1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Kamuda "işveren-işveren vekili" kimdir? engin konyaligil yazdı...

Konusu 'Köşe Yazıları' forumundadır ve ENGİN KONYALIGİL tarafından 16 Ocak 2015 başlatılmıştır.

  1. ENGİN KONYALIGİL İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Sağlık Bakanlığı
    KAMUDA “İŞVEREN-İŞVEREN VEKİLİ” KİMDİR?
    16 Ocak 2015 Cuma 13:32
    samsunisg@gmail.com
    2003 yılı itibariyle yürürlüğe giren 4857 sayılı “İş Kanunu”nun ilgili maddeleri gereğince, ülkemize yanı bir tanımla getirilerek işveren vekilliği unvanı kazandırılmış oldu. Esasında daha öncesinde de sektörde kullanılmakta olan işveren vekilliği, iş kanunu ile desteklenmiş oldu. Herhangi bir sektörde faaliyet gösteren özel bir firma sahibi; kanuni, idari ve mali açıdan tüm yetki ve sorumluluklarını kendisinin bulunmadığı zaman dilimlerinde işveren vekili olarak belirlediği bir kişiye devretme dönemi de başlamış oldu. İkinci bir uygulaması da işveren sadece iş sağlığı ve güvenliği adına yetki ve sorumluluklarını işveren vekiline devretme durumu idi! Yapılan bu uygulamanın ne kadar doğru bir uygulama olduğu tartışılır.

    İşçi ağırlıklı çalışanı bulunan özel sektör alanlarında işveren-işveren vekili ilişkisi kanunun maddelerince belirlenmiş, fakat hala bir eksiklik olduğu dönemin bilim ve mevzuat hazırlayıcıları tarafından belirlenmişti.

    Çalışma hayatının diğer ve önemli ayağı olan kamu ve kamuda çalışanların işvereni veya işveren vekilinin kimdi?

    2012 yılında yayınlanarak peyderpeydi olarak ülkemizde yürürlüğe giren “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu” özel ve kamu ayrımı yapmaksızın tüm çalışma hayatını kapsamakta olduğu ülkemizdeki tüm sorumlularca bilinmekte.

    İş kanunu ile daha çok özel sektörde çalışan işçiler için düzenlenen işveren-işveren vekilliği ilişkileri 6331 sayılı kanun ile birlikte kamu çalışanları içinde düzenlenmiş olması yerinde ve akıllıca düşünülmüş bir uygulama olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

    Fakat kamu personeli seçme sınavı eşliğinde bizzat devlet tarafından ataması yapılan bir kamu memurunun, çalıştığı kurumdaki işvereni kim olmalı ki! Mevcut işveren sorumluluğunu devredeceği işveren vekili bulsunda yerine atasın…

    6331 sayılı kanunda işveren ve işveren vekilliği için şöyle bir hüküm getirilmiş; İşveren adına hareket eden, işin ve işyerinin yönetiminde görev alan işveren vekilleri, bu kanunun uygulanması bakamından işveren sayılır. (Kanun md.3/2) Görüldüğü gibi kamuyu da kapsam içerisine alan kanunda, işveren vekili tanımlaması yapılmış, peki uygulaması nasıl olacak?

    6331 sayılı kanun 01.01.2013 tarihi itibariyle özel kamu farkı yapmaksızın tüm çalışma hayatını kapsam içerisine aldı. 50’nin altında çalışanı olup da az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri ve kamu, Temmuz 2016 yılına kadar işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğunun olmadığını bir önceki yazılarımda da belirtmiştim.. Kısacası kanunun 6 ve 7’nci maddeleri hariç tüm çalışma hayatı kanun kapsamında diyebiliriz. Bu döneme kadar kamu sektöründe iş güvenliği uzmanı görevlendirme zorunluluğu olmadığından dolayı tüm sorumluluk ve imza yetkisi işverenlerde olacağı mutlaka bilinmelidir. Gerçi görevlendirmeler olmuş olsa bile yine en büyük sorumluluğun işveren makamında olduğu unutulmamalıdır.

    Birkaç örnekle kamuda işveren ve işveren vekili ilişkilerini açıklamaya çalışalım.

    Ülkemizde en büyük yapılanmaya sahip Bakanlıkların başında gelen, Milli Eğitim Bakanlığı na bağlı Samsunda faaliyet gösteren bir okulumuzu örnek alalım. Tehlike sınıfları tebliğine göre az tehlikeli sınıfta yer alan Okulda çalışan 657 sayılı devlet memuru sayısı 70 olsun;

    Bu tarz durumlarda işveren makamında düşünülmesi gereken kişi, okulda çalışan öğretmene, iş imkânı sağlayan kişi bazında değil de, personelden mali, idari ve hukuki bakımdan sorumlu olan kişinin kim olduğunun tespitini yaparak yola çıkmak çok daha uygun olacağını söyleyebilirim.

    Okullarda işveren makamı kimdir?

    Yukarıda belirttiğim hususlar neticesinde okullarda okul müdürlerimiz işveren konumunda yer aldığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

    Okullarda işveren vekili kim olmalı?

    İşveren konumunda yer alan okul müdürü yerine idari meziyetlerine istinaden veya kalifiye durumuna göre istediği herhangi birisini atayabilir.

    Okullarda işveren vekili idari görevi olmayan bir öğretmen de olabilir mi?

    Okuldaki işveren; yerine bakması için görevlendirdiği işveren vekilini istediği herhangi bir personelden seçmek de özgürdür. Sadece sorumluluğu aldığını unutmamalı ve her ne olursa olsun sorumluluktan kaçamayacağını bilmesi gerekmektedir.

    İkinci örneğimiz Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren bir hastanemiz olsun. Tebliğe göre çok tehlikeli sınıfta yer alan bir hastanede çalışan sayısı 600 olduğunu düşünelim;

    Hastanelerde işveren kimdir?

    Tıpkı okullardaki bakış açımızla bakarak hastanelerde de işveren makamında hastane yöneticilerinin veya başhekimlerinin bulunduğunu söyleyebiliriz.

    Hastanelerde işveren vekili kim olmalıdır?

    İşveren konumundaki yönetici, bu alandaki görev ve sorumluklarını hastane başhekim yardımcısına, hastane müdürüne, hastane müdür yardımcısına veya idari görevi olmayan bir hekime devretmesinde hukuki anlamda bir hiçbir maninin olamadığı söylenebilir.

    Kamuda işveren ve işveren vekilliği unsurlarının doğrudan değil de dolaylı yönden ele alınması gereken bir husus olduğu, işverenin, yerine atanan bir işveren vekili dahi olsa sorumluluktan hiçbir suret de kaçamayacağı, İşveren vekilliği görevlendirilmelerinde mutlaka resmi yazı ile tebligat yapılamasının şart olduğu, işveren vekilliği için aranan herhangi bir ağır kısas’ın olmadığı, hukuki anlamda ağır bir yükünün olduğu kesinlikle unutulmamalıdır.

    Saygılarımla.

    “Kalbinizin sahibine emanet olun”
  2. metehan16 İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    91199
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Birde işyeri tanımını kamu için açıklasanız
  3. ENGİN KONYALIGİL İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Sağlık Bakanlığı
    Sayın Metehan16;
    Kamu veya özel sektör ayrımı yapmayan 6331 sayılı Kanunda "işyeri" tanımlaması yapılmış, ilgili kanunda belirtilen mevcut işyeri tanımı ile ortusen bu tanımlama, halk vari dilinde kullanılan tanımlama ilede doğru orantılı olduğu görülmektedir.
    Saygılarımla.
  4. denizözgür İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    34393
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Şöyle bir örnek var;

    Zabıta ile anlaşan taşeron firma var. Zabıta'nın 9 ayrı ve farklı bölgelerdeki müdürlükleri var ve taşeron firmanın çalışanları tüm bölgelere yayılmış durumda. Kaç tane tespit ve öneri defteri alınır acaba? Bilemedim. 9 müdürlük olduğuna göre 9 adet mi yoksa bir tane mi?
  5. ENGİN KONYALIGİL İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Sağlık Bakanlığı
    Sayın denizozgur;
    Ülkemizdeki mevzuatlar gereği 50 ve üstü çalışanı bulunan her bir sirket (her bir çalışma yerinde 50 ve üstü çalışanı olan veya tek bir yerde) isg kurulunu kurmalı kurul kararlarının takibi ve resmiyeti ve aynı zamanda isg profosyonel lerinin işlemlerini kayıt altına almalı adına gerek kurul Karar defterini gerekse tespit tutanak defterini tutmak zorundadır.Fakat taşeron firma tek sicil numarası üzerine ise ayrı ayrı kurul kurulacagi gibi kullanılacak defterler tek başlık altında da kullanılabilmektedir. (Bilirkişi görüşleri herzaman ayrı tutulması yonundedir).
    Saygılarımla.
  6. Teoman Şeker İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    46018
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Tespit öner defteri için 50 kişi olmasına gerek yok.Her sicil no suna ayrı açılıyor.
  7. Naciye Albayrak İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    91429
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Engin Bey,
    işvereni sağlık bakanlığı olarak düşünüp, işveren vekilini başhekim olarak tanımlamak daha doğru değil midir?
    İşveren başhekim olduğunda suya sabuna dokumadan müdürünü görevlendirmek her durumda işine gelir gibi bence..
    zaten kamuda konu çok iyi bilinmemekle birlikte, 2016'ya kadarki çalışmalar lüzumsuz olarak düşünülmektedir. İşveren vekili başhekim olarak tanımlandığında konunun ciddiyeti kurumca daha iyi anlaşılabilir diye düşünüyorum.
    yanılıyor muyum?
  8. ENGİN KONYALIGİL İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Sağlık Bakanlığı
    Sayın Naciye ALBAYRAK;
    Burada ki işveren makamı ile ilgili tespitimiz, yazımda da bahsettiğim gibi iş sahası oluşturma veya işe alma gibi düşüncelerin yanı sıra hiyerarşik sıralamanın da dışındadır. Şöyle ki;
    Bir sağlık tesisinde Başhekim/yönetici, oradaki en yüksek kanun uygulayıcıdır. İşveren unvanın, sağladığı tüm yetki ve sorumlulukları yetkileri çerçevesinde kullanım hakkını, makamına münhasır kendisine tahsis edilmiştir.Kim tarafından! Direk düşünürsek Bağlı bulunduğu Bakanlık tarafından... Yani, sizin söylediğiniz ifadenin üstüne uygulamasında oldukça sıkıntı doğurabileceğini düşündüğüm şu örneği verebilirim.
    Hastane Yönetici Başhekiminin işvereni Sağlık Bakanı, Sağlık tesisinde çalışan bir hemşirenin de işvereni konumunda olan kişi Bakan adına Yönetici Başhekim dir.
    Diğer hususta ise hastane işvereni konumundaki kişi yetki ve sorumluklarını orada çalışan bir memura da devredebilir. Bunda Kanunen hiç bir sıkıntı yok!
    Sadece şu unutulmamalı yapılan böylesine bir uygulama hastanenin işvereninin iş güvenliği bilimine verdiği değeri ve önemi anlamak açısından bir kıssas olabileceği gibi aynı zamanda böylesine önemli bir hususu yetki ve sorumluluğu anlamında dar bir unvana bırakması, gerek faaliyetlerin işlemesi gerekse oluşabilecek bir olumsuzlukta maalesef kendisinin de sorumluluktan kaçamayacağını bilmesi yeterlidir diye düşünüyorum.
    Saygılarımla.
  9. Odatesi İSGforum Üyesi



    6331 sayılı kanun kapsamında işveren vekili kavramı ile ilgili makale ekte bulunmaktadır

    http://www.recepguner.com/wp/index.php/6331-sayili-kanunun-isveren-vekili/
    --- Tekrar yazılan mesaj birleştirildi, 7 Kasım 2015 ---
    aşağıdaki linkte 6331 sayılı Kanun kapsamında işveren vekili ile ilgili yazı bulunmaktadır

    http://www.recepguner.com/wp/index.php/6331-sayili-kanunun-isveren-vekili/