1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Tetanos aşısı

Konusu 'Sağlık Tetkikleri ve Yönetimi' forumundadır ve Ayşe Selcen CANDAN tarafından 15 Haziran 2012 başlatılmıştır.

  1. Ayşe Selcen CANDAN İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Haliloğulları OSGB
    Arkadaşlar şantiyede tetanos aşısı yaptıracağım ama geçen yıl oldum diye itiraz edenler var.Acaba ne kadar süre geçerli tetenos aşısının etkisi bilen var mı?
  2. Evrim Dursun İSGforum Üyesi

    Tetanos aşısı olduğuna dair aşı kartı isteyin,kendisinde böyle bir kart mevcut değilse aşı uygulattırın,bir zararı olmaz.Bazen aşıdan kaçmak için olduklarını belirtebiliyorlar.Aşı uygulamasını kime yaptırıyorsanız aşı olduğuna dair kart talebinde bulun ve çalışan personelin diğerine göre az kullandığı koldan aşı yaptırırsanız iyi olur.Ağrı yapabiliyor.
  3. bayramali İSGforum Üyesi

    10 yilda 1 kere mevzuat....
  4. Ayşe Selcen CANDAN İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Haliloğulları OSGB
    Teşekkürler arkadaşlar bilgileriniz için...
  5. drserkan İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    İş Yeri Hekimi

    TETANOS ASILARININ koruyuculugu gennellikle yaklasık 10 yıla kadar devam eder. ancak mevcut yaralanma buyuklugune ve yaranın kirli yada temiz olmasına gore onceki dozun zamanına bakılmaksızın yapılabilir. bu arada kisi olmak istemiyorsa zorlayıcılıgınız bu konuda basınıza iş almanızada neden olabilir.. malum AB uyum yasaları cercevesinde bu tur uygulamalar yasaklanmıstır. kisi istemedikce disaridan vucuduna herhangi bir madde, ilac vb uygulayamazsınız... iyi calısmalar...
  6. drserkan İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    İş Yeri Hekimi

    TETANOS ASILARININ koruyuculugu gennellikle yaklasık 10 yıla kadar devam eder. ancak mevcut yaralanma buyuklugune ve yaranın kirli yada temiz olmasına gore onceki dozun zamanına bakılmaksızın yapılabilir. bu arada kisi olmak istemiyorsa zorlayıcılıgınız bu konuda basınıza iş almanızada neden olabilir.. malum AB uyum yasaları cercevesinde bu tur uygulamalar yasaklanmıstır. kisi istemedikce disaridan vucuduna herhangi bir madde, ilac vb uygulayamazsınız... iyi calısmalar...
  7. safety İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    48565
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    merhaba,

    ben tam zamanlı olarak isg uzmanlığı yapıyorum.ortak işverene ait gıda ve kozmetik olarak 2 ayrı firma dolayısıyla 2 yere de bakıyorum. tetanos aşısını mekanik, teknik bölümde çalışanlara, teknisyenlere yaptırmayı düşünmüyorum.bununla ilgili yasal durum nedir acaba?makinede çalışan herkese yaptırmaya gerek var mı?yardımcı olursanız çok sevinirim.
  8. RAGAR İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    İş Yeri Hekimi
    Değerli Arkadaşlar
    Tetanos aşısının koruyuculuğu ve 10 yıl gibi bir süre ile ilgili bilimsel bir çalışma yoktur Sağlık Bakanlığı gebe aşılarında 3 doz aşılama ile anne ve bebeğin 10 yıl korunacağını söylemiş olsa da sahada bu tehlikeye maruz kalan ve tetanosdan ölen hastalar halen mevcut Risk alınmasına gerek olmadığını düşünüyorum Hele yara kirli ise mutlaka Tetanos AS ve aşının birlikte yaptırılması önerilmektedir. (Şu anda piyasada tekli aşı bulmak neredeyse imkansız ve d-tb aşıları mevcut. Bu nedenle iş koluna göre değişmekle birlikte mümkün olan zamanda 1 doz yaptırılmasının bir sakıncası yoktur

    Saygılarımla
  9. erciyes tezcan İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    İş Yeri Hekimi
    sn isg profesyonelleri,
    öncelikle çalıştığınız yerlerde işyeri hekimi yokmuki siz bu konulara kafa yoruyorsunuz.diyelimki işyeri hekimi yükümlülüğü başlamamış bir firmada çalışıyorsunuz.işçilerinizin yıllık sağlık raporlarını kim tanzim ediyorsa o kişi bu aşı işinide sürüklemelidir.benim çalıştığım firmalardan ikisinde iş müfettişleri çalışanların hangi departmanda çalıştığına bakmadan işçilerin tetanoz aşıları yapılmamıştır diye tutanak tuttu yıllar önce.o zaman noter onaylı tespit-tavsiye defteri yoktu,bende işverene söylemiş ama aldıramamıştım.gelelim etkinlik sürelerine.tek doz yapılan aşının koruyuculuğu yok denecek kadar azdır.1-2 ay sonra yapılan tekrar dozu(rapel)ile 5 yıllık koruyuculuk elde edilir.2.aşıdan 6-12 ay sonraki 3.doz ile koruma 10 yıla çıkar.bu süre içinde lüzumsuz aşı yapılması iyi bir şey değildir.ancak büyük veya toz-toprakla kirlenmiş yaralarda süresinin gelip gelmediğine bakılmaksızın yeni doz yapılmalıdır.ayrıca şunuda belirtmeliyimki çalışanın iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyması yasa gereği olduğu için aşı yaptırmaması durumunda bunun için belgede imzalasa işvereni kurtarmaz.aynen ben akciğer filmi çektirmek istemiyorum diyemeyişi gibi.daha geçenlerde çocuklara yapılan rutin aşıyı ''dinen caiz değil''diyerek çocuğuna yaptırmayan babaya mahkeme kararıyla ceza verilmesi ve çocuğa aşı yapılmalıdır diyen mahkeme kararı gibi.
    sağlıkla ilgili içinden çıkamadığınız konularda sağlık bakanlığından yada tabip odalarından bilgi almanızı tavsiye ederim.mühendislik konularında biz hekimlerin yorumlarının ne kadar boş oluşu gibi.
    saygılarımla.
    --- Tekrar yazılan mesaj birleştirildi, 23 Nisan 2013 ---
    eğer aşı takvimine göre 3 doz yapıldı ise 10 yıl.1-2 ay arayla 2 tane yapıldıysa 5 yıl korur.tek doz yapılan aşı korumaz.
  10. Saime Soyarslan İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Tetanos aşı kartımın fotoğrafını ekliyorum. Periyotları görmek adına faydalı olabilir.
    --- Tekrar yazılan mesaj birleştirildi, 1 Mayıs 2013 ---

    Ekli Dosyalar:

  11. Fatih_Yüksel İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    Uzman Adayı
    Hangi mevzuatta geçtiğini söyleyebilir misiniz?
  12. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    - TETANOS AŞISI
    İşçilerin tetanos aşısı olduklarına dair belgeler görülememiştir.
    Tetanos tehlikesi olan işlerde çalışan bütün işçilere, antitetanik aşı yapılacak, parçalanmış ezik ve toprakla bulaşmış yaralanmalarda, serum antitetanik tatbik olunacak, işçi daha önce aşılanmış ise, rapel olarak, anatoksin yapılacaktır. (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü Madde:86)
    --- Tekrar yazılan mesaj birleştirildi, 19 Temmuz 2013 ---
    Tetanoz Aşısı 10 Yılda Bir Yapılmalı!​


    Gelişmiş ülkelerde az rastlanan tetanoz, aşıyla önlenebilen hastalık grubundandır. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sesin Kocagöz, ”Bulaştığında ölüm oranı yüksek olan tetanozdan korunmak için yetişkinlerin 10 yılda bir aşılanması gerekiyor” diyor.

    [​IMG]Tetanoz hastalığının nasıl oluşuyor?
    Halk arasında genellikle paslı çividen bulaştığı bilinen tetanozun aslında pek çok yerden bulaşma nedeni var. Geçtiğimiz günlerde evde et keserken elini kesen ve bu yaralanmayı önemsemeyerek tetanoz olan bir kadının hayatını kaybettiğini belirten Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sesin Kocagöz, "Tetanoz, halk arasında kazıklı humma ya da çene kilitlenmesi olarak bilinen bir hastalıktır. Bu hastalığın nedeni toprak, toz, hayvan dışkıları ile bulaşmış kirli yaralanmalar sonrası bulaşan bir mikroptur. Mikrop bu tip yaralanmalarda oluşturduğu zehiri ile sinir sistemine geçer, kas felçlerine neden olarak ölümcül sonuçlar doğurur. Hastalığa yakalanıldığında ölüm oranı yüksektir. O nedenle önden aşı ile korunmak çok önemli. Örneğin geçenlerde bir hanım et keserken elini de kesiyor ama dikkate almıyor. Daha sonra pansuman yapıyor ama ne yazık ki tetanoz mikrobu yara hem geç hem de iyi temizlenmediği için hastalık oluşturuyor. Olaydan bir süre sonra önce kestiği ve yara olan parmağında uyuşma başlıyor ve çenesini kilitleyene kadar ilerliyor. Hastalığın teşhis edilmesi güç olduğu için zaman alıyor ve en sonunda yoğun bakımda hayatını kaybediyor.” Zaten en çok görülen olgular büyük yaralanmalar yerine küçük yaralar nedeniyle oluşmaktadır. Bunun bir nedeni büyük yaralara tetanoz riski ile uygun bir şekilde müdahale ediliyor, ama küçük yaraların pek önemsenmiyor olması olabilir" dedi.

    Hangi durumlarda aşılanılması gerekiyor?

    Tetanozdan en iyi korunma yönteminin aşı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kocagöz, "Ülkemizde devlet tetanoz aşısını, yeni doğan aşılama programında, ilkokul bir (yani 4-6 yaşta) ve lise birdekilere (14-16 yaş) normalde uyguluyor. Yetişkinlerde ise bu durumda ortalama risk 25 yaş civarından sonra başlıyor diyebiliriz. Çünkü aşının koruyucu etkisi yavaşladığı için en son yapılan aşı dozundan sonra ortalama her 10 yılda bir hatırlatma dozunun uygulanması gerekiyor. Sağlık kurumlarında her türlü kirli yaralanma sonrasında kişiler ülkemizde aşılanıyor. Tetanoz mikrobu ilginçtir. Kendini dış ortamda canlı tutabilecek bir duruma spor denilen forma gelmesi ile ulaşabiliyor. Bu forma geçince de on yıllarca toprakta canlı kalabiliyor. Uygun ortam bulduğunda ki bu da özellikle kirli ve iyi temizlenmeyen yaralar olup, üremeye başlıyor. Bu yaradan salgıladığı zehirle tüm vücutta sinir sistemi yolu ile felç ve kasılmalara neden oluyor. Kişinin bilinci kaybolmuyor ama solunum sistemi felci gelişirse solunumu bozuluyor ve kişi en çok solunum yetmezliğinden kaybediliyor. Bu aşamada artık mikrobu öldüren antibiyotiğin de faydası olmuyor. O nedenle hastalık bulaştıktan sonra tanısı ve tedavisi hem güç hem de bu aşamaya gelinince de iyileşme oranı azalmaktadır. Gelişmiş ülkelerde eğitim düzeyi yüksek olduğu için tetanoz görülme oranının düşük olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sesin Kocagöz, “Maalesef gelişmemiş ülkelerde çok rastlanıyor. Çünkü hem aşılanma oranı düşük hemde yara bakımı uygun koşullarda uygulanmamakta . Bizim ülkemiz de ne yazık ki tetanozun görüldüğü ülkelerden biri. Bunun nedenleri olarak bazı yörelerde yaraya tezek koyma adetinin olması, aşıdan korkma veya yaraların iyi temizlenmemesi sayılabilir " diye kaydetti.

    Tetanoz olduğunuzu nasıl anlarsınız?
    Prof. Dr. Kocagöz, sadece paslı çividen tetanozun sadece paslı çividen geçmediğini belirterek, tetanoz olma nedenleri ve belirtilerini sıraladı;
    • Her tür kirli yaralanma önce temiz sabunlu su ile sonra da oksijenli su ile yıkanmalı.
    • Ardından alkol ve tentürdiyot gibi bir dezenfektan ile temizlenmeli.
    • Ayrıca hayvan ısırıklarında da hayvanın ağzında da taşıyıcılık olduğundan bu mikrobun da diğer mikroplara ek olarak risk olduğu akılda tutularak aşının yapılması gerekir.
    http://ivillage.mynet.com/gebelik-aile/yeni-dogan/asilar/5679-tetanoz-asisi.html
  13. Erkan Dündar İSGforum Üyesi

    • Site Yöneticisi
    İl Temsilciliği:
    Trabzon
    Sertifika Numarası:
    47086
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Tetanoz oldukça ağır, ancak önlenebilir bir hastalıktır. Derideki yaralardan giren ve sıklıkla toprakta bulunan “Clostridium tetani” adlı bakterinin neden olduğu bu hastalık vücuttaki kasları ve sinirleri etkiler.
    Bakteri vücuda girdikten sonra sinirleri etkileyerek şiddetli kas spazmlarına yol açan ve “tetanospazmin” adı verilen bir toksin üretmeye başlar. Toksin önce yaraya yakın bölgedeki kasları kontrol eden sinirleri etkiler. Sonra kan ve lenf yolu ile vücudun diğer bölgelerine yayılır. Sonuçta vücudun birçok bölgesinde ağrılı kas spazmları ortaya çıkar. Tedavi edilmediği takdirde yaşam için önemli kasların felci sonucu hastalık ölümle sonuçlanabilir.
    Tetanoz genellikle derideki temiz olmayan yaralar (yanık, gangren, toprak, pas veya gaita ile bulaşmış yaralanmalar, steril olmayan iğne ve jiletle derinin delinmesi veya kesilmesi) sonucu ortaya çıkar.
    Hastalığın en önemli formlarından biri olan “neonatal” tetanoz, yani yenidoğan bebeklerde görülen tetanoz ise temiz olmayan ortamlarda yapılan doğumlar sonucu gelişir. Göbek bağının temiz olmayan, jilet gibi aletlerle kesilmesi, bebeğin toprağa sarılması en sık rastlanan nedenlerdir. Anneler hastalığa karşı bağışıksa, bebeğe rahim içerisindeyken antikor denilen koruyucu proteinleri geçirirler ve bebek neonatal tetanoza karşı korunur. Annelerin tetanoza karşı aşılanmış olmaları ve doğumların temiz ortamlarda yapılması sonucu vaka sayısı oldukça azalmıştır.

    Belirti ve bulgular:
    Kuluçka süresi 2 – 14 gündür. Hastalığın en belirgin bulguları çenede, boyunda, omuzlarda ve sırtta kasılmalar, yani kas spazmlarıdır. Bu spazmlar zamanla karın, kol ve bacaklara yayılır. Çene ve ağızdaki spazmlara bağlı yutma güçlüğü vardır. Neonatal (yenidoğan) dönemdeki tetanozda da tipik bulgu vücutta yaygın kasılmalardır. Hastalık iyi tedavi edilirse, haftalar içerisinde, genellikle sekel bırakmadan iyileşir.

    Bulaştırma:
    Tetanoz insandan insana bulaşmaz.

    Tedavi:
    Tetanozlu hastalar mutlaka hastaneye yatırılarak ve yoğun bakım koşullarında tedavi edilmelidir. Hasta sakin ve uyarılardan uzak ortamlarda izlenir. Tedavide antibiyotik ve tetanoz immün globulini uygulanır.

    Önleme:
    Tetanozdan korunma iki şekilde yapılır; tetanoz aşılaması ve temas (yaralanma) sonrası önlemler. Tetanoz aşısı çocukluk çağında Sağlık Bakanlığı tarafından herkese, DBT (difteri-boğmaca-tetanoz), halk arasında bilinen adıyla karma aşı şeklinde ücretsiz olarak uygulanmaktadır. Daha sonra her 10 yılda bir dT (antijen miktarı azaltılmış difteri + tetanoz) şeklinde tekrarlanması gerekir. Yenidoğan tetanozunun önlenmesi için Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde gebelere iki doz tetanoz aşısı yapılması da son derece yararlı bir uygulamadır. Doğumların temiz ortamlarda yapılması da en az aşılama kadar önemlidir.
    Herhangi bir yaralanma sonrasında yaralanan kişinin tetanoz aşı durumu bir hekim tarafından değerlendirilmelidir. Tetanoz aşısı eksik olan kişilere yaralanmanın şekli ne olursa olsun, eksik aşıları yapılmalıdır. Tetanoz aşısı tam olan kişilere, yarası kirli (toprakla bulaşmış, paslı metal veya çivi ile yaralanmış) ise, son tetanoz aşısından sonra en az 5 yıl geçmişse; yarası temiz ise, en az 10 yıl geçmiş ise tetanoz aşısı yapılır. Kirli yaralarda ayrıca tetanoz immün globulini yapılması yararlı olur. Yaralanma durumunda yaranın su ve sabun ile yıkanması da yararlıdır.

    Difteri - tetanoz - boğmaca (DBT) aşısı
    Bu aşı çocuğu üç hastalığa karşı da yüksek oranda korur. Difteri ve tetanozun zararsız hale getirilmiş toksinlerini ve ölü boğmaca mikrobunu birarada içerir. Boğmaca mikrobunun yan etkilerinin fazla olması nedeniyle, son yıllarda tam ölü bakteri yerine, boğmaca bakterisinin toksinlerini içeren ve hücresiz (aselüler) boğmaca aşısını içeren, “DaBT” şeklinde gösterilen bir aşı da mevcuttur. Bu aşı tam hücreli aşıdan daha etkili değildir, ancak yan etkileri daha azdır.
    DBT aşısı tam etki sağlamak ve uzun süre korumak için çocukluk döneminde 5 defa yapılmalıdır. İlk 3 aşı en az 4 hafta ara ile yapılır. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı’nın aşı programına göre ilk 3 doz 2., 3., 4. aylarda, 4. doz 16-24 ay arasında, 5. doz ise ilköğretim 1. sınıfta uygulanmaktadır. Bazı gelişmiş ülkelerde 2., 3., 4., 15-18. aylarda ve 4-6 yaş arasında uygulama söz konusudur. Bu farklı uygulamalar arasında etkinlik yönünden fark yoktur.

    Aşının yan etkileri
    En sık rastlanan yan etkiler çocukların yaklaşık olarak üçte birinde ortaya çıkan ve aşı yapılan yerde hassasiyet, ağrı, kızarıklık ve şişlik şeklindeki reaksiyonlardır. Bu reaksiyonların görülme olasılığı dördüncü ve beşinci dozlardan sonra daha fazladır. Genellikle aşıdan sonraki iki gün içinde ortaya çıkar. Bazı çocuklarda, dördüncü veya beşinci DTaB aşısının ardından, aşının yapıldığı kol yada bacak tamamen şişebilir. Bu şişme, aşıyı izleyen ilk üç günde gelişir ve ardında herhangi bir iz bırakmaksızın, yaklaşık 4 gün devam edip, kendiliğinden düzelir. Bu durumda telaşlanıp, antibiyotik başlamanın bir yararı yoktur. Yaklaşık olarak aşılanan her 20 çocuktan birinde ateş, beş çocuktan birinde de halsizlik, iştahsızlık ve huysuzluk görülebilir. Bu reaksiyonlar da 4. ve 5. dozlardan sonra daha sıktır ve kendiliğinden düzelir. Yan etkiler bazı çocuklardadaha şiddetli olabilir. Her 3 000 çocuktan yaklaşık birinin ateşi, 40º C’a veya üzerine çıkabilir. Nadiren aşılanmanın ardından 3 saat veya daha uzun bir süre nedensiz ağlama gözlenebilir. Yaklaşık her 14 000 aşıda bir kısa süreli kasılma nöbetleri (konvülsiyonlar) gelişebilir. DTB aşısından sonra gelişen kasılma nöbetleri genellikle aşının bizzat kendisine değil, neden olduğu ateş yükselmesine bağlıdır. Halk arasında “havale” adı verilen bu gibi nöbetler ortaya çıktıklarında telaşa neden olabilirlerse de kısa sürede sona erer ve çocuğa herhangi bir zarar vermez. Bu nöbetleri önlemenin en etkili yolu ateş ortaya çıktığında çocuğa bir ateş düşürücü şurup vermektir. Kasılma nöbetleri bazan DBT aşısı içerisindeki boğmaca toksinlerine bağlı olabilir, bu daha ciddi bir yan etkidir. Heriki durumda da çocuğun bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir. Çok nadir olarak çocuklarda ileri derecede uyuşukluk ve hareketsizlik ve beyin iltihabı bildirilmişse de, bu yan etkiler o kadar seyrektir ki, aşıya mı bağlı olduğu, yoksa tesadüfen başka nedenlerle gelişen hastalığın aşı sonrası mı farkedildiği tam olarak bilinmemektedir.
    Aşının etkinliği ve difteri, boğmaca ve tetanoz gibi üç tehlikeli ve öldürücü hastalığı çok etkin olarak önlediği dikkate alındığında, yan etkiler göze alınabilecek kadar seyrek ve hafiftir. Bu nedenle her çocuk mutlaka bu aşı ile aşılanmalıdır.
    Aşının yapılmaması gereken durumlar:
    DBT aşısı boğmaca içeriği nedeniyle, bazı çocuklara yapılmamalıdır. Bu durumda DBT yerine DT (difteri-tetanoz) veya altı yaşından büyükse dT aşısı uygulanır:
    1. Bir doz DBT aşısı sonrasında şiddetli (yaşamı tehlikeye sokan) allerjik reaksiyon gelişen bir çocukta, daha başka bir doz uygulanmamalıdır.
    2. Bir DBT aşısı dozunu izleyen 7 gün içerisinde ensefalopati (beynin etkilenmesi sonucu gelişen koma hali) gelişen bir çocukta daha sonra, boğmaca aşısı içeren hiçbir aşı yapılmamalıdır.
    3. Bir DBT aşısı dozunu izleyen 48 saat içerisinde ateşi 40,5 ºC’nin üzerine çıkan bir çocukta, boğmaca aşısı içeren başka bir doz kullanılmamalıdır.
    4. Bir DBT aşısı dozunu izleyen 48 saat içerisinde hareketsizlik ve şok tablosu gelişen bir çocukta, boğmaca aşısı içeren başka bir doz uygulanmamalıdır.
    5. DBT aşısı dozunu izleyen 48 saat içerisinde en az 3 saat boyunca veya daha uzun süre devamlı ağlayan bir çocukta, boğmaca aşısı içeren başka bir doz kullanılmamalıdır.
    6. Aşıdan sonraki 3 gün içerisinde kasılma nöbeti gelişen bir çocukta, boğmaca aşısı içeren başka bir doz kullanılmamalıdır.
    7. Diğer aşılarda olduğu gibi, hastaneye yatırılacak kadar ağır ateşli hastalığı olan çocuklara DBT aşısı yapılmamalıdır.
    8. Altı yaşını bitiren çocuklara ve yetişkinlere boğmaca içeren bir aşı yapılmamalı, difteri için de difteri toksoidi azaltılmış aşı (d), yani dT aşısı uygulanmalıdır.
    Hücresiz aşı (DaBT) da bu gruplara yapılmaz. Ancak yan etkileri daha azdır.
    Yetişkinde aşılama:
    Çocukluk çağındaki beş doz aşılamadan sonra her yetişkinin 10 yılda bir dT aşısı ile aşılanması gerekir.

    http://asicalismagrubu.org/h2.asp
    --- Tekrar yazılan mesaj birleştirildi, 19 Temmuz 2013 ---
    Korunması mümkün olan, öldürücü bir hastalık: TETANOZ

    Konuyu Hazırlayan: Dr.S.Başak Soyluoğlu



    Tetanus, ya da Kazıklı Humma denilen Tetanoz, Clostridium Tetani adı verilen sporlu bakterinin salgıladığı toksine bağlı olarak gelişen ve Hipokrat’dan beri bilinen bir enfeksiyon hastalığıdır.

    [​IMG] [​IMG] [​IMG]


    [​IMG]
    [​IMG]
    Tetanoz etkeni hepimizin bildiği gibi sadece ‘paslı çivi’ ya da ‘küflü teneke’de bulunmaz, ne yazık ki toprağın üst tabakalarında, insan ve hayvanların bağırsak kanalında bulunur ve buradan dış dünyaya yayılır. Bu nedenle tetanoz mikrobuna yeryüzünün her yerinde rastlamak mümkündür.



    [​IMG]


    Hastalık tüm dünyada yaygındır, fakat gelişmiş ülkelerde neredeyse kaybolmuş gibidir. Endüstrileşmiş ülkelerde çoğunlukla deri yaralanmaları ve yanıklardan, seyrek olarak da cerrahi girişimlerden sonra ortaya çıkar, eroin bağımlılığı olanlarda steril olmayan aletlere ve eroine eklenen maddelere bağlı olarak görülür.




    [​IMG]


    [​IMG]Gelişmekte olan veya gelişmemiş ülkelerde göbek bağının uygun olmayan şartlarda (taş, steril olamayan bıçak veya jilet gibi aletlerle) kesilmesi sonucu oluşan yeni doğan tetanozu çok sık görülür. Ve buna bağlı yenidoğan ölümleri yaklaşık %10 civarındadır.



    [​IMG]
    Yenidoğan tetanozundan bebeği korunmanın yolu gebelik döneminde yaptırılan tetanoz aşısıdır. Tetanoz aşısı hem anne adayını hem de bebeği doğum ve doğum sonu dönemde tetanoz hastalığından korur. Annede oluşan antikorlar plesanta youluyla bebeğe geçer böylece bebek yenidoğan tetanozundan korunmuş olur.



    [​IMG]

    Hastaların % 70'i 50 yaş üzerindedir. Yanıklar, damardan ilaç kullanımı, kulak delinmesi, açık yaranın etraftan bulaşması, donuklar, deri yaraları, ameliyat yaraları, doğum sonrası dönem tetanoz enfeksiyonu açısından riskli durumlardır.

    Cl. Tetaninin yol açtığı iltihap yerel doku bölgelerinde sınırlı kalır.

    Etken yüksek etkiye sahip toksinini yalnızca oksijensiz koşullarda üretebilir. Vücuda giren mikrobun hastalık belirtisi vermesi için geçen kuluçka süresi 2 -14 gündür. İçinde yabancı cisim bulunan, doku harabiyetinin yüksek, kan, pıhtı ve ölü doku parçalarının olduğu yaralanmalarda bu sürenin 24 saate kadar indiği görülmüştür. Kuluçka döneminin ardından hastalık belirtileri ortaya çıkar, soluk borusunu ve solunum kaslarını da etkileyen ağrılı kas spazmları ve ağır merkezi sinir sistemi harabiyeti sonucunda ölüm gelişir. Çocuklarda ve ilerleyen yaşlarda ölüm oranı yüksektir, % 60 – 80 inde ölüm gelişmektedir.


    [​IMG]
    Tetanoz hastalığından ölen bir askerin portresidir. Doktor olan Sir Charles Bell (1774-1842) tarafından yapılmıştır. Hastalığın son dönemlerinde beden üzerindeki etkilerini gösteren klasikleşmiş bir portredir. Orjinali; İsveç'in Edinburg şehrinde bulunan Royal Kolejindedir.


    [​IMG]
    Yeryüzünde bu kadar yaygın bulunan bir bakteri ile karşılaşma oranı bu kadar yüksek, tanı ve tedavisi güç ve ölüm oranı yüksek olan Tetanozdan en önemli korunma yolu ‘AŞILANMA’dır.


    [​IMG]

    Özellikle yeni doğan bebekler, çocuklar, gebeler, 50 yaş üzeri yaş grubu, toprak ve bahçe işleriyle uğraşanlar, bedensel güçle çalışıp travmaya maruziyet riski yüksek olan kişiler yüksek risk altında oldukları için aşılanma konusunda daha duyarlı davranılmalıdır.

    [​IMG]
    Tetanozdan korunmada temiz yara bakımı ve kirli yaraların cerrahi tedavisinden başka en önemli ve etkili korunma yolu aktif bağışıklama yani AŞILAMA’ dır.
    Bu, yaklaşık 4-6 haftalık aralarla yapılan 3 temel aşılanmadan (Temel immunizasyon) oluşur. Daha sonra her 5-10 yılda bir rapel aşı yapılması ile bağışıklığın devamı sağlanır.

    [​IMG]
    Ülkemizde Sağlık Bakanlığı; Sağlık Ocakları ve Ana Çocuk Sağlığı birimlerinde bu uygulama bebeklerde; doğumdan sonraki 2–3–4. aylarda birer doz (toplam üç doz) daha sonra 16–18. ay da bir ilkokul 1. sınıf ve 8. sınıflarda yine birer rapel dozların yapılması şeklinde, gebelerde ise; birer ay ara ile toplam iki doz aşılama yapılarak tetanozdan korunma sağlamaktadır. Unutmamak gerekir ki bağışıklığın devamı için 5-10 yılda bir tek rapel doz aşı yaptırmak gerekmektedir.

    [​IMG] Aşı; koldan genellikle kas içine ya da daha az olarak cilt altına uygulanır.
    [​IMG] Aşı reaksiyonu olarak çoğunlukla bölgesel şişlik, kızarıklık, lenf bezi büyümesi ve ateş görülebilir.
    [​IMG] Tetanoz aşısı % 95 oranında hastalıktan koruyucudur.
    [​IMG]

    Tetanozdan korunmanın en önemli yolunun ‘AŞILANMA’ olduğunu tekrar hatırlatırken, size bir sorum var:
    - En son Tetanoz aşınızı ne zaman yaptırmıştınız?

    [​IMG]



    Kaynakça
    • Essentials of Pediatrics Nelson
    • Enfeksiyoloji H. Lode ve R. Strahlman
    • Türkiye Klinikleri Pediatri Özel Cilt:2 Sayı:9 Eylül 2004
    • Klinik Tanı ve Tedavi Prof. Dr. Ünal Değerli
    • Halk Sağlığı Temel Bilgiler Prof Dr. Münevver Bertan Doç. Dr. Çağatay Güler
    • Bağışıklama El Kitabı Doç Dr. Sevgi Başkan Uz. Dr. Betül Bulut
    • Pediatri Klinik Kılavuzu Stephan Illing Stephanie Sprangler

      http://www.bilkent.edu.tr/~bilheal/aykonu/ay2005/mart05/tetanoz.html
  14. ayhan bayhan İSGforum Üyesi

    Sertifika Numarası:
    4060
    Uzmanlık Sınıfı:
    İş Yeri Hekimi
    tek doz 5 yıl koruma saglıyor
  15. Ahmet Erkin Ertün İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    değerli arkadaşlar iş yeri hekiminin işini hekime bırakınız. bakın basit şekilde izah edeyim:

    siz tetanoz aşısı olması lazım dediniz bunu yazılıda yaptınız. adam gitti aşıyı oldu. ve aksilik bu ya adam vefat etti. direkt asli kusurlu bunu yazan uzmandır. sebep üstüne vazife olmayan işe karışmak.

    İş Sağlığı ve Güvenliği: İş Sağlığı kısmı = İş Yeri Hekimi Güvenlik= İş Güvenliği Uzmanı.
  16. RAGAR İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    İş Yeri Hekimi
    Ahmet Erkin Ertün Bey ;

    Son derece açık ve mükemmel bir cevap verdiğiniz için özellikle teşekkür etmek istedim