1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Soma... türkiye'nin en büyük iş kazası...

Konusu 'Köşe Yazıları' forumundadır ve Erkan Dündar tarafından 29 Ocak 2016 başlatılmıştır.

  1. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Soma... Türkiye'nin en büyük iş kazası...


    [​IMG]
    Soma A.Ş. dava hakiminin değişmesini istedi.

    Manisa'nın Soma İlçesindeki faciada hayatını kaybeden 301 madenci
    ailesinin sürdürdüğü hukuk mücadelesinde, şirket avukatı, taleplerini kabul etmediği ve mağdur ailelerin lehine hareket ettiği iddiasıyla İş Mahkemesi Hakimi Battal Şener hakkında reddi hakim talebinde bulundu.


    Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin avukatı başvuru dilekçesinde, ailelerin hesaplarına AFAD'ın 184'er bin TL yatırdığı için paralarının olduğunu, adli yardım almamaları gerektiğini, kendilerinin mağdur durumda olduğunu ve verilen tazminat cezalarının da, aileler için Yargıtay kararında olduğu gibi, 'felaketi özlenir hale getirdiğini' gerekçe gösterdi.


    Soma'da 13 Mayıs 2014'te meydana gelen ve 301 maden madencinin hayatını kaybettiği facianın ardından aileler, ceza davasının yanı sıra, manevi tazminat davalarıyla da hukuk mücadelelerini sürdürdü. Faciadan sonra ilçede kurulan Soma İş Mahkemesi'ne yaklaşık 400 dava açıldı. Bu davalar ilk açıldığında da, mahkeme, ailelerin avukatlarının talepleri doğrultusunda Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin malları ve TKİ'den alacakları üzerinde haciz kararı verdi.


    İş Mahkemesinin belirlediği bilirkişi heyeti de, faciada şirketin kusurlu olduğuna karar verince, geçen Aralık ayında, tazminat davalarından ilki sonuçlandı. Mahkeme, şirketin faciada can veren madencilerden evli olan Özay Eren'in, annesi, babası ve 7 kardeşi adına açılan davayı sonuçlandırdı. Karara göre, anne ve baba için ayrı ayrı 75 bin TL, 7 kardeş için de 35'er bin lira tazminat ödenmesi istendi. Bu arada Eren'in, eşi ve çocuklarının ise ayrı bir dava açtıkları öğrenildi.


    KARAR EMSAL TEŞKİL EDECEK

    Mahkemenin tazminat davaları içini verdiği ilk kararın, yaklaşık 400 dava için de emsal teşkil edecek olması, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'yi harekete geçirdi. Şirket adına davaları takip eden Avukat Kadir Çekin, bundan sonraki tazminat davalarının, aleyhlerine sonuçlanmaması ya da daha az miktarlarda tazminat tutarlarıyla karara bağlanması için Soma İş Mahkemesi Hakimi Battal Şener hakkında, reddi hakim talebinde bulundu.


    Şirket adına mahkemeye başvuran Avukat Kadir Çekin'in, dilekçesinde can acıtan gerekçelerde bulunduğu ortaya çıktı. Dilekçenin girişinde Hakim Battal Şener'in, tarafsızlığını yitirdiğini ileri süren Avukat Kadir Çekin, "Dava konusu olay iş kazası,
    Türkiye'nin en büyük iş kazasıdır.


    Türkiye'nin en büyük iş kazası olması, yargılamanın taraflı yapılması için neden oluşturmaz. Bu tür davalarda, yargılamanın usulü işlemlerini, tamamlayıp toplumun beklentisi doğrultusunda karar oluşturmak, toplum karşısında yalnız olan davalıyı daha da korumasız hale getirecektir.



    AİLELER, ACİZ DEĞİL PARALARI VAR'

    Mahkemenin, haksız şekilde şirketin TKİ nezrindeki hak ve alacaklarına tedbir koyduğunu savunan Avukat Kadir Çekin, "Şirket varlıkları ve gelirleri üzerinde ağır tedbir uygulayan mahkeme, davacı tarafça yapılan 'adli yardım' taleplerini gerekçesiz olarak, kanunun aradığı ekonomik durum araştırmasını yapmadan kabul etmiştir.

    AFAD tarafından her bir davacıya, 184 bin TL civarındaki ödemelere rağmen, adli yardımlı olarak davanın devamını sağlamıştır. Yargılama masraflarını ödemekten aciz olduğunu beyan eden davacıların hesaplarında 184 bin TL gibi astronomik paraların varlığına dair, dosyada bilgi ve belge olmasına rağmen dava adli yardımlı olarak görülmeye devam etmiştir. Mahkemenin bu kararı, harçtan muaf oldukları için açılan davalarda, dava miktarlarının fahiş olarak artmasına neden olmuştur" dedi.

    FELAKET ÖZLENİR KILINMASIN
    Ailelerin istedikleri tazminat miktarının hemen hepsinin ödenmesine karar verilmesini de eleştiren Avukat Kadir Çekin dilekçesinde, bu miktarların felaketi özlenir kılacağını da ileri sürdü.
    Bu tespitinde Yargıtay kararına da atıfta bulunan Kadir Çekin, "Yargıtayın yerleşik kararlarında, manevi tazminat çekilen üzüntüye, acıya birebir karşılık değildir.

    Duyulan acı ve elemin bir nebze olsun, hafifletilmesi için belirlenen bir tutardır. Yerel mahkemenin, davacı tarafından yapılan yüksek miktarlı talebin olduğu gibi kabul edilmesi, 'felaketi özlenir hale getirebilecek' niteliktedir. Meydana gelen kaza, sebebiyle oluşan acı gerçekten çok büyüktür. Bu acı hepimizin ortak acısıdır.

    Para ile tazminat ile bu acı giderilmez. Belki azaltılması sağlanabilir. Ancak hükmedilen manevi tazminat miktarı, felaketi özlenir hale getirecek nitelikte bir miktardır" dedi.
    Şirketin reddi hakim talebi mart ayında yapılacak duruşmada değerlendirilecek. Hakim talebi redderse, şirketin bir üst mahkemeye itiraz hakkı bulunuyor.



    İŞİNİZE GELMEYENİ DEĞİŞTİRİN.

    İnsan hayatı bu kadar ucuz mu bu ülkede. Çağ atlamış, kalkınmış ülke nerede?

    Her şeyi paraya dayalı sistem. İnsanlık nerede kaldı. 301 kişi dile kolay.

    Bu nasıl bir itiraz gerekçesi?

    "Bu kadar yüksek tazminat verirseniz felaketi özlenir hale getirirsiniz".

    Yani demesi o ki, bu tazminatı almak için geride kalan aile fertleri kocalarının,

    babalarının, evlatlarının madende can vermesini özlerler.

    Tazminatı az tutun ki böyle bir özlem olmasın. Bu nasıl hukukçu böyle?

    Madende öldürülen kardeşiniz, babanız olsa siz kaç para değer biçerdiniz?

    Ne demek, felaketi özlenir kılmak. Allah Soma'da ölenlerin ailelerine sabır versin.


    Acı yetmezmiş gibi bir de bunlarla uğraşıyorlar.

    Para ile acı giderilemez demek para ile mutluluk olmaz demektir, diyor sn.avukat.

    Öyleyse şirket patronları tüm mal varlıklarını bu ailelere bağışlasın nasıl olsa para ile mutluluk olmaz.

    Yüzsüzlüğün bu kadarı.

    Aileler aciz değilmiş paraları varmış. Mahkeme yanlı tavır sergiliyormuş.

    Senin savunduğun şirket gerekli önlemleri almaması yüzünden ölen 301 kişiyi geri getirebiliyor mu?

    Yargı güçsüz olanı korumuyor diyor. Sanırsın maden şirketi suçsuz masum, her şey ölen 301 kişinin suçu.

    Madene girmeseydiler o zaman ölmezlerdi, diyecek neredeyse.

    Güçsüz olan işçilerini ağır şartlarda ve güvenliksiz çalıştıran koca şirket mi,

    yoksa erkeklerini kaybetmiş işçi aileleri mi?

    Hiç kimse 3 - 5 kuruş para için evinin erkeğinin ölmesini özlemez.

    Ayrıca Afad'ın (
    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) verdiği destek davalıyı hiç ilgilendirmez.

    Harç alınmaması da devletin kasası ile ilgilidir.

    Harç alınsa dahi, davalı kaybedince zaten davacıya ödeyecek o harcı. (Bir can için ödenen 35 bin TL manevi tazminat.)



    Dava sonucu felaketi özenilir hale getirecekmiş?

    Gerekli önlemler hala alınmamış demek ki. Tekrarlarsa ortaya çıkacak yeni tazminatlardan

    korunmak adına reddi hakim talebinde bulunuyorlar.

    Bu durumda yargı caydırıcı bir ceza vermez ise, diğer işletmeler de işlerine geldiği gibi davranacaklardır.

    İş güvenliği, işçi sağlığı, iş kanunlarını vs. yok sayabilirler.

    Böylece ihmalkarlık yüzünden oluşabilecek bir çok iş kazası ortaya çıkacaktır.

    Türkiye'nin en büyük iş kazası olması bu yüzden önemlidir.

    İbret için öyle cezalar çıkmalı ki, hükumete yakın olmanın iş güvenliğinin hiçe sayabileceği anlamına gelmeyeceğini anlasınlar.

    Dünyada tazminat davaları çok ağır.

    Böyle bir durum adalet olan bir ülkede meydana gelse, o şirketin sahibi veya/ve ortakları bundan

    sonra hayatlarını sürdürebilmek için madende çalışmak zorunda kalırlardı.

    Ayrıca yine soma faciasının onda biri bile olsa, şirket inanılmaz miktarlarda tazminat ödemek zorundaydı.

    Bu arada birçok siyasetçi ve bürokrat da istifa etmek zorunda kalırdı.

    Felaketi özlenir kılmak mı?

    Burada felaket denilen şey aslında ölüm.

    Hiç kimse maddi karşılığı ne olursa olsun ölüme özenmez.

    Eğer özeniyorsa zaten iş hayatında, ona sunulan çalışma şartları ve maddi bozukluklar travmaya nedendir.

    Bu da yine işverenin sorumluluğundan doğan ve ödenmesi gereken bir tazminatı doğurur.

    Felaketi özlenir hale getirmeyin o zaman önleminizi alın madenlerde.

    Sanki madenci veya ailesi felaket olsun diye bile bile mi yıkacak madeni.

    Kim felaketi özler? Para için siz özler misiniz Sn.Avukat?

    Bu ne biçim savunma böyle? Nasıl bir düşünce şekli? Sırf bu cümle için dava açılır. (avukat ve soma a.ş'ye)

    İnsanlar ölüyor. Kadınlar eşsiz, çocuklar babasız kalıyor. Kim felaketi özler kim?

    Pişkinliğin bu kadarı pes.

    ABD'li bir maden Uzmanı Soma faciasından sonra yaptığı açıklamada;

    "maden kazası işin fıtratında var ama facia işin fıtratında yok. Kazayı, faciaya dönüştüren önlem almamaktır" demişti.



    Hakim tek soru sorsa yeter;

    Siz 184.000 TL için ölmek ister miydiniz?

    Dava başladığında maden sahibi mağdurum, tazminat istiyorum. Der diyordum. Az kaldı.


    HÜLYA ÇAKICI

    KAYNAK