1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Yanıcı toz sınıflandırması

Konusu 'Yangın Emniyeti ve Kontrol Yöntemleri' forumundadır ve Ersin Bozkurt tarafından 22 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Ersin Bozkurt Forum Yöneticisi

    • Forum Yöneticisi
    Sertifika Numarası:
    43934
    Uzmanlık Sınıfı:
    A Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Makina mühendisi
    [​IMG]
    --- Tekrar yazılan mesaj birleştirildi, 22 Ocak 2013 ---
    [​IMG]
    --- Tekrar yazılan mesaj birleştirildi, 22 Ocak 2013 ---
    Tarımsal Ürünler ve Tozlar

    Yumurta akı
    Süttozu
    Soya tozu
    Mısır nişastası
    Pirinç nişastası
    Buğday nişastası
    Şeker
    Peyniraltı suyu
    Ağaç unu
    Alfalfa
    Elma
    Pancar kökü
    Havuç
    Kakao çekirdeği tozu
    Kakao tozu
    Hindistancevizi kabuğu tozu
    Kahve tozu
    Mısır unu
    Pamuk
    Pamuk tohumu
    Sarımsak tozu
    Glüten
    Çimen tozu
    Yeşil kahve
    Şerbetçiotu
    Limon kabuğu tozu
    Limon tozu
    Keten tohumu
    Keçiboynuzu sakızı
    Malt
    Yulaf unu
    Yulaf tanesi tozu
    Zeytin peleti
    Soğan tozu
    Maydanoz
    Şeftali
    Fıstık
    Patates
    Patates unu
    Patates nişastası
    Yucca tohumu tozu
    Pirinç tozu
    Pirinç unu
    Çavdar unu
    İrmik
    Soya fasulyesi tozu
    Baharat tozları
    Ayçiçeği
    Ayçiçeği tohumu tozu
    Çay
    Tütün
    Domates
    Ceviz tozu
    Buğday unu
    Buğday tanesi tozu
    Buğday nişastası
    Xanthan sakızı

    Karbonlu Tozlar

    Kömür, aktif
    Odun kömürü
    Ziftli kömür
    Kok kömürü
    Lamba isi
    Linyit
    Turba
    Selüloz
    Selüloz özü
    Mantar
    Mısır

    Kimyasal Tozlar

    Adipic acid
    Anthraquinone
    Ascorbic acid
    Calcium acetate
    Calcium stearate
    Carboxy-methylcellulose
    Dextrin
    Lactose
    Lead stearate
    Methyl-cellulose
    Paraformaldehyde
    Sodium ascorbate
    Sodium stearate
    Sulfur

    Metal Tozları

    Alüminyum
    Bronz
    Karbon çeliği
    Magnezyum
    Çinko


    Plastik Tozları

    (poly) Acrylamide
    (poly) Acrylonitrile
    (poly) Ethylene
    Epoxy resin
    Melamine resin
    Melamine, molded
    (phenol-cellulose)
    Melamine, molded
    (wood flour and
    mineral filled phenol-
    formaldehyde)
    (poly) Methyl acrylate
    (poly) Methyl acrylate,
    emulsion polymer
    Phenolic resin
    (poly) Propylene
    Terpene-phenol resin
    Urea-formaldehyde/
    cellulose, molded
    (poly) Vinyl acetate/
    ethylene copolymer
    (poly) Vinyl alcohol
    (poly) Vinyl butyral
    (poly) Vinyl chloride/
    ethylene/vinyl
    acetylene suspension
    copolymer
    (poly) Vinyl chloride/
    vinyl acetylene
    emulsion
    copolymer

    Yukarıdaki ürün veya malzemelerden herhangi biri kullanıyorsa yanıcı toz patlaması riski var demektir.
    ALINTI
    http://www.osha.gov/dts/shib/shib073105.html
    http://www.osha.gov/Publications/combustibledustposter.pdf
    ( * ) Yanıcı Toz:partikül boyutuna ve şekline bakılmaksızın,havada veya herhangi bir okside edici ortamda asılı vaziyette bulunan ve parlama veya patlama tehlikesi taşıyan yanıcı katı madde partikülleri..” Amerikan Ulusal Yangın Önleme Ajansı, Yönetmeliği - NFPA 654,Tanımlar,Madde:3
    ( ** ) Kaynak:OSHA Patlayıcı Toz Posteri/ http://www.osha.gov/Publications/combustibledustposter.pdf
    ( *** ) Bazı tozların Türkçe karşılıkları bulunamamıştır.



    PATLAMA VE PARLAMA TEHLİKELERİ

    Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç
    Yanma olayının belirli koşullarda çok kısa bir sürede meydana gelmesine
    “patlama” adı veriyoruz. Ortamdaki nem, sıcaklık, basınç ve konsantrasyon, patlamaya tesir eden etkenlerdir. Bir patlamanın olabilmesi için, patlama limitlerinde
    yanıcı toz, buhar ve gaz, hava ile karışarak “patlayıcı karışım” oluşturmalı, havada
    yeterli oksijen bulunmalı ve karışımı tutuşturacak bir ateşleme enerjisi olmalıdır.
    Eskiden patlama denildiğinde ilk aklımıza gelen tüp gaz patlamasıydı.
    Bazen endüstri tesislerinde de patlamalara rastlıyorduk. Fakat son zamanlarda,
    doğalgaz patlamaları ve mühimmat depolarının patlaması, yeni patlama şekillerini gündeme getirdi.
    Gaz patlamalarına ve kimyasal patlamalara “oda içi patlaması” da denilmektedir. Oda içi patlaması, yüksek ısı enerjisi veren, yüksek hızda cereyan
    eden kimyasal bir reaksiyondur. Laboratuvarlardaki kimyasal dönüşümler, yakıt motoru içindeki patlamalar veya patlayıcı madde kullanılan reaksiyonlar
    “oda içi patlamaları” olarak adlandırılmaz. Oda içi patlamalarının gerçekleşmesi için hava veya oksijenle yanıcı maddenin küçük zerrecikler halinde patlayıcı
    bir kısım oluşturması şarttır. Yanıcı madde ve hava (veya oksijenin) karışım
    oranları çok önemlidir.
    Yanma olayı büyüyen bir “balon” gibi etrafa yayılır. Alevler gittikçe
    yanmayan yanıcı maddelere ulaşır. Sıcaklık ve yanma hızı ile birlikte basınç da
    sürekli artar. Basınçtan dolayı sıkıştırma yolu ile patlama yayılır. Komşu katlar
    sürekli sıkıştırılır. Basıncın artmasından meydana gelen akış hızı ile normal
    yanma hızı artar. Bazı durumlarda, ses duvarını aşabilen bu yanma hızı, duydu-
    ğumuz patlama seslerini çıkarır. Yanma hızları farklı olduğundan dolayı, bu tür
    yanmalar parlama, patlama ve infilak (şiddetli patlama) diye ayrılırlar.
    Parlamalarda, düşük yanma hızından dolayı patlamaların aksine, basınç
    artışı daha uzun sürebilir. Parlamalar, boğuk bir patlama ve itici bir basınç tesiri
    gösterir. Yangının yayılması, ısı iletiminden dolayı gerçekleşir.

    Oda içi patlamalarına yol açabilen, hava ile karışmış yanıcı maddeler
    gaz, buhar veya tozlardır. Toz terimi kapsamına, sis de dediğimiz zerrecik sıvıları
    da girmektedir. Ağır patlamalara yol açabilecek gazlar arasında endüstriyel tesislerde en çok rastlananlar asetilen ve hidrojen gazlarıdır.
    Asetilen, yüksek tutuşma devresinden dolayı tanınan en patlayıcı
    gazdır. Saf asetilen renksiz ve kokusuzdur. Kolayca yakılabilir ve 305 ºC’de
    kendiliğinden tutuşur. Hava ile karıştığı zaman 1900 ºC’de yanar. Oksijenle
    birleştiği zaman, yani kesme ve kaynak alevinde, 3000 ºC’ye yakın bir sıcaklık oluşur. Bu tehlike, basınç altında özellikle sıvı halindeki asetilende daha
    da artar. Bu durumda bir darbe veya sarsıntı, kimyasal dönüşümün gerçekleş-
    mesi için yeterlidir. Bu dönüşüm esnasında, basıncı artırmak için yeterli ısı
    meydana gelir ve tüpün patlamasına sebep olur. Asetilen için özel emniyet
    tedbirleri geçerlidir. Asetilen gazının dönüşüm tehlikesini azaltmak için bu
    gaz aseton ile karıştırılır. Bu karışım sıvısı, gözenek maddeli (diyatomit, odun
    kömürü veya beton) bir çelik kapta muhafaza edilir. Bu maddeler kimyasal
    reaksiyonu yavaşlatır ve durdurur. Bir asetilen tüpü içinde; yüzde 25 gözenek
    maddesi, yüzde 38 aseton ve yüzde 29 asetilen bulunur. Şişe içinde bırakılması gereken yüzde 8 emniyet boşluğu, kabın üst kısmında değildir, bütün
    gözenek maddesi hacmine yayılmıştır.
    Hidrojen bütün gazların en hafifidir. Havadan 14 kat daha hafiftir ve hafif
    mavi ışık vererek kolayca tutuşur. Hidrojen hava ile 2000 ºC ve oksijenle 2700
    ºC’de yanar. Hidrojen ve oksijenin reaksiyonları, yanma hızı 1 km/s’nın üzerinde
    infilak olabilir.
    Toz ile hava veya oksijenin karışmasından çok ağır reaksiyonlar oluşabilir. Gaz buharlarında 5 bar’lık bir basınca karşın, tozlarda 7 ila 8 bar’lık patlama
    basıncı meydana gelebilir. Taşkömürü tozu, alüminyum pudrası ve magnezyum,
    linyit kömürü, plastik, nişasta, un, şeker, kükürt, deri tozu ve benzeri tozlar, toz
    patlamaları çıkarabilirler.
    Gaz ve tozların tehlike dereceleri, tutuşma sınırı ve tutuşma derecesi ile
    belirlenir. Tutuşma sınırı genellikle gaz, hava karışımı, buhar veya toz hava karı-
    şımı için 1 atm ve 20 ºC’de tarif edilir. Bir maddenin tutuşma sınırı yükseldikçe,
    hava ile patlayıcı karışım meydana getirme ihtimali artar. Tutuşma dereceleri her
    madde için farklıdır.
    Yanıcı sıvılar, A ve B şeklinde iki gruba ayrılırlar. A grubundaki sıvılar,
    su ile karışmazlar ve üç tehlike sınıfına ayrılırlar. Tehlike sınıfı alevlenme noktasına göre; A1 sınıfı 21 ºC’ye kadar, A2 sınıfı 21 ºC ile 55
    o
    C arası ve A3 sınıfı 55
    ºC ile 100 ºC arasında gruplandırılır. Alevlenme noktası 100 ºC’nin üzerinde olan
    sıvılar hiç bir tehlike sınıfına girmezler, fakat bu, sıvıların tehlikesiz olduğu anlamına gelmez. B grubuna ise, alevlenme noktası 21 ºC’ye kadar olan bütün sıvılar
    girer. Bu gruptaki sıvılar su ile karışabilirler ve tehlike sınıflarına ayrılmazlar.
    Yanıcı sıvılarda alevlenme sıcaklıkları üzerindeki sıcaklıklarda, her an
    patlayıcı buhar hava karışımı oluşma tehlikesi vardır. Alevlenme noktası sıcaklığı, alt tutuşma sınırına eşittir. Örneğin alkol, oda sıcaklığında (20 ºC) patlayıcı
    buhar hava karışımı meydana getirir.
    Oda patlamalarını engellemek için en uygun çözüm, patlayabilen yanıcı
    madde hava karışımlarının oluşmasını önlemektir. Fakat, böyle karışımların meydana gelmesini engellemek her zaman mümkün olmadığı için, imkan dahilinde,
    bütün ateş kaynaklarını kapatmak gerekir. Çeşitli ateş kaynakları oda patlamalarına sebebiyet verebilir. Bunlar açık alevler, harlı ve kızgın yüzeyler, taşlamadan
    çıkan kıvılcımlar, statik gerilimler, elektrik kıvılcımı ve arklardır.
    Diğer bir konu, yanıcı gaz konsantrasyonunun artmasının önlenmesidir. Bu
    konsantrasyonlar, gaz ve buharlarda kokudan dolayı duyu organlarıyla algılanabilir
    ve tozlar görülebilir. Fakat en uygun yöntem, sürekli olarak patlama tehlikesi oluş-
    turan konsantrasyonun, eksplosimetre gibi bazı özel cihazlarla da ölçülmesidir.
    Alev dilleri, yüksek yanma hızlı yangınlarda görülür. Zengin karışım
    nedeniyle başlangıçta yanmalar mümkün değildir. Oksijen ve hava verildiğinde
    yangın, ani şekilde belli bir yöne doğru yayılmaya başlar. Yayılma yönü, yüksek
    basınçtan dolayı yanıcı gazların oksijene doğru itebileceği yöne doğrudur. Bu tür
    alev dillerine, bina yangınlarında her an rastlanabilir. Bina yangınlarında, kapılar
    dışarı doğru açılıyorsa özel tedbirler almak gerekir. Bu durumda, içeri giren ekip
    kapıyı açacağı zaman çömelerek kendini emniyete almalı ve yavaş yavaş kapıyı
    açmalıdır. Çünkü bu alev dilleri genellikle yerden değil, oda üstünden yayılır.
    Ekibin kendini koruması için herhangi bir engel yoksa bu durumda yere yatarak
    korunması mümkündür. Alev dilleri, hızlanmış yanma hızına sahiptirler. Bu hız,
    yanma ile parlama hızı arasındadır. Selüloid yangınlarındaki alev dilleri en tehlikelisidir.
    Bir tüpün yangın yerinde ısıdan dolayı sıcaklığı artarsa, tüp ısının geldiği
    taraftan çatlar ve bir engel yoksa aksi istikamete doğru fırlar. Yangın yerinde tüpler, bir engelin arkasında yavaşça ve dikkatlice soğutulmalı, bu soğutma işlemi
    püskürtme lansı ile yapılmalıdır. Çünkü direk lansla soğutulduğu zaman, tüp şok
    vaziyette soğur ve hemen çatlar. Bazı durumlarda püskürtme lansı ile yeterince
    yaklaşılmadığı zamanlarda direk lans da kullanılabilir. Tüpün üzerindeki su taba-kasının buharlaşma hızından, tüpün soğutulup soğutulmadığı kolayca anlaşılır.
    Yangın yerlerinde tüpler üst üste yatırılmış şekilde de depolanmış olabilir. İtfaiyeciler böyle durumlarda, tüpler genellikle yanlamasına patladıkları veya bazen
    de kapak kısmında zayıf noktalardan dolayı açılarak kapaklarını fırlattıkları için,
    tüplerin bulunduğu bölgeye 45 derecelik bir açı ile yanaşmalıdırlar.
    Yangın söndürme çalışmalarının birçoğunda, oda patlamaları görülmüş-
    tür. Bu durumlarda görülen yüksek sıcaklık, açık ve yeterli şekilde korunmamış
    vücut kısımlarında çok ağır yanık yaralarına sebep olabilir. Oda patlamalarına
    karşı teneffüs maskelerinin yüzü koruyabilecek en uygun koruma teçhizatı olduğu söylenebilir. İtfaiyecilerin iş elbiseleri, oda patlamalarındaki sıcaklığa fazla dayanıklı olmadığı için itfaiyeciler yüksek sıcaklığa dayanıklı elbise giymek
    zorundadırlar. Bu şart yerine getirilmediği için itfaiyecilerin ağır yaralar aldığı
    görülmüştür. İtfaiyeci elbiselerinin zayıf noktalarından biri boyun kısmıdır. Altından giyilmiş sentetik gömlek veya atletler ağır yaralara sebep olur. En uygun
    koruyucular, boğaz kısmı tamamen kapalı olan tulum şeklindeki elbiselerdir.
    Patlamaların az zararla atlatılabilmesi için bölümler birbirinden yeterli
    uzaklıkta olmalı ve mesafe depo içindeki patlayıcı maddenin miktarına göre se-
    çilmelidir. En önemlisi, depoların içinde bir parlama olduğunda anında otomatik
    olarak devreye girecek bir gazlı söndürme sisteminin bulunmasıdır. Patlamayan
    depolarda söndürme sistemi uzaktan açılarak korunmaya alınmalıdır. Depoların,
    çevresinden gelecek sıcaklık etkisi ile ısınmasını önlemek için soğutma sistemi
    bulunmalıdır.