1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Servis aracı hak.

Konusu 'Yardım Masası' forumundadır ve Osman ÖZ tarafından 17 Haziran 2016 başlatılmıştır.

  1. Osman ÖZ İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Kılıç Holding
    Merhabalar,

    Size örnekleme yoluyla aklıma takılan bir soru sormak istiyorum;

    Mesele şirketin servis aracı arıza yapsa, şirket başka bir servis aracını sözleşme vb. yapmadan herhangi bir resmi evrak olmaksızın günü birlik kiralasa, günü birlik gelen araç, içinde bizim personelimiz varken kaza yapsa;

    1. Kaza iş kazası olur mu?
    2. Ölen kazazedenin yakınlarına maaş bağlanır mı?
    3. Hastane masraflarını kim öder?
    4. Kazazedeler tazminat hak eder mi?

    Vakit ayırdığınız için şimdiden teşekkür ederim.

    Saygılarımla.
  2. Anıl Keskin Haber Grubu

    • Haber Grubu
    Sertifika Numarası:
    92297
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    soruşturma sonucuna göre durum değişir ama muhtemelen çalışanların lehine olacaktır. Sonuçta daha önceden yapılmış bir sözleşme var işçiler servisle işe gidip geliyor. İşçiler de servisin arızalandığını ve başka aracın işveren tarafından gönderildiğini söyleyecekleri için sözleşme aramayacaklardır. İşveren ben servis tutmadım deme şansı yok. Çalışanların hesabında ek servis parası yoksa veya artık servis olmayacaktır vb... bir yazısı yoksa çalışanlar her türlü hakkı talep edebilirler böyle bir durumda.
  3. Sait Aktaş Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    41670
    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    Firma / Kurum:
    :::::::::
    Aslında derinlemesine dusununce bazı cikmâzlara dustum.
    İlk etapta bende @Anıl Keskin gibi dusundugumu bildireyim. Ama aklıma takılan şey su;
    Kanunda işveren tarafından sağlanan araç gibi bir ibare gordum. Toplu iş sözleşmesi, vb gibi yerlerde bu durum belirtilmedikçe, sözleşmesi olmayan bir araci, gerçekten de personel taşıma amacı olsa bile, nasıl işveren tarafından sağlandığını belgeleyip iş kazası kapsamina alınır?
    Veya tersten gitmek isterim. O şekilde sözleşme olmayan bir arâc, ve işverenin taahhüt etmediği taşıma işi. Yani işveren ben servis saglamam derse, fakat çalışanlar kendi aralarında bir taşımacılık şirketi ile gorusup servis hizmeti alsa? Bunu iş kazası sınıfına sokamazlar. Bu aynı özel arac iniz ile ise gelmeye benziyor çünkü.
    Eğer ki sözleşmesi olmayan araç da iş kazası sınıfına girerse , bu benim verdiğim 2. ornek için bir açık oluşturmaz mi?
    Sanki buradaki ince nokta 'işveren tarafından sağlanan ' servis aracı gibi geldi bana.

    Sizler ne dersiniz?
  4. Anıl Keskin Haber Grubu

    • Haber Grubu
    Sertifika Numarası:
    92297
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    İşverenin servis firmasıyla yaptığı sözleşme maddelerini bilmek gerekir ama olay her halükarda şahitlere çıkacaktır. Mesela sözleşmede falanca plakalı servis aracı, falanca marka araç bunların geçmesi doğrudur. Aksi durumlarda yedek olarak falanca araç kullanılması vb... Aynı zamanda her ne kadar servis firmasını alakadar etse de servisin rutin kontrollerinin yapıldığına dair belgeleri istemek işverenin sorumluluğundadır. Çünkü çalışanların sağlığından 1. derecede işveren sorumludur. İşveren servis aracı tutmuşsa o servis aracından da sorumludur. Örneğin servis aracının şoförünün ehliyeti var mı ? Bunu çalışan sormayacak işveren soracak. Bir araç arızalıysa bu durumdan da öncelikli olarak sizin işvereninizin bilgisinin olması gerekirdi. Topu servis firmasına da atamaz. Atsa bile ortada yazılı çizili bir şey yok olup olmadığına bakarlar. Kişilerin (çalışanların) şahitliği olması iş kazasının ispatı açısından önemlidir. Yani yılın 360 günü servis aracı çalışanları işe götürüp getirecek 3 gün başka servis götürecek işveren benim servis aracım yok haberim yok diyecek. Böyle bir durumu yiyecek savcı yoktur heralde bana kalırsa.
  5. Sait Aktaş Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    41670
    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    Firma / Kurum:
    :::::::::
    Bende orada takildim.
    Ya servisi işveren değil de çalışanlar tutsa ?
    İşveren o sorumluluğa girmese, ben maaşınızı 100tl fazla vereyim, servise bulastirmayin beni kardeşim dese?
    Çünkü maddedeki işveren tarafından kelimesine takildim. Belki de buradaki açık budur? Sorsak mi bakanlığa? :D
  6. Anıl Keskin Haber Grubu

    • Haber Grubu
    Sertifika Numarası:
    92297
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    zaten öyle bir şey yapmış olsa bunu gösterirdi maaş bordrolarında yol yardımı vs.. diye yanlış hatırlamıyorsam o yardım kısımları var öyle durumlarda orada gösteriyorlardı
  7. Umut Ergun İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    129194
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    BİREYSEL İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI
    Şöyle düşünün, siz hakimsiniz, karşınıza bir dava geliyor, davada bir trafik kazası var.
    Trafik kazasının mağdurlarının tamamı aynı şirkette çalışıyor, kaza mesai giriş ya da çıkış saatlerinde gerçekleşmiş.
    Mağdurlar aynı yerde çalıştıkların ve servis aracı olarak işverenin kendilerine tahsis ettiklerini söylüyorlar.
    Hakim olarak ne düşünürsünüz?
    Siz ne düşünürseniz, hakim de onu düşünür ve kararını verir.
  8. Sait Aktaş Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    41670
    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    Firma / Kurum:
    :::::::::
    Sayın @Umut Ergun
    Ben de mağdur olandan yana karar vermek isterdim ama bahsettiğimiz şey hukuk değil mi? Hukuk da aslı gereği deliller ile çalışılır. Kanunda sadece servis ile kaza yapan deseydi, yine çalışan lehine karar alınabilirdi ama işverenin konu ile alakası yokken onu olaya dahil etmek ne kadar adil olur acaba? Yukarıda da dediğim gibi bu daha çok kendi şahsi araçları ile iş yerine gelirken kaza yapılması durumuna yakın gibi. Ortada herhangi bir sözleşme vb. bulunmuyor. Resmi taşıma işi söz konusu değil. Toplu İş Sözleşmesinde de ( Eğer var ise ) böyle bir madde geçmiyorsa, maddi delili kim sunabilir?

    @Osman ÖZ beyin verdiği örnekte çalışan lehine sonuçlandırılabilecek tek şey bence günü birlik kiralanan aracın kiralama senedi olabilir, ki o da yapıldıysa. Yapılmamış olsa yine kiralamanın çalışanlar tarafından, iş verenden bağımsız olarak yapılmadığına dair bir delil yok.

    Ne dersiniz? Hukuk forumunda bu konuyu soralım mı,? Uzman görüşü alırız en azından..
  9. Umut Ergun İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    129194
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    BİREYSEL İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI
    @Sait Aktaş Bey, aslında hakimin karşısına gelen o yazdıklarımın hepsi birer delil niteliğinde.
    Savunmanın, "bizim konu ile alakamız yoktur" savını çürütüyor, şüpheli konuma getiriyor düşürüyor. Çünkü kiralanan araç, her ne kadar sözleşmesiz, mukavelesiz olsa da,kanunda geçen, "işverenin sağladığı araç" vasfını taşıyor. Hukukta biliyorsunuz, karar hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde alınır. Oysa bu noktada işverenin davadan beraati şüphe sebebiyle mümkün değil.

    Bir de şöyle düşünelim;
    diyelim ki, şirket ile servis aracı arasında gerçekten sözleşme var. Günübirlik taşıma sözleşmesi ya da kiralama senedi düzenlenmiş.
    Bu sözleşme servis aracı ile firma arasında olacağı için, bu sözleşmeyi mağdur olan çalışanların delil olarak getirip "işte bu da sözleşmesi Hakim Bey" deme şansı yok ki. İşveren ve servis aracının sahibi istedikleri an o sözleşmeyi ortadan kaldırabilir, saklayabilirler. Dolayısı ile sözleşmenin var olmasının gerekliliği anlam taşımıyor. Yani sözleşmenin delil olması anlamında sunulmasının zaruri olması pek mantıklı gelmiyor bana.
  10. Sait Aktaş Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    41670
    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    Firma / Kurum:
    :::::::::
    @Umut Ergun Bey ;
    Ben muhalefet için değil, sadece gerçekten aklımdakini söylüyorum. İnanın samimiyim. Sadece somut delil gerekliliğine inanıyorum.
    Kanuna göre o aracın işverenin sağladığına dair bir delil soruyorum bende. Şüphe var elbette ama şüphe ile iş yürümüyor maalesef.
    5510 Madde 13'te de zaten özellikle servis ile gelen diye bir ibare yok. İşveren tarafından sağlanan araç ibaresi var. Açık mı var kanunda bilemiyorum ama işveren tarafından sağlanması şartı aranıyor iş kazası olabilmesi için. Son birkaç saattir de yargıtay kararlarına bakıyorum.
    Diğer taraftan baktığınız kısma gelirsek eğer, zaten delil bulma işini normalde de mağdur veya vatandaş yapmaz. O iş savcıların görevidir. Konuyu ve delilleri savcılar bulup iddiayı hazırlarlar.
    Arada sözleşme yok bir şey yok.. O araç neye istinaden o fabrikaya gitmiş? Bağlantıyı kim sağlamış? İşveren mi yoksa bireysel girişimler mi?
    İlla da birşey iddia ettiğim sayılmasın ve inatlaştığım da anlaşılmasın. Ben bu fikrimi 5510 Madde 13'e göre yapıyorum.
    Konu ile ilgili zaten hukuki.net sitesine soru dasordum. Oradan avukat arkadaşlar zaten detaylı bilgilendirme yapacaklar. Ben de buradan paylaşacağım. O sayede en doğrusunu hukuki açıdan görmüş oluruz.
  11. şevket ediz İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    48557
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Olayı dallandırıp budaklandırmaya gerek yok... Olay iş kazasıdır düpedüz... Çalışanlar servise binmiş mi, binmiş, kaza olmuş mu, olmuş , aracın sözleşmesi iş kazası olmasını bağlamaz... Sen şirket olarak çalışanlarını işe getirmek için araca bindiriyorsan , araç kaza yapıyorsa , bu iş kazasıdır.. aracın sözleşmesi olmaması mahkemede şirketin aleyhine bonus olacaktır... İşçiler haklarını alır... iş nerelere varmış yaw... bu kadar beyin fırtınası akla zarar...
  12. Sait Aktaş Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    41670
    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    Firma / Kurum:
    :::::::::
    Şevket Bey;
    Beyin fırtınasından zarar gelmez.
    Olayı tek taraflı düşünmemek gerekli.

    Benzer yargıtay kararlarına şüphesiz bakmışsınızdır. Vatandaş kişisel aracı ile işe gelirken kaza yapınca iş kazası sayılmıyor. O araçta aynı iş yerinden 5 kişi de olunca sayılmıyor. Çünkü kanun maddesi açıkça bunu vurgulamış. "işveren tarafından tahsis edilmiş" ibaresi var. Servis aracı ile işe gelirken kaza yapan diye bir durum yok.
    İsterseniz 5510 sayılı kanunun 13. Maddesine siz de bir bakın. Düpedüz iş kazasıdır demek için gerekli şartlar sağlanmış mı?
  13. şevket ediz İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    48557
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Sait Bey,
    Şöyle bakalım olaya... İşçiler toplanmış ve bir servis aracı tutmuşlar, işe geliyorlar gibi bir durum yok bence... O servisi işçileri alması için tedarik eden işverendir... Mahkemede de işçilere sorulduğunda zaten işçiler işverenin servisi olduğunu söyleyeceklerdir... Haksız mıyım? İşçiler , servisin sözleşmesi varmış yokmuş bilmez , ilgilenmez... Durakta bekler , servisi gelir, biner gider... Bindiği de işyerinin servisidir... Dolayısı ile , durum %100 iş kazasıdır... Aksi karar verecek mahkemeyi de tahmin etmiyorum... Saygılar...
  14. Sait Aktaş Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    41670
    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    Firma / Kurum:
    :::::::::
    Bu durumda kanunda işveren tarafından sağlanan servis aracı ibaresinin gereksiz olduğunu düşünebilir miyiz?
    Aynı mantıkla iş yerine kendi şahsi aracı ile gelirken 3 çalışanı da alan pepersonel için de düşünmemiz gerekmez mi? Sonuçta o da servis görevi yapıyor. Ama yargıtay onunkini iş kazasına sokmuyor? Şahsın kendi aracı da o anda araçtakileri iş yerine götürmekle servis işi yapıyor. Otomobil veya minibbüs. Ama iş veren tarafından sağlanmadığından dolayı iş kazası sınıfına sokulmuyor. Zaten benzer yargıtay kararlarında şahsi araç ile kazanın iş kazası olarak sayılmaması sebebi de yukarıda geçen ibare. Hatta şöyle de durum var. İş veren çalışana araç veriyor, bununla gidip gelirsin evine diyor. Burada yaşanan kaza da iş kazası sayıldı. İkisi arasındaki tek fark işveren tarafından sağlanması olayı. Bana göre de işi bu kadar hassaslaştıran şey bu.
    Ben bu konuyu hukuk orumuna da yazdım.
    Bir cvevap gelmesi durumunda siziinle de paylaşacağım.

    Saygılarımla.
  15. Nilay Akkan İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    108955
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Durum her iki türlü de olsa iş kazası sayılır. Diyelimki çalışanlara yol ücreti ödeniyor servisi işçiler tutuyor, eğer öyle ise sözleşmede bu ibare verilecek tutara kadar geçmeli ya da maaş bordrolarında belirtilerek ödeme yapılmalıdır. Hakim öncelikle bu tür belgeye bakar.
    İşi baştan alırsak diyelim ki işveren inkar ediyor hayır arkadaş ben tutmadım o servisi diye. İSG uzmanının büyük ihtimal böyle bir olaydan haberi olmaz, servis bozulunca hadi ek servis isteyelim arayalım bakalım İSG uzmanı ne tür belgeler isteyecek falan denmez. İSG uzmanı şahitlik edemez.
    Tek şahit olacak olan kişi/kişiler insan kaynakları/idari işler birimidir. İşveren bunları da kandırdı yalancı şahitlik yaptı diyelim, 20 mağdur işçinin ifadeleri, aslını inkar eden fabrika yöneticilerine göre daha net ve birbirine uygun çıkacaktır. O yüzden hakim işçiyi haklı bulur ve iş kazası sayar.