1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .
  2. ISGForum Geliştiricileri - Haberler
    Paylaştığınız güncel haberlerin ana sayfa (portal) slideshow'da çıkmasını istiyorsanız, yüklediğiniz resmin ismi haber olmalı, uzantısı ise jpg olmalıdır. Örnek için ana sayfada ki haberleri inceleyebilirsiniz. Bunu uyguladığınız zaman haberleriniz ana sayfamızda otomatik olarak gösterilecektir.

SON DAKİKA!!! Manisa'da yitip giden canlara rağmen değişen bir şey yok

Konusu 'Güncel Haberler' forumundadır ve Erkan Dündar tarafından 8 Temmuz 2015 başlatılmıştır.

  1. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Manisa'da yitip giden canlara rağmen değişen bir şey yok
    [​IMG]

    MUSTAFA KUŞEN -ÖZDEMİR ÖZKAN, DHA - MANISA
    8 Temmuz 2015, Çarşamba


    Manisa'nın Gölmarmara ilçesinde 15 tarım işçisinin hayatını kaybettiği kazanın üzerinden daha 24 saat geçmeden bölgede hayat eskisi gibi devam etti.

    Tarım işçileri yine traktör römorklarında, motosiklet sepetlerinde ve kamyonet kasalarında çalışmaya gitti. Bağlarda asma yaprağı toplayan işçilerden Necmiye Balcı, evlerinin geçimini sağlamak için ailece çalışmak zorunda olduklarını belirterek, “Kazayı duydum, çok üzüldüm ama bizim de elimizden bir şey gelmiyor. Bu işi yapmaya mecburuz, başka çaremiz yok.” dedi. Kazada can veren 15 yaşındaki Burak Kaya'yla aynı yaşta olan ve onun gibi bağlarda yaprak toplayan Mehmet Balcı da, “8 yaşından beri bağlarda yaprak toplarım. Kazandığımla da kıyafet alırım. Aileme katkı sağlıyorum.” diye konuştu.

    Motosiklet sepetinde yolculuk yapan Niyazi Balcı ise “Bu araçları kullanmak bizim için zorunluluk. Kaderimiz. Minibüse paramız yok.” ifadelerini kullandı. Kazada annesini, babasını, 3 aylık hamile eşini, anneannesi ve kayınvalidesini kaybeden Mehmet Aydın, olay günü eşini yaprak toplamaya göndermek istemediğini ancak kendisi uyuduktan sonra habersiz şekilde işe gittiğini söyledi. Kamyonete çarpan süt tankerinin şoförü 33 yaşındaki E.İ.'nin ise ifadesinde, ‘direksiyon başında uyuduğu' iddiasını kabul etmediği belirtildi.

    Manisa Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ekipleri de 13'ü kadın 15 kişinin öldüğü Çökelek köyünde, yakınlarını kaybeden vatandaşlara psikolojik destek vermeye başladı. CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel de milletvekilleri ve partinin il yöneticileriyle köye gelerek ailelere taziye ziyaretinde bulundu. Manisa Ziraat Odası Başkanı Mustafa Kaçire, “İşçilerimiz düzenli şekilde taşınmış olsaydı şu anda yaşıyor olabilirlerdi.” açıklamasını yaptı. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Adnan Erbil ile Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap ise yollarda denetimlerin artırılmasını istedi. Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Hasan Geriter de kontrolsüz tarım işçisi taşımacılığına karşı radikal önlemler alınmasını talep etti.

    Öte yandan kazanın yaşandığı ve yıllardan beri iyileştirme çalışması yapılmayan Akhisar-Salihli yolunda dün iş makineleri çalışmaya başladı. MHP Manisa Milletvekili Zeynel Balkız, 1999 yılında yapımına başlanan 37 kilometrelik Salihli-Gölmarmara yolunun bitirilememesinin ve yapımı esnasında 15 müteahhit değiştirilmesinin ‘skandal' olduğunu dile getirdi. Yolun bir türlü tamamlanamamasıyla ilgili olarak da CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel'in 23 Ocak 2013'te soru önergesi verdiği, ancak dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın önergeyi cevapsız bıraktığı ortaya çıktı.

    KAYNAK
    --- Tekrar yazılan mesaj birleştirildi, 8 Temmuz 2015 ---
    Tarım işçilerini duyarsızlık öldürüyor
    [​IMG]

    ÜNAL LİVANELİ -DHA - İZMİR - ANKARA
    8 Temmuz 2015, Çarşamba

    TÜİK verilerine göre, tarımda 5 milyon 400 bin kişi istihdam ediliyor. Bunun yaklaşık yarısını mevsimlik işçiler, 485 binini ise gezici tarım işçileri oluşturuyor. Fakat tarımda gereksinim duyulan işgücü miktarı ile yapılan bazı akademik araştırmalara göre, Türkiye'de 750 bin ile 1 milyon 250 bin arasında mevsimlik tarım işçisi çalışıyor.

    Bu yılın şubat ayında TBMM'de ‘Mevsimlik Tarım İşçilerinin Sorunlarını Araştırma Komisyonu'na sunum yapan Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, yıllardır tarımda çalışanların insani sorunlarına çözüm getiremediğini belirtti. 2010'da Başbakanlık tarafından Mevsimlik Gezici Tarım İşçilerinin Çalışma Ve Sosyal Hayatlarının İyileştirilme Projesi genelgesi çıkarıldığını hatırlatan Gülçubuk, genelgede öngörülen bütçenin dörtte birinin bile tarım işçileri için kullanılmadığını vurguladı.

    Manisa Gölmarmara'da 15 kişinin trafik kazasında hayatını kaybetmesi mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarını gündeme getirdi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin verilerine göre, 2015'in ilk altı ayında tarım iş kolunda yaşamını yitiren işçi sayısı 190 kişi. Tarım işçilerinin günlük 13 saat çalıştırıldığını, hiçbir kurumun bu durumu denetlemediğini dile getiren Gülçubuk, işçi sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin de alınmadığının altını çizdi. Gülçubuk, işçilerin yaşadıkları çadırlarda genelde elektrik, su, kanalizasyon gibi altyapı hizmetleri bulunmadığını belirtti.

    Aracılık hizmeti verecek kişilerin Türkiye İş Kurumu'ndan izin belgesi alması gerektiğini vurgulayan Gülçubuk, ‘dayıbaşı' adı verilen kişilerin ise hem kayıt dışı çalıştığını hem de işverenin yanı sıra yasal olmamasına rağmen işçilerden de aracılık ücreti aldığını belirtiyor.

    Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ferdan Çiftçi ise, mevsimlik tarım işçiliğinde ücreti daha düşük olduğu için kadınların tercih edildiğine dikkat çekti. Çiftçi, geçen yıl yaşanan kazanın ardından komisyonun raporunu TBMM Başkanlığı'na sunduğunu ancak hiçbir önlem alınmadığını belirtti. Mevsimlik tarım işçisi kadınların analık sigortasından yararlanması gerektiğini söyleyen Çiftçi, işçi ailelerinin bulaşıcı ve salgın hastalıklara karşı sağlık taramaları ve gezici sağlık ekiplerinin oluşturulması gerektiğini belirtti.

    KAYNAK
    --- Tekrar yazılan mesaj birleştirildi, 8 Temmuz 2015 ---
    Mevsimlik Kazalarının Önüne, Böğürtlen Modeli Ile Geçilebilir
    07 Temmuz 2015 Salı 08:43
    Türkiye'deki mevsimlik işçi kazalarına dün acı bir örnek daha eklendi. İsveç'te ise mevsimlik işçiler sendikaya üye yapılıp toplu sözleşme imzalıyor.

    [​IMG]

    Türkiye'de her yıl tarımsal üretim için belirli dönemlerde 'iç göç' trafiği yaşanıyor. Milliyet gazetesinden Cem Kılıç bugünkü yazısında, Çukurova'da pamukla başlayan, Karadeniz'de çay ve fındıkla devam eden, Ege'de zeytinle sona eren mevsimlik işçilik dönemlerinde ne yazık ki pek çok iş kazası yaşandığını belirtti.

    SON OLAY MANİSA'DAN

    Bu kazaların önemli bir bölümü karayollarında gerçekleşiyor. Mevsimlik işçileri taşıyan araçların kaza yapması sonucu pek çok işçinin ve bu işçilerin ailelerinin hayatları kararıyor. En son dün Manisa'da yaşanan kaza sonucu asma yaprağı toplamak için tarlaya gitmekte olan 15 tarım işçisi hayatını kaybetti.

    DÜNYA BU ACI OLAYLARIN ÖNÜNE GEÇLMEYİ BAŞARMIŞ

    Türkiye'de yok. Ancak ne yazık ki mevsimlik işçilerin çalışma koşulları ve taşınmaları açısından yaşanan büyük sorunlar en çok ülkemizde görülüyor. Örneğin İsveç, üretiminde dünya lideri olduğu böğürtlenin toplanması konusunda çok önemli uygulamalara imza atıyor.

    BÖĞÜRTLEN MODELİ

    İsveç'teki sık ormanlarda bol miktarda bölgeye özgü böğürtlen yetişiyor. Her yıl ortalama 30 bin ton böğürtlen toplanıyor. Bu meyveler yalnızca gıda amaçlı kullanılmıyor, ilaç sektörünün hammaddeleri olmaları açısından da çok önemli. Bu meyveleri toplayan kişilere "berrypickers" adı veriliyor. İsveç bütün yaz süren bu iş için işgücü göçü kabul ediyor. İsveç'te bir toplantı için bulunduğumuz dönemde böğürtlen toplayan işçilerin çalışma koşullarını gözlemleme şansım oldu.
    Böğürtlen toplamak için İsveç'e gelen bütün kişilerin üye olduğu bir sendika ile böğürtlen toplayıcılarının ücret ve çalışma koşulları belirleniyor.
    Böyle olunca da, böğürtlen toplatacak kişilerin çalıştıracakları kişiler için oluşturması gereken genel şartlar ve ödenmesi gereken ücretler toplu sözleşme ile belirlenmiş oluyor.

    4132 TL BRÜT MAAŞ VAR

    İsveçli işverenlerin, böğürtlen toplama işi için vereceği aylık brüt maaş en az 13 bin İsveçkronu, yani 4132 TL olmak zorunda. İş, ilgili sendikanın gözetiminde yapılırken, işveren rekolte düşük olsa da, işçi az böğürtlen toplayabilse de söz konusu maaşı garanti etmek durumunda. Aynı zamanda yurtdışından gelen işçiye nasıl oryantasyon sağlanacağı, ulaşım, barınma, gıda ve diğer ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı yazılı olarak İsveçdevletine sunuluyor.
    Dolayısıyla mevsimlik işçilerin mağduriyeti söz konusu olmadığı gibi toplanan ürünün de kaliteli olması sağlanıyor.
    Türkiye'de de buna benzer bir yapının kurulması sağlanmalı ve mevsimlik işçilerin çalışma koşullarının, barınma ve sağlık imkânlarının layığıyla oluşturulması gerekiyor. Özellikle çocuk işçiliğin yaygın olduğu mevsimlik işçilik de kalıcı önlemler alınmazsa, karayollarında kararan hayatlar gün geçtikçe artacaktır.

    VALİLİKLER SORUMLU

    Türkiye'de mevsimlik işçilerin çalıştıkları ildeki valilikler mevsimlik işçilerden genel olarak sorumlu olan merci konumunda. Valilikler mevsimlik işçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve genel anlamda haklarının korunmasından sorumlular. Ancak ne yazık ki, bu sorumluluğun işlemesini sağlayabilecek herhangi bir mekanizma söz konusu değil. Göç ile çalışacakları illere gelen işçiler, çoğu zaman aracılar vasıtasıyla iş buluyorlar ve aracılardan yalnızca toplayacakları ürünün kilosu başına para alabiliyorlar. Böyle olunca da mevsimlik işçilerin taşınmaları, barınmaları ve yiyecek ihtiyaçları konularında ortaya vahim sonuçlar çıkıyor. Her yıl yaşanan trafik kazaları sonrasındaki görüntülerin arkasında bu gerçeklik yatıyor. Mevsimlik işçiler insan onuruna yakışmayan biçimlerde ve araçlarla trafiğe çıkıyorlar ve ne yazık ki yaşanan en ufak bir kaza pek çok mevsimlik işçinin hayatına mal oluyor.

    TRAFİK KAZASI, İŞ KAZASI SAYILABİLİR

    Mevsimlik tarım işçileri 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değil. Ancak Borçlar Kanunu çerçevesinde bazı haklara sahipler. Çalışmalarının türü nedeniyle bu haklar diğer işçilerle aynı değil. Örneğin mevsimlik tarım işinde çalışan bir işçinin yıllık izin hakkından bahsetmek mümkün değil. Aynı şekilde mevsimlik tarım işçilerinin kıdem tazminatı hakkı da yok.
    Mevsimlik işçilerle ilgili yaşanan en büyük sorun ise sigortasız çalışma. Tarlalarda ürün toplayan işçilerin çoğu kez sigortalarının yapılmadığını görüyoruz. Mevsimlik işçiler genellikle İş Kanunu'na göre "süreksiz işlerde" yani niteliği gereği 30 günden az süren işlerde çalıştırıldıkları için sigortalanmak zorunda değiller. Böyle olunca da, ne yazık ki iş kazası sonrası ölüm aylığı, cenaze yardımı gibi haklardan yararlanamıyorlar.

    ARACI İŞVEREN OLUR

    Ancak bir kişinin tarlasındaki fındığı toplatmak için doğrudan mevsimlik işçiyle değil de, bir aracıyla anlaşması durumunda, bu aracı mevsimlik işçinin işverenidir. Bu durumda aracının 30 günden fazla süreyle mevsimlik işçiye bu işi yaptırıyor olması halinde sigortayaptırması zorunluluğu ortaya çıkar. Ayrıca niteliği gereği 30 günden fazla süren bir sürekli iş söz konusuysa bu durumda aracı olmadan da mevsimlik işçiyi çalıştıran kişininsigorta primi ödemesi gerekmektedir. Sigortalı olarak bu şekilde çalışan işçinin tarlaya gidip gelirken yaşadığı trafik kazası da iş kazası sayılır. Bu durumda tarlaya giderken trafik kazası geçiren işçinin geride kalan yakınlarına ölüm aylığı da bağlanabilir. (Kaynak:Milliyet)
  2. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
  3. Erhan Çeliktürk İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    16620
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Uzman
    Sözün özü "Avrupa'da insanlar tesadüfen ölür, Türkiye'de tesadüfen yaşar"