1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Taşeron işçisinin ölse de kamuda yeri yok- serkan öngel/birgün gazetesi

Konusu 'Köşe Yazıları' forumundadır ve Mehmet MAKAR tarafından 23 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Mehmet MAKAR Haber Grubu Lideri

    • Bölüm Yöneticisi
    • Haber Grubu
    Sertifika Numarası:
    120329
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    [​IMG]

    Kurban bayramını geride bıraktık. Kurbanlıklar kesilirken yaşanan bildik görüntüler ile kronikleşen trafik sorununun bayramlaşmış hali gündemin ön sıralarındaydı yine. ABD’nin “borç tavanı” krizi de gündem başlıklarının arasında “hak ettiği” yeri aldı. Lübnan’da kaçırılan pilotların tam yetmiş iki gün sonra büyük bir zafer edası ile ülkelerine kavuşmaları kurban bayramının üzerine şeker gibi geldi.
    Eş dost, akraba ziyareti için memlekete gidenler, 9 günü bulan tatili, dinlence beldelerinde değerlendirmek isteyenlerle yoğun trafikte buluşup, uzun kuyruklar oluşturdu.
    Bir de gündemin arka sıralarında kalanlar vardı: İş cinayetlerinde kaybettiklerimiz. Bayramın ilk günü, yani 15 Ekim tarihinde, Şanlıurfa’da 45 yaşında kaybettiğimiz taşeron temizlik işçisi Halil Düger bunlardan biriydi. Çalıştığı hastanenin asansör kabinine sıkışarak hayatını kaybetti. 19 Ekim Cumartesi günü Gaziantep’te bir halı fabrikasında buhar kazanı patlayınca 3 işçi yaralandı. İşçilerden Hakan Bozkurt hayatını kaybetti.
    20 Ekim Pazar günü iki iş cinayeti birden yaşandı. Ölümlerden ikincisi Kars'ta gerçekleşti. Arpaçay ilçesi Güvercin köyünde tren yolu tüp geçit çalışmaları sırasında meydana gelen göçükte 23 yaşındaki Bünyamin Aslantaş yaşama veda etti.
    Ancak günün ilk ölüm haberi Manisa'nın Soma ilçesinde Uyar Madencilik’te Darkale Kömür Ocağı’ndan gelmişti. Yangın ve ardından yaşanan göçükten 28 işçiden 27’si kurtarılırken, 49 yaşındaki Yunus Güçlü hayatını kaybetti. Güçlü 6 çocuk babasıydı. Ocakta son iki yılda yaşanan iş cinayetlerinde 4 işçi yaşamını yitirmiş, onlarca işçi de yaralanmıştı.
    Çiftçilik yapan Yunus Güçlü yıllarca ölüm çukuru dediği madende çalışmayı reddetmiş. En sonunda Çocuklarının eğitim masrafları için 1200 TL’ye çalışmayı kabul etmiş. Sonuçta Güçlü, henüz ilk maaşını bile alamadan pek çok madencinin paylaştığı “kadere” ortak oldu.
    Hatırlayacağınız üzere Türkiye Taş Kömürü İşletmeleri’ne (TTK) ait Karadon Maden Ocağı'nda 17 Mayıs 2010'da meydana gelen grizu faciasında taşeron firma için çalışan 30 işçi yaşamını yitirmişti. Ölen işçilerden 28'inin cesedine patlamadan çok sonra ulaşılmıştı. Başbakan Erdoğan'ın, facianın ardından yaptığı açıklama hala kulaklarımızda: "Bu mesleğin kaderinde var". Dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in söyledikleri ise sözün bittiği yerdi: “İlk 19-20 cesedimizde bahsettiğiniz türden herhangi bir şey yoktu. Güzel öldüler.”
    Anlaşılan maden işçilerine çizilen bu “kadere” razı olmak istememişti Güçlü.
    Madencilik sektörü iş kazalarının en sık yaşandığı sektör. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı istatistiklerine göre kömür madenlerinde iş kazaları, 2002 yılından 2011 yılına yüzde 40 artış göstermiş. Beklenilen iş kazası oranı ve sektördeki işçi sayısı üzerinden hesaplanan İş kazası oranı 2,5 kat artmış. Bu artışı tesadüf olarak değerlendirmek mümkün değil. Ancak kazaları kader olarak gören algının bir sonucu olduğunu söylemek mümkün.
    Taşeron çalışmayı verimlilik artışı ile ilişkilendirme gayreti, insanı bir maliyet unsuru gören algılamadan kaynaklanıyor. Bir maden işçisi ortalamada ücretinin 6 kat fazlası değer üretiyor. Bu alt sektörlere göre 3 ila 12 arasında bir rakama işaret ediyor. İşte taşeronlaşma gayreti bu oranı artırmak için gündeme geliyor.
    TÜİK verilerine göre madencilik ve taş ocakçılığında 111 bin ücretli çalışan var. SGK verilerine göre kayıtlı kamu işçisi sayısı 18 bin. Bakanlık verilerine göre kamuda taşeron firmada çalışan işçi sayısı 32 bin. Özel sektörde taşeronda çalışan işçi sayısı 14 bin. Göründüğü kadarıyla sektördeki işçilerin yaklaşık yarısı taşeron işçisi.
    Bu arada taşeron işçisi öldüğünde, çalıştığı kamu işyerinin işçisi olarak görünmemesi ne acı. TTK’nın sitesinde ölü istatistiklerinde taşeron işçileri yok. 2010 yılı verilerinde ölü sayısı Karadon’da sadece beş (http://www.taskomuru.gov.tr/file/Is_Zekasi_Raporlari/mue_gore_yillik_kazalar.pdf). Halbuki Başbakan bile 30 işçinin ölümü için ziyaret etmek zorunda kalmıştı orayı.
    Sonuç olarak AKP’nin gözünde ölsen de taşeronsun. Ölsen de istatistiklerde yerin yok. Gündemde zaten yoksun. Üçer beşer ölürsün!
    Serkan ÖNGEL-Disk-Ar
    Kaynak: BirGün Gazetesi-birgun.net
  2. Koray Pehlivanoğlu İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    32082
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Serbest Çalışıyor
    İlk önce kamu işçisi kavramına bir son vermek lazım. Devlet niye sanayicilik yapıyor ki. Bunların tümünü özelleştirmek gerekiyor.

    İkinci olarak taşeron işinde büyük bir düzenleme lazım.. Taşeron nerede başlar nerede biter vs.

    Yeni bir şey bulmayada gerek yok. Dünyada ne varsa onu yapacağız.

    İsg işini de bizler çözeğiz artık