1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Sağlığınız için 9 dk ara verin, masa başında bel fıtığı olmayın

Konusu 'Ergonomi ve İlkeleri' forumundadır ve Erkan Dündar tarafından 18 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
  2. Anıl Keskin Haber Grubu

    • Haber Grubu
    Sertifika Numarası:
    92297
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Bel ağrılarının evrimsel nedenleriyle ilgili olarak, Dünya'nın en önde gelen araştırma kurumlarından Case Western Reserve University'den paleoantropolog ve anatomist Dr. Bruce Latimer'a kulak verelim:
    "Eğer ki DaSilva'nın anlattığı gibi bant ve ataçlarla yapılmış kötü bir tasarım arıyorsanız, sırtınıza bakın."
    İnsanlar iki ayak üzerinde yürüyebilecek şekilde evrimleşirken, evrimin kullanabileceği çok da fazla malzeme bulunmuyordu. Ağaçlar üzerine tırmanırken faydalı olan S şeklindeki omurgamız, "birdenbire" 90 derece dönüvermiş oldu. Bu, adeta 26 ayrı bardak ve tabağı üst üste dizip de dengede kalmasını sağlamaya çalışmak gibidir. Bizim omurgamızdakiler tabak çanak değildir de, omur ve disklerdir. Üzerinde bir de kafa gibi aşırı ağır bir nesne dengelenmeye çalışılmaktadır!
    Evrimsel süreçte canlıların değişimi, elbette tek bir değişkene bağlı olarak farklılaşmaz. Örneğin omurgamızın yapısı, sadece genel anatomik özelliklerimizin bir ürünü değildir. Aynı zamanda ömrümüzün farklı evrelerinde deneyimlediğimiz unsurlar da, uzun vadede türümüzün şeklini belirlemektedir. Bunun en ilginç örneğini, doğumlarda görürüz. Omurgamızın S şeklindeki yapısı ve içe doğru kıvrımı, ana rahminden çıkmamızı kolaylaştırmaktadır. Ayrıca bu şeklin iki ayak üzerinde dengeye de katkısı olduğu tespit edilmiştir. Yani bu nedenle evrimsel süreçte bu yapı pek fazla değiştirilememiştir. Fakat bir özelliğimizin bize katkı sağlıyor olması, onun eksiksiz ya da kusursuz olduğu anlamına gelmez! S şeklindeki omurgamız üzerine binen yük, kaçınılmaz olarak bel ve sırt sorunlarını doğurmaktadır. Hele ki bir de sürekli aktif olmanızı sağlayan futbol, voleybol, basketbol, jimnastik veya kelebek yüzüş yapıyorsanız, bu yük katlanarak artmaktadır.

    Dünya'nın çok büyük bir kısmı bel ve sırt ağrısı çekmektedir. Sadece ABD'de her sene 700.000 kişi omurga kırığıyla hastaneye kaldırılmaktadır. Hatta sırtımız bizi ömür boyunca taşıyabilecek kadar bile evrimleşmemiştir! Latimer bunu şöyle anlatıyor:
    "Eğer ki omurganıza gerçekten iyi bakacak olursanız, sizi 40-50 yaşına kadar götürecektir. Ondan sonra ne yazık ki kendi başınızasınız..."

    :) 4 milyon yıl gibi kısa bir sürede evrimleşince hayat okulunun da etkisiyle beraber bu egzersizlerin gözle görülür faydası tartışılır :)
  3. einsteinbiyigi İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    emeğinize sağlık çok güzel bir paylaşım
  4. Taner Yılmaz Etkinlik Grubu

    • Etkinlik Grubu
    İl Temsilciliği:
    Afyon
    Sertifika Numarası:
    57660
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Evrim denilen şey hiç olmadı ve somut hiç bir delil bulunamadı. Yaratılış gerçeği insanın her hücresinde ve evrenin her zerresinde mevcut. Evrimcilerin random (rastgele) dedikleri hiçbir olay elle tutulur bir sonuç getirmez.

    Çok basit bir ifadeyle bir iğne ustasız, bir kitap yazarsız, bir mahalle muhtarsız olmazsa bu evren ve içindekilerde üzerlerindeki sanatlarla hem dilleri hem yaşam dilleriyle ifade ediyorlar ki, biz tek bir sanatkarın kudret elinden çıktık. (tevhid konusunu isterseniz uzun uzun yazışırız.)

    Yaratılış anlamında hem dünyada hem evrende hemde canlı yaşamında kademeli geçişler olmuş mu? Evet olmuştur. Ama bu tesadüfi evrim kuramıyla izah edilemez. Dinazorlar, büyük canlıların soyu tükenmiş, bazı canlılar göç ederek bulundukları ortama adapte olmuşlar, ama mutasyon denen şey asla olmadı.

    Evrim gibi fanteziler , insanın dünyaya gelişinden itibaren Yaratıcı'ya kulluk etmemek (bugünkü tabirle secdeyeye alnını koymamak) için şeytanın oyuncağı olmuş kişilerin safsatasıdır.

    Gelelim ergonomiye, son çağın gereği olarak gelişen stabil harekete geçen insan,( örneğin, pc , cep telefonu , tv kaşısında) hareketi azalttı. Buna bağlı olarak uzun süre hareket etmemeye alıştığında az bir harekette (koltuğu çekerken, bişeyi alıverirken) bel, boyun fıtığına maruz kalıyor.

    Hasılı kelam "harekette bereket vardır."
  5. Anıl Keskin Haber Grubu

    • Haber Grubu
    Sertifika Numarası:
    92297
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Evrimi çürütecek argüman mı var ? Varsa belgelerini topla, mesleki denetimini yaptır ve nobel ödülünü kazan sonra konuşalım. (Not: Alıntı) :D
  6. MEDİHA SOYLU İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    93277
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman