1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Ofis Çalışmalarında Ergonomi İlkeleri ve İş Güvenliği Dökümanları

Konusu 'Ergonomi ve İlkeleri' forumundadır ve bayramali tarafından 13 Ekim 2012 başlatılmıştır.

  1. bayramali İSGforum Üyesi

    OFİS ERGONOMİSİ VE PRATİK UYGULAMALARI
    Oğuzhan ERDİNÇ *
    Dr. Endüstri Mühendisi
    1973 Ankara doğumlu. 1995 Hava Harp Okulu Endüstri Mühendisliği mezunu. Marmara Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünde 2001 yılında Yüksek Lisansını, 2006 yılında doktorasını tamamladı. 1999 Yılından itibaren öğretim görevlisi olarak Hava Harp Okulu ve Marmara üniversitesinde ergonomi dersleri verdi. Ulusal / uluslararası akademik etkinliklere katıldı. Halen ergonomi araştırmalarına ve derslerine devam etmektedir. İngilizce ve İtalyanca bilmektedir. Evlidir.
    Günümüz teknolojisinin hızlı gelişimi , özellikle bilgisayar kullanımının her sektörde ve her çalışma alanında “ofis” tarzı çalışmanın önemli ölçüde artmasına yol açmıştır.
    Ofis yaşamındaki daktilo, hesap makinesi gibi geleneksel araçlar , planlamadan uygulamaya kadar yapılan işlerin her safhasında yerini bilgisayarlara bırakmış, kuruluşların amaçladığı her fonksiyon bilgisayar ortamında yerine getirilmeye başlanmıştır. Bu şartlar, ofislerdeki çalışma ortamının optimizasyonunu zorunlu kılmaktadır.
    Ülkemizde endüstri mühendisliğinin alt konuları arasında yer alan “ergonomi”; maksimum iş güvenliği ve verimlilik sağlamak amacıyla , insanların anatomik ve bilişsel özelliklerinin, çalıştıkları çevre ve sistemlerin incelenmesine ve bu öğeler arasında maksimum uyumun sağlanmasına yönelik çalışmaların bütünü olarak tanımlanabilir. Endüstriyel yaşamın güçlendiği yüzyılımızın başlarından itibaren, insan faktörü fikir aşamasında ele alınmış, özellikle silah sistemlerinin geliştiği ve karmaşıklaştığı, insan –sistem uyumundaki eksikliğin ölümcül sonuçlarının hissedildiği ikinci dünya savaşında insan faktörüne yönelik çalışmalar hız kazanmıştır. Eski Yunanca’da “iş yasası “ anlamına gelen “ergonomi “, terim olarak ilk kez 1949’da Oxford Üniversitesinde anatomi, fizyoloji, psikoloji ve mühendislik gibi farklı disiplinlerden gelen araştırmacıların katıldığı bir toplantıda önerilmiş ve kabul görmüştür.
    Genel olarak insan ve yaptığı iş arasında uyum sağlamayı amaçlayan ergonominin sosyal anlamda “yaşamı daha yaşanılabilir kılma” çabası olduğu söylenebilir. Çalışma ortamlarında ergonomik şartların sağlanması, personelin verimini, iş tatminini ve memnuniyetini artıracak , ve uzun vadede baş gösteren iş hastalıklarını önleyecek çok önemli bir faktördür.
    Günlük faaliyetler içerisinde yerine getirilebilecek pratik metotlar ve alınacak pratik yöntemler sayesinde, ofis ortamlarının ergonomik koşullara uygunluğunu sağlamak mümkün olacaktır.

    1- GENEL ÇEVRESEL ŞARTLAR :
    • Ofisler topluca ve uzun süreli bulunulan yerler olduğundan dolayı temiz ve bakımlı olmasına azami özen gösterilmelidir.
    • Personelin vücut ölçülerine göre ayarlanabilir mefruşat tercih edilmelidir.
    • Sürekli kullanılan cihazlar personelin kol erişim mesafesinde olmadır.
    • Sürekli başvurulan tablo, grafik, vb. iş yardımcıları, okunaklı, açık ve kolay algılanabilir olmalı, personelin normal görüş açısı ±15o içerisine yerleştirilmeli, personelin görüş mesafesinde engelleyici cisimler bulunmamalıdır.
    • Statik(durağan) hareketler minimuma indirilmeli, dinamik hareketler hedeflenmelidir. Bu amaçla ofisler personelin rahatça hareket edeceği, her personele minimum 2 m2 hareket olanağı sağlanacak şekilde düzenlenmelidir.
    • Tüm açma – kapatma düğmelerinin hareket yönünün aynı olasına dikkat edilmelidir.
    • Ofisler sık sık havalandırılmalı, ortamdaki hava kalitesinin düşmesi önlenmeli, her personele minimum 10 m3 hava düşecek şekilde düzenleme yapılmalıdır.Toz, polen gibi uçuşan partiküller için portatif hava temizleyicilerin kullanılması faydalı olacaktır.
    • Genel aydınlatmada ışık kaynakları mümkün olduğu kadar yükseğe yerleştirilmelidir. Alçak ışık kaynakları yansımayı ve kamaşmayı arttırır.
    • Hassas ve göz yorucu işlerde lokal aydınlatmaya başvurulmalı, gözler sık sık kapatılarak ve uzak objelere bakmak suretiyle dinlendirilmelidir.
    • Açık renkli demirbaş eşyalar, camlar ve parlak yüzeyler,ışığı yansıttığı için görüşte rahatsızlığa ve kamaşmaya sebep olurlar. Böyle bir durum söz konusu ise, aydınlatma azaltılmalı ve mat eşyalar tercih edilmelidir.
    • Tavan aydınlatmaları çalışma yüzeyi ile 45 o açı yapmalı, direk çalışma noktasına vurmamalıdır.
    • Ofislerde pencere bulunmasının ve pencerelerin açık tutulmasının personelin motivasyonu üzerinde olumlu etkisi olacaktır.
    • Fotoğraf, bitki, tablo gibi kişiliğe hitap eden öğeler kullanılması psikolojik olarak çalışma ortamına bağlılığı güçlendirecektir.
    • Personelin sürekli olarak koyu- açık renk ortalar arasında göz hareketi yapmasını gerektirecek işlerden kaçınılmalıdır.
    • Ofis çalışmaları yüksek dikkat gerektirdiğinden dolayı, sürekli gürültü önlenmeli, yüksek ses çıkaran cihazlar izole edilmelidir.
    • Ofis ortamında ısı 20 – 22 o C civarında tutulmalıdır.
      Çalışma pozisyonu düzenli olarak değiştirilmelidir.
    2- BİLGİSAYARLA ÇALIŞMA ŞARTLARI
    • Bilgisayarla çalışmada bakış yönü belge – ekran – masa arsında sürekli değiştiğinden oturma yeri olarak eksenden dönebilen, yüksekliği ayarlanabilir, kolçaklı ve devrilmeye karşı güvenli 5 tekerlekli sandalyeler kullanılmalıdır.
    • Çalışma esnasında ayaklar ve bacaklar için yeterli hareket alanı bulunmalı ve çalışma yüzeyi yansıtma katsayısı % 30 – 50 olmalıdır.
    • Çalışma masası sabit ise alt kenarının yerden yüksekliği 680 mm, ayarlanabilir ise 640 – 740 mm arasında olmalıdır.
    • Klavye ortasının yerden yüksekliği 710 – 740 mm. olmalıdır.
    • Sandalye ve arkalık yüksekliği otururken kolayca ayarlanabilir olmalı, oturma yüksekliği kolların mümkün olduğu kadar az gergin ve yatay olmasına, baldırın iç yüzeyine gelen basıncı azaltmak için de ayakların zemine veya ayak altlığına yeterince oturmasına dikkat edilmelidir.
    • İdeal bir çalışma sandalyesinin boyutları şöyle sıralanabilir;
      Oturma yüzeyi:
    • Yerden yüksekliği : 380 – 510 mm.
      - Eni : 400 – 450 mm.
      - Boyu : 400 – 440 mm
      - Eğimi : 3 o – 5
      o
      Sırt yüzeyi: Oturma yüzeyindenYükseklği : 100 – 250 mm.
      - Genişliği : 330 mm
      - Geriye yatış toleransı : 104 o - 120 o

      Kolçak yüksekliği
      (oturma yüzeyinden) : 200 mm.
    • Dik oturma, omurgaya yaklaşık % 25 daha az yük binmesini sağlar ve bir çok sırt problemini önler. Bu sebeple personele doğru oturma pozisyonun önemi aşılanmalıdır.
    • Bilgisayar ekranının görüntü kalitesi, göz sağlığı açısından çok önemlidir. Ekrandaki yazı karakterlerinin büyüklüğü 2.6 mm. ‘nin altına düşmemeli, ekran tozlu kalmamalı ve görüntüde titreşim olmamalıdır.
    • Ekrana bakış uzaklığı 500 – 700 mm. arasında olmalıdır. Işık yansımasını minimuma indirebilmek amacıyla ekranlar mümkünse pencerelere 90o dik olacak şekilde yerleştirilmelidir.
    • Ekranlarda siyah fon kullanmak, personelde koyu bir tünele giriş etkisi yapabilir ve aydınlık ortamda göz kamaşma etkisini de arttırır.
    • Ekranın üst kenarı göz hizasında veya az aşağısında olmalı, personel çalışırken başının eğmek veya geriye atmak eğiliminde olmamalıdır. Bu durum boyun bölgesine uzun süreli statik yük getireceği için rahatsızlıklara yol açılabilir.
    • Uzun süreli klavye kullanımında, kolların masa yüzeyinden aşağıda kalması ve buna bağlı olarak bileklerin sürekli masa kenarına dayalı tutulması, bilek bölgesindeki sinirlere zarar verebilmektedir. Kollar yazı yazarken, yere paralel tutulmalı ve bilekler bükülmemelidir.
    • Klavyenin yüzeyi parlamamalı, rengi nötr olmalıdır.
    • Nümerik tuşların telefon düzeninde yerleştirilmiş olması, zihinsel işlemlerin etkinliği için önemlidir.
    • Uzun süreli mouse(fare), kullanımı avuç içi, parmak ve bilek sinirlerini zedeleyebilmektedir. Bu yüzden mouse kullanımı minimuma indirilmeli, işlemler mümkün olduğunca klavye ile yapılmalıdır.
    • Özellikle veri girişi gibi materyale sürekli bakmayı gerektiren işlerde, baş hareketini minimuma indirmek amacıyla ekrana monte edilen doküman tutma aparatlarının kullanılması, performansı olumlu yönde etkiler.
    • Sağlıklı bilgisayar çalışması için ofisteki gürültü maximum 55 – 65 desibel, ortam ısısı 21 – 23 o C, nem oranı % 45 – 55 olmalıdır.
    • Bilgisayar çalışmasında ışık üst – yanlardan 45 o açıyla gelmelidir, karşıdan gelen ışık gözleri rahatsız eder.
    • 1 saatlik çalışma sonunda 5 – 10 dakikalık, 2 saatlik çalışma sonunda 15 – 20 dakikalık dinlenme verilmeli, bu süre ekrandan uzakta, mümkünse dinamik hareket içeren bir şekilde değerlendirilmelidir.
    • Lekeli veya tozlu gözlük camları görüşü engellediği gibi yansımaya da yol açacağı için kullanılmalıdır.
    • Çok göze çarpıcı veya şiddetli karşıt renk giysiler ekrana rahatsız edici şekillerde yansıyabileceği için tercih edilmemelidir.
    • İş planlaması yapılırken çok uzun süreyle, kesintisiz olarak veri girişi, vb. bilgisayar çalışması yapan personelin monotonluk ve diyalog eksikliği sebebiyle psikolojik rahatsızlıklar yaşayabileceği, göz önünde bulundurulmalıdır.
    kaynak:http://www.bilgin.net/ERGONOMi.htm
    KAYNAKLAR​
    • AKAL Z . - İş Etüdü– (1981) – MPM Yayınları
    • ERKAN N. Dr., Ergonomi––(1997) –MPM Yayınları
    • PULAT M.- Fundamentals of Industrial Ergonomics – (1992) – Wavwlendress, Inc
    • SANDERS M . & McCORMICK E. - Human Factors in Engineering and Design - (1987) – Mcgraw Hill Inc.
    * OĞUZHAN ERDİNÇ :
    MESKA'NIN GÖNÜL DOSTU, MARMARA Ü. & HAVA HARP OKULUNDA ÖĞRETİM ÜYESİ, ERGONOMİ DERSİ VERİYOR.
  2. bayramali İSGforum Üyesi

    Ofis Ergonomisi - S›rt ve Boyun
    A¤r›lar›n› Önlemek için Ofis Ortam›n› Düzenlemek

    Ekli Dosyalar:

  3. bayramali İSGforum Üyesi

    OF
    İS GÜVENLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ İÇİ
    N
    GEL
    İŞTİRİLMİŞ ERGONOMİ TEKNOLOJİSİ
    : KAIROS,
    ÖRNEK UYGULAMA

    Ekli Dosyalar:

  4. bayramali İSGforum Üyesi

    Ergonomik Açıdan Bilgisayarlı Çalışma Ortamları

    Bilgisayar teknolojisinin kullanıldığı ortamlardan en etkin bir biçimde yararlanabilme koşulları, sağlıklı ve ergonomik çalışma ortamı yaratma yaklaşımıyla belirlenebilir. İnsan bilgisayar etkileşiminde verimliliği etkileyen ergonomik yaklaşım iki temel boyutu vardır. Bunlardan birisi fiziksel ortamın düzenlenmesi, diğeri ise kullanıcı ara yüzüdür.

    Bilgisayar kullanıcıları öncelikle bilgisayar edinme ve bilgisayar çalışma ortamının düzenlenmesini gerçekleştirmek durumundadırlar. Bilgisayarlardan yararlanabilmenin ön koşullarından birincisi fiziksel ortamın düzenlenmesidir. Ancak bu yeterli değildir. Bilgisayar insan etkileşiminin sağlanabilmesinde ikinci önemli öğe olan bilgisayar programlarının kullanıcı ara yüzü de kullanıcıların dikkatle seçmeleri gereken bir boyutu oluşturmaktadır. Bilgisayar çalışma ortamlarının düzenlenmesinde her iki boyutunda dikkate alınarak düzenlenmesi ve kullanılması, verimliliği artırarak daha nitelikli ve sağlıklı çalışma imkanı sunabilecektir .

    Fiziksel Ortamın Düzenlenmesi
    Büro ergonomisi, çalışma biriminin ergonomik olarak düzenlenmesiyle ilişkilidir. Çalışılan alanın ergonomisi, yorgunluk ve kas gerilmelerini engeller; gereksiz hareketleri ortadan kaldırır; konforu arttırır. Böylece verimlilik de artar.

    Ergonomik bir çalışma birimi fiziksel çevreyi, masa ve koltuk tasarımını, ekran ve klavyenin konumunu, dokümanın yerini, ofis aydınlatmasının yeri ve şiddetini ayarlar ve kontrol eder. Büro ergonomisinin uygulanmasıyla bilgisayarla uzun süre çalışmadan ileri gelen boyun, omuz ve sırt ağrıları, baş ağrıları, bilek kanalı sendromu gibi rahatsızlıklar çözülür ya da en azından hafifletilir.

    Bilgisayar kullanımını, özellikle yoğun çalışma dönemlerinde dikkat edilmesi gereken bazı hususları şu şekilde sıralayabiliriz:

    1. Gözler:Gözler uzun süre aynı mesafeye odaklanırsa zorlanabilir. Bu yüzden her on dakikada bir ekrandan başka bir yere bakın ve gözlerinizi daha uzaktaki bir şeye odaklayın.
    2. Duruş:Bilgisayar başında oturmak omuzlarınız ve sırtınızın alt bölümünü zorlayabilir. Bu yüzden iyi bir sandalyede oturmak önemlidir. Sırtınızın alt tarafına destek olacak ve otururken iki ayağınızın yere değmesine izin verecek bir sandalye kullanın. Dirsekleriniz ve dizleriniz 90 derece bükülmüş olmalı. Monitör ve klavyenizin tam karşısına oturun. Klavyeniz dirseklerinizle aynı yükseklikte olmalı. Kaslarınız ve eklemlerinizdeki gerilimin önüne geçmek için düzenli aralıklarla omzunuzu oynatıp, ellerinizi sallayın.
    3. Molalar: Çalıştığınız her bir saat için on dakika mola vermeyi unutmayın. Bu gözlerinizi ve vücudunuzun diğer bölümlerini dinlendirecektir. Ekrandan ışığın yansımasına ve gözünüze girmesine izin vermeyin. Monitör görüş çizginizin hemen altında olmalı. Dirsekleri klavye ile aynı yükseklikte tutun. Bir bilek desteği, bileğe ve dirseklere destek olacak, zorlanmayı önleyecektir. İki ayak da yere basmalı. Sandalyenin arkasını, sırtınıza uyacak şekilde ayarlayın.

    Günümüzde modern bürolarda büro mobilyaları denildiğinde, ilk akla gelen dolaplar (camlı ve raflı dolaplar, çekmeceli dolaplar, diğer özel amaçlı dolaplar), masalar (çalışma masası, toplantı masası vb), sandalyeler (sabit veya ayarlanabilir sandalyeler gibi) ve çalışanların verimliliğini artırıcı diğer mobilya bileşenleri (tabureler, askılar, kasalar vb.) gelmektedir. Bilgisayar çalışma ortamının düzenlenmesi, ideal bir bilgisayar çalışma ortamında doğru oturuş önemli büro çalışanları için önemli konulardandır.

    Masalar,
    Çalışanın masaüstü çalışmalarına uygun olmalıdır. Dolayısıyla, masalar büro ortamında kullanılan ve masaüstüne konumlandırılan araç-gereçlerin ve makinelerin uygun şekilde kullanımı sağlayacak ve çalışanın performansını artıracak şekilde tasarlanmış olmalıdır. Buna göre; bürolarda kullanılacak masaların çalışanların amaçlarına ve ölçülerine cevap verecek nitelikte olması gerekmektedir.

    Bürolarda çalışma masalarının çalışanların verimliliği açısından genel olarak şu özellikleri içermesi gerekir:

    • Yüksekliği ayarlanabilmelidir (yerden en az 70 cm yükseklikte olacak şekilde),
    • Yüzeyi mat olmalıdır (yani yansıtıcı olmamalıdır)
    • Yüzey genişliği 120–150 cm, eni ise 70 cm. olmalıdır,
    • Kenarları ve köşeleri yuvarlak olmalıdır
    • Güvenilirliği sağlanmış olmalıdır (kırılgan, kaygan olmamalıdır)
    • Yere sabitlenmiş olmalıdır (tekerlekli olmamalıdır)
    • Masa kalınlığı 1.5 cm olmalıdır
    • Bakış mesafesi 40.6-73.1 cm olmalıdır.
    • Bilgisayarda çalışırken göz-ekran ilişkisi, ekranın tepe noktası göz hizasında olmalıdır
    • Diz-masa mesafesi, en az 38.1 cm. olmalıdır
    • Masa altı alan, kullanıcının bacaklarına yer bırakacak ve bacaklarını esnetmesine olanak sağlayacak şekilde temiz ve düzenli olmalıdır.
    [​IMG]

    Bilgisayar kullanan kişinin ideal oturma postürü

    • Masa donatımının düzeni yeterli olmalıdır. Bilgisayar masasında yazıcı ve kasa koyma yeri, sürgülü klavye tablası, yeterli klavye ve fare kullanım alanı bulunmalıdır.
    • Şayet kullanılıyorsa masa lambası, dokümanlara aydınlatmak üzere ayarlarken, monitör üzerinde parlama yapmayacak veya doğrudan göze gelmeyecek bir şekilde yerleştirilmelidir.
    • Eğer yüksekliği sabit bir masa kullanılıyorsa, buna dikey olarak yüksekliği ayarlanabilen bir klavye altlığı eklenmelidir.
    • Sandalye yüksekliği ayarlandığı halde ayaklar yere yatay olarak temas etmiyorsa bir ayaklık kullanılmalıdır.
    • Gün içerisinde sık telefon görüşmesi yapılıyorsa, omuz ve boyun rahatsızlıklarını önlemek için kulaklık-ahize sistemi veya harici sesli görüşmeye imkan veren bir sistem kullanılmalıdır.
    • Telefonu kullanmadığınız elinizin tarafına koyunuz (Sağ elinizi kullanıyorsanız solunuza, sol elinizi kullanıyorsanız sağınıza).
    Sandalyeler,
    Bilgisayar kullanıcıları zamanlarının büyük bir bölümünü bilgisayar karşısında geçirmekte ve çoğunlukla oturarak çalışmak durumunda kalmaktadırlar Sandalyenin ergonomik ve rahat olması en önemli faktördür.

    İyi bir duruşa sahip olmak ve rahat bir çalışma için ayarlanabilir sandalye büro mobilyalarının en önemli bileşenlerinden biridir. İyi ayarlanmış sandalye, vücut pozisyonu ve kan dolaşımını geliştirir, kas çabasını azaltır ve çalışanın sırt bölgesine olan basıncı azaltır. Bundan dolayı, bürolarda kullanılan sandalyeler şu özelliklerde olmalıdır

    • Yüksekliği ayarlanabilmelidir (20 derece açı ile öne eğilebilmeli-lumbar destek için, yerden yüksekliği büro çalışanlar için 38–46 cm olacak şekilde ayarlanabilmelidir)
    • Oturma minderi hava geçiren kumaştan yapılmalıdır
    • Kendi etrafında 360 derece dönebilmeli,
    • Hareketi sağlayacak nitelikte 5 tekerlikli olmalıdır.
    • Ayak ve bacakların dolaşımını engellememelidir.Oturak ve dayanak kısımları bel ve bacağın üst kısmının yapısına uygun ölçülere sahip olmalıdır.

    Bürolarda sandalye kullanımının temel amacı çalışanın en az enerji kaybı ile yorulmadan rahat çalışmasını sağlamaktır. Bunun için çalışma koşulları içerisinde sandalyenin özellikleri ve çalışanın antropometrik özellikleri arasında yüksek düzeyde bir ilişki vardır.

    Çalışırken kullanılacak iyi bir sandalyenin özellikleri aşağıda belirtildiği gibi olmalıdır:
    • Yardımcı araçlara ihtiyaç duymama
    • Bel desteği
    • Kol destekleri
    • Pnömatik yükseklik ayarlama
    • Stabilite için 5 ayak
    • Kaygan olmayan bir kumaşla kaplanmış sert zemin
    • Eğimli ön kısım olmalıdır.
    • sert zemin
    • Eğimli ön kısım olmalıdır.
    Monitör,
    Sandalye ve bilgisayar masasının yüksekliği ayarlandıktan sonra, öncelikle yapılması gerekenlerden biri de monitörün uygun biçimde yerleştirilmesidir. Bilgisayar monitörü, dik oturur durumdayken üst kenarı göz hizasına veya biraz altına gelecek şekilde yerleştirilmelidir. Bilgisayar masası üzerine yerleştirilen monitör ile kullanıcı arasında rahat bir izleme mesafesi (45-75 cm.) bırakılmalıdır. Ekranın en üst noktası göz hizasından daha yukarıda olmalıdır.

    Monitör kullanıcının karşısında durmalı, aşırı boyun hareketlerini engelleyecek bir konumda olmamalı ve monitörün üst kenarı kullanıcının gözleri ile aynı düzeyde olmalıdır. Yazılan yazıların ilk satırı, ekranı kullanan göz seviyesinde veya hemen altında olmalı ve hiç boyun hareketi yapmaksızın tüm ekran görülebilmelidir.

    Monitör öncelikle odada pencere ve lambalardan kaynaklanan ışık yansımalarının en az olduğu yönde yerleştirilmelidir. Ekran üzerindeki parlamayı azaltmak için monitörler pencerelere dik açı oluşturacak şekilde konulmalıdır. Gerekiyorsa ekrandaki ışık yansımalarını önlemek için masanın konumu değiştirilmelidir.
    • Monitör yüzeyinin temiz olmasına özen gösteriniz.
    • Parlaklık ve karşıtlık (kontrast) ayarını size en uygun şekilde yapınız.
    • Görüntü titremesini azaltmak için monitör tazeleme hızını uygun şekilde ayarlayınız (15-17" ekranlar için en az 75 Hz veya daha yüksek, 19" ekranlar için ise en az 85 Hz olmalıdır).
    • Monitörü kullanıcının karşısına aşırı boyun hareketlerini engelleyecek şekilde yerleştiriniz.
    [​IMG]
    • Monitörü rahat bir izleme mesafesine yerleştiriniz (50-75 cm).
    • Ekran üzerindeki parlamayı azaltmak için monitörleri pencerelere dik açı oluşturacak şekilde yerleştiriniz.
    • Monitörleri şiddetli parlama yaratabilecek doğrudan ışık kaynaklarından uzağa yerleştiriniz veya ekran üzerine parlama önleyici filtre takınız.
    • Monitör yükselti açısını tavan ışıklarını ekrandan yansıtmayacak biçimde ayarlayınız.
    • Eğer bir doküman tutucu kullanılıyorsa, bunu monitörle yaklaşık aynı yükseklikte ve göze aynı uzaklıkta yerleştirerek gözün monitörle doküman arasında sık gidip gelmesini engelleyiniz.
    • Düzenli göz kontrolü yaptırınız.
    • Geniş monitörler için uygun ayarlamalar yapınız. Geniş ekranlı bir monitörden en yüksek verimi almak için daha uzağa oturabilir ve yazı karakterlerini büyütebilirsiniz.
  5. bayramali İSGforum Üyesi

    Klavye ve FareBilgisayar kullanıcılarının en yoğun kullandıkları donanım birimlerinin başında klavye ve fare gelmektedir. Bilgisayar klavyeleri pek çok rahatsızlığın sorumlusu olarak görülmüştür. Bilgisayara bağlı bir çok ergonomik sorun omuz, dirsek, ön kol bilek ve ellerde görülür. Uygun olarak yapılandırılmamış bilgisayar çalışma ortamlarında sürekli çalışma, bu bölgelerdeki yumuşak dokuları tekrarlanan hareketlere biçimsiz pozisyonlara ve güçlü zorlanmalara maruz bırakır.

    [​IMG]
    Üst uzuvlarda ergonomik sorunların ortaya çıkışını engellemek için bilgisayar ortamınızda aşağıdaki ayarlamalar yapılmalıdır:
    • Öncelikle sandalyenizi yukarıda bahsedildiği şekilde ayarlayınız. Daha sonra, kollarınız her iki yanınızda rahatça dinlenme halindeyken ön kollarınızı kolunuzun üst kısımlarıyla 90 derece açı yapacak şekilde kaldırınız.
    • Klavye yüksekliğini omuzlarınız gevşek ve kollarınız her iki yanda rahat edecek şekilde ayarlayınız. Uygun yükseklik ve uzaklığı sağlayabilmek için çoğu zaman eklem hareketli bir klavye altlığı gereklidir.
    • Klavyeyi tam karşınıza ve fazlaca uzanmanızı engelleyecek kadar yakınınıza yerleştiriniz.
    • Ön kollarınız yere paralel olmalıdır (dirsekte yaklaşık 90 derece açı).
    • Mouse klavyenin hemen yanına ve onunla aynı yükseklikte olacak şekilde yerleştirilmelidir. Klavye ve fare için uzağa ve yükseğe uzanmaktan kaçınınız. Bilek sırtı düz konumda tutulmalıdır (nötral pozisyonda). Kullanmadığınız zamanlarda eliniz fare üzerinde durmamalıdır. Klavyede veri girişi yapmıyorsanız ellerinizi dizlerinizde dinlendiriniz.
    • Yumuşak bir bilek desteği yazarken bileğinizin düzgün ve nötral pozisyonda durmasına yardımcı olacak, kollarınızı çalışma yüzeyinizin keskin kenarlarına karşı koruyacaktır.
    • Klavyeyi kullanırken bileklerinizi veya ellerinizi bilek desteğine dayamayınız. Bilek destekleri sadece yazı arası molalarda destek vermesi amacıyla tasarlanmıştır.
    • Klavyenizin eğimi yazarken bileklerinizi düz konumda tutacak şekilde ayarlanmalıdır.
    • Tuşlara hafifçe basınız, sert darbelerden veya uzun süre basılı tutmadan kaçınınız. Omuzlarınızı, kollarınızı, ellerinizi ve parmaklarınızı gevşek tutunuz.
    • Eğer çalışma yüzeyiniz çok yüksek ve sabit ise kollarınızı uygun pozisyona getirmek için sandalyenizi ayarlayınız. Sandalyenizi yükseltirken ayakların uygun şekilde desteklenmesi önemli bir husustur.
    • Fare hemen hemen her ofis ortamında bulunur. Elle kullanılan tipleri özel olarak sağ veya sol elin hatlarına uygun olacak şekilde tasarlanmıştır.
    • Fare, trackball veya diğer işaretçi aparatları çok uzağa, alçağa veya çok kenara yerleştirmek omuz, bilek, dirsek ve ön kol rahatsızlıklarına neden olabilir. Bu cihazları hemen ulaşabileceğimiz bir alana yerleştirmek doğal bir rahatlık sağlamanın yanısıra elimiz ile gözlerimiz arasındaki uyumu da en üst düzeye çıkartır.
    • Bileğinizi yukarı doğru bükmeyiniz. Bilgisayar başında dirsekleriniz hafif aşağıda kalacak şekilde uygun bir yükseklikte oturunuz, böylelikle eliniz fare üzerinde doğal halde durur.
    • Fare kullanımı için sabit bir yüzey gereklidir. Eğer fare bir klavye altlığı üzerinde kullanılıyorsa, altlık sallantılı veya eğimli olmamalıdır.
    • Trackball'da, açıkta duran ve parmaklarınız ile idare edebileceğiniz bir top bulunur. Kullanım sırasında fareden farklı kas ve tendon gruplarının çalışmasını gerektirir ve bilgisayar çalışmalarınızda farklılık sunar. Bununla birlikte, bazı trackball tasarımları ortadaki topu idare eden başparmak çevresinde rahatsızlık ve olası yaralanmalara neden olabilir.
    • Değişik fare ve trackball modellerini deneyiniz. Şekil ve büyüklük itibariyle elinize en uygun olan, en kolay kullanılan ve işinizi kolaylaştıracak ek özellikler sunabilenini seçiniz.
    • Fare ve trackball'ın yanısıra daha değişik işaretçi aparatlar da mevcuttur. İşinizi ve fiziksel sınırlamalarınızı göz önüne alarak en uygun seçimi yapınız.
    • Touch pad'lar (Dokunmatik Panel) parmağınızı küçük bir panel üzerinde basitçe kaydırarak imleci hareket ettirmenize olanak tanır. Fare, trackball ve diğer işaretçi aparatlardan farklı olarak touch pad'lar bir engele takılacak veya kırılacak hareketli kısımlar içermez, bu yüzden asla sökülüp temizlenmeleri gerekmez.
    • Dokunmatik ekranlar (Touch screens) nesneyi doğrudan ekran üzerinde işaretleyip seçmenize olanak tanır. Hemen hemen hiç eğitim gerektirmez, diğer işaretçi aparatlardan daha hızlıdır ve ek bir çalışma alanına ihtiyaç göstermez. Bununla birlikte kol yorgunluğu, ekran üzerinde lekelenme, görsel karışıklık ve fazla parlama gibi dezavantajları vardır.
    • Ses ile komut, bilgisayarınız ile konuşmanıza olanak tanır. Hâlihazırda kullanımda olan bu tür programlar dakikada 160 kelimeye varan doğal konuşmayı algılayıp tepki verebilmektedir.
    • Kalem benzeri işaretçi aparatlar, basınç, ışık, elektromanyetik uyarı veya radyo frekanslarını kullanarak, temas ettiği bilgisayar ekranı veya yatay bir pad aracılığı ile veri girişi yapabilmektedir. Bir kalem fare pad'i masa üzerinde klasik bir fare kadar yere ihtiyaç duyar. Eğer kalem fare yatay bir pad üzerinde kullanılıyorsa ortam ışıklandırması hem pad hem de monitör ekranı üzerinde parlama yapmayacak şekilde ayarlanmalıdır.
    Dizüstü (Laptop) Bilgisayar ile Çalışma
    Laptop kullanıcılarının dikkat etmesi gereken kurallar kısaca şunlardır
    • Sürekli tekrarları ve sabit duruşu engellemek için 20-30 dakikada bir küçük molalar veriniz.
    • Ekran ile aranızda rahat bir görüş mesafesi bırakınız; yaklaşık 50-75 cm.
    • Başınızı ve boynunuzu nötral bir pozisyonda tutunuz, boynunuzun aşırı bükülmesi ve çevrilmesinden kaçınınız.
    • Eğer ortam ışıklandırması elveriyorsa ekranı bakış açınıza göre düşey konuma getiriniz.
    • Klavyeyi dirseklerinizin yüksekliğinde yerleştiriniz ve yazarken bileklerinizi düzgün tutunuz. Nötral bilek pozisyonunu tespit edebilmek için masa yüksekliği, sandalye yüksekliği ve klavye açısını test ediniz.
    • Eğer sandalyenizi yükseltmiş iseniz ayaklarınızı desteklemek üzere bir ayaklık kullanınız. Oturduğunuzda kalçanız dizlerinizden hafifçe yüksekte olmalıdır.
    • Eğer kolçaksız bir sandalye veya kanepede oturmak durumundaysanız, yazarken kollarınızı desteklemek üzere bir minder kullanınız. Bu nötral kol, bilek ve el pozisyonunu sağlamanıza yardımcı olacaktır.
    • Dar bir touchpad veya trackball kullanmak yerine harici bir mouse takınız.
    • Uygun antistatik bir temizleyici ile ekranı düzenli olarak temizleyiniz.
    • Yazma sırasında eller ve bilekler düz pozisyonda tutulmalı ve bilek destekleri, masa yüzeyi veya dizler üzerine dayanmamalıdır. Bilek destekleri yazı aralarında dinlenirken destek sağlamak amacıyla tasarlanmışlardır.
    Laptop bilgisayarınızı bir yerden bir yere taşırken:
    • Çanta içerisinde gerekli olmayan malzeme bulundurmayınız, vücudunuza ne kadar az yük bindirirseniz o kadar iyi olur.
    • Laptop bilgisayarınızı yumuşak bir omuz askısı ve kulpu olan bir çanta ile taşıyınız. Yükü dengelemek için sıkça el veya omuz değiştiriniz.
    İdeal Bir Bilgisayar Çalışma Ortamında Doğru Oturuş
    Bilgisayar çalışma ortamlarının ergonomik kurallara uygun olarak düzenlenmesinin yanı sıra kullanıcıların doğru pozisyonda oturmaları ve doğru çalışma alışkanlıklarını edinmiş olmaları gerekmektedir. Bilgisayar karşısında doğru duruş pozisyonunda oturma biçimi en az enerji ile en yüksek verimin elde edildiği, sağlığın olumsuz etkilenmesini büyük ölçüde önleyen rahat bir biçimdir. Bilgisayar karşısında oturma pozisyonunu aşağıdaki gösterilmekte olan şekil kısaca açıklamaktadır:
    • Baş dik tutulmalıdır. Gözler ile Bilgisayar ekranı arasında 40-75 cm mesafe olmalı kullanıcı ekranın tam karşısında oturmalıdır.
    • Omuzlar rahat bırakılmalıdır.
    • Bel tam olarak desteklenmelidir.
    • Oturma minderi sadece ön kısımdan hafif basınç uygulayacaktır.
    • Ayaklan sabitlenmiş, ayaklıkla desteklenmelidir.
    • Monitör göz hizasında ve kollar uygun uzaklıkta olmalıdır.
    • Kullanım materyali uygun yere konmalıdır.
    • Ön kolla el aynı hizada olmalıdır.
    • Gözler çoğunlukla karşıya (ekrana) bakmalıdır.
    [​IMG]
    Bilgisayar karşısında doğru duruş pozisyonunda oturma, mola verme, temizlik, çalışma ortamını havalandırma, egzersiz yapma alışkanlıklarını edinmenin, bilgisayar kullanıcısının sağlığı açısından büyük önem taşıdığı unutulmamalıdır. Doğru duruş pozisyonunda oturabilmek için giysilerin rahatlığı çok önemlidir. Özellikle bilgisayar kullanırken rahat ve sıkmayan giysiler giyilmelidir. Sıkı veya dar kıyafetler kolların ve bacakların damar, sinir ve kaslarını sıkıştırarak beslenmelerini bozacağından tercih edilmemelidir. Görme ve kas-iskelet sistemine yönelik sağlık sorunu olanlar ile hamilelerin bilgisayar karşısında doğru oturuş pozisyonu ve çalışma süreleri konusunda da doktorlarının önerileri doğrultusunda hareket etmeleri gerekir.

    Büro Çalışanları İçin Fizyolojik Egzersizler
    Uzmanlar, çoğu insanın zorlu aktiviteler öncesi germe egzersizi yapması gerektiğini önermektedir. Klavyede yazı yazma veya telefonu kullanma gibi rutin aktiviteler, belli bir sürenin üzerinde yaralanmalara neden olabilir. Germe egzersizi, kaslarınızı gevşettiği gibi onları gelecek yaralanmalara karşı güçlendirir. Germe egzersizi dolaşımı artırarak çalışırken kendinizi daha iyi hissetmenize de yardımcı olur
    Egzersizleri, kendinizi iyi hissedecek ölçülerde yapılması gerekir. Bu hangi miktarda yaptığınızdan çok daha önemlidir. Egzersiz için belirli veya sıkı bir program uygulamanıza da gerek yoktur. Aşağıda anlatılan germe türlerini inceleyerek kendi programınızı oluşturabilirsiniz. Bununla birlikte, germe egzersizleri herkes için uygun değildir. Eğer ağrı şikâyetleriniz varsa burada anlatılan egzersizleri yapmadan önce mutlaka hekiminize danışınız, eğer egzersiz sırasında ağrı hissederseniz derhal egzersize son veriniz.
    El ve El Bilekleri (1)
    [​IMG]
    • Ellerinizi önünüzde avuç içleri birbirine temas eder şekilde birleştiriniz.
    • Ellerinizi avuç içleri yapışık olarak, hafif bir gerilme hissedene kadar aşağı doğru hareket ettiriniz.
    • Dirseklerinizi yukarıda ve eşit yükseklikte tutunuz.
    • 5-8 saniye bu şekilde tutunuz.

    El ve El Bilekleri (2)
    • Parmaklarınızı gerginlik hissedene kadar düzgün bir şekilde ayırınız.
    • 10 saniye bu şekilde tutunuz.
    • Gevşetiniz, daha sonra parmaklarınızı eklemlerinden bükünüz ve 10 saniye bu şekilde tutunuz.
    • İlk germe hareketini bir kez daha tekrarlayınız.

    Omuzlar ve Kollar (1)
    [​IMG]
    • Ellerinizi parmaklarınız iç içe gelecek şekilde arkanızda kavuşturunuz, avuç içleriniz sırtınıza doğru bakmalıdır.
    • Yavaşça, kollarınızı düzeltirken dirseklerinizi içe doğru, bir gerilim hissedene kadar döndürünüz
    • Bu sırada göğüs kemiğinizi hafif yukarı kaldırınız.
    • 10 saniye bu şekilde durunuz.

    Omuzlar ve Kollar (2)
    • Sağ kolunuzla, sol kolunuzu hemen dirsek üzerinde bir bölgeden tutunuz.
    • Sol omuzunuzun üzerinden sola bakarken, dirseğinizi diğer omuzunuza doğru bir gerilim hissedene kadar çekiniz.
    • 10-15 saniye bu şekilde durunuz.
    • Hareketi diğer tarafınızda da tekrarlayınız.
    Sırt (1)
    • Esnemek için öne doğru eğiliniz.
    • Kafanızı aşağıda, boynunuzu ise gevşek tutunuz.
    • 10-20 saniye bu şekilde durunuz.
    • Kendinizi yukarı itmek için ellerinizi kullanınız.

    [​IMG]
    Sırt (2)
    • Elleriniz kalçanızda ayakta durunuz.
    • Vücudunuzu yavaşça belden çeviriniz ve gerilim hissedene kadar omuzunuzun üzerinden bakınız.
    • 8-10 saniye bu şekilde durunuz.
    • Diğer yöne de deneyiniz.
    • Dizlerinizi hafifçe bükük tutunuz.
    • Nefenizi tutmayınız.
    Göz Egzersizleri
    Avuç ile Örtme
    Avuç ile örtme, gün içerisinde gözlerinizi rahatlatmak için düzenli olarak yapabileceğiniz bir egzersizdir. Şu şekilde yapılır:
    1. Avuçlarınızla kapalı durumdaki gözlerinizi örtünüz. Bunu yaparken avuçlarınız göz kapaklarınızın üzerinde olmalı fakat onlara değmemelidir. Her iki elinizin parmakları burnun yukarısında, alnınızda üst üste gelmelidir.
    2. Tamamen karanlıkta (veya gözünüzde rahatlatıcı bir şeyler canlandırarak) birkaç derin nefes alınız.
    3. 20 saniye sonra gözlerinizi açınız ve tekrar odaklanmalarına izin veriniz. Artık güne devam etmek için hazırsınız.
    Yeniden Odaklama Yöntemi
    Eğer bilgisayar ile düzenli olarak çalışıyorsanız, zaman zaman uzaklara bakarak gözlerinizin odak değiştirmesine izin vermelisiniz. Bu egzersiz gün içerisinde düzenli olarak tekrarlanmalıdır. Şu şekilde yapılır:
    1. Kabaca 6-7 metre uzaklıkta 2 nesne belirleyiniz ve gevşeyiniz.
    2. Rahat bir şekilde nesnelerden birisine yaklaşık 10-15 saniye kadar odaklanınız, sonra diğer nesneye 10-15 saniye odaklanınız.
    3. Odak noktanızı tekrar monitörünüze kaydırınız ve çalışmaya devam ediniz.

    İzleme Yöntemi
    Bu yöntem gözlerinizin esnekliğini artırmanıza yardımcı olur. Odanızın bir köşesinde oturarak veya ayakta iken, gözlerinizle odadaki nesnelerin (duvar saati, televizyon, kapı, lamba, bilgisayar v.b.) kenarlarını izleyiniz. İzleme sırasında gözlerinizi rahatça kaydırınız. Egzersizi iki dakika boyunca sürdürünüz ve bu esnada düzenli nefes almayı ihmal etmemek gerekmektedir .


    KAYNAKÇA

    Dilik, T., Ve Tanrıtanır, E. (1994). “Mobilya Tasarımı Ve Antropometri”, 5. Ulusal Ergonomi Kongresi, Milli Prodüktivite Merkezi Yayını, Ankara,

    Keser, Hafize (2005). İnsan-Bilgisayar Etkileşimi Ve Sağlığa Etkisi, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara

    Tengilimoğlu, D., Acar, S., Kahyaoğlu, F. (2008). Büro Mobilyalarının Tasarımında Ergonominin Önemine İlişkin Bir Araştırma, Ankara Üniversitesi Dikimevi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Dergisi, Cilt: 7, Sayı: 2

    (http://www.bsm.gov.tr/ergonomi/egzersiz.asp ).
  6. bayramali İSGforum Üyesi

    BÜRO MOBİLYALARININ TASARIMINDA ERGONOMİNİN ÖNEMİ

    Bürolar, örgütsel ve yönetsel faaliyetlerin yerine getirildiği yerlerdir. Buna göre büro, büro faaliyetleri için gerekli insan ve ekipmanla donatılmış çalışma yeridir. Bürolarda çalışan insanların yaptıkları işler zihinsel olduğu kadar davranışsaldır. Günümüzde bürolarda çalışan bireylerin sayısının hızla artmasından dolayı; çalışma koşullarının yanında ergonominin ve ergonomik yaklaşımın bireylerin verimliliği üzerinde oldukça etkili olduğu görülmektedir.

    Bürolarda çalışma koşullarına etki eden ergonomik faktörler; insan, makine, çevre ve mekân şeklinde sınıflandırılabilir. İnsan faktörü; yaş ve yorgunluk, kişilik ve sosyal çevre, eğitim ve deneyim, beslenme ve kişisel sağlık gibi alt unsurları içermektedir. Makine faktörü; makine ve insan mekaniği, kontrol ve göstergeler olmak üzere iki alt unsuru kapsamaktadır. Çevre faktörleri; aydınlatma,gürültü ve titreşim, havalandırma ve ısı düzeyi şeklinde sıralanmaktadır. Mekân faktörleri ise;çalışma mekânı ile fazla çalışma ve gece çalışmaları gibi ergonomik faktörlerdir.Çalışma koşullarını etkileyen ergonomik faktörler; çalışanların konforunu, tatminini ve işlerini yerine getirme davranışını etkilemektedir.

    Bu konuda yapılan çalışmaların incelendiğinde Wheeler (1969) ile Tichauer (1973)’in çalışmalarında sıcaklık ve havalandırma gibi sıhhî faktörler üzerinde dururken, Harris’in (1980) , büro çalışanlarının performanslarını etkileyen mobilya döşemesini ele aldığı görülmüştür.
    Koç ve diğerlerinin, mobilya sanayinde iş kazaları ve meslek hastalıklarının seyri ve önlenmesine ilişkin çalışmada; mobilya işletmelerinde çalışma ortamlarının çok tozlu olmasına rağmen, işletmelerin %59’unda havalandırma sisteminin bulunmadığı belirtilmektedir. Büro çalışanları üzerinde yapılan başka bir araştırma, araştırmalarda vücudun çeşitli bölgelerinde meydana gelen ağrıların nedenlerini belirlemeye yöneliktir. Davis ve Szigeti çalışmalarında bürolarda çalışanlar için büro alanlarını uygun hale getirmeyi sağlayacak önerilerde bulunmuşlardır. Dilik ve Tanrıtanır ’da çalışmalarında mobilya tasarımı ve antropometri konularını inceleyerek bürolarda kullanılan mobilyalar ile vücut ölçüleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymuşlardır. Ergonomi bilimi, çalışanlar ile işyerinin etkileşimini incelemektedir.

    Çalışma koşulları ve ortamın bürolarda çalışan bireyin fizyolojik, psikolojik ve anatomik özelliklerine ve kapasitesine uygun olması, birey ile iş arasında bir uyum sağlar. Böylelikle büro çalışanı en az düzeyde dışsal etki ile en yüksek verime ulaşır.
    Bürolarda ergonomik bir yaklaşım, büro çalışanlarının zihinsel ve davranışsal becerilerini geliştirdiği gibi iyi bir çalışma ortamını da sağlar. Çalışanların farklı ölçü ve tercihleri, verimlilik ve konfor için büro araç ve gereçlerinin farklı yerleşimini gerektirir. Bu yüzden, bürolarda ergonomik tedbirlere öncelikle büro araç-gereçlerinin tasarımı ile başlanmalıdır.

    Böylelikle, büro çalışanlarının ihtiyaçlarına göre tasarlanan büro, çalışanların daha verimli olmasını ve doğal olarak daha az yorulmasını sağlayacaktır. Bu bağlamda çalışmada, öncelikle ergonomi ve tasarım kavramları ele alınmış, ardından büro mobilyaları ve tasarımı üzerinde durulmuş, daha sonra yapılan araştırma sonuçlarına göre büro mobilyalarının tasarımında ergonominin önemi vurgulanmış ve bu konuda önerilerde bulunulmuştur.

    1. ERGONOMİ VE TASARIM
    Ergonomi ve tasarım kavramları iki ayrı anlamı içeren kavramlar olmalarına karşın, bir bütünün iki parçası gibi birbirlerini tamamlamaktadırlar. Ergonomiyi; ürün, çalışma yeri ve sistemlerin tasarımında insan odaklılığı esas alan bir kavram olarak görmek ve insan için tasarım olarak adlandırmak mümkündür. Tanıma göre, tasarım ve ergonomi kavramlarının esas odak noktasını insan oluşturmaktadır.

    1.1. Ergonomi
    Ergonomi; verimli, emniyetli, rahat ve efektif bir kullanım sağlamak amacıyla, alet, makine, sistem, görev, iş ve çevrenin en iyi şekilde tasarımı için, insan davranışı, kabiliyetleri, sınırları ve diğer karakteristikleri ile ilgili bilgileri keşfeder ve uygular. Fonksiyonel etkinlik (verimlilik, iş performansı vs.), kullanım rahatlığı, sağlık, güvenlik ve huzur kriterleri ise amaca ne denli ulaşıldığını ortaya koyar. Ergonomi Araştırma Derneği ergonomiyi; “çalışanlarla işleri, araç-gereçleri ve çevre arasındaki ilişkileri, özellikle anatomik, fizyolojik ve psikolojik açıdan ele alan ve bu ilişkilerde ortaya çıkan problemlerle ilgili çalışmalar” olarak tanımlamaktadır. Ergonominin amacı, mesleki çevre ile çalışanlar arasındaki düzenleyici karşılıklı ilişkilerin incelenmesidir.

    Mesleki çevreden kasıt, mesleğin icra edildiği yerdir. Çevrede yer alan koşulların düzenlenmesi için çalışan kişinin gösterdiği çaba ve elde ettiği başarı yönünde araştırma ve incelemeler yapmak söz konusudur. Bu bağlamda ergonomik yaklaşımdaki esas hedef veya amaç; insanın işi kolayca yapabilmesini sağlayacak bir ortam oluşturmaktır.

    Ergonomi, insanı çalışması esnasında bilimsel olarak inceleyen bir bilimdir. Bir yandan insanın doğal yeteneklerinin sınırları genişletilmeye çalışılırken, diğer yandan insan makine sistemlerinin performansı artırılmaya çalışılır. İş yerinin düzenlenmesinde insan ölçüleri göz önüne alındığında insan yeni baştan tasarlanamayacağından onun ölçülerinin dağılımının bilinmesi araç-gereçlerin tasarımında ön koşuldur.

    Bürolarda ergonomik koşulların çalışanlara ve yapılan işe uygunluğu; emek, zaman ve para kaybını en aza indirirken, üretim ve hizmet kalitesini artırmakta, çalışanların iş tatminini olumlu yönde etkilemektedir. Ergonomiyi insan-makine-çevre ilişkisi açısından değerlendirmek ve buna göre tanımlamak daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Buna göre ergonomi; “insanların anatomik özelliklerini, antropometrik karakteristiklerini, fizyolojik kapasite ve toleranslarını göz önünde tutarak, endüstriyel iş ortamındaki tüm faktörlerin etkisi ile oluşabilecek, organik ve psiko-sosyal stres karşısında, sistem verimliliği ve insan-makine-çevre uyumunun temel yasalarını ortaya koymaya çalışan, çok disiplinli bir araştırma ve geliştirme alanıdır”.

    İnsanlar büro ortamında iş görürken; çeşitli büro araç ve gerecini, belli bir iş için programlanmış sistemleri (robotlar ve bilgisayar gibi) kullanırlar. İnsan varlığının iş ortamında bedensel ve ruhsal gereksinimlerini dikkate almak, davranışlarını tanımlamak, insanların kullanımı için en uygun araç-gereci geliştirmek ve üstün verim elde etmek için büro araç-gereçlerinin tasarımda ergonomik bir yaklaşım gerekmektedir.

    1.2. Tasarım
    Tasarım, çok çeşitli alanlarda kullanıldığından geniş bir uygulama alanına sahiptir. Bu nedenle tasarımın genel bir tanımını yapmak oldukça güçtür. Buna karşın tasarım ile ilgili genel bir tanım vermek gerekirse; “tasarım; yeni bir sistemin veya nesnenin icat edilmesi veya geliştirilmesi” şeklinde ifade edilebilir.
    Tasarım, büro araç-gereçlerinin tasarımı açısından ele alındığında; “bir ürünü (mal veya hizmeti) veya sistemi geliştirmek amacıyla yapılan ardışık karar verme süreci” olarak tanımlanabilir. Bu süreçte bütün kararlar, gözlem, tahmin ve değerlendirme kriterlerine göre ele alınır ve süreç boyunca, mümkün olan en iyi kararların ele alınması hedeflenir. Kararlar alınırken daha önceden belirlenen performans gereksinimleri ve kısıtlar dikkate alınmalı uygulanabilirlik üzerinde durulmalıdır.
    Büro çalışanlarının ihtiyaçlarının, performans gereksinimlerinin ve sınır şartlarının belirlenmesi konuları, tasarım işleminin ilk aşamalarında netliğe kavuşturulması gereken hususlardır. Bir tasarım işleminin istenilen sonuçları vermesi, tasarım işleminin sağlam bir teorik alt yapıya, stratejik metot ve tekniklere dayanması ile mümkündür. Bununla ilgili iki farklı stratejiyi (DFX -Design for X ve DFH-Design for Human) ele almak ve bunlardan tasarımda hangi strateji üzerinde odaklanılması gerektiğini belirtmek gerekmektedir. DFX stratejisinde X, tasarım sürecinde odaklanan tasarım parametresini (maliyet, imalat, montaj, kalite) ifade etmektedir Bu stratejilerin uygulama alanı örgütlerin öncelik sırasına göre değişiklik arz etmektedir.

    Bu durumda, DFH stratejisinin geliştirilmesi ve tasarım sürecinde bu stratejinin etkili bir şekilde kullanılması gerekmektedir. Bu da ancak ergonomi’nin entegre edildiği iyi bir tasarım stratejisi ile mümkündür. Buna göre, büro mobilyalarının tasarımında kullanılabilecek en iyi yaklaşımın insan odaklı bir yaklaşım olduğu söylenebilir. Büro mobilyalarının tasarımında insan odaklı bir yaklaşımın başarısı ise şu niteliklere bağlıdır:
    — İş ve görevlerin açık bir şekilde izahı yapılmış olmalıdır.
    — Tasarım işlemi, sistemin işleyişini belirleyici nitelikteki elemanlar üzerinde yoğunlaşmalıdır.
    — Birbirleriyle ters orantılı olan amaç kriterleri optimize edilmemelidir.
    — Amaç, açık bir şekilde ifade edilmeli ve bu konuda grup elemanları arasında ortak anlayış ve uyum olmalıdır.
    — Tüm aşamalar arasında sürekli bir geri bildirim sağlanmalıdır.
    — Değerlendirme, belirlenmiş amaç ve kriterlere göre makro ve mikro seviyede yapılmalıdır.

    1.3. Tasarımda Ergonominin Yeri ve Önemi
    İşletmelerde tasarım süreci, ergonomi’nin entegre edildiği bir çatı altında, rekabet gücünün artırılmasında bir araç olarak kullanılmaktan ziyade, teknolojik gereksinimlerin öncelikli olarak ele alındığı teknoloji yönelimli bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Ergonomi’den büro araç ve gereçlerinin tasarımında yanında ofislerin yerleşim tasarımında da yararlanılmaktadır.
    Ülkemizde ofis tasarımında ergonomiden yeterince yararlanılmadığı görülmektedir. Nitekim Özok (22) tarafından 452 iş yeri üzerinde yapılan bir çalışma bu tespiti desteklemektedir. Söz konusu çalışmada işyerlerinin yaklaşık %54’ünün ergonomik açıdan istenilen boyutta olmadığı görülmüştür.
    Aynı araştırmada ergonomi açısından iyi tasarlanmış çalışma yerlerinin oranı %8’dir. Buna göre, tasarım sürecinde ergonomik veri/bilgi ve metotlarının göz ardı edildiği ve tasarımın teknolojiye yönelik olarak yapıldığı söylenebilir.

    Teknoloji yönelimli yaklaşımda temel amaç, sistemin işlevselliğinin ve kârın, maliyete oranını maksimize etmektir. Bunun için de esas üzerinde durulan nokta, sistemin teknik özelliği ve teknik işlevselliği olmaktadır. Bundan dolayı, potansiyel kullanıcıların karakteristikleri, gereksinimleri ve beklentileri, çoğu zaman göz ardı edilmektedir. Bunun uzun vadedeki maliyetini (pazar kaybı, rekabet gücünün azalması, ergonomik faktörlerin göz ardı edilmesinden kaynaklanan hataların düzeltilmesinin, çok masraflı ve zaman alıcı olması vs.) gören kuruluşlar, insan odaklı tasarım yaklaşımını benimsemeye başlamışlardır. Bu noktadan bakıldığında ergonominin, rekabetçi ortamda
    stratejik bir güç olan tasarımın etkinliğini artırdığı ve uzun vadede çeşitli avantajlar sağladığı söylenebilir.

    2. BÜRO MOBİLYALARI VE TASARIMI

    2.1. Büro Mobilyaları
    Günümüzde modern bürolarda büro mobilyaları denildiğinde, ilk akla gelen dolaplar (camlı ve raflı dolaplar, çekmeceli dolaplar, diğer özel amaçlı dolaplar), masalar (çalışma masası, toplantı masası vb), sandalyeler (sabit veya ayarlanabilir sandalyeler gibi) ve çalışanların verimliliğini artırıcı diğer mobilya bileşenleri (tabureler, askılar, kasalar vb.) gelmektedir.

    Masalar, çalışanın masaüstü çalışmalarına uygun olmalıdır. Dolayısıyla, masalar büro ortamında kullanılan ve masaüstüne konumlandırılan araç-gereçlerin ve makinelerin uygun şekilde kullanımı sağlayacak ve çalışanın performansını artıracak şekilde tasarlanmış olmalıdır.
    Buna göre;
    bürolarda kullanılacak masaların çalışanların amaçlarına ve ölçülerine cevap verecek nitelikte olması gerekmektedir.
    Bürolarda çalışma masalarının çalışanların verimliliği açısından genel olarak şu özellikleri içermesi gerekir,.
    — Yüksekliği ayarlanabilmelidir (yerden en az 70 cm yükseklikte olacak şekilde),
    — Yüzeyi mat olmalıdır (yani yansıtıcı olmamalıdır)
    — Yüzey genişliği 120–150 cm, eni ise 70 cm. olmalıdır,
    — Kenarları ve köşeleri yuvarlak olmalıdır
    — Güvenilirliği sağlanmış olmalıdır (kırılgan, kaygan olmamalıdır)
    — Yere sabitlenmiş olmalıdır (tekerlekli olmamalıdır)

    Sandalyeler, iyi bir duruşa sahip olmak ve rahat bir çalışma için ayarlanabilir sandalye büro mobilyalarının en önemli bileşenlerinden biridir. İyi ayarlanmış sandalye, vücut pozisyonu ve kan dolaşımını geliştirir, kas çabasını azaltır ve çalışanın sırt bölgesine olan basıncı azaltır. Bundan dolayı, bürolarda kullanılan sandalyeler şu özelliklerde olmalıdır;
    — Yüksekliği ayarlanabilmelidir (20 derece açı ile öne eğilebilmeli-lumbar destek için, yerden yüksekliği büro çalışanları için 38–46 cm olacak şekilde ayarlanabilmelidir)
    — Oturma minderi hava geçiren kumaştan yapılmalıdır
    — Kendi etrafında 360 derece dönebilmeli,
    — Hareketi sağlayacak nitelikte 5 tekerlikli olmalıdır.
    — Ayak ve bacakların dolaşımını engellememelidir.
    — Oturak ve dayanak kısımları bel ve bacağın üst kısmının yapısına uygun ölçülere sahip olmalıdır.
    Bürolarda sandalye kullanımının temel amacı çalışanın en az enerji kaybı ile yorulmadan rahat çalışmasını sağlamaktır.
    Bunun için çalışma koşulları içerisinde sandalyenin özellikleri ve çalışanın antropometrik özellikleri arasında yüksek düzeyde bir ilişki vardır.

    Dolaplar ve diğer büro tipi mobilyalar,
    Rahat bir çalışma ortamı için çalışanların ölçülerine uygun diğer büro mobilyalarıdır. Bu tür mobilyaların aynı zamanda amaca uygun, verimliliği artırıcı özellikte olması gerekir. Modern bürolarda mobilyalar, çalışanların etkiliğine ve verimliliğine olumlu yönde etki eden unsurlardır. Büroda çalışanların iş akışının önemli bir kısmı masaüstü işlemleri içerir. Bundan dolayı, büro mobilyalarının ve bileşenlerinin çalışma ortamına, iş akışına ve diğer büro araç-gereçlerine uygun tasarlanması gerekmektedir. Çalışma saatlerinin önemli bir bölümünü büro mobilyalarının fiziksel etkisi altında geçiren çalışanların performansını, tatminini ve moralini yüksek tutma konusunda büro yöneticilerin bazı radikal kararlar alması gerekir. Öncelikle büroda kullanılan mobilyalar ergonomik açıdan değerlendirilmeli ve çalışanların en üst düzeyde iş verimini sağlayacak uygun mobilya seçilmelidir. Büro mobilyalarının seçiminde gelecekteki muhtemel gereksinimler de düşünülerek oldukça dikkatli bir seçim yapılmalıdır. Bir büro yöneticisinin mobilya seçimindeki temel kriterler şunlar olmalıdır :
    — Maliyet ve kullanışlılık
    — Uygunluk ve Uyum
    — Tek Düzelilik ve Standardizasyon
    — Olası faydayı en üst düzeye çıkarma
    — Yeterli sayı
    — Dayanıklılık
    Ergonomik yaklaşıma göre büro mobilyalarının seçiminde yukarıda belirtilen kriterlerden uygunluk, uyum ve standardizasyon oldukça önemli faktörlerdir.Bu faktörler, büro mobilyalarının tasarımında insan odaklı yaklaşım stratejisinin uygulanmasını gerektirmektedir.
  7. bayramali İSGforum Üyesi

    2.2. Büro Mobilyalarının Tasarımı
    Tasarım; yaratma (bir yaratıcılık ürünü olarak), seçme ve karar verme gibi eylemleri kapsayan bir süreçtir. Bu tanıma göre; mobilya tasarımı denildiğinde; düşüncenin kâğıt üzerine aktarımından mobilyanın atölyede üretilmesine kadar geçen sürede yaratma, seçme ve karar verme gibi eylemlerin tümü düşünülebilir. Büro ortamında kullanılacak mobilya eşyalarının, çalışanların ihtiyacına, amacına ve fiziksel ortama uygun şekilde tasarlanmış olması gerekir. Bunun için, mobilya tasarımcılarının büro mobilyalarının tasarlanması, geliştirilmesi, etkilerinin ölçülmesi ve çalışma yerinin düzenlenmesi kadar çalışma yeri yüksekliği, vücut duruşu, görme açısı ve çalışma alanı genişliği gibi antropometrik ölçüleri de bilmesi gerekmektedir.

    Büroda çalışma ortamının etkili bir şekilde kullanımı için farklı yaklaşımlar mevcuttur. Özel büro, açık büro ya da karma yaklaşımlar büro çalışma ortamının planlanmasında önemli faktörlerdir. Örneğin, açık bürolarda, duvarların olmayışı, masaların, bölmelerin ve diğer büro mobilyalarının istenilen şekilde yerleşimini sağlamaktadır.
    Açık büroların temel çekiciliği esnek oluşudur. Bu tip bürolarda modüler bir tasarım yapmak suretiyle büro çalışanlarının etkililiği artırılabilmektedir. Modüler tasarım, büro mobilyalarının tasarımında farklı bileşenlerin kullanımını ve bu bileşenlerin yerleşiminin farklı varyasyonlarını içerir. Büro mobilyaları tasarımı ve üretimi yapan işletmelerin bir kısmı, büro ergonomisini sağlamak amacıyla; dairesel iş istasyonları veya yıldız iş istasyonlarını dikkate alarak tasarım ve üretim yaparlar. Böylelikle büro ortamı estetik olduğu kadar işlevsel bir çalışma ortamı olur. Büro mobilyasının tasarımı, diğer büro araç ve gereçlerinin tasarımından farklı olmamakla birlikte mobilyadan beklentileri de ifade etmektedir.

    Mobilya tasarımını etkileyen unsurlar; işlevsellik, teknolojiklik, orijinallik, estetiklik (örneğin Feng-shui yaklaşımı gibi), ekonomiklik şeklinde sıralanmaktadır. Mobilya tasarım ilkeleri; denge, devamlılık, şiddet ve hâkimiyet olarak gruplandırılmıştır.

    a. Büro Mobilyalarının Tasarım Elemanları
    Tasarımcının, düşünce ve görüşlerini ifade etmek ve sunmak amacıyla kullandığı bütün unsurlar tasarım elemanları” olarak ifade edilmektedir. Buna göre; bir mobilya tasarımcısının mobilya tasarımı çerçevesinde şu dört unsuru uygun bir şekilde kullanması gerekmektedir.
    — Biçim
    — Ölçek, oran ve ritim
    — Renk,
    — Doku.

    Biçim (form) : Bir mobilyanın şekli veya bir bütünü olarak tanımlanmaktadır. Biçim ile işlevsellik unsurları arasında sıkı bir ilişki vardır. Ancak, işlevsellik tek amaç değildir, bunun yanında kullanıcının estetiklik, ekonomiklik ve orijinallikle ilgili isteklerin de karşılanması gerekir.

    Ölçek, oran ve ritim: Bir mobilya tasarım elemanı olarak ölçek, insan ölçüleri ile diğer mobilya elemanları arasındaki ilişkiyi ifade etmektedir. Büro mobilyalarının tasarımında her şeyden önce bu mobilyayı kullanacak büro çalışanının ölçüleri ile mobilyaların orantılı olması gerekir. Bunun yanında mobilyaların kendi içinde ölçülü ve çevre elemanları ile uyumlu olmalıdır.

    Renk: Mobilya tasarımında görselliği en çok etkileyen tasarım elemanıdır. Mobilyanın tasarımının amacı ile mobilyanın kullanılacağı ortam arasındaki ışık ilişkilerini dikkate alarak farklı şekilde düzenlemek mümkündür.

    Doku: Yüzeylerin özelliğini belirten tasarım elemanıdır. Doku, iki gruba ayrılır. Birinci grupta dokunularak hissedilen yumuşak, sert veya düzgün, kaba yüzeyler yer alır. İkinci grupta ise, görsel olarak hissedilebilen görsel yüzeylerdir. Görsel yüzeylere, mobilya üzerindeki kumaş dokuması örnek verilebilir.

    b. Büro Mobilyalarının Tasarımında Antropometri
    Ergonominin amacı, mümkün olduğunca çalışma ortamını çalışanlara uygun hale getirmek olduğuna göre, büro mobilyalarının tasarımında antropometriden diğer bir ifadeyle çalışanların antropometrik özelliklerinden yararlanılması gerekir. Antropometri, insanın genetik ve çevresel etmenler çerçevesinde ortaya çıkan fiziksel ve biyolojik sınırlarını belirleyen en önemli kriterdir.
    Biyolojik bir varlık olarak insanın antropometrik özellikleri, yapılan her türlü aracın, gerecin ve donanımın onun antropometrik ölçü değerlerine uygun olmasını gerektirmektedir. Antropometri, sadece vücudun bir bütün olarak veya organsal olarak büyüklükleri ile ilgilenmez aynı zamanda bireylerin yaş, tür ve meslek gruplarına göre standart ölçülerden ne kadar uzaklaştıklarını da inceler .
    Antropometrik açıdan bir işyerini şekillendirmedeki amaç, işyeri ölçülerinin çalışanın vücut ölçülerine uyumunu sağlamaktır. Çalışanın dururken ve hareket halindeyken oluşan her pozisyonu tespit edilir ve buna göre bir tasarım gerçekleştirilir.

    Büro ortamında insan ölçülerinin kullanımı iki farklı açıdan kolaylık sağlar. Birincisi; büro faaliyetleri içinde yer alan bazı işleri en iyi şekilde yerine getirebilmek için belirli fiziksel özellikleri taşımak gerekir. İkincisi, vücut ölçüleri çalışma alanının tasarımında kullanılarak, kullanıcının kendisine sağlanan alana uyması ve belirli hareketleri rahatça yapması sağlanır. Bürolarda antropometrik ölçülerin kullanıldığı temel tasarım unsurları şunlardır:
    - Çalışma yeri yüksekliği,
    - Vücut duruşu,
    - Görme açışı,
    - Çalışma alanı genişliği.

    Antropometrik ölçülerin ulus, bölge, cinsiyet, yaş, vücut yapısı, beslenme ve fiziksel faaliyete göre değişmektedir Dilik ve Tanrıtanır mobilya tasarımında antropometri üzerine yapmış oldukları araştırmada Türk insanın antropometrik özelliklerini belirlemeye çalışmışlardır Türk insanının antropometrik özellikleri incelendiğinde; cinsiyet farklılığına göre ölçülerin değiştiği görülür.
    Bu yüzden, büro mobilyaları tasarımcılarının ortalama insanı tasarıma esas almak yerine yukarıda verilen antropometrik ölçüleri dikkate alması gerekmektedir. Buna göre tablo incelendiğinde, %5 ile %95 arasındaki insanların (ki bu %90 düzeyinde bir orandır) ölçüleri dikkate alınmalıdır. Burada diğer gruptaki insanlar göz ardı edilecek böylelikle uç değerlere yönelik tasarım zorluğu ve yüksek maliyetin önüne geçilmiş olacaktır. Ergonomik amaçlı tasarımda statik ve dinamik antropometrik ölçüler olmak üzere iki farklı yaklaşım söz konusudur. Statik antropometri, insanların durağan duruş ve oturuşlarında ölçülen boyutları ele alan bir ölçümdür. Bu temel amaca göre insanların 140 fiziksel boyut ölçüleri ele alınabilir olmakla birlikte, ergonomik tasarımda 30 temel ölçünün ele alındığı saptanmıştır. Bu ölçüler ayakta durma ve düz bir zeminde oturma durumlarına bağlı olarak özel aletlerin kullanımıyla alınmakta ve farklı ergonomik tasarımlarda kullanılmaktadır. Çok hassas eklemden ekleme yapılan ölçülerde röntgen ışınlarından yararlanılmaktadır.
    Antropometrik verilerin tasarım amaçlarına yönelik olarak kullanımında bazı ilkelere uyulması gerekir Bu ilkeler uç değerlere göre tasarım, ayarlanabilir aralıklara göre tasarım ve ortalama değerlere göre tasarım olmak üzere üç grupta ele alınmaktadır.

    Uç Değerlere Göre Tasarım: Büro mobilyaları tasarımının amaçlarından birisi de kullanıcı kitlesinin yaklaşık tamamına yakınına uyum sağlayabilecek tasarım standartlarının geliştirilmesidir. Bu konuda yapılan araştırmalara göre ilk %5 ile son %5’lik dilim dışında kalan %90’lık kısım kullanıcı hedef kitlesi olarak alınmıştır. %90’lık kısım dışında kalanlar standart dışı kabul edilir ve bu grubun ihtiyaçları özel yapım yoluyla giderilir.

    Ayarlanabilir Aralıklara Göre Tasarım:
    Bir büro mobilyasının bazı özellikleri farklı boyuttaki kullanıcılarına göre ayarlanabilir. Bu tür bir tasarımda yani ayarlanabilir özelliklere sahip bir mobilyada hedef kitle %90’lık gruba giren insanların antropometrik özellikleridir. Bu kısım dışında kalan ilk %5’lik ile son %5’lik kısım standart dışı olarak kabul edilir.

    Ortalama Değerlere Göre Tasarım:
    Ortalama değer, bir mobilyanın potansiyel kullanıcılarının antropometrik özelliklerinin ortalamasını ifade etmektedir. Dikkate alınacak ölçü sayısı arttıkça ortalama değere sahip bir kişiyi bulmak zorlaşacaktır. Bu nedenle, ortalama değeri esas alan tasarımcılar, beklenilenin aksine, hedef kitlesi olan insanların büyük bir kısmını kapsamayacaktır.

    3. BÜRO MOBİLYALARININ TASARIMINDA ERGONOMİNİN ÖNEMİNE İLİŞKİN BİR ARAŞTIRMA
    3.1. Araştırmanın Amacı, Önemi, Kapsam ve Sınırlılıkları
    Bu çalışmanın amacı, büro araç-gereçleri içerisinde yer alan büro mobilyalarının tasarımında ergonominin önemini vurgulamak, büro mobilyası tasarımı ve üretimi yapan işletmelerin büro mobilyaları tasarlarken ergonomik ilkeleri ve antropometrik özellikleri dikkate alıp almadıklarını belirlemektir. Bunun yanında ikincil bir amaç, ergonomik ürün tasarımı yapan firma yöneticilerinin tasarımın büro çalışanlarının verimliliğine, motivasyonuna ve performansına ne derecede etkili olduğuna dair görüşlerini belirlemektir.
    Bu çalışmanın bir diğer amacı da, büro mobilyaları tasarım ve üretimi yapan ve Ankara’da faaliyet gösteren büro mobilyaları tasarımcısı firmaların ergonomik ilkeler ve antropometrik özellikler de dikkate alarak yeni stratejiler geliştirmelerine yardımcı olmaktır.
    Bununla birlikte, büro yönetimi eğitimi ve büro mobilyaları tasarımı konusunda yapılmış çalışmalara farklı bir yorum getirmektir.
    Bu bağlamda, Ankara Sanayi Odasına kayıtlı Ağaç İşleri Sanayi iş kolunda yer alan 149 firma yöneticisi veya tasarımcısı çalışmamızın evrenini oluşturmaktadır. Bu firmalardan basit tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilen 30 firma yöneticisi veya tasarımcısına yüz yüze anket uygulanmıştır. Örneklem oranı %20’dir.

    3.2. Araştırmanın Yöntemi
    Ankara ilinde büro mobilyaları tasarımı ve üretimi yapan firmaların, büro mobilyaları tasarımında ergonomik ilkelere ve antropometrik özelliklere göre tasarım yapıp yapmadıklarını saptamak için anket yöntemine dayalı bir araştırma yapılmış ve birincil veriler kullanılmıştır. Dolayısıyla, büro mobilyası tasarımcısı ve üreticisi firma yetkilisinden veya tasarımcıdan veriler yüz yüze görüşme ve
    yapılan anket sonucunda elde edilmiştir.

    3.3. Araştırmanın Hipotezleri
    Bu araştırmanın temel hipotezleri aşağıda verilmiştir:
    H01: Büro mobilyası tasarımı ve üretimi yapan işletmelerin uyguladıkları standartlar ile hedef kitlenin antropometrik özellikleri arasında bir ilişki yoktur.
    H02: Büro mobilyaları tasarımı ve üretiminde uygulanan tasarım ilkesi ile tasarım ilkesini dikkate alma arasında bir ilişki yoktur.
    H03: Büro mobilyası tasarımı ve üretimi yapan işletmelerde tasarım yapan firma yöneticileri veya tasarımcının eğitim durumu ile tasarımın verimliliğe etki derecesi arasında bir ilişki yoktur.

    3.4. Araştırmanın Bulguları
    Araştırmaya katılan, büro mobilyası tasarımı ve üretimi yapan firma yöneticileri veya tasarımcıların eğitim durumuna göre incelendiğinde; ankete katılanların büyük bir kısmının lisans mezunu olduğu (%60) ve bunu lise mezunlarının (%33) takip ettiği görülmektedir. ilköğretim ve yüksek lisans mezunu sayısının oldukça düşük ve aynı oranda (%3,5) olmalarıdır. Buna göre; büro mobilyaları tasarımı yapan işletmelerdeki tasarımdan sorumlu kişilerin seçiminde eğitim düzeyini dikkate aldıklarını söyleyebiliriz.

    Büro mobilyaları tasarım ve üretimi yapan işletmelerin ürün tasarlarken cinsiyet ayrımı yapıp yapmadıklarına ilişkin dağılım incelendiğinde; firmaların yaklaşık üçte ikisi cinsiyet ayrımı yapmadığı görülür.
    Buna göre; büro mobilyaları tasarımı yapan işletmeleri ürünlerini tasarlarken kadın veya erkek gibi cinsiyet farklılıklarını dikkate almamakta ve daha çok tek tip büro mobilyası tasarımı gerçekleştirmektedirler. Büro mobilyaları tasarım ve üretimi yapan işletmelerin mobilya tasarımında tasarım ilkesini dikkate alma ile uygulanan tasarım ilkesine ilişkin dağılım incelendiğinde;
    firmaların yarısının (%50) ürünlerini tasarlarken tasarım ilkesini dikkate aldığı, diğer yarısının da dikkate almadığı görülür. Buna göre; büro mobilyaları tasarı ve üretimi yapan işletmelerin mobilya tasarımında tasarım ilkesinin dikkate alıp almama ile uygulanan tasarım ilkesi arasında ilişki incelendiğinde anlamlı bir ilişkinin olmadığı görülmektedir. Bu durumda; H02 hipotezi kabul edilmiştir.

    Büro mobilyaları tasarımı ve üretimi yapan işletmelerin oturarak çalışma alanının ölçülerini belirleme durumuna göre dağılımı incelendiğinde; daha çok üzerinde çalışılacak işin türünün (%52) dikkate aldıkları görülmektedir. Buna göre; büro mobilyaları tasarımı ve üretimi yapan işletmelerin oturarak çalışma alanının ölçülerini belirleme durumuna göre dağılımı incelendiğinde anlamlı bir ilişkinin olmadığı görülmektedir. Ergonomik ürün tasarımının çalışanın verimliliğine, motivasyonuna ve performansına etki derecesinin eğitim durumuna göre dağılımı incelendiğinde; ergonomik ürün tasarımının çalışanın verimliliğine, motivasyonuna ve performansına eğitim durumunun etkisinin fazla/çok fazla olduğunu belirten deneklerin %33’ünün ilköğretim ve lise, kalan %67’lik bir oranında lisans ve yüksek lisans eğitiminde olduğu görülür.

    Buna göre; ergonomik ürün tasarımının çalışanın verimliliğine, motivasyonuna ve performansına etki derecesi ile eğitim durumu arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı görülmektedir.
    Bu durumda, H03 hipotezi kabul edilmiştir.

    4. SONUÇ VE ÖNERİLER
    Bir ofis araç-gerecinin kullanımı ve sorunsuz olarak işleyişi insan-makine etkileşiminin mükemmelliğine bağlıdır. Ergonominin temel amacı, bireyin fiziki gücünden, gönül gücünden ve düşünce gücünden yararlanarak iş verimliliğini sağlamaktır. Bunun için, büro araç-gereçlerinin tasarımında insan faktörü dikkate alınmak zorundadır.
    Ergonomik önlemler, çalışanların fiziksel bütünlüğünü korumanın yanında, onların psikolojik ve fizyolojik özelliklerini en uygun biçimde kullanacakları en iyi çalışma ortamını ve araçları sağlamayı ve böylece çalışanın iş güvencisini gerçekleştirmeyi hedeflemektedir. Büro mobilyalarının tasarımında ve üretiminde standartların oluşturulması, bunun için gerekli antropometrik ölçülerin belirlenmesi, hem üretim ve pazarlama işletmeleri açısından hem de bürolarda çalışan kişiler vücut ölçülerine göre tasarlanmış ve üretilmiş büro mobilyalarını kullanarak verimliliklerini artırması açısından yararlı olacaktır. Ayrıca, büro mobilyaları tasarımı ve üretimi yapan işletmelerin seri üretim yapmalarından dolayı meydana gelebilecek olası hataları en aza indirerek üretimdeki malzeme kayıplarını da önleyecektir.
    Çalışma sonucunda büro mobilyalarının tasarımı ve üretiminde ergonomi veya ergonomik yaklaşımın önemine ilişkin elde edilen temel bulgular ve öneriler aşağıda verilmiştir.
    — Çalışmada mobilya üretimi ve tasarımı yapan işletmelerin büyük bir kısmının uluslar arası alanda faaliyet göstermekte olduğu görülmüştür. Bu işletmelerin, büro mobilyalarını ihraç ettikleri veya ihraç etmeyi planladıkları ülkedeki pazar paylarını artırmak için o ülkedeki insanların antropometrik ölçülerini bilmeleri gerekir.
    — Büro mobilyası üreten ve tasarlayan işletme yöneticilerinin eğitim düzeyleri arttıkça ergonomik faktörleri dikkate alma düzeylerinin de arttığı görülmüştür. Buna göre; büro mobilyaları üretimi ve tasarımı yapan işletmelerdeki tasarımcıların mobilya ve mühendislik eğitiminde ergonomi ve antropometri konusunda eğitim almaları önem taşımaktadır. Ayrıca, üreticiler için rehber olacak ulusal antropometrik standartların belirlenmesinde de fayda vardır.
    — Ergonomik olarak tasarlanmış büro araç gereçleri çalışanların bel, sırt, el bileği, disk zedelenmesi gibi meslek hastalıklarına yakalanmasını önleyecek ve böylece gereksiz işgücü kayıpları da azalacaktır.
    — Büro mobilyası tasarımı ve üretimi yapan kişi veya kuruluşlar, tasarımda antropometrik ölçüler yanında denge, oran, uyum (büyüklük ve renk), kalite ve sadelik ilkesi gibi ürünlerine ilişkin bütün unsurları dikkate alarak tasarım veya üretim yapmalıdırlar. Büro mobilyası tasarımında ergonomik ilkelere uyulması yalnızca işyerinin ihtiyaçlarını karşılamayacak aynı zamanda, işgörenin de kişisel ve sosyal ihtiyaçlarının tatminine yardımcı olacaktır.
    Sonuç olarak, büro mobilyaları tasarımı ve üretimi yapan işletmeler üretimde maliyet, kalite ve ekonomik ölçütler yanında insan ölçütünü de göz önünde bulundurmak zorundadırlar.

    KAYNAKÇA
    Ankara Üniversitesi Dikimevi Sağlık Hizmetleri
    Meslek Yüksekokulu Dergisi, Cilt 7, Sayı 2, 2008
  8. bayramali İSGforum Üyesi

    Ofis Ergonomisi

    Günümüz teknolojisinin hızlı gelişimi, özellikle bilgisayar kullanımının her sektörde ve her çalışma alanında “ofis” tarzı çalışmanın önemli ölçüde artmasına yol açmıştır.
    Ofis yaşamındaki daktilo, hesap makinesi gibi geleneksel araçlar, planlamadan uygulamaya kadar yapılan işlerin her safhasında yerini bilgisayarlara bırakmış, kuruluşların amaçladığı her fonksiyon bilgisayar ortamında yerine getirilmeye başlanmıştır. Bu şartlar, ofislerdeki çalışma ortamının optimizasyonunu zorunlu kılmaktadır.
    Ofis ergonomisi, iş ortamındaki insanın kas ve iskelet hastalıklarından korunmasıyla ilgilenir. işyerinde kullanılan alet ve aygıtların beden mekaniğiyle uyumlu olması, rahat kullanılabilmesi, kas ve iskelet sistemine zarar vermemesi çok önemlidir. Gün boyunca oturulan sandalyeden, bilgisayarın klavyesine kadar tüm aletlerin bedene uyumlu olması gerekir. Örneğin, bilgisayar ekranın yüksekliği ya da açısındaki eğrilik, masaların boyundaki kısalık ya da yükseklik, kullanılan aletlerin kolay kavranılamaması işyerinde hiç de farkına varmadan sağlığı tehdit eden öğeler durumuna gelebilir. Kullanımı zor, bedenle uyumsuz, yani ergonomik olmayan eşyalar kas ve eklemleri zorlayarak zamanla önemli rahatsızlıklara yol açar. Kronik boyun ve sırt ağrıları, el bileği ve dirsek eklemlerinde hasarlar, hatta bel ve boyun fıtığı gibi hastalıklar çoğunlukla ergonomik olmayan ortamlarda çalışmanın sonucu olarak ortaya çıkar. Yapılan çalışmalar, ergonomik ortamların, kas-iskelet sistemi hastalıklarının görülme sıklığını en az %50 oranında azalttığını gösteriyor.
    Ülkemizde de birçok kas iskelet hastalığı yasalarda meslek hastalığı olarak kabul edilmektedir. 4857 Sayılı İş Yasasında yapılan değişiklikler ile ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’, ‘Elle Taşıma İşleri Yönetmeliği’, ‘Ekranlı Araçlarla Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Hakkında Yönetmelik’ gibi yönetmeliklerde düzenlemeler ile işveren çalışanlarda kas iskelet hastalıkları için iş yerinde risklerin belirlenmesi, önlenmesi, çalışanın korunma ve ergonomi eğitimi ve iş yerinde ergonomik iyileştirmeleri uygulama konusunda yükümlü kılınmıştır. Çalışanlarda öğrendiklerini uygulamakla yükümlüdür. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de iş yaşamında ve günlük yaşamda ergonominin etkinliğinin artırılmasında ilgili sosyal tarafların ve özellikle sivil toplum kuruluşunun desteğine gereksinim belirgindir.
    [​IMG]
    Ergonomik ofis kurulumunun, teknolojik gelişim sayesinde değişen iş yaşamı koşulları nedeniyle artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Teknoloji ve iletişim sistemlerinin gelişmesi büyük kolaylıklar getirirken, insan bedeni ve hareket alanına uyumlaştırılmamış bir teknolojinin orta-uzun vadede insan sağlığını tehdit etmesi kaçınılmazdır. Bunu önlemenin yolu hem ev hem de iş ya da ofis ortamında ergonomi biliminden yararlanmak olacaktır.
    Verimlilik ve motivasyon arkasında da bu vardır. Eğer bedeniniz ve hareket alanınızla "çatışan ve kavga eden" bir ofis altyapısına sahipseniz hem motivasyonunuz düşüp iş başarımınız engellenecek hem de işinize karşı memnuniyetsiz bir duruş hatta nefret hissedeceksiniz. Ergonomi, temel amacı olan "insana uyumlu çevresel donanım" yaratma felsefesi ile size yardımcı olacaktır.
    İş memnuniyetinin ya da tatminin artması, doğrudan çalışma performansına ve verimliliğe yansıyacaktır. Bununla birlikte, ofis içi insani ilişkilerin ve çalışanların huzurlu iletişiminin oldukça olumlu etkilendiği görülecektir. Ofis altyapısının (hem teknoloji hem de çevresel düzenleme açısından) stres oluşturan ya da stres kaynağı yaratan öğelerden ayrıştırılması veya en azından minimuma indirilmesi önemlidir. Elbette bu ergonomi biliminin ışığında gerçekleştirilmesi gereken uygulamalardır. Verimli bir ofis çalışma düzeninin temelinde de bu yatar. Ofis ortamında sağlıklı iletişim, sağlıklı çalışma, iş tatmini, verimlilik, huzurlu ortam gibi tüm öğeler bu temel üzerinden şekillenir.

  9. serpil havaoğlu Çeviri Grubu

    • Çeviri Grubu
    Sertifika Numarası:
    84390
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Sem OSGB
    Arkadaşlar bütün paylaşımları çok beğendim. Her birinizin emeğine sağlık. Ben de bir dosya paylaşayım.

    Ekli Dosyalar: