1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Kestirimci bakım teknolojileri

Konusu 'İş Ekipmanlarında Emniyet' forumundadır ve Ersin Bozkurt tarafından 3 Eylül 2014 başlatılmıştır.

  1. Ersin Bozkurt Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    43934
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Makina mühendisi
    Kestirimci bakım teknolojileri
    Kablosuz Kestirimci Bakım Titreşim Ölçüm Analiz Sistemini devlet destekli olarak geliştirmeye devam ettiklerini söyleyen Mekatek Endüstriyel Bakım ve Güvenlilirlik Sistemleri Yöneticisi Sina Kuseyri, "Projemizi, makinaların üzerine sensörler takıp bu sensörleri kablosuz olarak belli bir sistem ile haberleştirip, sonra bunu cloud`da bir yazılıma aktararak ilgili herkesin makinelerin durumunu görebilmesini sağlamak şeklinde özetleyebiliriz" dedi.

    Kablosuz sistemlerin en büyük avantajının neredeyse sistemin maliyetinin yarısına mal olan kablo çekme fiyatlarını aşağı çekmesi olarak özetleyen Sina Kuseyri, "Fiyatı uygun, uygulaması kolay olduğundan oldukça fazla talep var" dedi. Sina bey "Bakım Yönetimi" konumuz kapsamındaki sorularımızı yanıtladı.

    Bir işletme için bakım faaliyetleri temelde hangi ana bileşenlerden oluşuyor? Bakım faaliyetleri neden önemlidir?

    Endüstriyel bir işletmenin temel amacı, müşterisinin istediği zamanda, istediği mik-tarda ve istenilen kalitede ürünü sunmaktır. İstenilen zamanda ürünü sunmak için ekipmanlarınızın o ürünleri zamanında üretebilecek durumda olduğuna emin ol-manız gerekir. İstenilen miktarda üretebilmek için o ekipmanın istenilen kapasitede çalışabileceğini de biliyor olmalısınız. Bu açıdan baktığınızda bir işletmenin müşteri-lerine olan taahhütlerini yerine getirebilmesi için üretiminin sürekli kılınabilmesi, aynı zamanda tüm bu faaliyetleri makul bir fiyata yapabilmesi için ekipmanlarının bakımlı olması ve bu bakımların da çok maliyetli olmaması istenir. Sonuçta işlet-menin en temel faaliyetinin bakım olduğu ortaya çıkar. Bakım faaliyetinde en doğru yöntem ve tekniklerinin uygulanması da bu bağlamda en önemli işlevdir. Bakımı böyle kimliklendirerek kendisine yön veren şirketler hem ulusal hem uluslararası piyasada öne geçmektedir.

    Genelde üst yönetimler üretim konularında yetişmemiş olabiliyor yada yetişse de bakım ile ilgilenmemiş olduklarından "belli periyodlarla makinaları değiştirirsek hiç sorun olmaz" düşüncesine kapılabiliyor. Konu ile ilgili olarak insanların bilgisi daha çok arabasını bakıma götürüp getirme planı ile sınırlı olduğundan, onu tüm fabrika-ya genelleme hatasına düşebiliyorlar.

    Bu konuya mühendislik açısından zaman ayırmayan kişiler, ayakta kalmaları için ne kadar kritik bir öneme sahip olduğunu bilmiyorlar.

    Türkiye sanayicileri ne tür bakım türlerini ve teknolojilerini fabrikalarında uygu-lamalılar ?

    Genel bir reçete vermek mümkün değil elbette, işlemenin yapısına bağlı. İyi bakım tipleri denince ilk akla gelenler; yalın üretim ve toplam kalite kavramları ile birlikte başlayan Toplam Üretken Bakım ve bunun içerisindeki Otonom Bakım kavramı. Üretim ile bakımı ayrı ayrı ele almayıp bakımdaki takımlara inisiyatif, bilgi ve yetki vermek. Özellikle otomotiv vb. alanlarda parça bazında üretim yapan sektörlerde ön plana çıkarılması gereken en önemli araç.

    Bunun yanında Kimya, Enerji, Petrokimya, Çimento sektörleri gibi sürekli üretim yapılan yerlerde ise Durum İzleme ve bu teknikler içerisindeki Kestirimci Bakım kavramlarının ön plana çıkartılması gerekiyor. Kestirimci Bakımın yeterince etkili olmadığı, durumunu ölçmek mümkün olmayan yada pratik olmayan makinalar var, bu durumda da ekipmanların güvenilirliğini tespit edip, arıza yapma olasılıkları doğ-rultusunda çalışmalar yapılması gerekir.

    Sanayide ise genellikle hazır çözümler aranıyor. Örneğin, kestirimci bakımın titreşim ölçüm/analizi alanında kendisini geliştirmiş bir uzmanla görüşülüyor ve en gelişmiş bakım tekniği olarak sunulan kestirimci bakımı firmasında uygulayarak en iyi yöntemi kullandığını zannediyor. Sanayide çalışana mühendis ve yöneticiler bakım konusundaki bilgileri satıcı firmalardan değil kendi imkanlarıyla araştırarak edinmeli. Bu bağlamda en büyük sorun, diğer konularda da olduğu gibi, okumamak. İnsanları hayat görüşü ne ise işletmenin kültürü de o oluyor bir zaman sonra. Dolayısıyla şirketlerin bakım stratejisi bu alanda kendisini geliştirmiş birkaç satıcı firmadaki uzmanların tecrübesine kalıyor.

    Mekatek, kestirimci bakım ile arızaları önlemeyi ve olası duruşları önceden tespit etmeyi nasıl başarıyor? Ne gibi çözümler sunuyor?

    Ben, 1991 yılında titreşim ölçüm analizi çalışmaları yaparak bu alana girdim. Önceleri bazı firmaların distribütörlüğünü yaptık ancak gördük ki bu tür çalışmalar bizi ulaşmak istediğimiz noktalara götürmüyor. Çünkü belki de temel ihtiyaç o ürün değil, konuyla ilgili bilinçlenmek olabiliyor. Ülkenin daha çok tespit ettiğim ih-tiyacının eğitim olduğunu düşünerek, temsilcilik yanında eğitim faaliyetlerine başladık.

    Teknoloji Geliştirme Merkezi`nde devlet desteği ile Mekatek Endüstriyel Bakım ve Güvenlilirlik Sistemleri adıyla bir şirket kurduk. Günümüz teknolojisindeki bakış açısına bağlı olarak titreşim analiz ve ölçümüne dayalı kestirimci bakıma yönelik ürünleri geliştirmek amacıyla, yine bazı firmaların temsilciliğini de alarak çalışmala-rımıza hız verdik. Rockwell Automation firmasının da çözüm ortağıyız. Kablosuz Kestirimci Bakım Titreşim Ölçüm Analiz Sistemini KOSGEB/TÜBİTAK destekli olarak geliştirmeye devam ediyoruz. Projemizi, makinaların üzerine sensörler takıp bu sensörleri kablosuz olarak belli bir sistem ile haberleştirip, sonra bunu cloud`da bir yazılıma aktararak ilgili herkesin bu durumu görebilmesini sağlamak şeklinde özet-leyebiliriz. Dünyada yaşanan teknolojik gelişimlere uygun olarak kestirimci bakım teknolojilerini de geliştirmek gerekiyor. Günümüzde kestirimci bakım uygulamaları genellikle portatif klasik bir cihaz ile yapılıyor. Ancak kestirimci bakımın geleceğiNİ kablosuz sensörlerde ve yazılım ortamı olarak da cloud ortamında olarak görüyoruz.

    Bu yaklaşım hem fiyat hem de uygulama açısından büyük avantaj sağlıyor. Böylece 24 saat fabrikalardaki makinaların durumunu şu an bulunduğumuz binadan (veya istediğimiz herhangi bir yerden) görebilecek hizmeti de sunmak istiyoruz.

    Ayrıca kablosuz kestirimci bakım konusunda türkiye temsilciliğini yürüttüğümüz ve teknik desteğini sağladığımız KCF ve I-care gibi firmalar var. Bunun yanında, titre-şime dayalı kestirimci bakım konusunda, kablolu-kablosuz, tüm tekniklere ilişkin faaliyetlerimiz var ve aktif olarak satış ve destek veriyoruz.

    Kablosuz sistemin ne gibi üstünlükleri var?

    İki türlü titreşim ölçüm teknolojisi var. Birisi portatif bir cihaz ve sensör aracılığı ile belirli periyodlarla makinadan yapılan ölçüm ve analizinin yapılarak değerlendiril-mesi. Bu yöntem çok kritik olmayan makinalar için yıllardır uygulanmaktadır. Bir problem oluştuğu zaman tüm üretimi durdurabilecek nitelikte kritik makinalar için ise 10-15 günde bir ölçüm almak yeterli değildir. Bu tür makinalarda sabit sensörler konarak sürekli izleme yapmak gerekir.

    Örneğin, enerji sektöründeki türbinler sürekli izlenerek herhangi bir nedenle titreşim izin verilen değerlerin üzerine çıkarsa uyarı verir, hala müdahale edilmezse sistem otomatik kendisini kapatır. Böyle durumlarda sadece üretimi değil makinayı da korumak ön plandadır.

    Gününüzde otomasyona geçerek inisiyatifi insanlardan almak daha ön planda olduğundan, makinalar üzerine konan sensörlerden belli periyodlarla ölçüm verile-rini toplayıp bir yazılıma atmak, onu da bir insan veya bir yapay zeka yazuıılımı ta-rafından denetlemek, bunu otomasyon sistemi ile de entegre etmek gibi bir dü-şüncemiz var. Bakımın otomasyon sistemi ile entegre edilmesi yönündeki yaklaşımı destekliyoruz.

    Bu felsefeye göre öncelikle sensörleri kablolu olarak bağlarsınız ki Rockwell ile yapmış olduğumuz budur. Rockwell`de vizyonumuz bakımı ayrı bir faaliyet olarak değil, otomasyon sisteminin bir parçası olarak ele alıp yapılan ölçümlerin otomas-yon sistemi içerisinde değerlendirilip, problem varsa zamanında müdahale etmek. Bunun için sabit sensörlere ihtiyaç var. Ancak kablolama maliyetleri ile birlikte dü-şünüldüğünde bazı kuruluşların konuya ayırdığı bütçeyi aşabiliyor. ikinci yöntem ise kablosuz sistemler. Kablosuz sistemlerin avantajı neredeyse sis-temin maliyetinin yarısına mal olan kablo çekme maliyetlerini aşağı çekmesidir. Fi-yatı uygun, uygulaması kolay olduğundan oldukça fazla talep var. Bakımı bir kurum kültürü haline getirmek lazım. Bunun en etkili yolu bakımı oto-masyon sisteminin bir parçası yapmaktır. Bakım dünyasının trendi de "internet of things" kapsamında herşeyin birbiri ile ko-nuşabildiği fabrikalar modeline doğru ilerliyor. Bu nedenle bizim perspektifimiz de Türkiye`de kablosuz ve entegre sistemler geliştirmek.

    İşletme yöneticilerinin bakım konusundaki önyargılarını aşmak adına neler yapılabilir?

    Aslında müşteri tarafında asıl problem üst yönetim ile ilişkiyi kuran orta kademe-deki yöneticilerden kaynaklanıyor. Yani üst yöneticinin bilgili olup üstten alta doğru baskı gelmesi iyi olur ama beklentimiz tabi ki bu yönde değil. Orta kademeli mü-hendis ve yöneticiler öncelikle inandıklarını hem teknik hem de mali olarak savu-nabilmeli, olayın fizibilitesini de sunabilmeliler. Kendini geliştirmek, şirkete katkı sağlamak gibi kaygılara sahip insan sayısı gerçekten az. Böyle düşünen insan sayısı artmadığı sürece teknolojik olarak ileri gitmemiz mümkün değil. Düşünen, okuyan ve risk alan insanlara ihtiyacımız var. Bu konudaki eksikliklerimizin temeli belki ilk ve orta eğitim sistemimizdeki yanlışlara kadar dayanıyor.
    http://www.haberortak.com/Haber/Otomasyon/01092014/Kestirimci-bakim-teknolojileri.php#storyContinued

    Bu konuda neler yapılabilir?

    Endüstriyel teknik eğitimler yapan firmalar desteklenerek iş hayatında eğitime dev-let destek verebilir. Üniversitelerde ‘Bakım Mühendisliği ve Yönetimi’ başlığı altında bir yüksek lisans programı kurulabilir. Mekatek Eğitim ve Danışmanlık şirketimiz kapsamında 20 yılı aşkındır rotor dinamiği, titreşim analizi, kestirimci bakım, oto-masyon, mekatronik ve kontrol sistemleri gibi konularda eğitim programları düzen-liyoruz. Akademisyenlerin mümkün olduğunca sanayi tecrübesi olmasına yönelik inisiyatifler de konulmalı. Çünkü sektörde ufuk açıcı akademisyenlere de ihtiyaç var.