1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Orucun vücuda etkileri ve iş güvenliği

Konusu 'Çalışma Koşulları ve Beslenme' forumundadır ve ISGforum.net tarafından 7 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. ISGforum.net ISGForum Inc.

    • Site Yöneticisi
    Arkadaşlar malumunuz Ramazan ayı geldi çattı. Bu ay içerisinde işçilerden de oruç tutanlar olacaktır. Oruç tutmaya bağlı olarak insan vücudu da birden değişen düzene tepkiler verecektir. Özellikle orucun yaz aylarına denk geldiği ve oruçlu kalma sürelerinin arttığı aylarda oruç iş güvenliği açısından riskler doğuracaktır. Bu konumuzda vücutta oluşabilecek değişimleri ve neler yapılabileceği konusunda bilgiler aktarmaya çalışacağım.

    ORUCUN VÜCUDA ETKİLERİ
    Baş ağrısı : Oruç tutmaya başlayan bireylerin pek çoğu oruç tutmaya başladıkları ilk günlerde sıklıkla baş ağrısı çekerler. Bu baş ağrılarının nedeni aç kalmaya bağlı kan şekerinin düşmesidir. Ramazan ayı dışında da baş ağrısı sorunu yaşıyor, migren rahatsızlığına sahip ya da kronik hipoglisemi sorununuz var ise oruç tutarken almanız gereken önlemleri doktorunuza danışmanızı öneririm.

    Dikkat ve konsantrasyon bozuklukları : Tıpkı baş ağrısı gibi dikkat ve konsantrasyonun bozulmasına da kan şekerinin düşüşü neden olur. Gün boyu aç kalan kişilerde sıklıkla, halsizlik, baş dönmesi, yorgunluk hatta çarpıntı gibi sıkıntılar baş gösterebilir. Oruç başlangıcında kendini gösteren bu şikayetler bedenin oruç tutmaya alışması ile azalır hatta kaybolur. Bu nedenle ilk bir iki gün bu sıkıntıları yaşamak normaldir. Özellikle hem oruç tutup hem de çalışacak olanların, araç kullananların dikkat bozukluğu yaşaması beklenen bir sonuçtur. Ayrıca kan şekerinin düşmesi bireyin kolaylıkla öfkelenebilmesine neden olduğundan Ramazan ayı sürecinde bireylerin daha dikkatli olması ve istenmeyen olaylardan kaçınması önemlidir. Dikkat bozukluğu problemi yaşayan kişilerin Ramazan ayı sürecinde mümkünse araç kullanmamaya çalışmaları, unutkanlık sorunu yaşayanların ev kazalarına karşı tedbir almaları gereklidir.

    Bağırsak Faaliyetlerinin Yavaşlaması : Oruç tutmaya başlandığında bireyin sindirim sisteminde de bir takım değişiklikler olur. Hazımsızlık bu problemlerin en başlıca karşılaşılanıdır. Beslenme alışkanlıklarının değişmesi ile birlikte sindirim sisteminin bu yeni duruma alışması zaman alır. Bu nedenle oruç tutulmaya başlanan ilk günlerde kabızlık gibi sorunlar yaşanabilir, sabırlı olup beklemek gerekir. Bağırsak faaliyetleri yavaşlayan kabızlık sorunu yaşayan bireylerin sahurda kuru kayısı ya da incir yemeleri önerilir. Lif yönünden zengin gıdaların tüketilmesi, posalı yiyeceklerin sahur ve iftar menülerine eklenmesi bağırsak faaliyetlerini rahatlatacaktır.

    Böbrek Sorunları : Böbrek yetmezliği, taş, kum gibi bilinen ya da henüz farkına varılmamış böbrek sorunu olanların Ramazan dönemine ekstra dikkat etmeleri gerekir. Uzun süre susuz kalacak olan beden böbrek hastalıklarının adeta tetikçisi. Eğer böbrek ile ilgili bir sıkıntınız var ise uzmanlar kesinlikle oruç tutulmamasını öneriyor.

    Uyku Problemi : Oruç tutan bireylerde sıklıkla görülen problemlerden bir diğeri de uyku düzeninin bozulması ve uyku sorunu yaşanmasıdır. Özellikle oruç tutmaya başlanılan ilk zamanlarda bu sorun kendini daha belirgin olarak gösterir. Oruç tutmanın en önemli öğünlerinden biri de sahura kalkmaktır. Havaların sıcak olduğu yaz dönemlerine denk gelen Ramazan aylarında uyku sorunları kendini daha fazla hissettirir. Zaten sıcakta uyku uyumak başlı başına bir sorunken bir de sahura kalkıp tekrar uykuya dalmak (tok karnına) kimi bünyelerde uykusuzluğu tetikleyebiliyor. Uyunacak odanın serinletilmesi, midenin ağır yemeklerle doldurulmaksızın beslenilmesi uyku sorununu en az seviyede yaşamanıza yardımcı olacaktır.

    Yukarıda belirtilen vücut etkileri görüldüğü üzere kazaların temel sebepleri arasında yer almaktadır.
    Bu durumun önüne geçmek için çalışma sahalarında aşağıdaki önlemler alınabilir.
    1. Daha sık sağlık kontrolleri gerekecektir.
    2. Sağlık kontrolleri dışında oruçlu süreye özel olarak orucun vücut üzerine etkileri ve bu durumların işçilere olası problemleri hakkında bilgi ve eğitim verilmelidir.
    3. Ustabaşı, formen, mühendis ve diğer yetkililere işçilerin davranış değişikliklerinin takip edilmesi yönünde eğitim verilmeli ve takibi yapılmalıdır.
    4. Dinlenme süreleri ve sıklığı arttırılmalı, işçilere bu konuda bilgi verilmelidir.
    5. İş güvenliği uzmanları tarafından saha kontrolleri arttırılmalıdır.
    6. İftardan sonra çalışmaların devam etme durumunda iftar yemeği için çalışanı zorlamayacak ve yormayacak menü tercihleri yapılmalıdır.
    7. Diabet hastaları, sürekli ilaç kullanması gereken kişiler, mide ülseri olan kişiler, böbrek yetmezliği olan kişiler tespit edilerek bu kişiler ile oruç tutulmamasına yönelik özel görüşme yapılabilir. Ayrıca Sara hastalığı, Çeşitli ruh hastalıkları bulunan kişilerde riskli çalışan grubu arasında yer almaktadır.
    8. Çalışanların çalışma bölgeleri değiştirilerek daha az riskli bölgelerde geçici olarak çalıştırılabilirler.
    9. Personel birimi tarafından çalışanların yıllık izinleri ramazana denk getirilebilir ve üretim planlamaları bu ay için özel olarak değiştirilebilir.
    Yararlanılan kaynaklar : habersarayi.com
  2. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Çalışma Hayatı, İşçiler ve Oruç

    İslam'a göre; bir işçiye, onun gücünü aşan bir iş yüklememek gerekir. "Allah hiçbir kimseyi güç yetiremeyeceği bir şekilde yükümlü tutmaz." (Bakara, 2/286) ayet-i kerimesi, mü'minlere bu ilahî ahlakı öğretmekte ve -diğer manalarının yanında- insanlara ancak altından kalkabilecekleri işleri tahmil etmek gerektiğini de vurgulamaktadır. Peygamber Efendimiz, bu hususu da içeren bir hadis-i şerifte, Müslümanların işçilere nasıl bakması lazım geldiğini şu sözlerle ifade etmiştir: "İşçi kardeşleriniz sizin işlerinizi yapan kimselerdir. Allah onları ellerinizin altına verdi; dileseydi sizi onların eli altına sokabilirdi. Öyleyse, yanınızda işçi çalıştırıyorsanız, yediğinizden onlara da yedirin, giydiğinden giydirin. Onlara güçlerini aşan bir iş teklif etmeyin; eğer zor bir işi yapmalarını isterseniz, siz de onlara yardım edin!" (Müslim, İmân, 38, 40)

    İnsanları ancak yapabilecekleri işlerden sorumlu tutan ve herkesin durumunu, konumunu gözeten İslam, bu prensibini çocuklar hakkında da öne çıkarmış ve onların çalıştırılamayacağı hükmünü koymuştur. Onların önce eğitimlerini tamamlamaları gerektiğini belirtmiş ve bu gayeye matuf bir iş olacaksa ona "evet" demiştir. Bu itibarla da, Müslümanlığa göre, çocuklar ancak velilerin ve idarecilerin izniyle bir sanatı öğrenmek için çalıştırılabilirler. Bu hususta İslam'ın bir inceliğini daha görmek mümkündür; ona göre, anne-baba ücret mukabilinde kendi evlâdını kendi işyerinde çalıştırabilir; fakat, çocukların kendi anne-babalarını ücretle çalıştırmalarına izin yoktur; çünkü, İslam reşit ve imkan sahibi çocuklara anne-babalarına bakma mükellefiyeti yüklemiştir.

    Diğer taraftan, işçinin sağlığı ile oynayan hiçbir iş kolu, İslam'da tecviz edilmemiştir. Zira, bir insanın hayatı, Allah katında bütün insanların hayatı kadar değer ve kıymete sahiptir. Durum böyle olunca, yüzde yüz emniyet ve yüzde yüz sıhhat kazandırılmadıkça, İslam bir işçiyi yerin derinliklerine salıp oralarda çalıştırmaya asla razı olamaz. Zaten şuurlu hiçbir Müslüman işveren, böyle bir vebâli göze alamaz. Haddizatında, böyle bir durumda bu mesele hiçbir zaman ferdin şahsî inisiyatifine de bırakılamaz. Bu gibi iş yerlerini denetim ve kontrol altında tutmak devletin vazifesidir.

    Ayrıca, işçiler, namaz ve oruç gibi farz ibadetleri yerine getirme hakkına sahiptiler. Fukaha'dan İbn-i Abidîn'e göre, işverenin, işin yoğun olması sebebiyle vakit namazlarında işçiyi camiye göndermeyip işyerinde ibadet etmesini istemeye hakkı vardır; fakat, cemaatle eda edilmesi gereken cuma ve bayram namazları bundan müstesnadır. Meselenin özü; işveren, vakit kaybı oluyor gibi bahanelerle işçisinin ibadetlerine mani olmamalı ve dinî görevlerini yapabilmesi hususunda ona imkan tanımalı; işçi de bu hoşgörüyü istismar etmeden hem kulluğunun hem de işçiliğinin hakkını vermelidir.

    Büyük sermaye sahiplerinin ve kabile büyüklerinin kibir, açgözlülük ve hırsla işçileri ve köleleri sömürdükleri câhiliye döneminde onların zulme dayalı düzenlerini altüst ederek yeryüzünde Allah'ın emirleriyle şekillenen bir sosyal adalet sistemi oluşturan İslam, zenginliği, fakirliği bir imtihan olarak kabul etmiş, işçilerin sömürülmesini önlemiş ve bir manada sınıfsız bir toplum anlayışı geliştirmiştir. Bu itibarla da, Müslümanlar arasında işverenler, içtimaî hayatta işçilerden daha aziz ve değerli değildir; işçiler de işverenlere nazaran kıymetsiz ve değersiz kabul edilmemektedir. Çünkü, İslam'da üstünlük takvâ iledir; ilim ve amel bakımından ilerde bulunan ve Allah'a karşı saygı hisleriyle dopdolu olan bir kimse daha üstündür.

    ***
  3. Serkan Kala İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    10956
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Ortak Sağlık Güvenlik Birimi/ İş Güvenliği Uzmanı
    Şimdi anladım Arapların neden yatışta olduğunu :D
  4. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Ramazan ayinda is guvenligi;
    1- Oruç tutarken çok mu sinirli oluyorsunuz, herkesi tersliyor kalp mi kiriyorsunuz? oruc tutmamaniz daha hayirlidir.
    2- Oruc tutmayan personelinize mobing uygulamayiniz.
    3- Personelinizi ozellikle oruc tuttugu sure boyunca sık dinlenme molalari yaptirarak az calistiriniz.
    4-Firmanizda oruc tutmayan tutamayan personellerinizi düşünerek yemek molasini kisaltmayiniz yemeye ayni ozeni gosteriniz.
    5-Ramazan paketlerini oruc tutan tutmayan diye ayirarak dagitmayiniz.
    6- Ramazan boyunca personelinize sert davranmayiniz.
    7-Ramazan da en azindan ornek insan modeli sergileyebilirsiniz.Boylece aliskanlik kazanir boyle davranmaya ramazan ayi vesilesi ile devam etmis olursunuz.
    8-Ramazan ayina mahsus olmak uzere mumkun ise calisma saatlerini daha erkene alip performans dusuklugunun onune gecebilir,daha guvenli calisma duzeni olusturabilirsiniz.
    9-En az bir defa tum personele iftar etkinligi duzenleyebilirsiniz,hemde aileleri ile birlikte.
    10- Ramazan ayinda is kazalarinda artis olmasi muhtemeldir.Herzamankinden daha cok is guvenligine uyunuz uydurunuz.
    11-Ramazan boyunca isyeri hekimlerinize personelinize genel saglik gozlemi yaptiriniz.Sagligi elverisli olmayip oruc tutmakta israr edenler is kazalarina da meyillidirler.
    12- Bayramda tum personele tebrik mesaji gonderiniz.

    Hayirli kazasiz günler dilerim.
    @Tuğba Coşkun