1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Kelimelerin sihirleri

Konusu 'Edebiyat ve Kitap' forumundadır ve Koray Pehlivanoğlu tarafından 16 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. Koray Pehlivanoğlu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    32082
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Çalışıyor
    Bu günki kelimemiz; Televizyon

    Kelime fransızcadan gelme télévision "uzak-görüş", görüntüyü uzağa iletme işlemi ve bu işi yapan araç

    Ancak kelimenin hikayesi biraz garip.

    Yunanca têlos τῆλος uzak demek. Latince visio görme, görüş. Fransızlar bu kelimeleri kendi dillerinin kurallarını alt üst edip birletirmişler telo-vision. Yunanca ve latince sözcük birleşimi kural dışıdır.

    Demekki böyle acayiplerler sadece bize ve TDK'ya özgü değil. Fransızlarda yapıyormuş :)
  2. Koray Pehlivanoğlu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    32082
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Çalışıyor
    Yeni kelimemiz; Pulluk

    Çok eski bir kelime 2. yüzyılda kaydedilmiş kelimenin orjinali Keltçe; plovum toprağı yarmaya yarayan alet. Keltçeden germenler aracılığıyla tüm avrupaya yayılmış.

    Eski almancada plug , İngilizce; plough, Rusça; plug

    Kelimeye bu günki anlamını verenler ise sırplar. Sırpça plug; toprağı yarmak için öküzler tarafından çekilen demir alet.

    Türkçede ilk görülmesi 1500 yılı Osmanlı Kanunnamelerinde geçiyor.
  3. Koray Pehlivanoğlu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    32082
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Çalışıyor
    Bu günün kelimesi; Domates

    Kelimenin kökeni Nahuatl dilinde eski bir aztek dili; Tomatl; yumru, tomana; şişmek kabarmak

    Anavatanı meksima olan bu bitki (latincesi; Solanum lycopersicum) İspanyol denizci Herman Cortes tarafından 1528'de avruyaya getirilmiş. Önceleri kuşkuyla bakılan bu sebze 18, yüzyılın ikinci yarısından sonra yaygınlık kazanmış.

    Yunanca; tomátes τομάτες
    Fransızca; tomate
    İspanyolca; tomata

    Osmanlıya 18 yüzyılın 2. yarısında ulaşan bu sebze bir süre haram kabul edilmiş. İstanbul müftüsünün "haram değildir" fetvası sonrası yaygınlık kazanıp çok sevilmiş.

    Türkçede ilk kez 1876'da Ahmet Vefik Paşa'nın Lugatı-ı Osmani sözlüğünde yer almış. Yine uzun dönem domates, Frenk patlıcanı olarak adlandırılmış. Gerçi patlıcan göndermesi yanlışta sayılmaz bitki patlıcangiller familyasından.
  4. Koray Pehlivanoğlu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    32082
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Çalışıyor
    Yeni kelimemiz; Zeytin

    Kelimenin kökeni fenike (mö. 3000) dilinden gelmiş olsa gerek; zyt (ağaçta yetişen bir meyve türü) fenike dilinden ibraniyece geçmiş ibranice; zayt זית

    Kelimenin sonraki uğrağı aramice; zeytā זיתא

    aramice üzerinden orta farsça; zayt ve ermenice; tsét' ձէթ ve arapçada; zaytūn زيتون

    Türkçeye arapça üzerinden ulaşmış. 1300 yılı Zeytun ve zeytin şeklinde
  5. Koray Pehlivanoğlu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    32082
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Çalışıyor
    Yeni kelimemizi felsefi bir terim olarakta kullanılan bir kelimeden seçtim; Volantrizm

    Kelime latince kökenli, latincede iki farklı biçimde kullanımı var voluntarius; gönüllü, kendi iradesiyle hareket eden ve voluntas özgür irade, istek

    Türkçeye fransızca üzerinden girmiş. Fransızca; volontarisme; iradecilik

    Kaynaklar türkçe kullanı için çok geç bir tarih vermiş ama ben inandırıcı bulmadım. 1997 yılı diyor. Sanki okuduğum kitaplarda volantirizmi çok daha eski tarihlerde gördüğü anımsıyorum. Emin olamadım ama.

    Felsefi olaraksa bu akımın kökenleri çok eski, antik yunanda stoacıların savunduğu bir yöntemdi. Tarihi ve toplumsal olayları insanların bilinçli kararlarıyla yaptıklarını, bütün insan eylemlerinin önceden planladıklarını vs savunan bir görüş. Bu unutulmuş felsefe 18-19 yüzyıllarda Schopenhauer ve Nietzsche tarafından yeniden parlatılmıştır. Volantrizm özgürlüğün kapılarını açma iddiasındadır. Fakat işin ilgiç yanı volantirzm faşizm denilen akımın dayandığı temel felsefelerden biri de olmuştur.

    Bu felsefenin karşıtı da determinizmdir. Bir ara ona da gireriz.
  6. Koray Pehlivanoğlu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    32082
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Çalışıyor
    Bu günün kelimesi; Kokoreç

    Kelimenin kökeni Yunanca; kokorótsi κοκορότσι mısır koçanı demek. Ancak yunancada arnavut ağzı denen bir argo sözcük.

    Arnavutça; kokërroz mısır, mısır koçanı .

    Muhtemelen bağırsağın pişirken kullınılan sargı biçimden gelmiş bu isim.

    Türkçe ilk kullanımı 1920 Ömer seyfettinin bir öyküsünde (Lokanta Esrarı) Kokoroç olarak geçmiş.
  7. Koray Pehlivanoğlu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    32082
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Çalışıyor
    Yeni kelimemiz bir semt adı; Karaköy

    İlk duyunca insanan aklına siyah köy geliyor ama kelimenin aslı Karayköy. Fatih Sultan Mehmet döneminde kırımdan getirilen Karay halkı, Galata semtinin deniz tarafına yerleştirilmişler. Karaylar ise tatar türkçesi konuşan bir yahudi mehzebi. Yahudiliğin bütün öğretilerini kabul etmedikleri için ibranice okumacı anlamına gelen karâî adı verilmiş.

    Semtin adı oradaki yerleşmecilerden geliyor karay köyü... zaman içinde karaköy'e dönüşmüş.
  8. Koray Pehlivanoğlu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    32082
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Çalışıyor
    Yeni kelimemiz; Şeref

    Kelimenin kökeni arapça şaraf شرف iki farklı anlamı var 1- yücelme, öne çıkma 2- yücelik, öncelik, seçkinlik

    sonraları yerine fransızcadan alınan onur sözcüğü ikame edilmişsede pek aynı anlamı karşılamamıştır.

    Birine olumsuzluk eki verip şerefsiz dediğinizde aslında denen; yücelmemiş, öne çıkma isteği olmayan, seçkin olmayandır

    Ama sakın demeyin, TCK ya göre hakaret suçu işlemiş olursunuz.
  9. Hasan Can Özdenli İtfaiye Er

    • Bölüm Yöneticisi
    Uzmanlık Sınıfı:
    Diğer Belge
    Firma / Kurum:
    Düzce İtfaiye Müdürlüğü'nde İtfaiye Eri
    Günlük hayattan örnek vermek istiyorum ; "ALO"
    telefon açılışında kullandığımız ALO sözü hiç bir anlam ifade etmez, bir karşılığıda yoktur :)

    telefonun mucidi Graham Bell in manitasının baş harflerinin bir araya gelmiş şeklidir.

    iy ki kızın ismi Penolope Ozy Penny Os değilmiş, biz onuda kullanırdık.
  10. Koray Pehlivanoğlu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    32082
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Çalışıyor

    Telefon açılış sözünün orjinali "Hello" dur. Anlamı merhaba-selam vs. Türkçeye çevirirken halk arasında "alo" olmuş. Graham Bell'in sevgilisiyle hiç bir alakası yoktur.
  11. Aygün Bentürker İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    11423
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Osmanlının medyası da kuvvetliymiş :p halkı ilk önce haram olduğuna inandırmışlar sonra da sevilmesini sağlamışlar :)), kaynak bilginizi merak ettim Koray Bey.
  12. Koray Pehlivanoğlu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    32082
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Çalışıyor
    Osmanlıda medya gerçekten çok güçlü ve özgürdü. Tüm osmanlı sathında satışı yapılan gazete sayı 15 idi. Yüzden fazla dergi yayın hayatını sürdürüyordu. Ve bizleri şaşırtacak kadar basın özgürlüğü mevcuttu.

    Domates ile kaynak hafızam beni yanılmıyorsa Prof Hülya Aslan'ın Genel botanik kitabı
  13. nilüfer töze İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    Çok enteresan bir ilgi alanı ve başlık devam ettirilirse çok iyi bir kaynak olur. Hazırlayana teşekkürler