1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Kötü yönetici

Konusu 'Mesleki Tecrübe ve Deneyimler' forumundadır ve ibrahim559 tarafından 3 Temmuz 2013 başlatılmıştır.


  1. Kimsenin kimseyi ne alt etmeye çalıştığı nede kimsenin kimseye merhametine ihtiyacı yok. Gıybet ve dedikodu olarak algıladığınız ortamdan uzak durunuz.
  2. Ali Sağdıç Siteden Uzaklaştırıldı

    • Cezalı Kullanıcı
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    --- Tekrar yazılan mesaj birleştirildi, 3 Temmuz 2013 ---
    PADİŞAH'IN İŞİ NE?
    Sultan Murad Han o gün bir hoştur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:
    - Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var?
    -- Akşam garip bir rüya gördüm.
    - Hayırdır inşallah?..
    -- Hayır mı şer mi öğreneceğiz.
    - Nasıl yani?
    -- Hazırlan, dışarı çıkıyoruz.
    Ve iki molla kılığında çıkarlar yola. Görünen o ki, padişah hâlâ gördügü rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir. Seri, kararlı adımlarla Beyazıt'a çıkar, döner Vefa'ya, Zeyrek'ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarında soluklanır. Etrafına daha bir dikkatle bakınır. İşte tam o sırada yerde yatan bir ceset gözlerine batar, sorarlar;
    -- Kimdir bu?
    Ahali: - Aman hocam hiç bulaşma, derler. Ayyaşın meyhusun biri işte!..
    -- Nerden biliyorsunuz? - Müsaade et de bilelim yani. Kırk yıllık komşumuz... Bir başkası tafsilata girer;
    - Biliyor musunuz, der. Aslında iyi sanatkârdır. Azaplar çarşısı'nda çalışır. Nalının hasını yapar... Ancak kazandıklarını içkiye, fuhuşa harcar. Hem şişe şişe şarap taşır evine, hem de nerde namlı mimli kadın varsa takar peşine.. Hele yaşlının biri çok öfkelidir. - isterseniz komşulara sorun, der. Sorun bakalım onu bir cemaatte gören olmuş mu?.. Hasılı, mahalleli döner ardını gider. Bizim tedbili kiyafet mollalar kalırlar mı ortada!.. Tam vezir de toparlanıyordur ki, padişah keser yolunu :
    -- Nereye? - Bilmem, bu adamdan uzak durmayı yeğlersiniz sanırım.
    -- Millet bu, çeker gider. Kimseye bir sey diyemem... Ama biz gidemeyiz, şöyle veya böyle tebamızdır. Defini tamamlamak gerek.
    - İyi ya, saraydan birkaç hoca yollar, kurtuluruz vebalden.
    -- Olmaz, rüyadaki hikmeti çözemedik daha.
    - Peki ne yapmamı emir buyurursunuz?
    -- Mollalığa devam... Naaşı kaldırmalıyız en azından.
    - Aman efendim, nasıl kaldırırız?
    -- Basbayağı kaldırırız işte. - Yapmayın, etmeyin sultanım, bunun yıkanması, paklanması var. Tekfini, telkini...
    -- Merak etme ben beceririm. Ama önce bir gasilhane bulmalıyız.
    - Şurada bir mahalle mescidi var ama...
    -- Olmaz, vefat eden sen olsaydın nereden kalkmak isterdin?
    - Ne bileyim, Ayasofya'dan, Süleymaniye'den, en azından Fatih Camii'nden...
    -- Ayasofya ile Süleymaniye'de devlet erkanı çoktur. Tanınmak istemem. Ama Fatih Camii'ni iyi dedin. Hadi yüklenelim... Ve gelirler camiye. Vezir sağa sola koşturur, kefen tabut bulur. Padişah bakır kazanları vurur ocağa... Usulü erkanınca bir güzel yıkarlar ki, naaş; ayan beyan güzelleşir sanki. Bir nurdur, aydınlanır alnında. Yüzü sâkilere benzemez. Hem manâlı bir tebessüm okunur dudaklarında. Padişahın kanı ısınmıştır bu adama, vezirin de keza... Mechul nalıncıyı kefenler, tabutlar, musalla taşına yatırırlar. Ama namaz vaktine bir hayli vardır daha... Bir ara vezir sıkıntılı sıkıntılı yaklaşır.
    - Sultanım, der. Yanlış yapıyoruz galiba...
    -- Nasıl yani?..
    - Heyecana kapıldık, sorup soruşturmadan buraya getirdik cenazeyi. Kim bilir belki hanımı vardır, belki yetimleri?..
    -- Doğru, öyle ya, neyse... Sen başını bekle, ben mahalleyi dolanıp geleyim. Vezir, cüzüne, tesbihine döner, padişah garip maceranın başladığı noktaya koşar. Nitekim sorar soruşturur. Nalıncının evini bulur. Kapıyı yaşlı bir kadın açar. Hadiseyi metanetle dinler. Sanki bu vefatı bekler gibidir.
    - Hakkını helal et evladım, der. Belli ki çok yorulmuşsun. Sonra eşiğe çöker, ellerini yumruk yapar, şakaklarına dayar... Ağlar mı? Hayır. Ama gözleri kısılır, hatıralara dalar belki. Neden sonra silkinip çıkar hayal dünyasından...
    - Biliyor musun oğlum? Diye dertli dertli söylenir... Bizim efendi bir âlemdi, vesselam... Akşamlara kadar nalın yapar... Ama birinin elinde şarap şişesi görmesin; elindekini avucundakini verir satın alırdı. Sonra getirip dökerdi helaya!.. -- Niye? - Ümmeti Muhammed içmesin diye...
    -- Hayret... - Sonra, malum kadınların ücretlerini öder eve getirirdi. Ben sizin zamanınızı satın aldım mı? Aldım, derdi. Öyleyse şimdi dinlemeniz gerek... O çeker gider, ben menkîbeler anlatırdım onlara... Mızraklı ilmihal. Hucceti islam okurdum...
    -- Bak sen! Millet ne sanıyor halbuki...
    - Milletin ne sandığı umrunda değildi. Hoş, o hep uzak mescidlere giderdi. Öyle bir imamın arkasında durmalı ki, derdi. Tekbir alırken Kabe'yi görmeli...
    -- Öyle imam kaç tane kaldı şimdi? - işte bu yüzden Nişancı'ya, Sofular'a uzanırdı ya... Hatta bir gün; Bakasın efendi, dedim. Sen böyle böyle yapıyorsun ama komşular kötü belleyecek. inan cenazen kalacak ortada...
    -- Doğru, öyle ya?..
    - Kimseye zahmetim olmasın deyip, mezarını kendi kazdı bahçeye. Ama ben üsteledim. iş mezarla bitiyor mu, dedim. Seni kim yıkasın, kim kaldırsın?
    -- Peki o ne dedi?
    - Önce uzun uzun güldü, sonra; - Allah büyüktür hatun, dedi. Hem padişahın işi ne?
  3. Sonuç olarak kötü yönetici tanımlaması gıybettir. Dedikoduya girer. Dağılalım diyorsun yani.
    Padişahım Çok Yaşa!
  4. Ali Sağdıç Siteden Uzaklaştırıldı

    • Cezalı Kullanıcı
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Hayır...biz kendimize bakalım diyorum.
    bak ben ne kadar kötü,anlayışsız ,karşıdakini dinlemeyen biriyim demi?benim dediklerim doğru diyorum demi?
    şöyle yapalım istersen:beni anlat sen,yönetici profili olarak.herkeste eşlik etsin.
    yazı yazacak herkese tüm haklarımı helal ediyorum.
  5. Emine Yazıcı İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Erkan Bey , düşünürüz tabi sanırım sıkıntı metnin şu kısmında (Burada yöneticileriniz ile ilgili iyi olan taraflarının yanında kötü olduğunu düşündüğünüz taraflarını ve bu konuda nasıl davranmamız gerektiğini paylaşırsanız bizler ve iş hayatımız için oldukça yararlı bir alt yapı oluşmasını sağlayacaktır.) bunun yerine iş yerinde işverenlerden yapmasını ve yapmamasını istediğimiz isteklerimiz karşısında ne gibi durumlarla karşılaşabilirz ve ne gibi bi karşılıkta bulunabiliriz gibi bi metin olsaydı sanırım tecrübesi olan arkadaşlarımız en azından bu yazıyı es geçmez mutlaka karşılaştıkları durumları yazardı... :)direk yöneticinin kötü olduğu tarafları olunca konu sıkıntı :) bi yöneticide cıkıp demez mi birazcıkta iyi yönlerimizi konuşalım :)
  6. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    kötü ruh...1 sinemalarda...:)
  7. Emine Yazıcı İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    güzel ekşın olurdu ;)
  8. Ömer AKKAYA İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    YENİDÜNYA TEKSTİL SAN. A.Ş.
    5 yıldır iş hayatındayım iyi yöneticiyle karşılaşmadım ve aslında ümidimide yitirdim sayılır. Öğrendiğim tek şey ne kadar çok ve ne kadar yüksek sesle konuşursanız o kadar çok işe yarıyor. Doğru yada yanlış fikrinizi yüksek sesle söyleyin ve sizi yanlış söylediğinize ikna etmelerine müsade etmemek için kimsenin konuşmasına fırsat vermeyin. Bu şekilde çalışan arkadaşların daha gözde, daha saygıdeğer, daha pahalı ve daha aranan eleman olduklarını gördüm. Siz ne kadar uğraşırsanız uğraşın yaptığınız işin arkasında duramadıktan sonra, sesinizi çıkarıp kendinizi övüp bencillik yapmadıktan sonra sizin yaptıklarınız hem unutulur hem de başkaları sahiplenir. KÖTÜ YÖNETİCİLERDE BU DETAYI GÖRMEDİKLERİ (GÖRMEK İSTEMEZ) İÇİN ÇALIŞKAN PERSONELİN MOTİVASYONU KALMAZ. fikrim bu teşekkürler.