1. İSGForum'a Hoş Geldiniz..
    İSGForum gerçek hayatta 'İş Güvenliği ve Çevre' adına yaşadığınız her şeyi olduğu gibi burada paylaşmanızı, kişilerle iletişim kurmanızı sağlar. Fotoğraf albümü, durum güncelleme, yorum, konu, mesaj vb. şeyleri istediğiniz herkese paylaşabilirsiniz. Üniversite arkadaşlarınızı bulabilir, onları takip edebilir ve onlarla iletişim kurabilirsiniz. Duvarlarına yazarak yorum formatında sohbet edebilirsiniz. İSGForum ile ortamınızı kurabilir, kişilerle fikir - bilgi alışverişi yapabilir ve etkinlikler düzenleyebilirsiniz. İSGForum'un tüm hizmetleri kuruluşundan beri ücretsizdir ve ücretsiz olarak kalacaktır. Daha fazla bilgi için site turumuza katılmak ister misiniz? O zaman buraya tıklayınız :) Giriş yapmak ya da kayıt olmak için .

Yeni yazım; ah şu bizim "çerkesler" engin konyalıgil yazdı.

Konusu 'Köşe Yazıları' forumundadır ve ENGİN KONYALIGİL tarafından 19 Kasım 2015 başlatılmıştır.

  1. ENGİN KONYALIGİL İSGforum Üyesi

    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Firma / Kurum:
    Sağlık Bakanlığı
    Engin KONYALIGİL
    samsunisg@gmail.com
    http://www.haberexen.com/ah-su-bizim-cerkesler-2352yy.htm

    Yaklaşık sekiz kuşak önce, Kafkasyadan göç etmiş atalarım.

    Anne tarafım Samsun, baba tarafımda Konya bölgesine sürgünle gönderilmiş.

    Baba tarafımın bir kısmı da Suriye ye göç edenler arasında yer almışlar. Hala orada oldukları bilinmekte…

    Küçükken büyüklerim bizim duymamamızı istedikleri konuları cerkesce konuşurlardı.

    Çocukluğum anneme, “Sen şimdi teyzeme nedin?” veya “ Ya! Siz nece konuşuyorsunuz? Birisi bana da açıklasın.” Demekle geçti diyebilirim.

    Çerkesler, Kafkas dağlarının eteklerinde yaşamış bir kavim.

    Bir Çerkes’i ne bir Avrupalıya, nede bir Asyalıya benzetebilirsiniz…

    Kafkasya’nın en soylu milleti

    Hiçbir zaman kendilerine ait bir devletleri olmamış,fakat hiçbir devletin de egemenliğine girmemiş asil bir millet.

    Ana tarafımdan da gördüğüm üzere Çerkesler; uzunboylu ve ince belli, sıklıkla sarışın, hareketli, haysiyetlerine ve namuslarına oldukça düşkün, misafirperver, iyi huylu, ahlaklı ve terbiyeli bir millettir. Temiz, tertipli ve oldukça titizdirler.

    Buyrun vikipediye kulak verelim. Bakalım Çerkes halkını nasıl tanımlamış!

    Türkiye, Suriye ve Irak gibi ülkelerde yaşayan Adığe ve Adığe olmayan Kuzey Kafkas halklarına Türkiye ve Ortadoğu'da verilen ortak ad. Çerkeslerin baskın unsurunu oluşturan Adığeler dışında ayrıca Kuzeybatı Kafkas dillerini konuşan Ubıhlar, Abazalar, Abhazlar; İran dillerinikonuşan Osetler; Türk dillerini konuşan Karaçaylar, Balkarlar; Kuzeydoğu Kafkas dillerini konuşan Çeçenler, İnguşlar ve Dağıstan (Dağıstan dillerini konuşan Kafkasyalılar ile Türk dilli Nogaylar ve Kumuklar) halkları da bu tanımlamaya girer.”

    (http://tr.wikipedia.org/wiki/Çerkesler_(Kuzey_Kafkasyalılar)

    Bu topraklarda yaşamış ve hiçbir zaman ihanet içerisinde olmamış kutsi bir millettir Çerkesler

    Osmanlı devletine sığınmaları Sultan Abdulhamit Han döneminde gerçekleşmiş.

    Çerkesler, Ruslara karşı Çeçenler ile birlikte en çok savaşan millet.

    O zamanlardan sonra Çerkeslerin büyük bir çoğunluğu Türkiye, Suriye, Ürdün ve Ortadoğu’ya sürgüne gönderilmişler.

    Yani kısacası çerkesler, toplum tarafından bilindiği üzere;

    Çerkes kızı, Çerkes tavuğu ve Çerkes Ethem üçlemesinden oluşan bir millet değil, oldukça geniş bir tarihe ve kültüre sahip bir halk.

    Bakın size canlı bir örnek;

    Üniversite yıllarında dernekteki arkadaşlarım, Tokat’ın bir köyünde zexes gecesi olduğunu söylediler. Gençler olarak katılmamızı rica etmiş büyükler.

    Davete icabet edilmez mi?

    Tabii ki de gittik.

    İlk katıldığım düğün olduğundan çokta bir şey bilmiyordum. Ama o kadar güzeldi ki her şey…

    Oyun alanında genç kızlar ve erkeklerin ayrı ayrı dizildiklerini görünce sordum.

    -Niçin sadece gençler oyun alanında?

    Cevap çok gecikmeden geldi.

    -Buradaki amacın genç kuşakların bir biri ile tanışıp arkadaşlık yapabilmelerinin sağlanması olduğunu söylediler.

    Evlilik çağında olan kişilerin katılması daha da uygunmuş.

    Evli olanlar bu oyuna girmezlermiş!

    Süpermiş dedim kendi kendime J

    Kimsede bir art niyet yok, kötü düşünce yok…

    Bizzat şahidim…

    Daha sonra bana oyuna girmek için ekip başından(çerkescede karşılığını bilmiyorum.) izin almam gerektiğini söylediler.(bana kalsa bodoslama dalacaktım içeriye)

    Ekip başına oyuna girmek istediğimi söyledim.

    Onayı almadan önce arkadaşlarım tanışmak istediğin kızın yanına gidip onu kafe oynamaya ikna etmem gerektiğini söylediler.

    Ama bunu lafla, sözle değil oyunla yapacakmışım.

    Neyse…

    Oyuna başladık! Sırf adetten olması sebebiyle bir kızın ekseninde sürekli dolanıyorum.

    Ama kızda tık yok!

    Sonunda içlerinden birisi benimle tanışmak istemişki oyun alanına kendiliğinden çıktı.

    İyi, güzel oynadıkta…

    Sonrasından tanımadığım bir herifin beni ıslak havlu ile dövmesini anlayamadım. Meğer kızın erkek kardeşi imiş… Meğer buda bizim adet ve göreneklerimizde varmış.

    Hakkını yemeyeyim çocuk havlu ile beraber hem iyi oynuyor hem de vuruyordu.Kaçmaya çalıştım ama nafile dayağı yedim.(tabii ki de mecazi olarak)

    Bu kısa anıdan sonra gelelim Türkiye’de ki Çerkeslere…

    Kendi araştırmalarımca Türkiyede yaşayan Çerkeslerin sayısının beş milyon civarında olduğu söylenmekte.

    İçlerinde oldukça bilindik ve tanıdık isimlerde var.

    Türkan ŞORAY, Mehmet ASLANTUĞ, Ece ERKEN, Süleyman SEBA, Hadise, Cem ÖZER ve saymakla bitmeyecek birçok ünlünün Çerkes oldukları bilinmekte.

    Tabi bu arada, Samsun Büyükşehir Başkanımız Sayın Yusuf Ziya YILMAZ da unutmamak lazım.

    Türkiyede yaşayan Çerkesler oldukça farklı ırk ve isme ayrılmış durumda. Esasında hepside Kafkasya dan göç etmiş milletler.

    Tarih hepsine birden “Adiğe” veya “Çerkes” tanımlaması yapmış.

    Halbuki Çerkesler dışında Osmanlıya göç eden Abhazalar, Çeçenler, Karaçalılar, Dağıstanlılar da bulunmakta.

    İlk göç edenler arasında Çerkes milletinin olması kıyafet, gelenek ve göreneklerinin, dans, müzik ve yemeklerinin benzerlikleri nedeniyle diğer halklarda Çerkes olarak adlandırmışlar.

    Bu sebeple ülkemizde de çeşitli etnik ve siyasi tartışmalar da devam etmekte. Görüş ayrılıklarının oldukça fazla olduğu söylense herhalde yanlış olmaz.

    Benim kendi kanaatim düşünce farklılıklarının halkımıza ve ülkemize yarar getireceği doğrultusunda.

    Yeter ki ihanet şebekelerinin içerisindeyer almayalım.

    İsterim ki biz Çerkesler;Her zaman efendiliğimizleahlakımızla, yemeklerimizle, oyunlarımızla, adetlerimizle ve yaşantımızla ön planda olalım.

    Tıpkı geçmişte olduğu gibi.



    Saygılarımla.

    “Kalbinizin asıl sahibine emanet olun.”