranış kuralları, insan davranışlarının başkalarına ait varlıklar bakımından yaratabileceği sınırsız tehlikeli veya zararlı durumları, önlemeye ya da bu tehlikeleri sosyal yönden kabul edilebilir sınırlar içinde tutmayı amaçlamaktadır.
    Zararlı sonuçları önlemeye yönelik davranış kuralları kaynak açısından iki grupta toplanabilir. Buna göre, davranış kuralları, yazılı davranış kuralları ve yazılı olmayan davranış kuralları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Yazılı davranış kuralları, yetkili makamlar tarafından konulan nizam, emir ve talimatlar şeklinde ortaya çıkmaktadır. Belirtelim ki, bu davranış kurallarının mutlaka resmi otorite tarafından konulması gerekmemektedir. Uyulması zorunlu olması kaydıyla, özel kişilerin koydukları kurallara uyulmaması durumunda da taksirli sorumluluk söz konusu olabilecektir. Örneğin, inşaat sektörüne veya değişik sanayi faaliyetlerine ilişkin çalışma yaşamını ilgilendiren kurallara uyulmaması durumunda taksirli sorumluluk gerçekleşebilir.


    Dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali, ...

    Taksir kalıplarına 765 sayılı mülga TCK, özel hükümlerde taksirli adam öldürme ve yaralama suçlarında yer vermişti. Bunlar, dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslek ve sanatta acemilik, nizamat ve emirlere riayetsizliktir.
    Tedbirsizlik, ortak tecrübenin yüklediği tedbir görevini ihlal ederek belli bir zararlı sonucun gerçekleşmesine engel olabilecek tedbirleri alamamaktır. Burada ihmali bir davranış söz konusu olup, ortak tecrübenin yüklediği tedbir görevinin ihlali söz konusudur.
    Dikkatsizlik (özensizlik), ortak tecrübenin yüklediği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak icrai bir davranışla ortaya çıkan davranış biçimidir.
    Meslekte acemilik, belirli bir meslek mensubunun kanun, nizam, örf ve adet kuralları uyarınca icra ettiği meslek veya sanatla ilgili sahip olması gerekli bilgilerden yoksun olmaktır.
    Nizamat ve emirlere riayetsizlik ise, bireysel veya sosyal bir faaliyeti düzene sokmak amacıyla yetkili merciler tarafından konulmuş kurallara aykırılıktır.


    Örnekler; Mağdurun kusurlu davranışı söz konusu olursa, zararlı sonucun gerçekleşmesine hem failin hem de mağdurun taksirli davranışı etkili olursa failin sorumluluğu varlığını sürdürür. Yok eğer sonuç tek başına mağdurun kusurlu davranışı sonucu meydana gelmiş ise, artık failin davranışı ile sonuç arasında nedensellik bağı olmadığından, failin sorumluluğu söz konusu olmayacaktır. Yargıtay'a göre, kaldırımda açılan kuyuya gece karanlığında düşen kızını kurtarmak için iradi olarak atlayan babanın ölümü ile failin kuyu açma davranışı arasında nedensellik bağı bulunmaktadır. Zira çocuğun babası kuyuyu ve kızının bu kuyuya düştüğünü görmüş, buna rağmen kendi iradi davranışı ile kuyuya atladığından, failin tedbirsizlik olarak nitelendirilebilecek davranışından söz edilemez. Kuşkusuz çocuğun kuyuya düşmesi sonucu ölümünden gerekli tedbirleri almaması nedeniyle taksirli olarak sorumludur.

    Yargıtay da kararlarında taksirli sorumluluk için nedensellik bağının varlığını aramaktadır. Gerçekten Yargıtay'a göre, taksirli suçlarda nedensellik bağının varlığı için, failin hareketinden bağımsız bir etkenin sonuca tek başına neden olmaması gerekir. Sonucun tamamen mağdurun kusurlu hareketinden kaynaklanması halinde bir başkasını sonuçtan sorumlu tutma olanağı bulunmamaktadır. Yargıtay CGK, nedensellik bağını değerlendirdiği 11.04.1994 tarihli kararında, "sanıkların temel hafriyatı sırasında gereğinden fazla açtıkları bu çukuru doldurmayarak, su ile dolmasına sebebiyet vermeleri ve bu sudan inşaatta yararlanmaları nedeniyle kurutmayı düşünmedikleri, etrafında da başkalarının bu suya girmemesi veya düşmemesi için koruyucu önlem almamaları sebebiyle, iradesiyle de olsa suya girerek boğulup ölen maktülün ölümü ile sanıkların eylemi arasında nedensellik bağı bulunmaktadır."


    Taksir Çeşitleri;

    Basit Taksir ve Bilinçli Taksir
    5237 sayılı TCK, yukarıda işaret edildiği üzere, hem basit taksiri hem de bilinçli taksiri tanımlamış bulunmaktadır. Buna göre, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi durumunda basit taksir söz konusu olacaktır. Taksirin basit şeklinde failin dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle öngörülebilir bir sonucu öngörmemesi söz konusudur.

    Basit taksirde, fail, dikkat ve özen göstermiş olsaydı zararlı sonucu öngörebilecek ve dolayısıyla sonuç gerçekleşmeyecektir. TCK'nun tanımları dikkate alındığında, failin iradi hareketi sonucu öngörülebilir bir zararlı sonucu öngörmediği durumda basit taksir,

    öngördüğü sonucu istememiş olması durumunda ise, bilinçli taksir söz konusu olacaktır.


    TAKSİRLİ SUÇLARDA İŞTİRAK VE TEŞEBBÜS

    TCK, taksirli suçlarda iştirakin mümkün olmadığını açıkça belirtmiştir TCK'na göre, " birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası, kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir." Bu durumda, artık taksirli suçlara iştirak olup olmayacağı tartışması pratik değerini yitirmiştir.

    Her bir fail, kendi kusuru oranında ayrı ayrı işlenen taksirli suçtan sorumlu olacaktır.


    Örnek; Hekim hastasının ölümüne yol açmışsa ve hâkim 2 yıldan başlayan cezanın asgari haddinden ceza tayin etmişse (TCK 85/1), bu takdirde bu cezanın ertelenmesi mümkündür. Bunun için, Türk Ceza Kanunu’nun 51/1. maddesine göre hekimin “daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması” ve “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması” gerekir. Cezanın ertelenmesi mağdurun uğradığı zararın giderilmesi koşuluna bağlanabilir (TCK 51/2). Cezası ertelenen hekim hakkında hâkim, “bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirler”. Hekim bu süre zarfında kasıtlı bir suç işlemediği takdirde, cezası infaz edilmiş sayılır ve bu suçtan dolayı artık cezaevine girmesi söz konusu olamaz (TCK 51/8). Ancak hekim bu süre içinde kasıtlı bir suç işlerse, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen cezaevinde çektirilmesine karar verilir (TCK 51/7) (Ayrıca yeni suçtan dolayı verilecek ceza da bu cezaya eklenecektir). Görüldüğü gibi, taksirle bir kimsenin ölümüne neden olan hekim, olağanüstü bazı durumlar söz konusu olmadığı müddetçe, cezanın asgari haddinden cezalandırılır ve bu ceza ertelenir. Böylece hekim cezaevine girmez. Ancak cezanın infaz edilmiş sayılacağı sürenin bitimine kadar hekim, bazı haklardan yasaklanacaktır.


    Taksirle Öldürme
    TCK MADDE 85. - (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    Takdiri indirim nedenleri
    TCK MADDE 62. - (1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların beşte birine kadarı indirilir.
    (2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir.
    HÜKMÜN AÇIKLANMASI VE HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI
    CMK 231/5) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl* veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
    CMK 231/(6) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
    a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
    b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
    c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir.
    Bu kanun maddelerini dikkate aldığımızda müvekkilinize atılı suçun alt sınırı 3 yıldır. Müvekkiliniz raporlara göre kusurlu ise, mahkeme ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşacak ve vicdani kanaatine göre bir karar verecektir.
    Bir an için iyimser düşünerek, Mahkemenin alt sınırdan uzaklaşmayarak müvekkiliniz hakkında alt sınır olan 3 yıl hapis cezası verdiğini ve TCK m.62'deki takdiri indirimi de uyguladığını varsaydığımızda bile verilecek ceza 2 yılın üstinde kalacaktır. CMK 231/5'e göre, HAGB'na karar verilebilmesi için verilen cezanın 2 yıldan az olması şartının bulunması karşısında, müvekkiliniz hakkında HAGB'nın uygulanamayacağı kanaatindeyim.


    Taksirle yaralama suçunda TCK suçun işlenmesi sonucu ortaya çıkan netice ve suçun yaptırımı konusunda üçlü bir yarım yapmıştır. Buna göre eğer taksirleme yaralama fiili sonrasında;

    Mağdurun vücudunda acı meydana gelmişse veya sağlığı ya da algılama yeteneği bozulmuşsa verilecek ceza 3 ay ila 1 yıl hapis cezası veya adli para cezası olacaktır. Suçun bu basit hali için mağdurun, taksirle yaralama fiili sonucu canı yanması dahi suçun oluşumu için yeterlidir mutlaka sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulması gerekmez.

    Eğer taksirle yaralamak fiili sonucu mağdurun duyularından veya organlarından birisinin işlevinin sürekli zayıflamışsa, kemik kırılmasına, konuşmada sürekli zorluğa, yüzde sabit ize, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, veya hamile bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olduysa bu durumda ceza 4.5 ay ila 1.5 yıl hapis cezası arasında olacaktır.

    Taksirle yaralama fiili sonucunda, mağdurun İyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa yakalanmasına veya bitkisel hayata girmesine, duyularından veya diğer organlarından herhangi birinin işlevinin yitirmesine, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybolmasına, yüzün sürekli değişmesine ya da hamile bir kadının çocuğunun düşmesine neden olduysa suçun cezası 6 ay ile 2 yıl hapis cezası arasında tayin edilecektir.


    Tuzla Gemi Endüstri Anonim Şirketi’ne ait tersanede, 23 Şubat 2014’te meydana gelen kazada Tamer Şeyhun adlı 34 yaşındaki işçi, ayaklarının arasındaki gezer vincin aniden hareket etmesi sonucunda vinçle kızak havuzu arasındaki korkuluklara sıkışmış, ardından dört buçuk metre yükseklikten güverteye düşerek ağır yaralanmıştı. Şeyhun, kaldırıldığı hastanede 15 Mart 2014’te ölmüştü.

    Örnek; Bilirkişi incelemesi sonucu, tersanede iş sağlığı ve güvenliği kültürü ve iş organizasyonunun oluşturulamadığı, ikaz-uyarı cihazları ve gezer vincin bakımlarının yapılmadığı için S.S.’un ölümüne sebebiyet verildiği anlaşıldı. Bu nedenle işveren vekili M. T., lojistik sorumlusu Ö.A., armatör V. S., koordinasyon sorumlusu A. A., Proje müdürü Güney Erhan hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesine göre “taksirle ölüme sebep olma” iddiasıyla iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
  10. galatlar İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    herkese iyi akşamlar ,
    mühendis bir arkadaşım ;bir firmada(işveren) şantiye şefi olarak görev yapıyor. Tadilatına başlayacakları eski bir yapının restarasyon işi .İşin başlangıcında ki bir takım işler , işveren tarafından , alt işverene taşere ediliyor. Alt işveren çalışmalarını yaparken ; eski binanın çatı kısmı çökerek ,binada aşağıda çalışmakta olan 2 işçiyi ağır şekilde yaralıyor. İşçilerin maalesef ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılıyor. durumları kritik

    Çalışanlara ; taşeron ile yapılan anlaşma gereği İSG uzmanı tarafından İSG ile ilgili bilgi aktarıldığı ve eğitimlerinin sağlandığı ,manzemelerinin verildiği ve kullanmaları gerektiği kayıtlı şekilde aktarılıyor ve tüm yapılan İSG faaliyetlerinin kayıt altına alınıyor.

    benim sorum şu ; Şantiye şefi olarak , asıl işverenin şirketinde çalışan arkadaşımın , taşere edilen bu iş esnasında meydana gelen kazada sorumluluğu nedir ? Konu hakkında yardımcı olabilirseniz çok sevinirim
  11. Sait Aktaş Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    41670
    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    Firma / Kurum:
    :::::::::
    Sayın @galatlar
    Her ne kadar taşeron şirkete ait igu arkadaşın sorumluluğu da olsa sizin arkadaşınızın yani asıl işveren igu arkadaşımızın da taşeronları koordine etmek, sahadaki genel iş güvenliği organizasyonları sağlamak ve tüm diğer taşeronların rd lerine göre genel rd ekleyin düzenlemeler yapma sorumluluğu bulunuyor.
    Öncelikle dua edelim ve yaralı çalışanların canlarına bir şey gelmesin.
  12. galatlar İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    teşekkür ederim.

    Sait bey .

    hukuki yaptırımı ne olabilir?
  13. Sait Aktaş Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    41670
    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    Firma / Kurum:
    :::::::::
    Mahkemede atanacak bilirkişilerin verecekleri raporlar ile belli olur ancak. Eğer dediğinize göre arkadaşınızın ve taşeron şirket igü evraklarında, eğitimlerde vb işlemlerde eksiklikler yoksa tabi.
  14. kübra o İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    merhaba arkadaşlar ben osgb bünyesinde çalışan C sınıfı uzmanım. 15 haziran tarihinde yeni bir firma atandı üstüme. 54 çalışanı olan az tehlikeli servis firması. salı günü de işletmeye ziyarete gittim, bazı şeyleri fotoğrafladım. İşveren taahütnamesi imzalattım , çalışan temsilcisi atadım ve risk analizini hazırlamaya başladım. 54 kişilk firmadan 23 kişi osgb'mize sağlık raporu almaya geldiler ve temel isg eğitimleri verildi. Bugün sabah bir iş kazası olduğu haberi geldi araç yıkama bölümünde bir çalışanı elektrik çarpmış ve beyin ölümü gerçekleşmiş. bu kişi 20 haziran tarihinde işe girmiş, sigortalı. Ama bu kişi firmamıza gelip sağlık raporu ve isg eğitimi alanlar arasında değil.başıma ilk defa böyle bir şey geliyor ve cidden korkmuş durumdayım. Başıma neler gelebilir? Ceza felan alır mıyım? yardımcı olursanız sevinirim
  15. Talha Taflıoğlu Gruplar Koordinatörü

    • Site Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    118179
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    ERPİLİÇ Entegre Tesisleri
    Öncelikle geçmiş olsun. Üzücü bir durum. Ancak korkulacak bir durum yok.

    6331 Sayılı İSG Kanunu 4. MAddeye göre ve ÇALIŞANLARIN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİMLERİNİN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK 5. MAdde gereği Çalışanların eğitilmeleri İşveren yükümlülüğündedir. Gerekli şartların sağlanması, planlama yapılması işveren uhdesindedir. Siz onaylı deftere çalışanların eğitimleri en kısa süre içerisinde verilmek üzere planlanmalıdır gibi bir yazı yazmışsanız sorumluluğu ayrıca üzerinizden atmışsınız demektir.

    İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ 5. Madde 5. Fıkrada belirtilen kolaylıklar size sağlandığı halde görevinizi yerine getirmemişseniz mahkemede size kusur yüklenebilir. Ki böyle birşey olacağını sanmıyorum.

    Karşı taraf şikayetçi olmasa bile kamu davası açılıyor. Bu durumda bilir kişi raporunu takip edin. O raporda adınız geçerse itirazlarınızı yaparsınız.
  16. kübra o İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    öncelikle cevabınız için teşekkür ederim.Firmanın tespit öneri defteri yok. ben firmaya gittiğimde tespit öneri defteri hakkında bilgi verdim ister siz temin edin ister biz diye onlarda tamam siz getirin dediler. o yüzden herhangi bir eksikliği yazmadım. ama sözel olarak çalışan temsilcisne gezerken her şeyi söyledim. ön saha raporu hazırlayıp bir raporda hazırlayıp dosyama koydum bir sonraki gidişimde imzalatmak üzere :(
  17. Aynur Kayapınar İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    80755
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Kimya Mühendisi
    Geçmiş olsun .benim de 15 mayısta kısmı süreli baktığım inşaatlarda birinde olumlu iş kazası oldu.beni de polis merkezine çağırdılar. Savcıya ifade verdim.denetimli serbest bırakıldım.bir kaç ay sonra kamu davasi açılacakmış. Benim defterde gerilen her sey yaziyor.rahmetli olanın sınav kağıdı. Kkd si eğitim evrakları mevcut.ben de de böyle bir durum var.henüz açılan bi dava yok.
  18. kübra o İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    teşekkür ederim size de geçmiş olsun. bu süreçte araştırmışsınızdrı elbet size ne kusur bulabilirlermiş ya da ne cezası verebilirlermiş?
    --- Tekrar yazılan mesaj birleştirildi, 2 Temmuz 2016 ---
    beni de ifade vermek için çağırırlar mı acaba ya? :( neler söylemek gerekiyor ne yapmak gerek? sorumlu müdürümde doktorumuzda daha yeni hizmet vermeye başlamştık sana br şey olmaz diyip hiç umursamıyorlar. ama ben çok endişeleniyorum çünkü onların değil benm başım yanacak :sinir:
  19. Aynur Kayapınar İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    80755
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Kimya Mühendisi
    Olayın oldugu gun pazardi bu arada beni polis aradı şantiye şefi ben ve işvereni çağırdı. Biz de şirketimizin avukatı ile orda sozlunifade verdik savcıya .ben dedim ki.ben eğitimlerimi verdim.sınav yaptım. Benim üzerime düşen görevleri yaptım. Konu ile ilgili benim bir kusurum yoktur.dedim.beni denetimli serbest buraktilar.gece ikiye kadar karakoldaydim.biz kimsenin elini tutamayız sonuçta. Kamudavasi açılacakmış. Olumlü olduğu için mutlaka açılıyormuş. Açıldığında bilirkişi tayin ediliyormuş. Bu bilirkişi raporu önemli. Bilemiyorum.
  20. kübra o İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    hmm benim olayda bugün oldu. işverenin ifadesini felan almışlar olay yerini de incelemeye gelmişler ama beni çağırmadılar :l inşallahta çağırmazlar