1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .
  2. ISGForum Geliştiricileri - Haberler
    Paylaştığınız güncel haberlerin ana sayfa (portal) slideshow'da çıkmasını istiyorsanız, yüklediğiniz resmin ismi haber olmalı, uzantısı ise jpg olmalıdır. Örnek için ana sayfada ki haberleri inceleyebilirsiniz. Bunu uyguladığınız zaman haberleriniz ana sayfamızda otomatik olarak gösterilecektir.

Rezidans inşaatında asansör 32 kattan yere çakıldı 10 vefat(bilirkişi raporu açıklandı)

Konusu 'Kaza ve Olay Haberleri' forumundadır ve Anıl Keskin tarafından 7 Eylül 2014 başlatılmıştır.

  1. krmlseker İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    http://www.nca.com.tr/ soma ve rezidans inşaatının iş güvenliğini yürüten osgb nin kamuoyuna açıklaması...
  2. narkissos İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    70602
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    KEYGEN Uluslararası Mühendislik Müşavirlik
    öznur hanım tespitinizde haklısınız fakat bence suan için herhangi bir artış söz konusu değil..Sadece 6331 sayılı kanunla birlikte insanların farkındalıkları arttı. Bundan önce de fabrikalarda şantiyelerde bir çok insan hayatlarını kaybediyorlardı fakat ne televizyonlarda ne de basında bununla ilgili bir haber yer almıyordu.
    Bize bir şey olmaz tihniyetiyle devam ettiğimiz sürece bu işler sıkıntılı olmaya devam edecek arkadaşlar. Bu sadece işçi bazında değil iş veren zihniyetiyle de bu şekilde. Patronlar sözüm meclisten dışarı olacak yanlış anlamayın sakın ama sgk dan müdürlerin gizli ortak olduklar osgb ler ile anlaşıyorlar o saatten sonra denetlemeymiş önlemmiş hak getire..Amacımızın can güvenliği ve insan sağlığı olduğunu farketmeleri lazım önce denetim atlatmak değil..
    Saygılarımla..
  3. Samet Kılıç İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    110245
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Çok ciddi bir iddia, varsa bildiğiniz teşhir edin, cezalandırılmıyorlarsa da rahatsız olsunlar.
  4. narkissos İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    70602
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    KEYGEN Uluslararası Mühendislik Müşavirlik
    Var ve ben bunu eski iş yerime söyledim. Yanlış yapıyorsunuz diye. Nedenleriyle de sıraladım..
  5. narkissos İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    70602
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    KEYGEN Uluslararası Mühendislik Müşavirlik
    yazıyı okuyunca şöyle bir dipnot eklemek isterim. Büyük projelerin ihale bedellerinde işçi ölümleri halinde ödeyeceği tazminat bedeli de eklenerek rakamlar belirlenmekte..yazıda sürekli tekrarlanan hep daha fazla kazanılması üzerine kurulan sistem bir iş kazası yada ölüm yüzünden şantiye durmasın neyse tazminatı verelim biran önce iş bitsin mantığındadır malesef ki..
  6. Mehmet Ata Tuncer İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    126698
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    EPY
    geçen hafta asansörü kullanmış olan bir işçi bugün itibariyle firmamıza giriş yaptı. eğitim sırasında aynı cephe asansörünü ile kendisinin de kullandığını ve 1 katta durmak için 1 önceki kattan frenlemeye başladıklarını, bazı zamanlarda ise katı kaçırıp asansörden katlara atladıklarını belirtti.

    arızalı asansörün kullanılması sonucu olduğu kesin. ağır yük yüklenmesi ve o kadar insanın da orada olması da düşüncesizlik ve kontrolsüzlüktür.
  7. ekrem4646 İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Aynen katılıyorum. herkes uzmanı suçlamaya çalışıyor. uzmanın elinde sihirli değnek yok. ücret aldığı kişiyi şikayette edemez, zorlamaya da gidemez, yoksa yollar ayrılır. Yada uzmanlar için havuz sistemi oluşturulup işkur md tarafından işyerlerine uzman ataması yapılacak.
  8. ekrem4646 İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    işverene bakılırsa hiç kusurları yok, her şey normal ama kaza olmuş. sanki o inşaatın yetkililer onlar değil. suçlu başkaları. 6331 ve 4857 sayılı kanunlarda açıkça bellidir. işveren her türlü tedbiri almak ve denetlemekle yükümlüdür. baş sorumlu işverendir. görevini yapmayan varsa işveren olarak kendisi uyaracak ve hesap soracaktı. tabiki kaza olmadan önce.
  9. Ali İhsan Dönmez Hatay Temsilcisi

    • Etkinlik Grubu
    İl Temsilciliği:
    Hatay
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Bakanlık eğer bu gidişe dur demek istiyorsa İş güvenliği Uzmanlarının "günah keçisi" yerine kazaları önleyen kişiler olmasını istiyorsa; Uzmanlara destek olmalıdır. Destek öyle belgeyi al sonrada işin içinden çıkamıyorsan Bakanlığa şikayet et demekle olmaz. Bence destek demek, hem maddi hem de eğitim ve manevi olarak destek demektir. Mevzuatı çıkardın kim denetleyecek? İşverenden maaş alan iş güvenliği uzmanı mı? Evet diyenler lütfen piyasayı lütfen merak edip araştırsın sonra bunun böyle olmayacağını kendileri de fark edecektir. Denetim olmadan yapılan hiç bir mevzuat, istenen davranış değişikliğine yol açmaz. Neden derseniz biz kimlere iş yaptırmak istiyoruz? Tüccar olan kişilere, Ticaretin ilk kuralı az koyup çok kazanmak ise neden para harcamak istesinler ki? Biz insanlara "önlemek ödemekten daha ucuz ve insancıl" diyoruz onların akıllarından geçen tam olarak "yine geldi üç beş kişi yine bize masraf çıkaracaklar" diye düşünüyorlar bu güne kadar, işçi ölmüşte kimin işi bozulmuş. Verirsin üç beş kuruş susarlar nasıl olsa zihniyetindeki insanlar ile baş etmek hiç kolay değil. Bu işin kağıt üzerinden çıkıp uygulamaya geçmesi için gerçekten devletin gücünü arkasında hissetmesi gerekir İş Güvenliği Uzmanlarının yoksa bizler daha çoook iş kazalarını konuşuruz.
  10. hülya ünlü İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    59208
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    OSGB
    Öncelikle hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum.İş güvenliği uzmanlığının saygın bir meslek olduğunu ve yaşanan bu trajedilere dur diyecek önemli bir bilim gücü olduğunu işverenler ve yetkililer kabul etmek zorundadırlar.iş güvenliği uzmanlarını en düşük ücretle çalıştırarak,en yüksek performans bekleyen ,mesleki gelişimlerine destek olmaktan ziyade çalışma sürelerinin son saniyesine kadar kullanma. İş güvenliği uzmanlarının üzerindeki en ağır yük ise ,tüm bu ilgili yasa,yönetmelik ve mevzuatları tek başına iş yerlerinde uygulatmak sorumluluğunda olarak görülmesidir.
    İşveren 6331'i gereksiz gördükçe çalışan hakkını aramadıkça gerçek manada denetleme ve yaptırımlar olmadıkça neticede bu zihniyet devam ettiği müddetçe bu kazalar son olmayacak...........:(
  11. Öznur Buldu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    10359
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    TÜRKİYE MADEN KAZASI ÖLÜMÜNDE BİRİNCİ
    [​IMG]
    Analiz - 16 Mayıs 2014 16:41
    "Türkiye’de geçtiğimiz yıl iş kazalarında "5 SOMA FACİASI" KADAR insan hayatını kaybetti." dedi ve dehşete düşüren benzer istatistikleri paylaştı...
    Ölümlü iş kazaları sayısında OECD ülkeleri arasında ikinci sırada yer alan Türkiye, Avrupa’nın ise birincisi... Maden sektöründeki ölümlü iş kazalarında da maalesef Türkiye Avrupa birincisi...

    Erhan Başyurt/Bugün Gazetesi

    Utandıran Birincilik!

    Soma faciası, Türkiye’nin iş güvenliği konusunda gelişmiş ülkelerin uygulamalarını esas alan cesur adımlar atması gerektiğini bir kez daha gösterdi.

    Umarım yaşanan facianın sıcaklığı geçince yapılması gereken düzenlemeler bir dahaki faciaya kadar ertelenip rafa kaldırılmaz.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik önceki günkü basın toplantısında iş güvenliği hususunda engellerle karşılaştığına vurgu yaptı.

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de dün Soma ziyaretinde “Bu acıları nasıl gelişmiş ülkeler yaşamıyorsa artık, biz de bütün kurallarımızı tekrar gözden geçirmeli, tedbirleri almalıyız” dedi.

    En yetkili ağızlardan dile getirilen bu açıklamalar, umarım yıllardır gerçekleşmeyen, iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında kalıcı ve en ileri uygulamaların hayata geçirilmesine imkân sağlar.

    Ölümlü iş kazalarında...

    Ölümlü iş kazaları sayısında OECD ülkeleri arasında ikinci sırada yer alan Türkiye, Avrupa’nın ise birincisi.

    Türkiye’de geçtiğimiz yıl iş kazalarında “5 Soma faciası” kadar insan hayatını kaybetti.

    Son 10 yılda tüm ülkelerde iş kazalarında ölüm rakamları aşağı inerken, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) istatistiklerine göre Türkiye’de yükselmeye devam etti.

    Dünyadaki trendin aksine maden ve taş ocaklarında meydana gelen kaza sayıları da Türkiye’de son yıllar içinde artış gösterdi.

    Maden sektöründeki ölümlü iş kazalarında da maalesef Türkiye Avrupa birincisi...

    1 milyon ton kömür üretimi başına düşen ölüm oranı ABD’de 0.2 iken Türkiye’de 7.22 olarak gerçekleşti.

    Maden kazaları ile adını sıkça duyuran dünyanın en büyük üreticisi Çin ise son yıllarda aldığı tedbirlerle bu oranı 1.27’ye düşürmeyi başardı.

    Can kayıpları azaltılabilir

    Teknolojik gelişmeler ve iş güvenliğini artıran tedbirler sayesinde Avrupa’da da bu oran hayli aşağılara çekilmiş durumda.

    Başbakan Erdoğan‘ın önceki gün Soma ziyaretinde dile getirdiği “Bunlar olağan şeylerdir. Bunun yapısında fıtratında bunlar var. Hiç kaza olmayacak diye bir şey yok” sözleri bir yönüyle haklılık içerse bile dünyada iş güvenliği konusunda alınan mesafelerle ters düşüyor.

    Gelişmiş ülke istatistikleri gösteriyor ki, iş kazaları sıfıra indirgenemezse bile azaltılabilir. Can kayıpları da yok denecek kadar düşürülebilir.

    Soma faciasından daha büyük can kayıpları dünya madencilik tarihinde yaşanmıştır ancak gelişmiş ülkelerde yarım asrı aşkın süredir bu çapta bir kaza yaşanmamıştır.

    Almanya’da son 30 yılda maden kazalarında can kaybı sadece 3 kişidir.

    Soma’da geçtiğimiz yıl maden kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısı bile 6’dır. Yani tek başına Almanya’nın iki katıdır.

    Sonuçta Türkiye’nin gelişmiş ülkelerin standartlarında yasal düzenlemeleri uygulamaya geçirmesi ve insan hayatına değer verdiğini ortaya koyması gerekmektedir.

    Devlet ve sektör olarak herkes elinden gelenin en iyisini yaptıktan, en ileri iş güvenliği tedbirleri alındıktan, gerekli denetim ve kontroller yapıldıktan sonra, yine de birtakım kazalar yaşanırsa hiç değilse vicdanlar rahat olacaktır.


    http://www.aktifhaber.com/turkiye-maden-kazasi-olumunde-birinci-984411h.htm
  12. Erhan Çeliktürk İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    16620
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Uzman
    Türkiye'de suç ve ceza mekanizması işlemediği sürece iş kazalarının önüne geçemeyiz. Araba sürerken emniyet kemeri takma alışkanlığımız nasıl oluştu arkadaşlar?Trafik polisleri ceza yazdığı için.Artık dinamik mobese kameraları var, kemer takmayan , hız limitini geçen aracın plakasının fotoğrafını çekip adresine ceza geliyor. Vatandaş da cebinden para çıkmasın diye de kurallara uyuyor. Bir suç cezasız kalırsa o suç işlenmeye devam eder.
    Avrupalı ve Türk insanını karşılaştırmak çok doğru değil. Avrupa'da güvenlik kültürü okul öncesi veriliyor. Herkes güvenlik kurallarına uyuyor. Uymayanlara da gereği yapılıyor.
    Ülkemizde bu işin muhatapları kaçak güreşiyor. Pratiğe bir türlü geçemiyoruz. Çoğu işveren çok masraf olmasın iş hızlı yürüsün istiyor. Çalışanlara İş Güvenliği önlemleri angarya geliyor.
    Bu nedenle Devlet ceza mekanizmasını bir an önce işletmeli. Yoksa bir arpa boyu yol alamayız.
  13. Ersin Bozkurt Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    43934
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Makina mühendisi
    [​IMG]
    İstanbul Mecidiyeköy’de Torunlar Center inşaatında 6 Eylül’de meydana gelen ve 10 işçinin ölümüyle sonuçlanan asansör kazasına ilişkin nihai bilirkişi raporu tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaşan 7 uzmanın imzasını taşıyan 12 sayfalık raporda asansör firması Geda Major ve Torunlar şirketi asli kusurlu, iş güvenliği firması ve uzmanları da tali kusurlu bulundu.

    Milliyet’ten Musa Kesler’in haberine göre, raporda 29 Mayıs’ta meydana gelen ilk asansör kazasından sonra uzmanların uyarı dolu mail (e-posta) trafiği de ayrıntılarıyla yer aldı. İnşaat yetkililerinin asansör firmasına gönderdiği bir mail’de “Asansörler 20 gündür switch (fren sistemi) kontrolü olmadan ve kapıları açık olarak hareket ediyor. Meydana gelen arızalar tarafınızın sahaya getirmekten imtina ettiği malzemelerden kaynaklanıyor” ifadeleri yer aldı.

    Raporda bu durum inşaat ve asansör firmaları yetkililerinin arızayı bilmelerine rağmen asansörlerin çalıştırılmaya devam ettiğinin delili olarak gösterildi. Raporda kaza sırasında asansör görevlisinin kim olduğunun tespit edilemediği, inşaatta eğitimli 16 asansör görevlisi çalıştırılması gerekirken sadece üç kişi görevlendirildiği, bu çalışanlara eğitim verildiğine dair herhangi bir belge sunulamadığı da vurgulandı.

    Kazanın nedeni ‘Switch’

    Soruşturma dosyasına giren raporun ‘teknik açıklamalar’ bölümünde kazanın nedeni olarak ‘nihai sınır kesici’ (Final Limit Switch) adlı emniyet-fren sisteminin çalışmamış olması gösterildi. Kaza anında sistemin çalışmadığı, çalışmama nedeninin ise kesin olarak tespit edilemediği belirtildi.

    ‘Sistem gözden geçirilsin’

    Raporda asansörlerde daha önce meydana gelen kaza ve arızalara dair ilgililer arasında geçen mail trafiği de yer verildi. Bu kayıtlara göre 29 Mayıs’ta içinde 14 kişi bulunan asansör 29 Mayıs Perşembe günü 12.30’da kaza yaptı. Kaza sırasında fren sistemi çalışmadı. ISG (İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı) sorumlusu Haluk Okur kazayla ilgili şu kaydı tuttu: “A1 blokta bulunan yük asansörü B2 katından B4 katına düşmüştür. Düşme sırasında asansörde 13 işçi ve bir asansör görevlisi bulunmakla birlikte kaza kapı açık olduğu sırada gerçekleşmiştir. Olay asansör içine çalışanların binmesi sırasında teknik bir arızadan dolayı sistemin boşalması ile birlikte frenleme sistemlerinin hiçbirinin devreye girmemesi veya etkili olmaması sonucu meydana gelmiştir. Bu tür hataların ciddi bir iş kazasına dönüşmemesi için sistemin tekrar gözden geçirilmesi veya yenilenmesi uygun olacaktır.”

    ‘Hepsinde arıza var’

    Bu olayın ardından 8 Ağustos’ta iş güvenliği uzmanı Emre Öz, Torunlar firmasına şu tebligatı yaptı: “Personel ve yük asansörleri tüm bloklarda switch arızası gözlemlenmiştir. Kapıların açık olduğu konumda dahi çalıştığı gözlemlenmiştir. Kat kalibrasyonlarının uygun olmadığı, durması gereken kat döşemesinin yaklaşık 15 cm üstünde veya altında durduğu tespit edilmiştir. Bu hususların giderilmesi için gereğinin yapılması, ayrıca son Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı denetimlerinde de belirtilen asansörlerle ilgili yapılan iyileştirme çalışmalarının daimi kontrolü yetkililerce sağlanmalıdır.”

    ‘Asansör firması kontrol yapmadı’

    Raporda ‘Asli Kusurlu’ olduğu belirtilen asansör firması Geda Major’un kusurları şöyle sıralandı:

    Asansörden sorumlu olan çalışanlara yeterli eğitim verilmedi. Ne tür eğitimler verildiğine dair belgeler bilirkişi heyetine sunulmadı.

    Asansör montaj, bakım ve diğer çalışmalarla ilgili bir risk değerlendirmesi yapılmadı.

    Gerekli ve düzenli kontroller yapılmadı. Kaza sırasında asansör görevlisinin kim olduğu tespit edilemedi.

    Kazadan önce gerekli kontroller yapılsa arıza tespit edilebilir ve kaza önlenebilirdi.

    Yapılan sözleşmeye göre asansörlerle ilgili 12 personele eğitim vermesi gerekirken sadece 3 personele eğitim verildi.

    Asıl işveren eğitim almamış personelin asansör kullanıcısı olarak görev yapmasına izin verdi.

    Aynı firmadan altı adet asansör kiralandı. Bu asansörlerdeki elektrik-mekanik sorunların sürekli tekrar ettiği tespit edildi. Nihai sınır kesici (fren sistemi) çalışmadığı halde söz konusu asansörün çalışması durdurulmadı. Elektrik ve mekanik önlemlerin yetersiz olduğu asansörler firma tarafından kontrol edilmediği gibi asıl işveren tarafından da “elim neticelerinin farkında olunmasına rağmen” bu vaziyette kullanımına göz yumuldu.

    Asansör firmasından risk analizi istenmedi. Risk tedbirlerinin uygulanıp uygulanmadığı kontrol edilmedi.

    Asansörü düzenli aralıklarla tüm parçaların işlevsel olup olmadığı, arıza olup olmadığını kontrol etmedi.

    Yapılan incelemeler sonucunda durum “hayati ve yakın” tehlike arz ettiği halde iş güvenliği uzmanının geçen zaman içinde Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü’ne bildirimde bulunmadı.

    ‘Gerekli takip yapılmadı’

    NCA adlı bu firmanın uzmanları daha önce tespit edilen arıza ve sorunları Onaylı Defter’e kayıt aldı. Bu durum Çalışma ve İş Kurumu Bölge Müdürlüğü’ne iletilmesi gerekirken bu yapılmadı.

    Asansör montaj çalışmasından önce talep edilmesi gereken risk değerlendirmesi talep edilmedi. Söz konusu projede iş güvenliği uzmanı, iş güvenliği mühendisi, gözlemci gibi 22 personeli bulunmasına rağmen gerekli takip ve koordinasyon sorumluluğu yerine getirilmedi.

    İş güvenliği eğitimleri İş Yeri Hekimi tarafından verilmesi gerekirken, bu eğitim sadece iş güvenliği uzmanı tarafından verildi.

    ‘20 gündür arızalıydı’

    Raporda, kazadan bir ay önce 12 Ağustos’ta Torun Center Projesi Planlama ve Maliyet Kontrol sorumlusu Levent Çelik’in asansör firmasının Pazarlama ve Satış Müdürü Ümit Savul’a gönderdiği şu mail de yer aldı: “Meydana gelen arızalar tarafınızın sahaya getirmekten imtina ettiği malzemelerden kaynaklanmaktadır. Geçici çözümlerle asansör çalıştırılmakta, ancak kısa sürede yine arıza vermektedir. Asansörler yaklaşık 20 gündür switch kontrolü olmadan çalışmakta, kapılar açık olarak asansör hareket etmektedir.” Rapora göre kazadan hemen sonra mevzuat gereği projede bulunması gereken iş güvenliğine dair belgeler (kazadan 4 gün sonra) 10 Eylül’de teslim edildi.
    http://www.yapi.com.tr/haberler/asansor-cinayeti-adim-adim-gelmis_125253.html
  14. krmlseker İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    İş güvenliği eğitimleri İş Yeri Hekimi tarafından verilmesi gerekirken, bu eğitim sadece iş güvenliği uzmanı tarafından verildi.

    Buna karşın, İş yeri Hekime kusur verilmesine gerek duyulmadı!!!
  15. Osman Ç. İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    NCA adlı bu firmanın uzmanları daha önce tespit edilen arıza ve sorunları Onaylı Defter’e kayıt aldı. Bu durum Çalışma ve İş Kurumu Bölge Müdürlüğü’ne iletilmesi gerekirken bu yapılmadı.

    Şaka yapıyo bu bilirkişiler heralde...
  16. krmlseker İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Mecidiyeköy'de 10 kişinin öldüğü asansör faciasına ilişkin 4'ü tutuklu 25 sanığın yargılandığı davada sanıkların savunmalarının alınmasına başlandı
    [​IMG]


    Mecidiyeköy’de 10 işçinin öldüğü Torunlar İnşaat'ın Proje Müdürü Murat Aytimur, "Olay günü asansör arızasına ilişkin mail blok şefi Bünyamin Keskin'den (tutuksuz sanık) geldi. Biz de maili GEDA Major isimli asansör firmasına gönderdik. Olay günü tamir edildiğini telefonla haber vermişlerdi" dedi. Aytimur, "İşçilerin çalıştırılması konusunda NCA İş Güvenliği Şirketi sorumludur. Çalışanların ehliyetlerinin denetimini onlar yapar. Ayrıca GEDA Majör de şantiyede sözleşme gereği teknik ekip bulundurmak zorundadır. Asansör kullananların sertifakalarının bulunmaması benim ya da çalıştığım firmanın sorumluluğunda değil” diye konuştu.

    Doğan Haber Ajansı'nda yer alan habere göre, inşaattaki iş güvenliğinden NCA firmasının sorumlu olduğunu söyleyen Aytimur, 6 Eylül'de 10 işçinin ölümüyle sonuçlanan asansör faciasında kusurun NCA firmasında olduğunu söyledi

    Mecidiyeköy'de 10 kişinin öldüğü asansör faciasına ilişkin 4'ü tutuklu 25 sanığın yargılandığı davada sanıkların savunmalarının alınmasına başlandı.

    İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, mahkeme heyeti, ölen işçiler İsmail Sarıtaş, Hıdır Ali Genç, Vahdet Biçer ve Cengiz Tatoğlu'nun ailelerinin davaya müdahillik talebini kabul etti. Mahkeme heyeti, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), İnsan Hakları Derneği (İHD), CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ve ölen işçilerin arkadaşı Hüseyin Gündoğdu'nun müdahil olma talebini ise reddetti. Mahkeme Başkanı Metin Tamirci, 30 sayfalık iddianameyi özetleyerek okudu.

    İddianamenin okunmasının ardından ilk savunmayı yapan kişi, Torunlar İnşaat'ın Proje Müdürü Murat Aytimur oldu. Aytimur, üniversite mezunu olduğunu, 23 yıldır inşaat mühendisi olarak görev yaptığını anlatarak, "7 yıl yurtdışında çalıştım. 2 kez yurtiçinde, bir kez de yurtdışında gökdelen inşaatında çalıştım" dedi.

    İnşaattaki iş güvenliğinden NCA firmasının sorumlu olduğunu söyleyen Aytimur, 6 Eylül'de 10 işçinin ölümüyle sonuçlanan asansör faciasında kusurun NCA firmasında olduğunu söyledi. Aytimur, "Olay günü asansör arızasına ilişkin mail blok şefi Bünyamin Keskin'den (tutuksuz sanık) geldi. Biz de maili GEDA Major isimli asansör firmasına gönderdik. Olay günü tamir edildiğini telefonla haber vermişlerdi" dedi. Sorular üzerine Aytimur, Genel Müdür Yardımcısı Remzi Aydın'a bağlı olarak çalıştığını söyledi.

    Mahkeme Başkanı Tamirci'nin, "Asansör sorunlarını Remzi Bey'e ya da bir üstünüz Aziz Torun'a ilettiniz mi?" sorusuna Murat Aytimur, "Her perşembe toplantı yaparak, arızaları üstümüze bildiriyorduk" diye cevap verdi.

    Vaktinin çoğunu ofiste geçirdiğini, sahaya çıkacak vaktinin olmadığını söyleyen Aytimur, proje büyük olduğu için inşaatı A-B-C-D bloklarına ayırdıklarını, her blokta şantiye şefi olduğunu ifade etti. Aytimur, "Kazanın olduğu B Blok'un şefi Bünyamin Keskin'di. Benim satın alma, sözleşme imzalama gibi hususlarda imza yetkim yoktu. Personel alma için 5 imzanın olması gerekiyordu. Bu imzalar ise şantiye muhasebecisi Onur Berber, ben, merkezden Gonca Torun, Genel Müdür Yardımcısı Remzi Aydın ve Aziz Torun'a aitti. Düz işçiler için Aziz Bey'den imza almaya gerek duymazdık" diye konuştu.

    Aytimur, ifadesinde, "İşçilerin çalıştırılması konusunda NCA İş Güvenliği Şirketi sorumludur. Çalışanların ehliyetlerinin denetimini onlar yapar. Ayrıca GEDA Majör de şantiyede sözleşme gereği teknik ekip bulundurmak zorundadır. Asansör kullananların sertifakalarının bulunmaması benim ya da çalıştığım firmanın sorumluluğunda değil. Asansörü kullananların sertifikalarının bulunmaması NCA İş Güvenliği firmasının sorumluluğundadır. NCA firmasının mühendisi kim ise, o kişinin, asansörde yetkisiz eleman çalıştırıldığını tespit etmesi gerekirdi. Elemanı çıkarması gerekir ve blok şefi Bünyamin Keskin'e haber vermesi gerekirdi. Asansör kiralayan firma asansöre görevli atayamıyor, bu atamayı Torunlar olarak biz yapıyoruz. Ama atadığımız kişinin ehli olup olmamasının denetimi NCA firmasının görevidir" ifadesini kulandı.

    Murat Aytimur, "Asansörde sık sık arıza oluyordu. Arızaları üstüme, Remzi Aydın (tutuksuz sanık) ile Satın Alma ve Merkez Planlama departmanına bildirdim. GDA Majör'e arızaları sık sık bildiriyorduk" ifadesini kullandı.

    Aytemur, inşaatın hızlı gitmesi, bitirilmesi konusunda patronlarından herhangi bir baskı görmediklerini de vurgulayarak, "Torunlar İnşaaat'ta maaşlı çalışan bir kişiyim. 3,5 aydır tutukluyum. Tahliyemi ve beraatimi istiyorum" dedi.

    http://t24.com.tr/haber/torunlar-insaat-proje-muduru-kazada-kusur-is-guvenligi-firmasinin,281582
  17. Erdem Baskın Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    OSGB
    "Asansör faciası" davasında 3 sanık tahliye edildi; tutuklu sanık kalmadı
    Mecidiyeköy'de 10 işçinin hayatını kaybettiği asansör faciasına ilişkin 3’ü tutuklu 25 sanığın yargılandığı davada, tutuklu 3 sanık tahliye edildi. Dava kapsamında tutuklu sanık kalmadı.
    [​IMG]

    Cem TURSUN - Ümit TÜRK / İSTANBUL, (DHA)

    İstanbul Adalet Sarayı’nda bulunan 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen üçüncü duruşmaya geçen celse Metris cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan tutuklu sanıklar Murat Aytimur, Önder Türksoy ve Turgay Dalkıç ile 21 tutuksuz sanık hazır bulundu. Duruşmaya müdahiller Mustafa Genç, Ferit Sarıtaş ile Hüseyin Biçer ve taraf avukatları da katıldı.

    REDDİ HAKİM TALEBİNİN REDDİNE İTİRAZ
    Mahkeme Başkanı Ahmet Civelek faciada ölen işçilerden Hıdır Ali Genç’in ailesinin avukatı Yıldız İmrek’in celse arası reddi hakim talebinde bulunduğunu, dosyanın İstanbul 14. Ağır ceza Mahkemesi’ne gönderildiğini, mahkemenin de itirazın reddine karar verdiğini belirtti. Bunun üzerine söz alan avukat Yıldız İmrek, "İtirazın reddine itiraz edeceğiz, bu hakkımızı kullanmak istiyoruz, süre talep ediyoruz" dedi. Mahkeme bu itiraz üzerine sadece tutuklu sanıkların incelemesinin yapılabileceğini belirterek taraflara söz vermedi.

    TUTUKLU SANIK KALMADI
    Mahkeme heyeti oy birliğiyle, "suçun vasfı ve mahiyeti, mevcut delil durumu, tutuklu kaldıkları süre ve karartılacak delil bulunamadığından" tutuklu üç sanığın tahliyelerine karar vererek duruşmayı erteledi. Tutuklu sanık Adem Akyıldız ise 25 Aralık 2014’te görülen ilk duruşmanın ardından tahliye olmuştu.

    22,5 YILA KADAR HAPİSLERİ TALEP EDİLİYOR
    6 Eylül 2014 tarihinde Mecidiyeköy’deki Torunlar Center inşaatında meydana gelen asansör faciasında 10 işçi feci şekilde hayatını kaybetmişti. Soruşturma kapsamında Şantiye Şefi Önder Türksoy, Proje Müdürü Murat Aytimur, asansör teknikerleri Adem Akyıldız ve Turgay Dalkılıç "birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek" suçlamasıyla 11 Eylül 2014 tarihinde tutuklanmışlardı. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Erdal Bağcı hazırladığı iddianamede, 25 şüphelinin, "Taksirle 10 kişinin ölümüne sebebiyet vermek" suçundan 2,5 yıldan 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep ediliyor.

    DAVA ÖNCESİ ADLİYE ÖNÜNDE AÇIKLAMA
    Bu arada duruşma öncesi ’İşçi Aileleri ve Avukatları’ adliye binasının ’C’ kapısı önünde basın açıklaması yaptı. Yapı İş Sendikası ile Emek Partisi üyelerinin de yer aldı. İşçi Aileleri ve Avukatları adına Avukat Yıldız İmrek yaptığı açıklamada, "Torun Center rezidansı aynı güvenliksiz koşullara rağmen, 10 işçi ölmemiş gibi, yükselmeye devam ediyor. İşçilerin canı ve emeği kar hırsına kurban edilirken, işçi ölümleri sıradanlaşıyor. ’işin fıtratı, kader’ olarak kabul ettirilmeye çalışılıyor" dedi.

    "İŞ KAZASI DEĞİL, GÖZ YUMULAN İŞ CİNAYETLERİ VARDIR"
    İş kazalarının kader olmadığını, iş kazası sonucu ölümlerin tamamının önlenebilir nitelikte olduğunu belirten İmrak, "İLO verilerine göre İngiltere, Almanya ve Fransa’da ölümlü iş kazası yoktur. Türkiye, ölümlü iş kazalarında dünya üçüncüsü, Avrupa birincisi" dedi. Yıldız, "Bu veriler gösteriyor ki; iş kazası değil, göz yumulan iş cinayetleri vardır. İş cinayetleri, sermayenin karının sınırlanmaması adına göz yumulan güvenliksiz iş koşullarının sonucudur ve devletin bu sınıf tercihinin ürünü olarak ’politik’ cinayetlerdir. Soma, Ermenek, Torunlar patronlarının hükümetle ilişkileri tesadüf değildir" diye konuştu. İş cinayetlerinin asli sorumlusunun devlet olduğunu vurgulayan Yıldız, Patronların cezai sorumluluğunu netleştiren ve cezaları ağırlaştıran yasal düzenlemelerin yapılmasına dikkat çekerek, "İş kazalarında taksir değil, kasıt ve olası kasıt hükümlerine göre ceza verilmelidir" dedi.

    "HUKUK MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ"
    Bilirkişinin ’asli kusurlu’ raporuna ve bir çok tanık işçi beyanına rağmen, Torunlar patronları hakkında takipsizlik kararı verildiğini hatırlatan Yıldız, "Takipsizlik kararına itirazımız, 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 1 ay bekletildikten sonra iki cümleyle reddedildi. Bukararı Anayasa Mahkemesine taşıdık ve işçiler için adalet arayışımızı sürdüreceğiz" dedi. Avukat Yıldız İmrek son olarak, "İş ve işçi güvenliği koşullarını denetlemeyen, güvenliksiz çalışmaya izin veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Teftiş Kurulu yetkilileri hakkında, ’soruşturma izni’ verilmedi. 10 işçi öldü ama, sorumluların sorumsuzluğuyla dönen çark aynı biçimde işlemeye devam ediyor. Ancak, tüm sorumluların cezalandırılması için hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz. Bölge İdare Mahkemesi nezdinde bu karar itiraz edeceğiz" ifadelerini kullandı. Grup açıklamanın ardından adliye binasına girdi.

    ADLİYE ÖNÜNDE PROTESTO
    Davada tahliye kararı verilmesi, ölen işçilerin aileleri ve avukatlarının tepkisine yol açtı. Duruşma sonrası İstanbul Adalet Sarayı’nın ’C’ kapısı önünde toplanan ölen işçilerin ailelerinin de aralarında bulunduğu avukatlar basın açıklaması yaparak tahliye kararını eleştirdi.
    Avukat Yıldız İmrek, "Mahkeme heyeti, ona olan güvensizliğimizi ve reddi hakim talebimizin haklılığını, bütünüyle ortaya koyar şekilde karar vermiştir. Henüz sekizden fazla sanığın savunması alınmamıştır. Sanıkların birbirleri aleyhine verecekleri beyanlar henüz tespit edilmemiştir. Suçun vasıf ve mahiyeti konusunda mahkemenin görüş oluşturacağı bir durum henüz ortaya çıkmamıştır. Henüz müdahil tarafın beyanları alınmamıştır. Henüz bu olayın tanıklarının beyanları alınmamıştır. Hiçbir delil toplanmamıştır" ifadesinde bulundu.

    "YARGILAMANIN SAPTIRILACAĞI AÇIKTIR"
    Sanıkların hiyerarşik bir ilişki içerisinde olduklarını vurgulayan İmrek, "Dolaysıyla, tahliyeden sonra delillerin karartılacağı, birbirlerinin beyanlarına etki edeceği ve bu anlamda yargılamanın saptırılacağı açıktır" dedi. Avukat İmrek, "Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme yönünde iddianame var iken, asli kusurlu olarak ifade edilen bilirkişi raporunun aksi ispat edilmemişken, mahkemenin, ’ihsası rey teşkil edecek şekilde’, ’suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve delil karartma durumu yoktur’ diyerek tahliyeye karar verdiğini" belirtti. İmrek,"Güvensizliğimizde ne kadar haklı olduğumuzu bu karar açığa çıkardı" diye konuştu.

    "MAHKEME, AİLELERİN ACILARINI, TOPLUMUN ADALET İSTEĞİNİ BİR KALEMDE YOK ETMİŞTİR"
    Duruşmada usul hükümlerinin ihlal edildiğini savunan Yıldız İmrek, "Sadece savcıya söz verildi. Müdahil taraf olarak bizlerin söz hakkı gasp edildi" diye konuştu. Verdiği kararla mahkemenin tarafsızlığını yitirdiğini savunan İmrek, "Mahkeme tarafsız olmadığını, bu konuda herhangi bir hukukla kendisini bağlı görmeyeceğini; bugün katledilen 10 işçinin ailelerinin acılarını, toplumun adalet isteğini görmezden gelerek, bunları hiçe sayarak bir kalemde yok etmiştir" diye konuştu. Ölümlü trafik kazalarında dahi bu kadar kısa sürede tahliyelerin olmadığını belirten İmrek, "Üstelik 10 ölüm bir katliam durumudur. 10 işçinin katledilmesini, ailelerin adalet arayışını hiçe sayan bir mahkeme pratiği söz konusudur. İş cinayetleri karşısında cezasızlık pratiğinin bir örneğini de burada gördük" diye konuştu.

    13 ve 14. AĞIR CEZA MAHKEMELERİNE "SİYASİ BASKI" ELEŞTİRİSİ
    İstanbul 13. ve 14. Ağır Ceza Mahkemelerinin HSYK tarafından terör suçlarına bakmakla görevlendirilmesini eleştiren Avukat Yıldız İmrek, "13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin aynı zamanda Terörle Mücadele Kanunu 10. maddeyle yetkilendirilmesi, yine reddi hakim talebimizi inceleyen 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin de aynı kapsamda özel ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilmesi, bu dosyanında bu mahkemelerde görülmesinin, siyasi iktidarın mahkemeleri kontrol etme, mahkemelere müdahale etmesindeki tutumunda tesadüf olmadığını düşünüyoruz. Adil yargılama yapılacağına dair hiçbir inancımız kalmadı. İtirazımız sonucunda umuyor ve diliyoruz ki adalete uygun bir karar verilecektir. Bağımsız mahkeme, tarafsız mahkeme var ise bu reddi hakim talebine yönelik itirazımızın kabul edilmesini bekliyoruz" ifadesinde bulundu.

    http://www.milliyet.com.tr/-asansor-faciasi-davasinda-3-gundem-2016763/
  18. narkissos İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    70602
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    KEYGEN Uluslararası Mühendislik Müşavirlik

    Bunları böyle yapmaya devam ettikçe QUASAR , TORUNLAR gibi yerlerde (ki bu firmaların büyük firma olduğunu varsayarsak) kazalar olmaya devam edecektir. Allah ölenlere rahmet eylesin. nasıl olsa kalanlara bir şey olduğu yok.
  19. oğuzhan Torun İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Bu gerzek Şantiye şefi ve proje müdürleri sanki para cebinden çıkıyormuş gibi neden cimrilik yapıyor. Babanın parasını harcamadın yattın altı ay. Beter olun
  20. narkissos İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    70602
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    KEYGEN Uluslararası Mühendislik Müşavirlik
    patrona şirin görünmek için. Bakın işi belirlediğimiz miktarın altında bitirdim diyerek prim koparmanın derdindeler. Bir kısmıda tepedeki adamın diktelerinden dolayı böyle yapmak durumunda kalıyorlar.