1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Isggm gen. müd. kasım özer'in durum güncellemesi:işveren size ihtiyacını hissetmeli....

Konusu 'Kariyer Bilgi ve İpuçları' forumundadır ve Erkan Dündar tarafından 17 Kasım 2014 başlatılmıştır.

  1. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
  2. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Erkan Dündar
    Bizler işletmelerimizde geçici olarak işi durduruz..çünkü gereklidir..hızlı bir şekilde aksaklıkları gidermeye kanaliz ederiz işvereni..müfettiş durdurunca aksaklıkları gidersek bile işletmeyi açmak dilekçelere cevap yazmak ve yeniden müfettişin gelmesi yani bu süreç işvernin karşısında bizi büküyor ve kırıyor..Hayati tehlikenin mevcut olduğu durumlara işverene yazı yazıp verene kadar ordan işkura müracat edene kadar çalışan ölüyor sayın bakanım..ve işkura şikayet hiç etik değil ve bu bizi yani şikayet meselesi bizi işte o zaman denetçi durumuna sokuyor,
    --- Tekrar yazılan mesaj birleştirildi, 17 Kasım 2014 ---
    o zaman şantiye şefi'de bize yada işkura şikayet etsin..!!!
    --- Tekrar yazılan mesaj birleştirildi, 17 Kasım 2014 ---
    Ermenek'teki Madende Müfettiş Bile Zehirlenmiş

    Ermenek'te kapatılan ocakta, 10 sene önce teftiş yapan müfettişin zehirlendiği ve ölüm tehlikesi atlattığı ortaya çıktı.
    [​IMG]

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bağlı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer, "Benim müfettiş arkadaşım, kapatılan Ermenek'teki ocakta, 10 sene önce zehirlenip ölüyordu, vagonla çıkardılar" dedi.

    Soma'da 301 maden işçisinin ölümü, İstanbul-Mecidiyeköy'deki asansör kazası ve en son Ermenek'teki kömür madeninde yaşanan facianın ardından hükümet Çarşamba günü 'iş güvenliği reform paketi' açıkladı. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıkladığı pakete göre gerekli kanuni düzenlemelerin yapılmasıyla denetim, projelendirme, krize müdahale etme kabiliyeti artırılacak.

    18 maddelik reform paketine işçi sendikaları tepkili. DİSK, paketin ciddi bir yenilik getirmediğini, uygulamada ve denetimde sorunların devam edeceğini söylüyor ve "paketin uygulanma olanağı yok" diyor.

    KÜÇÜKLER KAPATILACAK

    Reform paketinin getirdiği yenilikleri ve işçilerin güvenliği için alınacak önlemleri, mevzuat üzerinde haftalardır çalışan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bağlı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer, Al Jazeera'ye değerlendirdi:
    "Yeni paketle birlikte, Türkiye'de maden ocaklarının iş güvenliği açısından yeterliliğinin tespiti, ihtiyaç duyulanların modernize edilmesi ya da tamamen kapatılması söz konusu olacak mı? Önümüzde Çin örneği var. İş güvenliği açısından yetersiz madenlerin kapatılmasının ardından, son 10 yılda ölüm oranı binde 5'ten binde bire indi. Biz de tam bunu yapacağız. Hem üretimin güvenliği hem iş güvenliği açısından yapılacak olan bu. Havza madenciliğine geçilecek. 50 bin tonluk bir rezerv var, YATIRIM bile yapmaya değmez. O zaman büyük havzalar, büyük rezervler üzerinde yoğunlaşılacak, küçükler kapatılacak, kusura bakmasınlar.
    150 bin ton kömür için adam ocak açmış Edirne Uzunköprü'de, bugün patladı. Müfettiş gidiyor Haziran'da, 30 tane eksik var. 20'sini yaptırıyorlar uğraşa didine. Ben de çeyrek asır müfettişlik yaptım, bizim böyle bir özelliğimiz var. Bağcıyı dövmek istemeyiz, bizim bütün derdimiz üzüm yemek. Adama gidip ceza yazmaktan hiçbir zaman hoşlanmayız, çözüm de değil. Biz orada adamı ikna edebildiğimiz kadar eder, yaptırabildiklerimizi yaptırırız."

    Müfettişin tespit ettiği eksikler tamamlanırken ocaklar kapatılıyor mu?

    Hayır, kapatmıyoruz. Bugüne kadar yapmıyorduk. Ama bu kanundan sonra yapacağız. Mesela Edirne'de de, bu 11 eksiği ısrarla yapmamış arkadaşımız. Müfettişler de 23 Haziran'da kapatmışlar. Bizim durdurduğumuz ve rehabilite et dediğimiz yere dokunmamış, başka bir yerden bir delik açarak aynı madende çalışmaya devam etmiş. Kendince 'ben durdurulan işi yapmıyorum' diyor. Ama durdurulan iş bu bölge, bu ocak. Öbür taraftan da girsen burada çalışıyorsun. Şimdi bunlara hapis cezası geliyor.

    Verimli olmayan maden ocakları birleştirilecek. Bir bölgede biri kuzeyden biri güneyden giriyor, bir tanesi diğerinin bölgesinin kömürünü deliyor. Diğerinin haberi yok, onun gazı kendi bölgesine geliyor. İşçi orada zehirlenip ölüyor, adam farkında değil. Benim müfettiş arkadaşım bile aynı şekilde zehirlenip ölüyordu. Vagonla çıkardılar. Bugün kapattıkları Ermenek'teki ocakta, 10 sene önce oldu bu.

    10 sene önceyle bugün arasında bir fark var mı?

    Zerre miktar bir ilerleme yok. Şimdi kapandı bu ocak, niye? İş güvenliği tedbirleri yok diye. 10 senedir yok burada bu! Şimdi bu küçük köstebek yuvalarını bir tek yerden işletebiliyor musun? İşletemiyorsan bırak git, o zaman tamamen kapanacak.

    Verimli olduğunu düşündüğünüz ocaklarda modernizasyona mı gideceksiniz?

    Tabii. Bizim daha çok kömürde sıkıntımız. Buralarda hem yerüstü hem yeraltında rehabilitasyon yapılacak. Kömür madenciliğini en iyi şekilde yapabiliyorsan yap.

    Başbakan Davutoğlu'nun son açıkladığı paket için ne düşünüyorsunuz?

    Reform paketinde açıklanan 'madenlerin en az iki yoldan yer üstüne bağlanma zorunluluğu', mevcut mevzuatta zaten var.

    Bu, acil durdurmayı gerektiren bir husus. Artık burada müfettiş, işveren falan yok. Mevzuatta zaten var ama bu savsaklanıyor. 'Açacağız, yapacağız' filan diyorlar. Şimdi yoksa doğrudan durduracağız. Buradaki yenilik, durdurmayı müfettişin inisiyatifine bırakmıyor. Zaten bugüne kadar çift yolu olmayan hiçbir ocağa çalışma izni vermedik. Ama burada işverene diyoruz ki kör gözüne parmağı sokuyoruz. 'Sakın bu maddeyi geçme' diyoruz. Müfettiş senin oğlun da olsa, amcanın oğlu da olsa böyle bir yetkisi yok. Daha sert hatırlatıyoruz.

    Bazı şeyler zaten var da, bazı şeyler yavaş yavaş, sindire sindire gidiyor.

    Eylem planındaki 'yer altı planlarının üç boyutlu hazırlanması' zorunluluğu da mevzuatta 'imalat haritası çıkarmak, yer altı su kaynaklarının tespit edilmesi' şeklinde yer alıyordu. Burada yeni olan ne var?

    Kağıt üzerindeki imalat haritasını bilgisayarda üç boyutlu gösterecek, aradaki mesafeleri de görecek. O zaman alt katta çalışırken eski imalata yaklaştığının farkına varacak herkes.

    Eski planlarda ne kadar aralık olduğu görülemiyor muydu?

    Hayır, doğrudan görülemiyordu. Üç boyutlu görüntüyü bilgisayarda evirip çevirip her tarafını anlayabileceğiz.

    İmalat haritasına bakarak hesap yapıp önlem alması gereken de, üç boyutlu plana bakıp tehlikeleri anlayacak kişi de işveren, yani aynı insan değil mi?

    Ama artık mazereti kalmayacak işverenin. Bu planlar işvereni ele verecek şimdi. Üç boyutlu plan Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne (MİGEM) veriliyor, oradan da bize bir link verilecek. Sistem bilgisayara akacak, müfettiş masasının başından kömür ocağında işçiler nereye gelmiş görecek. İcabında res'en teftiş edebilecek. Bu acil durdurma gerektirir, bunu bize yazacak. Üç boyutlu görüntüyü müfettiş, iş güvenliği uzmanı, MİGEM, işletmeci görüyor. Çok fazla fırsat verilmez en azından. İşverenin inisiyatifinden çıkaracak, belki adam başka bir yerin haritasını koyuyordu, üzerine farklı bir isim yazıyordu...

    Eylem planında ihalelere de işaret ediliyor, bu konuda ne yenilikler var? Örneğin ihale süreçlerinde iş güvenliği ile ilgili temel gereklilikler, firmalardan neler isteneceği yasal değişikliklerle kesin olarak belirlenecek mi?

    İhalelerde iş güvenliğinin bir kalem olarak yer almasını istiyoruz. Çünkü bugüne kadar, 'biz bir fiyat verdik ama iş güvenliğiyle ilgili masraf yok burada, şimdi bir de bu çıktı' diye şikayetler geliyordu. Bu mazereti önlemek için diyoruz ki, iş sağlığı güvenliği ile ilgili kalemler de ihalede olacak. Kaç baret alacak, üş güvenliği uzmanlarına ne kadar verecek…

    İhaleli işi alan bir işverenin çalıştırdığı işte ölüm meydana gelirse o kötü işte. O zaman diyoruz iki yıl ihalelerden men edileceksiniz.

    Daha önce aldığı ihalelerdeki işleri çalıştırmaya devam edecek mi?

    Onlar devam ediyor. O işi durdurmak veya kapatmak değil, o işvereni daha tedbirli olmaya teşvik ediyor. 'Bundan sonra sana ihale vermiyorum, iki yıl aklın başına gelsin' diyoruz.

    Bazen de üretim zorlaması oluyor. Günde 500 kalemlik iş almıştır, günde 750 kaleme çıkarmak ister. Aynı adam, aynı makine, aynı iş saati… Böyle olunca insanların nefes alma hakkını elinden almış olursun. Baktık kalem artmış ama çalışan sayısı aynı, o zaman da işi durduruyoruz. 10 kişi daha mı işe aldı, yeni bir makine mi aldı, o zaman 'buyur çalış' diyeceğiz. Kazaların önemli bir kısmı bu üretim zorlamasından kaynaklanıyor. Kanunla bunu engelleyeceğiz. Müfettişler bunu da kontrol edecek.

    Daha önce yılda bir yapılan tatbikatlar yeni paketle 6 ayda bire indirildi. Ancak daha önce birçok iş yerinde bu tatbikatlar kağıt üzerinde kalıyordu.

    Artık kalmayacak. Görüntülü yaparak tatbikat yaptığını ispat edecek.

    Bakanlıktan yetkililerin gözetiminde mi olacak?

    Gerek yok, müfettişler gittiği zaman o görüntüleri de izleyecek. O görüntülerdeki adamlardan beş tanesini bana göster diyecek. Bu adamlar gerçekten orada mı çalışıyor yoksa konu mankeni mi? Altı ayda bir zaten teftişe gidiyoruz en az, o sebeple altı ayda bir yazdık onu. Kaçamaz. Ben müfettiş olsam beş tane işçiyi çağırırım, 'şu oksijen maskelerini bir tak bakalım' derim. Bakalım biliyor mu? Takamadıysa 'eğitim almamış' diye yazarım oraya.

    Eğitim meselesi de pakette yer alıyor. Buna göre 2 milyon 700 bin inşaat işçisi 'mesleki yeterlilik belgesi' alacak. Ancak mevcut 'mesleki eğitim zorunluluğu', eğitim verilmeden kağıt üzerinde kalıyordu. Bunun önüne geçebilecek bir uygulama olacak mı?

    Aynen öyle oluyordu. Ama şimdi mesleki yeterlilik belgesi ciddi bir belge, uluslararası geçerliliği var. Önce teorik sınava giriyor. Her meslek için ayrı bir sınavı var. Mesleki Yeterlilik Kurumu'nun yetki verdiği, akredite olmuş test merkezleri var. Oradan o belgeyi alınca gidip Almanya'da da çalışabilirsiniz, bütün dünyada geçerli.

    Standartlara uygun kişisel koruyucu donanım sağlamayan işverene PARA cezaları artırılıyor mu?

    İdari PARA cezaları çok daha can acıtacak. Çünkü Türkiye'nin canı acıyor.

    Yeniliğin biri; kişisel koruyucu donanımın sadece olup olmadığına değil, olanın bunun uygunluğuna da bakıyor. İki; uygun olmayanlara kişi başı ceza veriyor. Eskiden tek kalem vardı. 100 çalışan varsa, hiçbirinde eldiven yoksa eskiden 1120 TL veriyordu, şimdi yoksa ya da uygun değilse 112000 TL verecek. Baret vermiş ama naylon, kıkırdak gibi, adamın kafasına vida düşse tutmaz. Müfettiş, baretin alındığı firmanın belgesine bakacak, standartlara uygun mu diye.

    PARA cezası verildikten sonra kontrol sıklaşacak mı?

    Hayır, bir sonraki kontrolde yapmadıysa her ay için bir o kadar daha ceza verecek. 11200 TL ceza verdiyse, beş ay sonra kontrole gittiğimizde yine yapmamışsa, 11200 çarpı beş TL daha ceza verecek.

    Soma'da yaşananların ardından gündeme gelen yaşam odaları, reform paketinde yer almadı. Daha sonrası için yaşam odalarını zorunlu tutma planınız var mı?

    O odalar kömür ocaklarında uygulanamaz, teknik olarak mümkün değil. Başka hiçbir sebebi yok. O odaların sıcaklığı 60 dereceye çıkar kömür ocaklarında. Bir de kömür ocaklarında kömür aldığınız yeri göçürürsünüz, terk edip gidersiniz. Kömür ocaklarında dünyanın bulduğu çözüm; kaç, kurtul! Çünkü orada patlama tehlikesi de var. Ne kadar çabuk kaçarsanız o kadar çabuk kurtulursunuz. Avustralya bu taktiği uyguluyor.

    Bunun için tüm madenlerde oksijen üreten maske ve bu maskelerin değişim istasyonlarını getirdik. İşçi yaklaşık 12 dakika kullanabilecekse maskeyi, 12 dakikada da 300 metre gidecekse, 300 metrede bir değişim istasyonu kurulacak. 300 metrede bir maskeyi değiştirmek zorunda, yoksa ölür, bu yeniliği getirdik. Kömürde zaten sığınma odası uygulama şansı yok.

    Diğer maden ocakları için mevzuata eklenecek mi?

    Mevzuatta yazmaya gerek yok. Bizim sıkıntımız kömür. İşveren istiyorsa maskeyi tercih eder, istiyorsa sığınma odası kurabilir. Bu bizim öncelikli konumuz değil. Öncelikli konumuz; ocağı göçürmesinler, yangını çıkarmasınlar, suya bastırmasınlar. Siz su olan havzaya bile bile yaklaşırsanız, isterseniz yaşam odası yapın, çözüm yok, o odaya yetişemezler zaten.

    Yine maskeye ihtiyaç var, maskeyi taktıktan sonra zaten niye sığınma odasına kaçsın dışarıya kaçar. Soma'daki olayda diyelim ki sığınma odasına kaçtı insanlar, dört günleri var o odalarda. E dört gün içinde kurtaramadınız adamları, ne olacak? Soma'da cenazelerin tamamının çıkarılması 10 gün sürdü.

    Kaynak: Al Jazeera
  3. Osman Ç. İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    haklılık payı var bence..Ama sistem bu kadar yeniyken kanun koyup yapmayana ceza vericem deyip sonra ertelersen olmaz. Kanun koyup tarihini ertelersen olmaz. Bu yazıyla birazcık kendilerini kurtarma çabasındalar. Uzmana değil işverene baskı yap ozaman en iyi uzmanla çalışması için.
  4. krmlseker İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    iş güvenliği uzmanı işvereni ikna edemezse hapse atmayacaksınız o zaman... madem denetçi değil ...Ayrıca İşverenin hiç mi kusuru yok derken ??? Biz de tam da onu söylüyoruz işvereni neden koruyorsunuz diyoruz soma faciasında İş güvenliği Uzmanları hapiste de İşveren neerde diyoruz? bu yasanın adı neden İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ diyoruz.İşin sağlığı mı İŞÇİnin sağlığı mı diyoruz? Bütün derdimiz İSG uzmanı mıyız yoksa İGU nı mı bu mu? Biz kısaca kendimize GÜNAH KEÇİSİ diyoruz..OSGB leri sırtında taşıyan ,o şirketten bu şirkete koşturup zamanla yarışan sonunda da hep suçlu çıkan GÜNAH KEÇİSİ.........
  5. krmlseker İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    son 11 yılda 13 bin 500 kişi iş kazalarında ölmüş bu yıl 1500 kişi ile(daha yıl bitmedi) rekor yılındayız..( 1983 de 103 kişi, 1992 de 262 kişi ) demek ki bazı alanlarda ilerlemeye kaydediyoruz aferin bize ... :( :(
  6. Mehmet Fırat Yıldırım İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    "İgu denetçi değildir, işverene danışmanlık, rehberlik yapar ve önerilerde bulunur" sayın bakan ve sayın genel müdür aynen böyle diyor. Tamam, buraya kadar sorun yok. Ancak, aynı muktedirler uzmanı ceza ve hapisle korkutup, kamuoyu ve mahkemeler nezdinde yargılanmalarını meşrulaştırmaya çalışıyorlar. İcra, inisiyatif, aksiyon, eylem, irade ve bütçe yetkisi olmayan birisini yani uzmanı suçlayamazsın. Dünyanın neresinde görülmüştür?, eksik öneriden ya da eksik rehberlikten hapis yatan birisi. Mevcut sistemde eksik bildirim uzmanın yargılanmasını gerektirmemelidir. Bu durum uzmanın kalitesini gösterir; işte o zaman yargılamayı işveren yapsın, rehberliğin kalitesiz senle çalışamam desin. Önlem alınmazsa bakanlığa bildir deniyor. Siz değil misiniz en son çıkardığınız taslak yönetmelikte, " yangın ve patlama gibi hayati önem arz eden" konuda diyerek bildirimi sınırlamak istediniz. Madem uzman işverenin danışmanı o halde bildirim zorunluluğu olmamalıdır, işverenimi niye ispiyonlayayım ki ! hem ispiyon kötü bir şey. Denetim yetkisini bile çok gördükleri uzmanları işverene siper ediyorlar, kamuoyu tepkisinde gaz çıkarıcı malzeme olarak kullanıyorlar. Her koşulda uzman yargılamalarına hayır demeliyiz.
  7. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman