1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Odyometri::odyometri nasil yapilir?

Konusu 'Sağlık Tetkikleri ve Yönetimi' forumundadır ve Erkan Dündar tarafından 4 Mayıs 2014 başlatılmıştır.

  1. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    ODYOMETRİ
    ODYOMETRİ NASIL YAPILIR?

    Odyometreyle yapılan işitme incelemesinde öncelikle her titreşim için İşitme

    işitme kaybının değişik türleri vardır; hekimler odyometri denen inceleme teknikleri aracılığıyla işitme kaybının nedenlerini saptayabilir.

    İnsanda çeşitli nedenlere bağlı olarak kısmi ya da tam işitme kaybı (hipo-akuzi) olabilir. Bu nedenler arasında en sık görülenler şunlardır:

    • Yerel hastalıklar (kulak iltihaplan);

    • genel hastalıklar (kızıl, grip vb);

    • kalıtsal hastalıklar;

    • yaralanmalar;

    • yaşlılık;

    • saptanamayan öbür nedenler.

    İşitme kayıpları genellikle değişik özellikler gösterir. Hekim bu Özelliklere göre tedavileri saptayabilir. İşitme kaybı tipleri özellikle olayın yerine göre değişir. Bu yerler dışkulak, ortakulak, içkulak, işitme siniri ve merkez sinir sisteminin işitme yollandır. Tedavi edilebilen işitme kaybı tiplerinin yanında tedavi edilemeyenler de vardır.
    Bu nedenle işitme kaybı olan her hastanın titiz ve ayrıntılı bir işitme incelemesinden geçmesi gerekir. Odyometre aygıtı aracılığıyla işitme işlevi tam olarak araştırılabilir.

    İNCELEMENİN AMACI
    İşitme incelemesinde hasarın derecesi ve işitme kaybının tipi ortaya konmalıdır. Aynca kaybın kalıcı, düzelebilir ya da ilerleyip ağırlaşan nitelikte mi olduğu ve tıbbi, fizik, cerrahi ya da protez tedavilerden hangisinin en iyi sonucu vereceği saptanmalıdır.
    Bunun için hastanın işitme yelpazesinin belirlenmesi, daha az işitilen ya da işitilmeyen titreşimlerin bulunması gerekir. Olgulara göre düşük, orta ya da yüksek titreşimler söz konusu olacaktır. Hasta genellikle işittiği ve işitemediği sesleri işaret ederek hekimi yönlendirir. Her titreşim için işitme kaybı miktan saptanır. Fizyologlarca işitme eşiği olarak tanımlanan, işitmeyi uyarabilecek güçteki endüşük ses şiddeti bulunur.
    Başka gürültülerin işitme eşiğinin saptanmasını etkilememesi İçin inceleme sessiz bir ortamda yapılır; incelemeden geçecek hasta sesten yalıtılmış bir kabine alınır. Kabin içindeki kulaklıklar dışandaki odyometreye bağlıdır. Hastanın her İki kulağına sırasıyla belirli titreşimlerde saf sesler verilir. En düşük titreşimlerden (125-cps [saniyedeki devir]) en yüksek titreşimlere (12.000 cps [saniyedeki devir]) doğru gidilir. İncelenen her ton için odyometrenin bir düğmesine basarak sesin desi-bel (dB) üzerinden ölçülen şiddeti kademeli biçimde artırılır. Hasta her ton için elinde bulunan düğmeye basarak ya da elini kaldırarak algılamanın başladığı düzeyi belirtir. Bu düzey söz konusu ton elinde bulunan hastanın işitme eşiğini oluşturur. Her iki kulak için toplanan tek tek değerler odyogram denen bir grafik üzerinde gösterilir. Tek tek noktaların birleştirilmesiyle elde edilen eğriler işitme kaybının tipi ve şiddeti hakkında kesin tanı konmasını sağlar.

    ÎŞİem kemik yolu için de yinelenir. Bu yol için özel bir vibratör (titreşim üreteci) kullanılır. Odyometreye bağlı olan vibratör hastanın kulağının arkasında bulunan kemiğe (mastoit kemik) yapıştırılır. Bu durumda sesler ortakulağın iletim mekanizması olan kulak zarından ve kulak kemikçiklerinden geçmeden doğrudan içkulağm hücrelerine ulaşır.

    İLETİM TİPİ SAĞIRLIK VE ALGILAMA SAĞIRLIĞI
    Bu basit incelemeyle odyometrik eğrinin özelliklerini değerlendiren uzman hekim işitme kayıplarını iletim tipi ve algılama tipi kayıplar olarak iki büyük gruba ayırabilir: İletim tipi kayıplar seslerin işitme organında dışarıdan içeriye iletimiyle ilgili oluşumların bozukluğuna bağlıdır. Burada ses dalgasını (mekanik enerji) sinirsel uyarıya (biyoelektrik enerji) dönüştüren organlar söz konusudur. En tipik iletim sağırlıkları dışkulak yolu tıkaçları, yabancı cisimler ve ortakulak iltihaplarında ortaya çıkanlardır; iltihaplarda ortakulak boşluğunda bulunan sıvılar kemikçiklerin ve kulak zarının hareketlerini engeller.
    Ortakulak işitme kayıpları olarak da bilinen iletim tipi kayıplar genellikle işitme gücünün düşük titreşimler (pes sesler) için azalmasıyla ve yüksek titreşimler (tiz sesler) için normal olmasıyla kendini belli eder.
    Algılama tipi işitme kayıpları içku-lağın sinirsel oluşumlarının, işitme sinirinin ve yollarının, kulağı beynin yüksek merkezlerine bağlayan ve algılamanın yanı sıra seslerin bilinçli tanınmasını da sağlayan sinirsel yolların iltihabi, dejeneratif (yıkıcı) ya da travmatik bozukluğuna bağlıdır.

    Algılama tipi işitme kayıplarının tedavisi çok güçtür. İletim tipinde başlıca kayıp düşük titreşimlerdeyken, algılama tipinde işitme kaybı yüksek titreşimli seslerden başlar. Bu nedenle algılama tipi işitme zayıflığında başlangıçta konuşma sesi iyi işitilir; çünkü bu ses çok yüksek olmayan titreşim değerleri içindedir. Kişi çok dikkatli değilse ya da müziğe özel eğilimi yoksa bu kaybın farkında olmayabilir. Ayrıca iletim tipi sağırlıkta yalnızca hava yoluyla gelen seslerin işitilmesi azalırken, algılama tipi sağırlıkta kemik yoluyla gelen seslerin işitilmesi de azalır.

    Algılama sağırlığı durumunda yalnız en düşük işitme eşiğini saptamak yeterli değildir. Bozukluğun kesin yerinin saptanmasını sağlayacak başka test-
    ler de gerekir. Ses kulağa eşiğin üzerinde bir şiddette geldiğinde, ses tonunun algılanmasındaki bozulmalar analiz edilir.
    Gerçekte işitme sürecinin daha karmaşık olduğu göz önüne alınmalıdır. Çünkü günlük yaşamda saf tonlar değil, tonların uyumsuz bileşiminden olu-Şan gürültüler işitilir ve bunların arasından sözcükler seçilerek algılanır. Bu nedenle işitmenin işlevselliği, yalnızca kulağın basit düzeyde incelenmesiyle anlaşılamaz. Bir tümcenin değişik düzeylerde anlaşılmasını sağlayan dil, bellek, imgelem, konuya ilgi gibi çeşitli birleştirici merkezler de çözümlenmelidir.
    Buna yönelik incelemeler her zaman odyometre aracılığıyla yapılır. Ama hastanın kulağına saf tonlar yerine, iki heceli sözcükler ya da tümceler biçiminde kaydedilmiş insan sesi verilir. Buna konuşma odyometresi denir.
    Söz konusu testler işitme işlevinin bütün boyutlarıyla incelenmesine olanak verir. Bu işlev öncelikle kulağa bağlıdır, ama beyin gibi çok karmaşık yapı ve işlevleri de ilgilendirir.

    KAYNAK